"Hasan Ercazip" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hasan Ercazip" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Hasan Ercazip

Hasan Ercazip

Prince ve Kral

3 Nisan 2017

Şu bir gerçek ki, Türkiye’de futbolu okumaya çalışan hemen herkes için bir takıntı bu rakamlar.

Avrupa’da devrimci teknik adamlar artık oyuncu değiştirmeden oyun içinde 3 farklı sistemi kullanabilmeye kafa yorarken, biz rakamların sığlığına boğuluyoruz çoğu zaman. Oysa Yılmaz Vural 30 yılı aşkın tecrübesiyle gösterdi ki, hemen hemen aynı oyuncuları kullanarak farklı bir oyun mümkün.

Ne miydi dünkü Göztepe’de farklı olanlar?

 

1- Orta alandaki iki oyuncunun pozisyon alışları dikkat çekiciydi. Orta alanın ‘savunma bakanı’ Gosso, sezon ortasında ’10 numara’ diye alınan Murat Akın’ın önündeydi! Bir başka ifadeyle, Murat ön libero, Gosso ise Segbefia ile birlikte merkez orta saha oynadı. Yılmaz Hoca, Murat’ın teknik kapasitesiyle savunmadan çıkan top kalitesini artırmış, Gosso’nun ön alanda yer alışıyla baskı bölgesini biraz daha öne taşımıştı. Haftalarda yok sayılar Segbefia’nın sürpriz koşuları da hücuma zenginlik kattı.

 

2- Savunmada sezon başından bu yana ‘oyun aklı’ ile dikkat çeken, ancak Okan Buruk tarafından çoğu zaman sol beke hapsedilen Leo, oyun bilgisiyle geri dörtlünün yönetimini ele aldı. Giresunspor’un o saçma penaltı dışında neredeyse pozisyon bulamadan maçı bitirmesi, rakibin defalarca ofsayta düşürülmesi, savunmadaki iyi organizasyonun ürünüydü.

 

Yazının devamı...

Göztepe’ye açık mektup

1 Nisan 2017

Hasta yatağında Göz Göz’ünü düşünecek, kaptan Gosso’nun ziyaretiyle moral bulacak kadar. Henüz 20’sinde Mirza. Çok büyük bir savaşın içinde şu an... Hayata tutunmak için, vücudunu saran lanet hastalığa inat yaşamak için, Göztepe’sini Süper Lig’de görmek, o tribünlerde yeniden Göz Göz çekmek için mücadele veriyor. Durmadan, yorulmadan...

O savaş veriyor, Ege Üniversitesi’nin kapısında Göztepe aşığı diğer arkadaşları nöbet tutuyor. Dinleyin Göztepeli futbolcu kardeşlerim... Kulak ver, insanlığıyla, güzel yüreğiyle, doğallığıyla Türkiye’nin kalbini kazanmış Yılmaz Hocam... Bilin ki... Bugünden sonra omuzlarınızdaki sorumluluk daha fazla. Her ne şartta olursa olsun, bir an bile güçten düştüğünüzü, mücadeleden vazgeçtiğinizi, bir adım eksik koştuğunuzu göstermeyin ona. Asla ve asla... Lütfen aklınızdan çıkarmayın, sizin sahada atacağınız her gol artık biraz daha anlamlı...

Çünkü, Mirza’nın hayat mücadelesine verilen bir katkı o gol... Alacağınız her galibiyet 3 puandan daha değerli... Öyle ki, onun da hain hastalığına karşı alacağı bir zafer o galibiyet. Şampiyonluk sadece bir üst lige terfi etmek değil artık. Mirza’nın en büyük silahı olan moralini en üst düzeye çıkaran, ona güç veren, hayat veren bir doping... Ve sen Mirza kardeşim... Diren...

Yeniden gülümseyebilmek için, aşkın sıcaklığını bir kez daha hissedebilmek için, güneşin doğuşunu Kordon’dan tekrar tekrar izleyebilmek, o tribünlerde bir kez daha en yüksek sesle “Göztepe” diye haykırabilmek için diren o hain hastalığa... Unutma... O tek başına, sen on binlerle omuz omuza... Kalk kardeşim ayağa... Güzel günler seni bekler... Haydi, hemen, şimdi...

Yazının devamı...

‘O kan’ bu kan değil!

21 Mart 2017

 

Balıkesirspor üst üste 2 maçtır kaybediyordu… İzmir’e geldi, Göztepe’den aldığı beraberlikle play-off yarışına tutundu. Göz Göz’ün 2 puanı daha heba oldu…

Şanlıurfa 4 maçtır kazanamıyordu… Göztepe gitti, bırakın bu takıma diş geçirmeyi, uzatmalarda gelen beraberliğe şükretti, 2 puan daha buhar oldu!

Elazığspor 3 maçtır kazanamıyordu… Okan Buruk hoca iç sahada oynatmaya çekindiği çift santrforlu modeli bu deplasmanda denemeye karar verdi. Sonuç 5-2’lik hüsran oldu.

Bu tablonun farkında olan bir insan için, 6 maçtır kazanamayan Eskişehirspor’un Göztepe maçıyla hayata döneceğini kestirmek hiç de zor değildi.

Sürpriz olmadı!

 

***

Yazının devamı...