"Hakan Gence" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hakan Gence" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Hakan Gence

Dünyanın dört yanından kullanışlı tasarımlar

23 Ekim 2010

Addresİstanbul’da dört yıldır hizmet veren Haaz Tasarım Galerisi’nin iddiası da bu. Tasarımı ulaşılabilir yapmak. Murat Patavi ve Özlem Avcıoğlu ortaklığında ilk şubesini Nişantaşı’na açan mağazada ünlü markaların mobilya, tasarım ve objelerinin yanı sıra dünyanın dört bir yanından toplanmış özgün eserlerler de var

Tasarım ve sanat galerisi Haaz, Republica Reklam Ajansı’nın başkanı Murat Patavi tarafından 2006’da kuruldu. Dört yıl boyunca pek çok ünlü tasarımcının işini tasarım meraklılarıyla buluşturdu. Ancak bu sene kendini yeni bir boyuta taşımaya niyetli. Bu yeniliğin en önemli sebebiyse mekanın yeni ortağı Travelmodus.com’un kurucusu Özlem Avcıoğlu.
Patavi ve Avcıoğlu’nun dostlukları yıllar öncesine dayanıyor. En büyük ortak noktaları seyahat. Dostlukları bu gezilerde iyice pekişti. Avcıoğlu, gittiği ülkelerden modern sanatçıların işlerini toplamaya merak saldığı için de bir bakıma yeni dükkanın temelleri yine seyahatte atılmış oldu.
İrili ufaklı özel objeler toplamak vazgeçilmez bir hobisiydi ve sayıları yüzlerle ifade edilince insanlarla paylaşabileceği bir dükkan açmaya karar verdi. Tam da bu sırada eski dostu Patavi’den teklif geldi ve ikili Haaz Galeri’nin tasarım anlayışını yenilmeye karar verdi.

DÜNYADA KEŞİF TURU

Önce yeni tasarımcıları keşfetmek ve onlarla anlaşıp farklı objeler toplamak için dünya turuna çıkmaya karar verdiler. New York’tan Çin’e kadar pek çok noktayı gezdiler: “Yaşımıza daha uygun, kendi hoşlandığımız gibi rahat ve fonksiyonel tasarımlar seçtik” diyorlar. Işık Lisesi’nin arkasında iki katlı bir mekan beğendiler. İç dekorasyonu mimar Gökhan Avcıoğlu’na emanet ettiler.
Patavi, çok sıcak ve sergilenen ürünü ortaya çıkaracak bir tasarım galerisi olduğunu söylüyor: “Mobilya, obje ve hediyelikler karışık sergilenecek. Buraya gelenler kendilerini evlerinde hissedip mobilyalarını öyle seçecek. Ayrıca bu sefer her yaş grubuna sesleneceğiz. 18 yaşındaki bir genç bile hediyelik veya evine güzel bir obje alabilecek. Uçuk fiyatlar yok. Zaten tasarımcılar artık pahalılık tabusunu kırmaya başladı. Tasarım ve tüketici arasında ılımlı bir iletişim kuruldu”.

Yazının devamı...

Duvarlarınızda akvaryum ve çimenler

16 Ekim 2010
Duvar kağıdının tarihçesi MÖ 200’lere dayanıyor. İlk olarak Çinliler pirinçten ürettikleri kağıtları duvarlara yapıştırdı. 19. yüzyıl başlarına kadar da sadece zenginler ulaşabildi bu lükse. 1950’lerde baskı tekniklerinin ilerlemesi duvar kağıtlarının otel ve hastanelere girmesini sağladı. Ama zamanla bu lüksün durumu değişti. Duvar kağıtları insanlara sıkıcı tasarımları çağırıştırmaya başladı. Oysa teknolojiden duvar kağıtları da nasibini alıyor. İngiltere’de canlanan tasarım odaklı duvar kağıdı akımı dünyaya yayılıyor. Ünlü tasarımcılar bu kez fikirlerini kağıtlara aktarıyor.

KOLAY UYGULANIYOR, AKUSTİK SAĞLIYOR

Desen seçenekleri duvar kağıtlarını yeniden zirveye taşıyor. Tasarım dışında kolay uygulanabilir olması da ayrı bir etken tabii. Yeni nesil duvar kağıtları sayesinde bir günde evinizin tarzını tamamıyle değiştirmeniz mümkün. Üstelik silinebilir olmaları, akustiği sağlayıp evdeki seslerin yankısını yok etmesi, antibakteriyel olmaları da cabası.
Bu sene evlerde doğal dokulu duvar kağıtları (traverten, taş, tuğla, ahşap, hasır ve kumaş gibi) ön plana çıkıyor. Ayrıca hem pastel, hem canlı renklerin kullanıldığı iri floral desenler, bitki motifleri ve geometrik modern çizgilerin kullanıldığı tasarımlar da tercih ediliyor. Tasarım duvar kağıtlarını bulabileceğiniz markalardan Mywallpaper’dan Yeşim Önal salonlar için açık renkli ve temizlenebilen vinil ürünleri öneriyor: “Yatak odalarındaki kumaşlarla duvarlar kombin ediliyor. Mutfaklarda neme dayanıklı modeller ilgi görüyor”.

MUTFAĞA KAVANOZ BANYOYA DENİZ DESENİ

Hanna Brand Management Firma Yönetici Ortağı Oğuzhan Özden, salonlar için klasik renkler ve desenlerden yana: “Kadife hissi veren kumaş etkili yüzeyler salonlarda şık bir hava yaratıyor. Salonlar için diğer bir yükselen trend country çizgiler. Özellikle Güney Fransa country tarzında desenler, küçük kır çiçekleri motifleri ve soft pastel tonlarda ekoseler kış aylarında sıcak mekanlar yaratmak için ideal. Yatak odaları için genellikle dinlendirici sakin renk ve desenleri tavsiye ediyoruz. Deri etkisi veren, nubuk, tatlı çikolata tonlarında veya kürk dokulu kağıtlar da kış aylarında mekanlara sıcak bir hava kazandırıyor. Mutfaklarda iştah açıcı sarılar tat duygusunu harekete geçiriyor. Frambuazlar, kahve çekirdekleri ve reçel kavanozları gibi anneanne evlerinin samimiyetini taşıyan desenler de mevcut. Banyolar içinse, ferahlatıcı deniz kabukları, yosun, deniz yıldızı ve fener gibi denize ait desenler kullanılıyor.”

KİŞİYE ÖZEL DESENLER

www.mywall.com.tr internet üzerinden sipariş verebileceğiniz diğer bir adres. Dijital baskı yöntemiyle çalışıyor. Kişiye özel desenler yapıyorlar. Mywall’un Kurucusu Can Gürel, yatak odalarının tavanına uzay fotoğrafı konduğunu söylüyor: “Manzara fotoğrafları mekanı genişletmek ve derinlik kazandırmak için ideal. Büyük baskıların kişileri şaşırtma özelliği de var. Yakın çekim fotoğraflanmış çiçekler, taşlar veya balıklarla bakım gerektirmeyen bir akvaryum veya bahçe yaratmak mümkün.”

BUNLARA DİKKAT

* Duvar kağıtlarında ürünün RAL, CE ve DIN 4102 sertifikalarını taşıması önemli. Bir duvar kağıdının RAL ve CE sertifikaları taşıması, ürünün insan sağlığına zararlı olabilecek hiçbir madde kullanılmadan Avrupa standartlarına uygun üretildiğini gösteriyor. DIN 4102 sertifikasıysa duvar kağıtlarının yangına dayanıklılığını belirtiyor.
* Ürünün silinebilme özelliği, anti-alerjiklik, uygulama sonrasında da tamir edilebilme, ses ve ısı izolasyona destek, çatlama ve deformasyona uzun süre dayanıklılığına dikkat edilmeli.
* Güneş ışınlarının soldurucu etkilerine karşı uzun süre dayanıklı olması da önemli.
* Duvar kağıtlarının gerekli durumlarda temizliğinin hafif nemli bir bezle kağıdın yüzeyine çok bastırılmadan yapılması yeterli.

Sofrada herşeyin uyumlu olması şart değil

Sofra gereçlerini altın ve platin gibi malzemelerle renklendirme fikri nasıl çıktı?
- Altın dünyadaki en eski materyallerden biri. Her zaman zenginlik ve zarafeti simgeleyen bir sembol. Eskimez ve sıcak. 24 karat altın özellikle çok güzel ve zengin gözüküyor. Antika duygusu olmasına rağmen yine de çok modern duruyor. Platin için de aynısı geçerli. Tasarımlarımda kullandığım mat tonlu platin sıcaklık ve zarafet getiriyor.
Sizce bu tarz ürünlerin gerçekten sofrada kullanılma şansı var mı?
- Kesinlikle. Özellikle düzgün yapıldıklarında, hem platin hem de altın günlük koşullarda kullanılıp sofranın keyfini çıkarmak için yeterince güçlü.
Sizin için ideal bir sofra nasıl olmalı?
- Her zaman zarif ve düzgün kurulmuş olmalı. Ama neşeli bir ayrıntı hoştur. Komik peçete tutacaklarının, tuzluk-biberliklerin, desenli tabakların masayı renklendirdiklerini düşünüyorum. Bir de özellikle üzerinde şık ve kaliteli masa örtüsü olan sofralara bayılıyorum.
Sofra kurarken yapılan hatalar neler?
- Her şeyin birbiriyle uyumlu olması hoşuma gitmiyor. Birkaç farklı parçayı birbiriyle karıştırmak sofrayı daha ilginç ve kişiye özel kılıyor. Eski tarz desenleri yeni tarz desenlerle karıştırmak veya masaya değişik ama aynı zamanda uyumlu bir desenli tabak eklemek çok özel bir dokunuş.
Baharat ve peçetelik tasarımları bir sofra düzeninde ne derece önemli?
- Bir davete giderken giydiğiniz güzel bir elbiseyi her zaman daha zarif ve özel gösteren, tamamlayan; mücevher, çanta, kol düğmesi gibi aksesuvarlardır. Sofrada da aynı durum geçerli, bir sofrayı mükemmel kılıp daha da güzelleştiren şey aksesuvarlarıdır.
Avrupa ve Türkiye arasındaki sofra sanatı farkları neler?
- Avrupa ve Türkiye arasındaki sofra sanatının en büyük farklılığı yemeklerden kaynaklanıyor. Örneğin, Türk çayı Türkiye’de sofralarda geleneksel çay bardağında servis ediliyor. Türkler’le özdeşleşmiş bu çay bardağı Avrupa’da kullanılmayacak bir parça.

DEKO-ÖNERİ

Dekorasyonda çok önemli bir role sahip olan aydınlatmada son moda, Light Emiiting Diodes (LED) teknolojisi. Bu teknoloji iç mekan dekorasyonunda her alana rahatlıkla uygulanıyor. Mobilyalarınızı hiç değiştirmeden bile ortamı değiştirebilirsiniz. Salonlarda en çok kartonpiyerlerin içinde kullanılıyor. Buzlu camların arkasına uygulananlar ışığı dağıtarak evin içinde hareketlilik sağlıyor.

IN
Doğaya dönüş... Doğal malzemelerden objeler hızla yükseliyor.
OUT
Altın varaklı mobilyalar artık daha az karşımıza çıkıyor.

EVİNİN VAZGEÇİLMEZLERİ
BURCU GÜNEŞ


* Çalışma masamın koltuğu
* Işıklı makyaj masam
* Her yerde müzik dinlememi sağlayan Bose Sound Dock’um
* Şömine karşısındaki koltuğum yatak konforunu aratmıyor

TASARIMCILARDAN EVLERE PÜF NOKTASI!
SEVİNÇ ORMANCI


Mekanın genişliğini ve bütünlüğü sağlamak için aynalar, olumsuz enerjiyi dağıtmak için kristal taşlar iyi seçim. Olumlu enerjiler veren sanatsal eserlere de mekanda yer verilebilir. Doğayı mekana çağıran desenler evinizin enerjisini dengeler.
Yazının devamı...

Dokunmadan olmaz

8 Ekim 2010
Zamanla teknoloji nimetlerini sunmaya başladı. Önce fotoğraf makinesi telefonun içine girdi. En iyi ses kalitesini sunan telefonlar zamanla piyasaya çıktı. Sonra internet telefonların bir parçası olarak devreye girdi. Ve son olarak 3G hızlı internet bağlantısı bilgisayarın bütün fonksiyonlarına telefondan erişim olanağı sunmaya başladı. Ben de bana hepsini birarada sunacak, hem internetin sosyal erişim ağlarından beni kolayca yaralandıracak hem de internette sörf yapmamı sağlayacak makinenin peşine düştüm. 
Ama akıllı telefon seçmek ne zor zanaatmiş. Önce arkadaşlarımla konuştum, her kafadan bir ses çıkınca en iyisi teknoloji marketlere gideyim diyerek yola koyuldum.
Aman Allahım! Onlarca model var. En yakınımdaki görevliye danıştım. Eğlenceli bir telefon mu olsun yoksa iyi müzik mi dinlensin? İnternet ne derece önemli, ya fotoğraf kalitesi? Dokunmatik mi tuşlu mu? Reyonun önünde adeta delireceğim, önüme neyi koysalar buna da ihtiyacım var diyorum. Böyle olmayacak. Hemen bir mola verdim. En yakın kafeye gittim.

MÜZİK Mİ E-POSTA MI

Elime bir kağıt kalem aldım ve ihtiyaçları mı yazdım. Size de tavsiye ederim. Telefonda hangi özellikleri kullanmak istediğiniz seçim yapmanızı çok kolaylaştırıyor.
Ben sık mesajlaşıyorum. Aynı zamanda maillerimi kontrol etmeye de çok önem veriyor. Hemen önüme bir Blackberry kondu. Akıllı telefonların en iyisi olarak gösteriliyor. Ama benim önceliklerimden biri de ekranımın dokunmatik olması. Bu özelliği hem havalı, hem fonksiyonel buluyorum. İyi bir müzik keyfi sunması da önemli. O zaman Blackberry’e veda etmem gerekiyor. Çünkü çoğu modeli klavyeli. Dokunmatik olanında da müzik sistemi tatmin edici değil.

FİYATI DA ÖNEMLİ

İkinci seçenek olarak karşıma Samsung çıkıyor. S5620 Monte White. Hem dokunmatik, hem 3G, hem 3.2 megapiksel kamerası var. Fiyatı da daha uygun. Ama dokunmatik ekranın geçişlerde yavaş olduğunu duyuyurum. Ama pahalı modelleri size bir çok iyi özellik sunuyor. Örneğin S8500 Wave Gray modeli 5 megapiksel kamera gücüne sahip. Fotoğraf konusunda iddialı. Ama Iphone’un sunduğu iyi ve farklı oyunlar, değişik uygulamalar, sosyal ağalara kolay giriş çıkışlar bu telefonda bana yeterli gözükmüyor. Üstelik mesaj yazmak beni zorluyor.
Bunların dışında Sony Ericsson Xperia beyaz olması ve zarafetiyle kadınlara daha çok hitap ediyor. Nokia’nın dokunmatik ve aynı zamandan klavyeli telefonları kalın ve ergonomik değil. Bazı modellerinde de ekranlardaki sayfa geçişlerinde donma olduğu söyleniyor.
IPhone’a gelince... Öncelikle internete hızlı bağlanma özelliğiyle kalbimi kazanıyor. App Store’dan indirilen yüzlerce programı ve oyunları iyi vakit geçirmek için ideal. Örneğin erkeklerin hayatını kurtaracak olan Fake Caller. İstediğiniz bir ismi yazıyorsunuz. Telefonunuz o saatte o isim ekranda yazarak çalıyor. Böylece istemediğiniz mekanlardan rahatça kaçıyorsunuz. Ses sistemi iyi. Güçlü müzik dinleniliyor. İnce olduğu için pantolon cebinde rahat taşınıyor. Facebook ve twitter gibi sosyal erişim ağlarına rahat girişi sağlıyor.
Yazının devamı...