Bu tehlikeden kurtulmalıyız

Türkiye’nin en fazla göç alan şehirlerinden biri olan Bursa’nın, doğal olarak birçok sorunu bulunuyor.Bu problemler, kişilerin kente bakışına göre değişiyor. Mesela...

Haberin Devamı

Bazılarına göre verimli toprakların sanayi ve konut alanı olarak kullanılmasına izin verilmesi son derece tehlikeli.
Birileri de trafikte yaşanan sıkışıkları sorun olarak görüyor.
Bana göre de en büyük sıkıntı; Neredeyse artık her mahallede bulunan geri dönüşüm depoları ve tesisleri ile hurda malzemelerin toplandığı yerler.
Haftanın birkaç günü buralarda yangın çıkıyor.
Yaralananlar oluyor.
İtfaiye ve kurtarma ekipleri canlarını tehlikeye atarak buralarda yaşanan yangınları söndürmeye çalışıyor.
Dahası.
Yangından çıkan dumanlar, Bursa’nın üzerinde günlerce kalarak insanların zehir solumasına neden oluyor.
Hafta içinde, Altınova Mahallesi’nde, yürekleri ağıza getiren olay yaşandı.
Mahallenin ortasında bulunan hurda deposunda, klima gazının neden olduğu patlama meydana geldi.
Bu sırada, deponun yanında bulunan çay ocağında oturan iki kişi ile yolda yürümekte olan bir kişi yaralandı..
Ucuz kurtuldular...
Bu üç kişi ölebilirdi.
Bu kişilerin bakmak zorunda olduğu aileleri, beklentileri ve hedefleri olabilirdi.
Oradan geçen kişiler arasında bilim insanları da olabilirdi.
Hiç fark etmez.
O hurda deposu, Azrail olacaktı.
Olay bu kadar basit.
Allah’tan, korkulan yaşanmadı.
Çay ocağında oturup çayını yudumlayan, yolda yürüyen insanlar ölmedi.
Sevindiğimiz konuya bakar mısınız?
Pamuk ipliğine bağlı yaşam böyle olsa gerek.
Şimdi...
Altınova’da yaşanan o olayın biraz daha büyük olduğunu, yaralı sayısının arttığını var sayalım.
Ekipler, yaralılara müdahale edip, kurtarılmayı bekleyen insanları enkaz altından çıkarmaya çalışırken, yakınında bulunan bir fabrika veya evde patlama ve yangın da çıkabilirdi.
Burada da, kurtarılmayı bekleyen insanlar olabilirdi.
O zaman ne olacaktı?
Bu göreve, alakasız yerdeki ekipler müdahale etmeye çalışacaktı.
Biraz da geç kaldıklarında, fırtınalar kopacaktı.
İtfaiye ve kurtarma ekipleri, zamanında müdahale etmedikleri gerekçesiyle, günah keçisi olarak ilan edilecekti.
Yargısız infaz yapılacaktı.
Acıdır.
Kimsede çıkıp, “Kardeşim hurda deposunun, geri dönüşüp tesislerinin mahalle arasında ne işi var?” demeyecekti.
İşte bu yüzden Bursa’da kent içinde bulunan geri dönüşüm tesislerini, depolarını ve hurdalıkları çok tehlikeli olarak görüyorum.
Bunların, şehir dışına taşınması için başlatılan sürecin hızlandırılması gerektiğine inanıyorum.
Neden oldukları görsel kirliliğin de Bursa’ya hiç yakışmadığını düşünüyorum...

Yazarın Tüm Yazıları