"Erdinç Çelikkan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdinç Çelikkan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdinç Çelikkan

Erdinç Çelikkan

Online çile

9 Mart 2012

Online beyannamenin avantajları ise “Sistem teknolojinin sunduğu imkanları kullanarak vergi dairesine gitmeden, internet üzerinden hızlı, kolay ve masrafsız bir şekilde almak amacıyla tasarlandı” şeklinde sıralandı. Ancak, “soğukta vergi dairesine gitmekten kurtuldum” ümidini taşıyan evsahiplerinin bu sevinci kısa sürdü. 1 Mart’ta uygulamaya geçen sistem aşırı yoğunluk nedeniyle kilitlendi. Yaşanan aksaklıklar nedeniyle “Sisteme girememe veya beyannameyi gönderememe gibi olumsuz durumlarla karşılaşmamak için beyannamenizi son günlere kalmadan onaylayın” uyarısı geldi.

Çare vergi dairesinde

Sisteme zor da olsa girmeyi başaranlar da bilgilerini yüklemekte sorun yaşadı. İnternet başında beklemekten sıkılan ve bilgilerinde yanlışlık olduğunu farkeden mükellef de yine eskiden olduğu gibi vergi dairelerine koştu. Keşke, vatandaşa kolaylık sağlaması için hazırlanan sistemde yaşanabilecek sıkıntılar “önceden” öngörülseydi de bu sorunlar yaşanmasaydı. Maalesef olan yine vergi dairesinde kuyruk çilesi çeken ve bürokrasiyle uğraşan vatandaşa oldu.

Ekonomi diplomasisi hızlanacak

“DÜNYAYI en fazla dolaşan bakan kimdir?” sorusunun yanıtı hiç şüphesiz Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan olur. Son olarak İsviçre’de temaslarda bulunan Çağlayan’ın bugüne kadar ekonomi diplomasisinde bulunduğu ülke sayısı çoktan yüzü geçti. Yeni teşvik sisteminin açıklanmasıyla birlikte Çağlayan’ın dış seyahatlerine hız vereceği konuşuluyor. Bugüne kadar Türkiye’nin ticaretini arttırmak için deyim yerindeyse fellik fellik dünyayı dolaşan Çağlayan’ın özellikle Uzakdoğu ve Güney Amerika’da yatırımcı avına çıkacağı belirtiliyor. Yatırım çekmek için gece gündüz çalışan Çağlayan’ın temasları, en çok performansına yetişmeye çalışan bürokratlarını yoracak gibi gözüküyor.

Yazının devamı...

Mektuplu mesaj

2 Mart 2012

Teknoloji nedeniyle mektuplar artık hayatımızdan çıksa da Rekabet Mektubunun ayrı bir önemi bulunuyor. Bu sene yayınlanan mektuptaki mesajlara bakarsak, hedef kitlenin bürokratlar olduğunu söyleyebiliriz. 
Rekabet kültürünün kurumsal hale getirilmesini isteyen Kaldırımcı, toplum beklentisine cevap veremeyen bürokratik tercihlerin ayakta kalamadığı uyarısını yaptı. “Seçilen veya atanan yöneticilerin tercih ve tasarrufları önemli sonuçlar doğurur” diyen Kaldırımcı, bir sayfalık mektubunda bürokratlara ince mesajlar yolladı. Şimdi sıra mektuptan gereken dersi çıkaracak olan bürokratlarda...

Şiirler eskide kaldı

KABİNENİN sakin isimlerinden Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın gençlik yıllarında şiir yazdığı ortaya çıktı. Üniversite yıllarına kadar Bingöl’de yaşayan Yılmaz, birincilikle bitirdiği ODTÜ Kamu Yönetimi’ndeki öğrencilik yıllarında şiirler karaladığını söyledi. Daha çok yaptığı işlerle kamuoyunun gündemine gelmeyi tercih eden Yılmaz, bu özelliğini geçtiğimiz günlerde yaptığı sohbette dile getirdi. Bakanlık nedeniyle sosyal aktivitelerden uzak kalan Yılmaz, şiirden kopmanın da üzüntüsünü yaşıyor. “Çok eskilerde kaldı” dediği şiiri çok sevdiğini dile getiren Yılmaz’a göre yazdıkları sadece karalama düzeyinde kaldı. Dileğimiz mütevazılığıyla bilinen Yılmaz’ın iç dünyasını yansıtan şiirlerini bir gün kitap olarak raflarda görmek olur.

Vadi’de “tarihi” jest

TÜRKMENİSTAN Parkı ve ünlü aydın Mahdum Kulu için Dikmen Vadisi’nde yapılan heykel önceki gün açıldı. Birçoğumuzun habersiz olduğu park ve heykelin yapımıyla ilgili süreç üç yıl öncesine dayanıyor. 2009’da Türkmenistan’a giden Türk Tarih Kurumu Başkanı, Anadolu’nun kapısını Türklere açan Selçuklu Hükümdarı Sultan Alparslan’ın mezar yerini araştırmaya başladı. Türkmen tarafının olumlu yaklaşımları üzerine Türkiye de bu “tarihi jesti” karşılıksız bırakmamak için Ankara’da bir Türkmen Parkı ve Türkmen şair Mahdum Kulu için heykel dikilmesine karar verdi. Konu Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kabul edildikten sonra, Dikmen Vadisi’nde çalışmalara başlandı. Bir süredir yürütülen sessiz diplomasiyle ilgili son görüşmeleri ise Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Aşkabat temasları sırasında yaptı. Jestlerin Ankara ayağının tamamlandığını söyleyebiliriz. Artık, gözler mezar yerinin bulunması için uzun süredir devam eden çalışmalara çevrildi. Bakalım konuyla ilgili önümüzdeki günlerde ne gibi gelişmeler olacak.

Yazının devamı...

Bir “tık”la beyanname dönemi

24 Şubat 2012
Şimdiden 1 milyon 200 bin mükellef, evlerine gönderilen mektupla sistem hakkında bilgi almaya başladı, ancak kafalardaki soru işaretleri hala bitmedi. Bu nedenle ayrıntılardan kısaca bahsetmek istiyorum. Sistem, sadece 2011 ve takip eden yıllarda elde edilen kira geliri beyannameleri için hazırlandı.
GİB’in “Kira beyannamenizi biz hazırladık, siz onaylayın” sloganıyla başlattığı yeni uygulama 1 Mart’a uygulamaya geçiyor. Sistem “reform” niteliğinde birçok yeniliği de beraberinde getiriyor.

Kağıtlar çöpe gitmeyecek

En büyük kolaylık vergi dairesine gitmeden internet üzerinden günün her saatti beyanname verilmesi olacak. Böylece hem vergi dairelerinde hepimizi bıktıran yoğunluğun önüne geçilecek, hem de bürokrasi nedeniyle boşu boşuna harcanan kağıtlar geri kazanılacak. Ekonomi çevrelerinde uygulamada yaşanabilecek olası aksaklıkların da zaman içinde çözüleceği ifade ediliyor. Sistemin, ağır işleyen bürokratik işlemleri hızlandıracağına kesin gözüyle bakılıyor. Binlerce kişiyi ilgilendiren uygulamanın en dikkat çeken yanını ise kısa süre önce hazırlanan tanıtım broşürü oluşturuyor. Firma reklamlarına benzeyen broşürdeki bilgilere göre sistem “beyanname roboto” gibi çalışacak ve şu işlemleri kendi başına yapacak:

Adeta beyanname robotu

Karmaşık vergi hesaplamalarını sizin yerinize yapar.
Kullanıcı dostu ekranlarıyla size yol gösterir.
Daha az kağıt israfı daha çok çevre dostudur.
Kişisel bilgilerinizin güvenliğini en yüksek düzeyde sağlar.
7 gün 24 saat hizmet verir, tamamen masrafsızdır.

Mahçubiyetin dönüşümü

/images/100/0x0/55ea3aacf018fbb8f872b796VAN depreminden çıkarılan en büyük ders kuşkusuz kentsel dönüşümün gerekliliği oldu. Birçok bölgede çalışmalar hızlı başladı, Ankara’da ise dönüşüm çalışmalarına depremden çok önce Kuzey Ankara’da start verildi. Kuzey Ankara Projesi, aslında deprem korkusundan çok yabancı konuklara karşı duyulan mahçubiyetten doğdu.

Gecekondu mahçubiyeti

Mahçubiyetin altında yatan en büyük neden ise sağlı sollu sıralanan gecekondulardı. Gecekondular nedeniyle kenti ziyarete gelen yabancı konuklar lafa tutulur, böylece Ankara’ya gelen diplomatın çevredeki “çirkin” gecekonduları görmesi engellenirdi. Bir zamanlar göstermekten çekindiğimiz bölgeyi bugünlerde herkes övünerek anlatıyor.

Övgü kaynağımız oldu

Şehircilik konusunda konuştuğum kişiler kıyısından köşesinden Kuzey Ankara’dan bahsetmeden geçemiyor. Bir anlamda eskinin “mahçubiyet bölgesi” günümüzün “övgü kaynağı” oldu. Gecekondularda yaşayan halk modern konutlara taşınmaya başladı. Artık onların evinde çevreyi kirleten sobalar yerine çevre dostu doğalgazlı kaloriferler yanıyor. Baştan aşağı yenilenen bölgede “dönüşüm” hayatın her alanında yaşandı.
Yazının devamı...

Ankara’ya TTK fırsatı

17 Şubat 2012

Uzun bir hazırlık süreci sonunda hazırlanan kanun birçok tartışmayı beraberinde getirdi. İlk karşı çıkılan nokta tasfiyesi gündeme gelen 400 bin şirketle ilgiliydi.
Yasa, binlerce işadamını ilgilendirdiği için yarattığı tartışma büyük olsa da TTK için bir kaşık suda koparılan kıyametin haksız olduğunu belirtmek gerekiyor.

Yazıcı kolları sıvadı

Şirketler için milat kabul edilen düzenlemeye gelen eleştiriler üzerine Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı da kolları sıvadı. Yasanın hazırlık sürecinin kafalarda soru işareti bırakmayacak şekilde verimli geçmesini isteyen Yazıcı, bu sebeple çeşitli illerde TTK’yı işadamlarına anlatmaya başladı. Hummalı şekilde çalışmaları sürdüren Yazıcı, bu kapsamda önümüzdeki günlerde hızla sanayileşen Ankaralı işadamlarıyla da buluşacak. Görüşmelerde işadamlarının talepleri dinleyecek olan Yazıcı, düzenlemeye “önyargısız yaklaşan” kişilerden gelen eleştirilere kulak verecek.

Yeni TTK’yı anlatacak

Toplantılarda şirketler için bir yol haritasının çıkarılması hedefleniyor. Yapıcı eleştiriler ışığında da TTK’da rötuşlar yapılabileceği ifade ediliyor.
Hiç şüphesiz bu buluşmada Ankaralı işadamları Yazıcı’ya yeni TTK ile ilgili önerilerini sunma fırsatı yakalayacak. Tavsiyem Ankara’daki her işadamını ilgilendiren yasayla ilgili 1 Temmuz’dan önce verilen bu önemli fırsatın kaçırılmaması olur.

Etkisi masrafından

Yazının devamı...

Ankara unutulur mu?

10 Şubat 2012
İstanbul’u dünyanın finans merkezi yapacak olan projenin hayata geçmesiyle merkezi Ankara’da olan BDDK, SPK, Vakıfbank, Halkbank ve Ziraat Bankası da İstanbul’a taşınacak. Ancak bu karar Ankara’nın öksüz bırakıldığı tartışmasını da başlattı.

Eleştiriler artıyor

Yıllardır binlerce personeliyle Ankara’da hizmet veren bu kurumlar yakın zamanda İstanbul’a göç edecek. Finans kurumlarının taşınmasıyla zaten belli bir süredir devam eden “Ankara unutuluyor?” eleştirileri daha da alevlenecek.
Ancak kulislere yansıyan bilgilere göre ekonomi kurumlarını kaptıran Ankara’nın cazibesini arttırmak için farklı alanlarda çalışmalar yürütülüyor. Bu çalışmalarla Ankara’nın sağlık ve turizmin parlayan şehri olması amaçlanıyor.

Hakkı iade edilecek

Böylece İstanbul küresel finans merkezi yolunda hızla ilerlerken, Ankara’nın da sağlık ve turizm yatırımlarıyla cazibe merkezine dönüşmesi sağlanacak. Şimdi büyük bir hayal olarak görülen çalışmaların olumlu sonuçlarını bekliyoruz. Belki o zaman İstanbul karşısında Başkent’in hakkı iade edilmiş olur. Yoksa bozkırın unutulan kenti Ankara yine makus talihiyle başbaşa mı kalıyor? Varın bunun kararını siz verin.

AB temsilcisine soğuk duş

ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, hafta başında AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Jean Maurice Ripert’i ağırladı. Ancak görüşme, Ripert’in açıklamaları nedeniyle gergin bir havada gerçekleşti.
“Çevreyle ilgili Türkiye’ye aktardığımız hibeyi azaltabiliriz” diyen Ripert’in sözleri sakin kişiliğiyle tanınan Bayraktar’ın bile tepkisini çekti. Bayraktar, Fransız elçiye “Çevre yatırımlarımız sözünü ettiğiniz hibenin ancak binde 5’ine denk geliyor. Bu Türkiye için önemli bir rakam değil” yanıtını verdi. Bayraktar, bununla da kalmadı, Türkiye’nin çevreye Avrupa’dan 100 kat fazla duyarlı davrandığını söyledi. Ripert’in sözleri nedeniyle görüşme de soğuk bir ortamda yapıldı.
Yazının devamı...

Bürokratlar “yatırım avcısı” olacak

3 Şubat 2012
Hazırlıklar tamamlanırken, teşvik paketinin ticaret müşavirleri tarafından ülkelere düyurulması kararı alındı. Böylece Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın “yatırım avcılığı yapacağız” sözündeki avcılar da ortaya çıkmış oldu.

Teşvik dünyaya anlatılacak

Paketin detayları açıklandıktan sonra anında tanıtım çalışmaları başlayacak. Bunun en önemli ayağı paketin dünya ülkelerine anlatılması olacak. Burada yurt dışında çalışan işadamlarıyla, ticaret müşavirlerine büyük görev düşüyor. Zaten bunun ilk sinyalini de bir süre önce Bakan Çağlayan verdi.

Dükkan sabaha kadar açık

Aşkabat temasları sırasında bürokratlara ince bir mesaj yollayan Bakan Çağlayan, “Yeni teşvik sistemini 205 ticaret müşavirini toplayıp anlatacağız. Gece gündüz durmaksızın anlatacağız. Dükkan sabaha kadar açık, 24 saat tüm dünyaya ilan edeceğiz” dedi.
Bu sözler ticaret müşavirlerine ulaştı mı bilmiyorum. Ancak belli ki ticaret müşavirleri Türkiye’deki yatırım fırsatlarını anlatmak için görev aldıkları ülkelerde bundan böyle hem öğretmen hem reklamcı gibi çalışacak.

Yatırım avcısı olacaklar

Yatırım yapmak isteyen büyük firmaları Türkiye’ye çekmek için çaba harcayacak. Türkiye’nin ekonomik anlamda dünyadaki sesi olan müşavirlere bu açıdan büyük iş düşüyor.
Hızla sanayileşen, turizm gelirlerini arttırmak isteyen Ankara’nın yeni teşvik sistemiyle özellikle stratejik yatırımlardan ne kadar pay alacağını ise zaman gösterecek.

Çevreci hafiyeler

ÇEVRE ve Şehircilik Bakanlığı bürokratları çevreyi kirleten fabrikaları sıkı takibe aldı. Bir süredir adeta hafiye gibi çalışan bürokratlar masraf azaltmak için yalnızca denetimler sırasında arıtma sistemini çalıştıran fabrikaları tespit edince ortaya yeni bir fikir çıktı. Yeni sistemle her fabrikaya online takip sistemi kurulacak. Böylece “çevre hafiyeleri” fabrikayı sistem üzerinden online takip edebilecek.
Çevreyi kirleten fabrikalara da “atık miktarı normal değerlerin üstünde, gerekli tedbiri alın” uyarısı yapılacak. Bakanlık bürokratları da uyarıyı dikkate almayan fabrikanın kapısına dayanacak.
Dilerim ki bu sistem para uğruna doğayı kirleten “çevre düşmanlarının” sayısını azaltır. Ancak bu konuda yalnızca bakanlığın değil, başta yerel yönetimler olmak üzere vatandaşların da duyarlı olması gerekiyor.
Yazının devamı...

Gazi’de kıran kırana yarış

27 Ocak 2012
Görev süresi haziranda dolacak olan şimdiki rektör Prof. Dr. Rıza Ayhan’ın koltuğuna şu ana kadar dokuz talip çıktı. Adaylar fazla olunca seçimlerin önemi daha artıyor. Ancak adaylar arasında Tıp Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Peyami Cinaz ile Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derviş Yılmaz’ın isimleri öne çıkıyor.
Rekabet artarak sürer
Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından Gazi’de yaşanan adaylık çekişmesinin bundan sonra artarak süreceğini tahmin ediyorum.
75 bin öğrencisi ve 2 bine yakın öğretim üyesiyle küçük bir şehir konumundaki Gazi’de erken başlayan yarışı herkes yakından izliyor.
Öğrenci dekanlığı
Bu bağlamda Cinaz’ın adaylığını açıkladığı toplantıda “öğrenci dekanlığı kuracağım” sözünü önemsedim. Anladığım kadarıyla buna “öğrenci temsilciliğinin” içi doldurulmuş hali diyebiliriz.
Seçimlere daha dört ay var ama hem Cinaz hem Yılmaz, projelerini ve mesajlarını kamuoyuna duyurdu. Bu noktada öğrencilerin ve öğretim üyelerinin beklentisinin nasıl karşılanacağı önem kazanıyor.
Cinaz’ın 2 bine yakın öğretim üyesiyle yüz yüze görüşmeler yaparak görüşlerini aldığını öğrendim. Bu temaslardan çıkan sonuçların süreci nasıl etkileyeceğini önümüzdeki dönemde göreceğiz. Ancak her adayın üniversitenin asli unsuru olan öğrencileri de unutmaması gerekiyor.
Ayhan’ın halefi
Görev süresinin dolmasına 4 ay kalan Ayhan’ın halefi kıran kırana geçen seçim kampanyasının ardından belli olacak. Bakalım seçim sürecinde hangi aday öğrenciyi daha çok dinleyecek.
Yazının devamı...

Yazıcı’nın ilginç anısı

20 Ocak 2012

Bakanlık ülkeye kaçak yollarla giren ve operasyonlar sonucu yakalanan tasfiyelik malları Ulus’taki mağazasında satıyor. Konuyu geçenlerde Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı ile yaptığımız söyleşide kendisi gündeme getirdi. Yazıcı, gümrüklerde yakalanan malların, birisi Anafartalar Çarşısı’nda olmak üzere üç mağazada satıldığını ifade etti.
Adamın işi o değil
Bu mağazalarda çalışan satış elemanlarının tecrübesizliğinden yakınan Yazıcı, “Bunun önüne geçmek için piyasadan eleman alıp satışı onlara yaptırmayı düşünüyorum” diyerek ilginç bir anısını da şu sözlerle paylaştı:
“Ben Erenköy mağazasının açılışını yaptığım zaman neredeyse satıcıyla kavga edecektim. Bir şey soruyorsun bilmiyor. Adamın işi o değil çünkü.”
Bakanlık verilerine göre yakalanan kaçak eşyalarda son yıllarda rekor artış yaşanıyor. Hal böyle olunca da vatandaşın enflasyona inat uygun fiyata ürün satın aldığı bu mağazaların sayısının artması gerektiğini düşünüyorum.

Esenboğa tesadüfü

EKONOMİ Bakanı Zafer Çağlayan, önceki gün Erbil ve Süleymaniye seferine çıktı. Kalabalık bir işadamı heyetiyle Irak’a çıkarma yapan Çağlayan’ın gezi rekoruna böylece bir ülke daha eklendi. Ancak ben geziyle ilgili detaylardan çok Esenboğa Havalimanı’nda yaşanan ilginç bir tesadüften söz etmek istiyorum.

Yazının devamı...