"Dr. Gündüz Tezmen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Dr. Gündüz Tezmen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Dr. Gündüz Tezmen

Havada SARS tehlikesi var mı

12 Ocak 2004
SARS'ın ilk çıktığı yer olan Guangdong'da tekrar görülmesiyle tüm dünyayı yeni bir korku dalgası sardı. İlk SARS vakası 2002 Kasım ayı ortalarında yine Çin'in Guangdong eyaletinde ortaya çıkmış, 2003 Şubat'ının sonlarına doğru SARS korkusu tüm dünyayı etkisi altına almıştı. Geçtiğimiz yıl 27 ülkede görülen SARS salgını, 8000'nin üzerinde kişiyi etkiledi ve bunlardan 774'ünün ölümüyle sonuçlandı.

Ani gelişen ciddi solunum yetersizliği sendromu (Severe Acute Respiratory Syndrome-SARS), genelde 38-75 yaş aralığındaki insanları etkilese de 15 yaşın altına da indiği oluyor. 38 derecinin üzerinde ateşle başlayan tabloya titreme, baş ağrısı, boğaz ağrısı, burun akıntısı, halsizlik ve vücut ağrıları eşlik edebiliyor. Kuru öksürük ve nefes darlığı gelişiyor. Karaciğer fonksiyon testlerinde bozulma ile birlikte kanda lökosit ve trombosit sayılarında düşme oluyor. Hastaların yüzde 80-90'ı, 6-7 günde düzeliyor. Bazı hastalarda cihazlarla yapay solunum desteği gerekebiliyor.

Hastalığın bulaşma yolunun havadaki damlacıklar olduğu düşünülüyor. Bu nedenle SARS sağlık hizmetlerinde çalışanlarda, hasta yakınlarında ve sık sık uluslararası seyahat yapan kişilerde daha çok görülüyor. Hasta olduğundan şüphelenilen kişilerle ilgilenirken maske, gözlük ve önlük takmak bu açıdan önemli.

UÇAKLARDA KAPTILAR

Uçakların solunum yoluyla bulaşan hastalıklar için son derece elverişli ortamlar olduğu bir gerçek. Geçtiğimiz yıl 29 kişi uçak yolculuğu sırasında SARS kapmıştı. Dünya Sağlık Örgütü ve Hastalık Koruma ve Önleme Merkezi, havaalanları ve uçaklarda uygulanacak bir kontrol mekanizmasını hayata geçirmişlerdi. WHO'nun önlemlerinin açıklandığı mart ayından bu yana da kimse uçuş sırasında SARS'a yakalanmadı.

Geçtiğimiz ay sonunda New England Tıp Dergisi'nde yayımlanan bir araştırma bir SARS hastasının uçakta bulunmasının az da olsa diğer yolcular için risk taşıdığını ortaya koydu. SARS hava yoluyla değil, hasta kişinin solunum yolundan yayılan damlacıklarla doğrudan temasla bulaşıyor. Bu nedenle Asya'ya yolculuk yapmış birinin ateşli olması ya da nefes darlığı çekmesi, uçuş görevlilerinin sürekli maske takmalarını gerektirmiyor. Yalnız hasta olduğundan şüphelenilen kişiye servis yapılırken maske takılması öneriliyor. Bu kişinin diğer yolculardan mümkün olduğunca uzak bir yere oturtulması ve diğerlerinin kullandığı tuvalete girmemesi de yolcuların sağlığı açısından önemli. Potansiyel hastaların inilen alanda tam bir muayeneden geçirilmesi şart.

Bu yıl havayolu şirketlerinden yapılan açıklamalar onların geçen yıl edindikleri tecrübelerin ardından SARS salgınına daha hazırlıklı olduklarını gösteriyor. Geçen yıl alınan önlemleri yeterli bulan pek çok havayolu şirketi şimdilik ekstra önlem almayacağını açıkladı.

Derleyen: Ömür GEDİK

SORULAR SORUNLAR

MİDENİZİ ROMATİZMA İLAÇLARI BOZMUŞ

35 yaşında romatoid artrit hastası bir okurunuzum. Bu hastalığa 5 yıl önce yakalandım. 2 yıl önce İstanbul'a tayin oldum. Arkasından hastalığım çok artmaya başladı. İlaçları kullanırken midemle ilgili ileri derecede sorun çıktığı için ameliyat geçirmem gerekti, bu yüzden de artık ilaç kullanamıyorum. Hastalığımın belirtileri de çok arttı.

G.Ümit/İstanbul

Romatoid artrit ya da halk arasındaki söyleniş şekliyle ‘‘eklem romatizması’’ gerçekten tedavisinde bilgi ve yakın takip gerektiren bir hastalıktır. Şikayetleriniz çok arttığı zaman, sizin de kullandığınız kortizonlu ilaçlar bu hastalıkta çok iyi sonuçlar vermekle beraber, yan etkilerinin bulunması nedeniyle, bir hekimin yakın takibini gerektiren bir tedavi şeklidir. Üstelik kortizonun dışındaki romatizma ilaçlarının çoğu da mide için tahriş edici özellik taşır. Siz doktor kontrolü olmadan zaman zaman kortizonlu ve kortizonsuz romatizma ilaçları kullanarak midenizi ameliyat gerektirecek kadar hasta etmişsiniz. Midenizin hastalanmasının yanı sıra, belki de daha önemlisi, artık birçok ilacı kullanamaz hale gelmişsiniz. İstanbul gibi büyük bir şehirde yaşadığınıza göre tıp fakültelerinden birinin Romatoloji polikliniğine kayıt olmanızı tavsiye ederim.
Yazının devamı...

Deli dana yine gündemde

7 Ocak 2004
Hastalığın büyük salgınlar yapmadığı bilinse de pek çok ülke Amerika'dan et alımını durdurdu.

İNGİLTERE'de ilk ortaya çıktığı 1986 yılından beri dillerden düşmeyen ve 1990'lardan itibaren pek çok kişinin beslenme alışkanlıklarını değiştirmesine neden olan Deli Dana Hastalığı geçtiğimiz ay Amerika'da da görüldü. ABD Tarım Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, hastalığa Washington eyaletinde Holstein türü bir inekte rastlandı. Hastalık en son geçen Mayıs ayında Kanada'da ortaya çıkmıştı.

Hayvanların çabuk gelişmesi için insan sağlığına zararlı büyüme hormonları kullandığı gerekçesiyle Avrupa Birliği ülkeleri Amerika'dan et alımı yapmıyordu. Amerika'dan et alımı yapan pek çok ülke, bu olaydan sonra Amerika'dan gelen etlere yasak koydu.

DELİ DANA NEDİR

Halk arasında Deli Dana Hastalığı olarak bilinen Bovine Spongioform Encephalopathy (BSE), 2,5 yaşın üzerindeki sığırlarda görülen ve ölümle sonuçlanan bir hastalık. Yürüme bozukluğunu takiben beyin fonksiyonlarında bozukluk da görülen hayvanlar sersemleşiyor ve diğer hayvanlardan ürkmeye başlıyor.

Hastalığın insanlarda görülen şekline Creutzfeldt-Jakob Disease (CJD) deniliyor. Uzun bir kuluçka dönemi olan CJD insanlarda beyin fonksiyonlarının bozulmasına, hızlı yaşlanmaya neden oluyor ve ölümle sonuçlanıyor. Hastalığın en sık rastlanan belirtileri uykusuzluk ve hafıza kaybı. Bu bulguların ardından kısa bir sürede hızlı bir bunama, konuşamama, yürüme zorluğu ve kramplar görülüyor. Hasta 6-12 ay içinde mental ve fiziksel fonksiyonlarını kaybediyor.

Ölümle sonuçlanan hastalıkta kesin tanı beyin dokusundan biopsi yapılarak konuluyor. Hastalara şikayetleri azaltan tedaviler uygulansa da hastalığın kesin bir tedavisi henüz yok.

NASIL BULAŞIYOR

Şu ana kadar İngiltere'de bu hastalıktan yılda ortalama 20 kişi yaşamını yitirdi. İlk başlarda bir salgına sebep olacağı düşünülen hastalık beklendiği kadar etkili olmadı. Ama yine de insanlar hastalığın geçiş yolları konusunda son derece hassas davranmaya devam ediyorlar. Kesin bir kanıt olmamakla birlikte hayvanlardaki hastalığın insanlara sığır eti ve ürünleriyle bulaştığı tahmin ediliyor. Bir porsiyon hayvansal ürünle bulaşma riski 10 milyarda bir olarak veriliyor. Süt ve süt ürünleri bir risk teşkil etmezken, CJD'ye yol açan proteine en çok sakatatta, özellikle göz, beyin, ince bağırsak ve kemik iliği dokusunda rastlanıyor.
Derleyen: Ömür GEDİK

HAFTANIN KİTABI

Panik atak neredeyse çağın hastalığı haline gelmeye başladı. Bir çok kişi hastane ve doktor kapılarından ayrılamıyorlar. Bunların çoğu avuç avuç sakinleştirici kullanmak zorunda kalıyorlar. Panik ataklarla ilgili gerçekleri öğrendiğinizde siz de onlara saldırabileceğinizi ve onu alt edebileceğinizi -üstelik ilaç kullanmaya gerek kalmadan- görebileceksiniz.

Hasta Okulu devam ediyor

İstanbul Üniversitesi'nin hastalar ve hasta yakınları için ücretsiz olarak sürdürdüğü Hasta Okulu, 2004 yılında da çalışmalarına devam ediyor.

Çapa'daki İstanbul Tıp Fakültesi Tevfik Sağlam Amfisinde 7 Ocak (bugün), Multiple Sklerozlu Hastalar, 14 Ocak'ta ise Böbrek Taşı Olanlar, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Oditoryum'da 7 Ocak'da Kalp Krizi Geçiren Hastalar, 14 Ocak'da ise Kolostomili Hastalar konusunda eğitim uygulanacak. Eğitim programları her iki fakültede de saat 14'de başlıyor.
Yazının devamı...

Testis kanseri korkusu muayeneden kaçırıyor

5 Ocak 2004
İNGİLTERE'de geçtiğimiz hafta açıklanan bir araştırma, ilginç bir gerçeği su yüzüne çıkardı. Buna göre testis kanserinden şüphelenen erkekler ya kontrolü mümkün olduğunca erteliyor ya da kontrol olmaktan tamamen kaçıyordu.

Bu gerçeğin ardında yatan nedenler çeşitli. Erkeklerin bazıları doktor muayenesinden korktuklarını belirtirken, bir kısmı da testis kanseri teşhisi konma ihtimalinden ve erkekliklerini yitirmekten korkuyor. Bu tip korkuları olan erkeklerin önemle bilmesi gereken şey, bu kanser türünün erken teşhis konulduğunda yüzde 90-95 gibi yüksek bir başarı oranıyla tedavi edilebildiği.

Testis kanseri, 15-35 yaş erkekler arasında en sık görülen kanser tiplerinden biri. Erkeklerde görülen kanserlerin ise yüzde 1'i kadarını oluşturuyor. Kanser ilk olarak testiste bezelye büyüklüğündeki sert bir yumru olarak kendini belli ediyor. Bu yumru dokunulduğunda acı vermeyebiliyor. Testis kanserinin sebebi tam olarak bilinmiyor. İnmemiş testisi olanlarda hastalığa yakalanma riski daha fazla. İnmemiş testis daha sonra cerrahi yöntemlerle indirilse bile bu risk devam ediyor.

Pek çok kanser türünde olduğu gibi bunda da erken tanı çok önemli. Tüm genç erkekler belli aralıklarla kendi kendilerine testis muayenesi yapmalılar. Bu muayenede görülen şüpheli durum gözardı edilmemeli.

Derleyen: Ömür GEDİK

Tedavide kısırlık söz konusu değil

Tanı için kan tahlili, ultrason muayenesi ve nadiren de olsa biyopsi gerekebiliyor. Tedavide ise kanserin evrelerine göre hareket etmek önemli. Kanserin ‘‘seminom’’ tipi radyoteripiye oldukça duyarlı oluyor, ‘‘nonseminom’’larda ise bu duyarlılık görülmüyor. Nonseminom'larda cerrahi tedaviden sonra en az yan etkisi olan ilaçlar seçilerek kemoterapi uygulamasına geçiliyor. Cerrahi yöntemin uygulandığı erkeklerin çoğu bir testisin alınmasıyla kısır kalacağını ya da cinsel aktivitelerinin yok olacağını sanıyor. Oysa böyle bir durum söz konusu değil.İleri safhaların tedavisinde için çevre dokuların alınması da penisin sertleşmesini ve orgazmı olumsuz yönde etkilemiyor. Testislerinde normal dışı bir oluşum fark edenlerin kaygılanmadan bir doktora başvurmaları büyük önem taşıyor.

SORULAR SORUNLAR

GÖĞÜSLERİM HİÇ GELİŞMEDİ

Rumuz; Çare yok mu?

Ben 20 yaşında genç kızım. Adet görmüyorum ve göğüslerim hiç yok. Doktora gittim, bir sürü test, tahlil yapıldı.Bana rahmin küçük, gelişmemiş dediler. 1 ay kadar sonra karından küçük bir kesik yaparak içeri alet sokup bakacaklarmış. Ben de tedavisi imkansız ise, neden deney tahtası olayım diyerek tekrar gitmedim.

Hastalıkların tedavisi sırasında, zaman zaman hekimlerin önemli saydıkları hususlarla, hastalarınki arasında farklılıklar oluyor. Doğal olarak siz, 20 yaşında bir genç kız olarak önce dış görünüşünüzün düzelmesini istiyorsunuz, hekimleriniz ise, tıbbı açıdan önemli olan, olayı kökünden aydınlatmak istiyor. Aslında doğru olan da, hekimlerinizin yapmak istediği. Çünkü, olayı aydınlığa kavuşturduktan sonra uygulanacak tedavi bir bütün olmalıdır.

Karından alet sokarak yapılacak tetkik belki yararlı ama kanımca, çok önemli değil. Sizin için kandaki hormon tetkikleri ve belki de kromozom tetkikleri daha önem taşıyor. Bazı tür kromozom anomalileri, hastaların cinsiyet özelliklerini etkileyebilir. Bazı tür kromozom bozukluğunda kişinin dış görünüşü kız özelliğinde olduğu halde, kromozom yapısı erkek özelliğinde olabilir.

Sizdeki olay, mektuptaki tariflere bakarak ilaç yazmakla geçiştirilecek kadar kolay değil. Tıp fakültelerinden birine başvurun. Çoğunun, kromozomlarla ilgili araştırmalar yapma olanağı da olduğu için sizin sorununuzun kaynağı ve varsa yapılabilecekler kesin olarak belirlenecektir.
Yazının devamı...

Testis kanseri korkusu muayeneden kaçırıyor

5 Ocak 2004
Testis muayenesinden ya da kanser teşhisi konulmasından korkan erkeklerin çoğu, doktora gitmeyi geciktiriyor. Oysa testis kanseri erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir kanser türü...İNGİLTERE'de geçtiğimiz hafta açıklanan bir araştırma, ilginç bir gerçeği su yüzüne çıkardı. Buna göre testis kanserinden şüphelenen erkekler ya kontrolü mümkün olduğunca erteliyor ya da kontrol olmaktan tamamen kaçıyordu. Bu gerçeğin ardında yatan nedenler çeşitli. Erkeklerin bazıları doktor muayenesinden korktuklarını belirtirken, bir kısmı da testis kanseri teşhisi konma ihtimalinden ve erkekliklerini yitirmekten korkuyor. Bu tip korkuları olan erkeklerin önemle bilmesi gereken şey, bu kanser türünün erken teşhis konulduğunda yüzde 90-95 gibi yüksek bir başarı oranıyla tedavi edilebildiği. Testis kanseri, 15-35 yaş erkekler arasında en sık görülen kanser tiplerinden biri. Erkeklerde görülen kanserlerin ise yüzde 1'i kadarını oluşturuyor. Kanser ilk olarak testiste bezelye büyüklüğündeki sert bir yumru olarak kendini belli ediyor. Bu yumru dokunulduğunda acı vermeyebiliyor. Testis kanserinin sebebi tam olarak bilinmiyor. İnmemiş testisi olanlarda hastalığa yakalanma riski daha fazla. İnmemiş testis daha sonra cerrahi yöntemlerle indirilse bile bu risk devam ediyor. Pek çok kanser türünde olduğu gibi bunda da erken tanı çok önemli. Tüm genç erkekler belli aralıklarla kendi kendilerine testis muayenesi yapmalılar. Bu muayenede görülen şüpheli durum gözardı edilmemeli. Derleyen: Ömür GEDİKTedavide kısırlık söz konusu değilTanı için kan tahlili, ultrason muayenesi ve nadiren de olsa biyopsi gerekebiliyor. Tedavide ise kanserin evrelerine göre hareket etmek önemli. Kanserin ‘‘seminom’’ tipi radyoteripiye oldukça duyarlı oluyor, ‘‘nonseminom’’larda ise bu duyarlılık görülmüyor. Nonseminom'larda cerrahi tedaviden sonra en az yan etkisi olan ilaçlar seçilerek kemoterapi uygulamasına geçiliyor. Cerrahi yöntemin uygulandığı erkeklerin çoğu bir testisin alınmasıyla kısır kalacağını ya da cinsel aktivitelerinin yok olacağını sanıyor. Oysa böyle bir durum söz konusu değil.İleri safhaların tedavisinde için çevre dokuların alınması da penisin sertleşmesini ve orgazmı olumsuz yönde etkilemiyor. Testislerinde normal dışı bir oluşum fark edenlerin kaygılanmadan bir doktora başvurmaları büyük önem taşıyor.SORULAR SORUNLARGÖĞÜSLERİM HİÇ GELİŞMEDİRumuz; Çare yok mu?Ben 20 yaşında genç kızım. Adet görmüyorum ve göğüslerim hiç yok. Doktora gittim, bir sürü test, tahlil yapıldı.Bana rahmin küçük, gelişmemiş dediler. 1 ay kadar sonra karından küçük bir kesik yaparak içeri alet sokup bakacaklarmış. Ben de tedavisi imkansız ise, neden deney tahtası olayım diyerek tekrar gitmedim.Hastalıkların tedavisi sırasında, zaman zaman hekimlerin önemli saydıkları hususlarla, hastalarınki arasında farklılıklar oluyor. Doğal olarak siz, 20 yaşında bir genç kız olarak önce dış görünüşünüzün düzelmesini istiyorsunuz, hekimleriniz ise, tıbbı açıdan önemli olan, olayı kökünden aydınlatmak istiyor. Aslında doğru olan da, hekimlerinizin yapmak istediği. Çünkü, olayı aydınlığa kavuşturduktan sonra uygulanacak tedavi bir bütün olmalıdır.Karından alet sokarak yapılacak tetkik belki yararlı ama kanımca, çok önemli değil. Sizin için kandaki hormon tetkikleri ve belki de kromozom tetkikleri daha önem taşıyor. Bazı tür kromozom anomalileri, hastaların cinsiyet özelliklerini etkileyebilir. Bazı tür kromozom bozukluğunda kişinin dış görünüşü kız özelliğinde olduğu halde, kromozom yapısı erkek özelliğinde olabilir. Sizdeki olay, mektuptaki tariflere bakarak ilaç yazmakla geçiştirilecek kadar kolay değil. Tıp fakültelerinden birine başvurun. Çoğunun, kromozomlarla ilgili araştırmalar yapma olanağı da olduğu için sizin sorununuzun kaynağı ve varsa yapılabilecekler kesin olarak belirlenecektir.
Yazının devamı...

Testis kanseri korkusu muayeneden kaçırıyor

5 Ocak 2004
Testis muayenesinden ya da kanser teşhisi konulmasından korkan erkeklerin çoğu, doktora gitmeyi geciktiriyor. Oysa testis kanseri erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir kanser türü...İNGİLTERE'de geçtiğimiz hafta açıklanan bir araştırma, ilginç bir gerçeği su yüzüne çıkardı. Buna göre testis kanserinden şüphelenen erkekler ya kontrolü mümkün olduğunca erteliyor ya da kontrol olmaktan tamamen kaçıyordu. Bu gerçeğin ardında yatan nedenler çeşitli. Erkeklerin bazıları doktor muayenesinden korktuklarını belirtirken, bir kısmı da testis kanseri teşhisi konma ihtimalinden ve erkekliklerini yitirmekten korkuyor. Bu tip korkuları olan erkeklerin önemle bilmesi gereken şey, bu kanser türünün erken teşhis konulduğunda yüzde 90-95 gibi yüksek bir başarı oranıyla tedavi edilebildiği. Testis kanseri, 15-35 yaş erkekler arasında en sık görülen kanser tiplerinden biri. Erkeklerde görülen kanserlerin ise yüzde 1'i kadarını oluşturuyor. Kanser ilk olarak testiste bezelye büyüklüğündeki sert bir yumru olarak kendini belli ediyor. Bu yumru dokunulduğunda acı vermeyebiliyor. Testis kanserinin sebebi tam olarak bilinmiyor. İnmemiş testisi olanlarda hastalığa yakalanma riski daha fazla. İnmemiş testis daha sonra cerrahi yöntemlerle indirilse bile bu risk devam ediyor. Pek çok kanser türünde olduğu gibi bunda da erken tanı çok önemli. Tüm genç erkekler belli aralıklarla kendi kendilerine testis muayenesi yapmalılar. Bu muayenede görülen şüpheli durum gözardı edilmemeli. Derleyen: Ömür GEDİKTedavide kısırlık söz konusu değilTanı için kan tahlili, ultrason muayenesi ve nadiren de olsa biyopsi gerekebiliyor. Tedavide ise kanserin evrelerine göre hareket etmek önemli. Kanserin ‘‘seminom’’ tipi radyoteripiye oldukça duyarlı oluyor, ‘‘nonseminom’’larda ise bu duyarlılık görülmüyor. Nonseminom'larda cerrahi tedaviden sonra en az yan etkisi olan ilaçlar seçilerek kemoterapi uygulamasına geçiliyor. Cerrahi yöntemin uygulandığı erkeklerin çoğu bir testisin alınmasıyla kısır kalacağını ya da cinsel aktivitelerinin yok olacağını sanıyor. Oysa böyle bir durum söz konusu değil.İleri safhaların tedavisinde için çevre dokuların alınması da penisin sertleşmesini ve orgazmı olumsuz yönde etkilemiyor. Testislerinde normal dışı bir oluşum fark edenlerin kaygılanmadan bir doktora başvurmaları büyük önem taşıyor.SORULAR SORUNLARGÖĞÜSLERİM HİÇ GELİŞMEDİRumuz; Çare yok mu?Ben 20 yaşında genç kızım. Adet görmüyorum ve göğüslerim hiç yok. Doktora gittim, bir sürü test, tahlil yapıldı.Bana rahmin küçük, gelişmemiş dediler. 1 ay kadar sonra karından küçük bir kesik yaparak içeri alet sokup bakacaklarmış. Ben de tedavisi imkansız ise, neden deney tahtası olayım diyerek tekrar gitmedim.Hastalıkların tedavisi sırasında, zaman zaman hekimlerin önemli saydıkları hususlarla, hastalarınki arasında farklılıklar oluyor. Doğal olarak siz, 20 yaşında bir genç kız olarak önce dış görünüşünüzün düzelmesini istiyorsunuz, hekimleriniz ise, tıbbı açıdan önemli olan, olayı kökünden aydınlatmak istiyor. Aslında doğru olan da, hekimlerinizin yapmak istediği. Çünkü, olayı aydınlığa kavuşturduktan sonra uygulanacak tedavi bir bütün olmalıdır.Karından alet sokarak yapılacak tetkik belki yararlı ama kanımca, çok önemli değil. Sizin için kandaki hormon tetkikleri ve belki de kromozom tetkikleri daha önem taşıyor. Bazı tür kromozom anomalileri, hastaların cinsiyet özelliklerini etkileyebilir. Bazı tür kromozom bozukluğunda kişinin dış görünüşü kız özelliğinde olduğu halde, kromozom yapısı erkek özelliğinde olabilir. Sizdeki olay, mektuptaki tariflere bakarak ilaç yazmakla geçiştirilecek kadar kolay değil. Tıp fakültelerinden birine başvurun. Çoğunun, kromozomlarla ilgili araştırmalar yapma olanağı da olduğu için sizin sorununuzun kaynağı ve varsa yapılabilecekler kesin olarak belirlenecektir.
Yazının devamı...

Yılbaşı sofrasından hasta olup kalkmayın

31 Aralık 2003
Aman dikkat. Kendinizi gecenin havasına kaptırıp, yılbaşı sofrasından hasta kalkmayın.

SİNDİRİM zorluğu, yılbaşı sofralarının geleneksel sağlık sorunu olmayı sürdürüyor. Sofrada iştah kabartan yiyecekleri atıştırırken, yiyip içtiklerinizin size daha sonra sıkıntılı dakikalar geçirtebileceğini düşünmüyorsunuz. Oysa dikkatli davranmazsanız o güzelim yılbaşı sofrası size zehir olur.

Karnınızı tıka basa doyurmanız sindirim zorluğu çekmenize neden olur. Kuşkusuz yılbaşı sofralarında yemeği ve içkiyi fazla kaçırmanız da büyük bir olasılık. Yılbaşı gecesini kendinize zehir etmemeniz için size bir kaç önerimiz olacak:

Gazlı içeceklere bu gece itibar etmeyin. Bu tür içecekler, özellikle yediğiniz yemek miktarını fazla kaçırdığınız zaman şişkinlik yapar, yiyeceklerin sindirilmesini geciktirir.

Sofrada sevdiğiniz yiyecekleri bir arada görünce, sanki yemekler önünüzden alınıverecekmiş gibi acele acele atıştırmayın. Lokmaları iyice çiğneyerek yemeğin tadını çıkarın

Yemek faslını gecenin geç saatlerine kadar sürdürmeyin. Uykuya yatmaya hazırlanırken birkaç lokma daha atıştırmak size uykusuz bir gece geçirtebilir. Yemek faslını, uykuya yatmadan birkaç saat önce bitirmelisiniz.

Akşam yeni yılı kutlamaya hazırlanırken, aç karnına içki içmekten özellikle sakının. Alkolün boş mideye vereceği zararlar saymakla bitmez. Siz en iyisi sofraya oturmadan biraz süt için ya da bir kaç kaşık yoğurt yiyin.

Sigara içenler, özellikle ziyafet sofralarında sigara tüketimini abartırlar. Yemek arasında içkinizi yudumlarken peşpeşe sigara yakarsınız. Sigara içmek her zaman sağlığa zarar verir ama böyle ziyafet gecelerinde sigaranın zararı bir misli artar.

Sofradaki yiyecekler iştahınızı ne kadar kabartırsa kabartsın halk tabiriyle 'tıka-basa' yemekten kaçının Doyduğunuzu hissettiğiniz an, kendinizi daha fazla yemeye zorlamayın. Tabağınıza azar azar yiyecek alıp yemek işinde ölçülü davranmaya özen gösterin.

Yeni yılın hepinize sağlıklı ve mutlu günler getirmesini dileriz.

HAFTANIN KİTABI

Bu haftanın kitabı Diyet Beslenme, ülserden kalp yetmezliğine, osteoporozdan yaşlılığa kadar her türlü durumda nasıl beslenilmesinin yararlı olduğunu anlattığı kadar, önerilen beslenme tarzına uygun yemeklerin tariflerini de veriyor.

Bu kitap bir hafta süreyle tüm D&R mağazalarında yüzde 15 indirimli
Yazının devamı...

Yılbaşı sofrasından hasta olup kalkmayın

31 Aralık 2003
Yeni yılın gelişini sofra başında kutlamak bir gelenek oldu. Evinizde veya bir eğlence yerinde aileniz ve dostlarınız özenle donatılmış yılbaşı sofrasında yiyip içip eğleneceksiniz. Aman dikkat. Kendinizi gecenin havasına kaptırıp, yılbaşı sofrasından hasta kalkmayın.SİNDİRİM zorluğu, yılbaşı sofralarının geleneksel sağlık sorunu olmayı sürdürüyor. Sofrada iştah kabartan yiyecekleri atıştırırken, yiyip içtiklerinizin size daha sonra sıkıntılı dakikalar geçirtebileceğini düşünmüyorsunuz. Oysa dikkatli davranmazsanız o güzelim yılbaşı sofrası size zehir olur.Karnınızı tıka basa doyurmanız sindirim zorluğu çekmenize neden olur. Kuşkusuz yılbaşı sofralarında yemeği ve içkiyi fazla kaçırmanız da büyük bir olasılık. Yılbaşı gecesini kendinize zehir etmemeniz için size bir kaç önerimiz olacak:Gazlı içeceklere bu gece itibar etmeyin. Bu tür içecekler, özellikle yediğiniz yemek miktarını fazla kaçırdığınız zaman şişkinlik yapar, yiyeceklerin sindirilmesini geciktirir.Sofrada sevdiğiniz yiyecekleri bir arada görünce, sanki yemekler önünüzden alınıverecekmiş gibi acele acele atıştırmayın. Lokmaları iyice çiğneyerek yemeğin tadını çıkarınYemek faslını gecenin geç saatlerine kadar sürdürmeyin. Uykuya yatmaya hazırlanırken birkaç lokma daha atıştırmak size uykusuz bir gece geçirtebilir. Yemek faslını, uykuya yatmadan birkaç saat önce bitirmelisiniz.Akşam yeni yılı kutlamaya hazırlanırken, aç karnına içki içmekten özellikle sakının. Alkolün boş mideye vereceği zararlar saymakla bitmez. Siz en iyisi sofraya oturmadan biraz süt için ya da bir kaç kaşık yoğurt yiyin.Sigara içenler, özellikle ziyafet sofralarında sigara tüketimini abartırlar. Yemek arasında içkinizi yudumlarken peşpeşe sigara yakarsınız. Sigara içmek her zaman sağlığa zarar verir ama böyle ziyafet gecelerinde sigaranın zararı bir misli artar.Sofradaki yiyecekler iştahınızı ne kadar kabartırsa kabartsın halk tabiriyle 'tıka-basa' yemekten kaçının Doyduğunuzu hissettiğiniz an, kendinizi daha fazla yemeye zorlamayın. Tabağınıza azar azar yiyecek alıp yemek işinde ölçülü davranmaya özen gösterin.Yeni yılın hepinize sağlıklı ve mutlu günler getirmesini dileriz.HAFTANIN KİTABIBu haftanın kitabı Diyet Beslenme, ülserden kalp yetmezliğine, osteoporozdan yaşlılığa kadar her türlü durumda nasıl beslenilmesinin yararlı olduğunu anlattığı kadar, önerilen beslenme tarzına uygun yemeklerin tariflerini de veriyor.Bu kitap bir hafta süreyle tüm D&R mağazalarında yüzde 15 indirimli
Yazının devamı...

Yılbaşı sofrasından hasta olup kalkmayın

31 Aralık 2003
Yeni yılın gelişini sofra başında kutlamak bir gelenek oldu. Evinizde veya bir eğlence yerinde aileniz ve dostlarınız özenle donatılmış yılbaşı sofrasında yiyip içip eğleneceksiniz. Aman dikkat. Kendinizi gecenin havasına kaptırıp, yılbaşı sofrasından hasta kalkmayın.SİNDİRİM zorluğu, yılbaşı sofralarının geleneksel sağlık sorunu olmayı sürdürüyor. Sofrada iştah kabartan yiyecekleri atıştırırken, yiyip içtiklerinizin size daha sonra sıkıntılı dakikalar geçirtebileceğini düşünmüyorsunuz. Oysa dikkatli davranmazsanız o güzelim yılbaşı sofrası size zehir olur.Karnınızı tıka basa doyurmanız sindirim zorluğu çekmenize neden olur. Kuşkusuz yılbaşı sofralarında yemeği ve içkiyi fazla kaçırmanız da büyük bir olasılık. Yılbaşı gecesini kendinize zehir etmemeniz için size bir kaç önerimiz olacak:Gazlı içeceklere bu gece itibar etmeyin. Bu tür içecekler, özellikle yediğiniz yemek miktarını fazla kaçırdığınız zaman şişkinlik yapar, yiyeceklerin sindirilmesini geciktirir.Sofrada sevdiğiniz yiyecekleri bir arada görünce, sanki yemekler önünüzden alınıverecekmiş gibi acele acele atıştırmayın. Lokmaları iyice çiğneyerek yemeğin tadını çıkarınYemek faslını gecenin geç saatlerine kadar sürdürmeyin. Uykuya yatmaya hazırlanırken birkaç lokma daha atıştırmak size uykusuz bir gece geçirtebilir. Yemek faslını, uykuya yatmadan birkaç saat önce bitirmelisiniz.Akşam yeni yılı kutlamaya hazırlanırken, aç karnına içki içmekten özellikle sakının. Alkolün boş mideye vereceği zararlar saymakla bitmez. Siz en iyisi sofraya oturmadan biraz süt için ya da bir kaç kaşık yoğurt yiyin.Sigara içenler, özellikle ziyafet sofralarında sigara tüketimini abartırlar. Yemek arasında içkinizi yudumlarken peşpeşe sigara yakarsınız. Sigara içmek her zaman sağlığa zarar verir ama böyle ziyafet gecelerinde sigaranın zararı bir misli artar.Sofradaki yiyecekler iştahınızı ne kadar kabartırsa kabartsın halk tabiriyle 'tıka-basa' yemekten kaçının Doyduğunuzu hissettiğiniz an, kendinizi daha fazla yemeye zorlamayın. Tabağınıza azar azar yiyecek alıp yemek işinde ölçülü davranmaya özen gösterin.Yeni yılın hepinize sağlıklı ve mutlu günler getirmesini dileriz.HAFTANIN KİTABIBu haftanın kitabı Diyet Beslenme, ülserden kalp yetmezliğine, osteoporozdan yaşlılığa kadar her türlü durumda nasıl beslenilmesinin yararlı olduğunu anlattığı kadar, önerilen beslenme tarzına uygun yemeklerin tariflerini de veriyor.Bu kitap bir hafta süreyle tüm D&R mağazalarında yüzde 15 indirimli
Yazının devamı...