Su varsa hayat var

Bir damla suyun önemini, muhtaç kalmadan anlayalım diye farkındalık yaratmaya çalıştığımız günlerden biridir Dünya Su günü...

Haberin Devamı

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 22 Mart 1993’te Dünya Su Günü kararının resmi olarak imzalanmasından sonra her yıl dünya çapında etkinliklerle farkındalık yaratılmaya çalışılıyor. Birleşmiş Milletler-Su (UN-Water) tarafından organize edilen bu etkinlikler her yıl farklı bir tema ile gerçekleştirilmektedir. 2023 yılı Dünya Su Günü teması “Ortaklıklar ve İşbirliği Yoluyla Değişimi Hızlandırmak” olarak belirlenmiştir.

Su yaşamdır. Su kaynaklarımız sonsuz değildir. Miktarı ve kalitesi her geçen gün kötüye gidiyor. Suyun önemini rakamlarla anlatmak gerekirse;
*
- 2050 yıllına kadar suya olan talebin yüzde 55 artış göstermesi bekleniyor. Tatlı suyun yüzde 70’i tarımda kullanılıyor. Artan nüfusu beslemek için gıda üretimi 2035’e kadar yüzde 69 artacak.
- Türkiye’de kişi başı günlük ortalama su miktarı ise 217 litre. Bursa’da kişi başı günlük ortalama su miktarı 150 litre civarında değişiyor.
- Türkiye’de suyun yüzde 77’sinin sulama, yüzde 11’inin sanayide, yüzde 12’sının içme ve kişisel kullanımda kullanılıyor.
- Türkiye’de son 20 yılda kişi başına düşen su miktarı 4 bin metreküpten 1430 metreküpe indi. Bu rakam bizi su azlığı çeken ülkeler sınıfına ekliyor.
 - 5 ile 15 milyon ton plastik her yıl ırmaklar ve denizler yolu ile okyanuslara karışıyor, yapılan araştırmalar 2050 yılında su kaynaklarında plastiklerin ağırlığının balıklardan daha fazla olabileceğini öngörüyor.
*
DSİ’den alınan verilere göre; Bursa’nın toplam su varlığının yüzde 28,58‘i içme ve kullanma suyu olarak, yüzde 60,48‘i sulama suyu olarak, yüzde 10,95 sanayide proses amaçlı olarak kullanılıyor. Son yağışlarla birlikte barajlarımızın doluluk oranı Doğancı Barajı için %43, Nilüfer Barajı ise %12 seviyelerinde. Ortalama doluluk oranına baktığımızda yüzde 25 seviyelerinde olduğu ve beklenen Nisan-Mayıs yağışları olmazsa sadece 98 günlük suyumuz kaldığını görüyoruz.
Bu durum suyumuzu tasarruflu ve verimli kullanmamız gerektiğini, durumun ne kadar ciddi olduğunu ortaya koyuyor. Su kullanımı ile ilgili Kuraklık Acil eylem planlarının yapılması ve tüm paydaşların süreci sahiplenmesi gerekiyor.
*
Bu yıl ki “Değişimi Hızlandırmak” teması sinek kuşunun mitolojik hikâyesinden yola çıkarak “Sadece durup bakacak mıyız yoksa harekete geçecek miyiz?” diye soruyor.
İşte sinek kuşunun hikâyesi;
“Bir gün ormanda yangın çıkar, diğer tüm hayvanlar kaçarken sinek kuşu gagasıyla gölden aldığı suyu yangının üzerine bırakır. Daha büyük hayvanlar sinek kuşuna ne yaptığını sorar. Ona gülen ve yangını söndüremeyeceğini düşünen büyük hayvanlara rağmen sinek kuşu ‘Elimden gelen neyse onu yapıyorum’ cevabını veriyor.”
İşte bizler de sinek kuşu misali elimizden geleni yapmaya çalışmalıyız.
Tek başımıza aldığımız önlemlerin ya da yaptığımız tasarrufların bir yararı olmaz deyip vazgeçmeyelim.

Yazarın Tüm Yazıları