Ateş Yalazan - Arşiv Balıkçısı
Ateş Yalazan - Arşiv Balıkçısı
Ateş Yalazan - Arşiv BalıkçısıYazarın Tüm Yazıları

Tarihteki köpek katliamları - Çöpte de öldürdük gaz odasında da

Türkiye son günlerde Havrita adlı insanlık dışı uygulamayı konuşuyor. Bu haritada işaretlenen hayvanlar bir bir katledildi.

Haberin Devamı

Mahkemeden gelen erişim engeliyle şimdilik bir nebze nefes aldık.

Tarihteki köpek katliamları - Çöpte de öldürdük gaz odasında da

İnsanlık dışı diyorum ama hayvanların katledilmesi tam da insana özgü.

Kendi yaşam alanındaki, kendine dair olmayan her şeyi yok etmesiyle ünlü insan.

Bugün köpeklerin, kedilerin katledilmesine karşı güçlü ses verebiliyoruz.

Tarihteki köpek katliamları - Çöpte de öldürdük gaz odasında da
22 HAZİRAN 1966

Oysa geçmişte hayvanseverlerin sesi çok cılızdı.

Belediyeler hep bir bahane bulup sokak hayvanlarını katlediyordu.

Tarihteki köpek katliamları - Çöpte de öldürdük gaz odasında da

Haberin Devamı

İNSANİ VE FENNİ BİR YÖNTEM

Uzun yıllar bu bahanenin ismi “kuduz”du. Hayvanlar yerine insanları aşılayıp, köpekleri katletme yolu tercih edildi.

Tarihteki köpek katliamları - Çöpte de öldürdük gaz odasında da
Fotoğraf: Oğuz Demir

Bundan yaklaşık 100 sene evvel kurulan Türkiye Himaye-i Hayvanat Cemiyeti yani Hayvanları Koruma Derneği’nin ana faaliyetlerinden birinin ne olduğunu tahmin edebilir misiniz? Murat Toklucu’nun Tarih dergisindeki yazısından öğrendiğimize göre bu cemiyet, hayvanların öldürülmesine değil “öldürülme biçimine” karşı çıkıyordu.

Vurularak ya da zehirlenerek öldürülmesi yerine “acısız, insani ve fenni bir yöntem” olduğunu sandıkları “gaz odaları” kurulmasını önerdiler. Kuruldu da.

Gaz odalarının bulunduğu yerin ismi de ironikti:

“Hayvan Hastanesi.”

Sadece 1929 yılında Şişli’deki bu “hastanede” 3 bin 309 köpek gazla katledildi.

Tarihteki köpek katliamları - Çöpte de öldürdük gaz odasında da
9 MART 1963

25 YILDA 21 BİN KÖPEĞİ ÖLDÜRDÜ

Hürriyet arşivi de bu tür katliamların haberleriyle dolu.

Bu haberlere göre belediyelerin kadrolu, maaşlı “köpek itlaf ekipleri” vardı. İtlaf kelimesini o güne dair bakış açısını anlatmak için kullanıyorum. Yoksa yapılan düpedüz cinayetti.

Haberin Devamı

Tarihteki köpek katliamları - Çöpte de öldürdük gaz odasında da
12 MART 1964

Sokaklar, köpekler ve kediler için bugünkünden bile tekinsizdi. Bandırma muhabiri Basri Atılganer’in 9 Mart 1963’teki haberine göre, belediye görevlisi olarak 25 yıldır köpek katliamı yapan 60 yaşındaki Sabri Özden, toplam 21 bin köpeği öldürdüğünü anlatıyordu. Hatta “bazı sahipli köpekleri öldürdüğü için” dayak yemiş, 10 dişini bu yüzden kaybetmişti. Her ne kadar halk arasında “köpek celladı” ve “köpek canavarı” diye anılsa da, belediyenin zabıta amiri, onun mesaisinden çok memnundu. “Sabri Bey vazifeden ayrılırsa halimiz nice olur. Allah ona uzun ömür versin” diyordu.

Tarihteki köpek katliamları - Çöpte de öldürdük gaz odasında da
Kedi ve köpeklere yönelik zulmün sınırının olmadığını 2018’de tüm ayakları ve kuyruğu kesilen yavruyla bir kez daha anlamıştık. Tüm Türkiye’nin gözünün içine baktığı o yavru hayata tutunamamıştı.

Haberin Devamı

KUYRUK GETİRENE 5 LİRA ÖDÜL

Katliamı sadece belediyeler yapmıyordu. 1959 senesinde Diyarbakır Valiliği, itlaf ekiplerinin yanı sıra vatandaşları da göreve çağırdı. Vali, vatandaşların ispat için öldürdükleri köpeklerin kuyruklarını getirmelerini, “kuyruk başına da 5 lira” ödeneceğini duyuruyordu.

Aynı uygulama 1980’lerde İstanbul’da bile yapılıyordu. Kuduz söylentisi çıktı mı, hemen ekipler sokaklara fırlıyor, tüfek, sopa, zehirli et, ne bulurlarsa hayvanları katlediyordu.

Tarihteki köpek katliamları - Çöpte de öldürdük gaz odasında da

Ekipler mahalleye girince, vatandaşlar sokağın köpeklerini kucaklayıp katliamdan kaçırmaya çabalıyordu. Katliam yapanların, kurbanlarının durumuna düştüğü de oldu.

11 Mart 1964’te Belediye Temizlik İşleri Müdürlüğü’nün Eminönü Şubesinde “Köpek İtlaf Grup Amiri” olarak çalışan Dursun İnci, köpekleri katlettiği zehirle kendisi öldü.

Haberin Devamı

KATLİAMI VATANDAŞ ÖNLÜYORDU

12 Eylül askeri rejimi döneminde tüfekle vurulan ya da zehirli kıymayla katledilen köpekler tepkilere neden olunca havalı tüfek ithalatı gündeme geldi. Devlet eliyle sistematik ve açıktan kedi-köpek katliamı 1980’lerin sonuna kadar sürdü. 1985’te dönemin Belediye Başkanı Bedrettin Dalan, “itlaf ekiplerindeki” tüfeklerin toplandığını, artık köpeklerin “iğne ile uyuşturulup, gaz odasında topluca itlaf edildiğini” gururla açıklıyordu.

Tarihteki köpek katliamları - Çöpte de öldürdük gaz odasında da
26 ŞUBAT 1967

Yani sadece 37 sene önce İstanbul’da korumasız, çaresiz sevimli dostlarımız gaz odalarında infaz ediliyordu. Şubat 1985’te tam da Dalan’ın Suadiye’deki evinin önünde belediye görevlileri sopaya bağlı kıskaçla köpeği boğazlarken mahalleli dayanamayıp müdahale etti.

Haberin Devamı

14 Şubat 1985’te Hürriyet’in “Bir günün hikayesi” köşesinde, “İşkence belediyesi” başlıklı yazıda bu hikâye anlatıldıktan sonra bir başka vahşete dikkat çekiliyordu: “Canlı canlı çöp kamyonlarına konulan köpekler presle ezilerek katlediliyor.”

1987’ye gelindiğinde köpek katliamları tam gaz sürüyordu. Üstelik belediyenin bu işi üstlenen biriminin adı da Veteriner Müdürlüğü’ydü. O yılın ocak ayında Veteriner Müdürlüğü tam 884 köpek ile 201 kediyi kuduz bahanesiyle katletti. 

Tarihteki köpek katliamları - Çöpte de öldürdük gaz odasında da
23 OCAK 1987

YAZMASI DA ZOR OKUMASI DA

1980’lerin sonuna doğru bazı hayvanseverlerin kişisel çabalarıyla küçük köpek barınakları oluşturulmaya başlandı. O yıllar için bu girişimler o kadar marjinaldi ki... Birçok kişi bu hayvanseverlere deli gözüyle bakıyordu.

2000’lere gelindiğinde kamuoyu tepkisi nedeniyle belediyeler köpek katliamını açık açık yapmaya cesaret edemez oldular. Ama birçoğu hâlâ gizli gizli öldürmeyi sürdürüyor. Biliyorum bu katliamları yazması da okuması da çok zor. Ama sevgili köpeklerimiz ve kedilerimiz, on yıllar boyunca cinnet halindeki bu cinayetlere maruz kaldılar. Bu gerçeği tüm çıplaklığıyla hatırlamak gerekiyor. O gün bahanenin adı kuduzdu, bugün saldırgan köpekler... Yarın başka bir şey olur. Artık 2022’deyiz. Her ne gerekçeyle olursa olsun sokaklardaki hayvanları katletmenin barbarlık olduğunu bilmemiz gerekiyor.

Bu katliamların günümüz dünyasında yeri olmadığını hep birlikte haykırıyoruz. Çare belli... Bu çarenin peşinde ısrarla koşmak şart.

Tek tesellimiz, Havrita gibi zalim, gaddar ve haince girişimlere hep bir ağızdan karşı çıkıyor olmamız.

Yazarın Tüm Yazıları