HABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail'i savaş suçlusu olarak ilan edeceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen "Büyük Filistin Mitingi"nde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ufkumuzun uzandığı her yerde kalplerini ve gözlerini bize çevirmiş kardeşlerimizin derdi ile dertlendiğimiz yardım eli uzattığımız gerektiğinde sınırlarımızı açtığımız kardeşlerimize yaptığımız gibi Gazze için de bugün olduğu gibi kıyamdayız" ifadelerini kullandı. Erdoğan, "İsrail 22 gündür açıkça savaş suçu işliyor. İsrail biz de seni savaş suçlusu diye dünyaya ilan edeceğiz. Bunun hazırlığını yapıyoruz. Savaş suçlusu olarak İsrail'i dünyaya tanıtacağız" dedi.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

"Aziz milletim, sevgili İstanbullular, Milliyetçi Hareket Partisi'nin değerli Genel Başkanı Sayın devlet Bahçeli, Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı değerli kardeşim Sayın Ersin Tatar, saygı değer genel başkanlar, yurt dışından mitingimize katılın kıymetli misafirler, değerli kardeşlerim. Hepinizi en kalbi duygularımla hürmetle muhabbetle selamlıyorum. Her birinize Filistin davasına sahip çıktığınız, Gazzeli mazlumlara umut olduğunuz için şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Sözlerimin hemen başında bu toprakları bize vatan olarak bırakan ecdadın tüm şehitlerinin, gazilerini, kahramanlarını rahmetle anıyorum. Anadolu Selçuklu Devleti'nden Osmanlı'ya ve Cumhuriyete kadar vatan topraklarına hükümranlık mührünü vurduğumuz devletlerimizin kurulmasında ve yaşatılmasında emeği geçenleri minnetle yad ediyorum. Coğrafyamızın semalarında bayrağımızın ilelebet dalgalanması, ezanlarımızın kıyamete kadar okunması için emek veren, akıl ve alın teri döken herkese şükranlarımı sunuyorum.

"GAZZE İÇİN KIYAMDAYIZ"

Sizin bugün burada öyle büyük bir milletsiniz ki bunu farklı bir şekilde ortaya koydunuz. Öyle büyük bir millet ve devletiz ki ne gücümüz ne derdimiz ne mücadelemiz sadece kendi sınırlarımızda kaimdir. Yarın cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılının coşkusunu yaşarken bugün Gazze için yüreklerimizin yangınını cümle aleme haykıracağız. Tıpkı geçmişte Trakya'da, Balkanlar'da, Kafkaslar'da, Doğu Akdeniz kıyılarının her karışında, Orta Asya'nın, Güney Asya'nın, Afrika'nın dört bir yanında bir zamanlar biz de millet hem nasıl bir milletmişiz gelmişiz dünyaya millet, milliyet nedir öğretmişiz.

Ufkumuzun uzandığı her yerde kalplerini ve gözlerini bize çevirmiş kardeşlerimizin derdi ile dertlendiğimiz yardım eli uzattığımız gerektiğinde sınırlarımızı açtığımız kardeşlerimize yaptığımız gibi Gazze için de bugün olduğu gibi kıyamdayız.

Maalesef ülkemin siyasileri içerisinde Hamas'ı Netanyahu'ya bırakan talihsizler var. 'Netanyahu nasıl teröristse Hamas'ta terörist'miş. Yazıklar olsun. Hamas nedir, Hamas kimdir bundan bi haber olan bedhahlar talihsizler var. Onlara ülkemde oy atanlar da şu anda iyi düşünmesi lazım. Onlara oy verenler iyi düşünmesi lazım. Bugün burada yaşadığımızı tarih bize yaşatmasın inşallah. Bizim ve bizden önceki kuşağın gençliği dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimizin yaşadığı acıları takip etmekle, anlatmakla, telkin etmekle geçti. Kırım'dan Karabağ'a, Bosna'dan Kerkük'e, Filistin'den Türkistan'a, Afganistan'dan Çeçenistan'a pek çok coğrafya için biz gözyaşı döktük. Ömrümüz boşuna geçmedi.

"ADANA NEYSE GAZZE DE OYDU"

Bugün birileri Gazze'yi uzakta çok uzakta bizimle hiç alakası olmayan bir yer gibi görüyor hatta bunu ne yazık ki açıkça söylüyor. Bu millet için bu ülke için Adana ne ise Gazze'de oydu. Tıpkı Edirne neyse Üsküp'ün, Kırklareli neyse Selanik'in, Mardin neyse Musul'un, Gaziantep neyse Halep'in o olduğu gibi Gazze'de vatan topraklarının ayrılmaz sandığımız bir parçasıydı. Nereden nereye geldik. Çanakkale şehitliğine yolunuz düştüğünde ihmal etmeyin muhakkak gidin mezar taşlarının üzerindeki isimlere ve şehirlere iyi bakın. Orada Balıkesirli ile Şanlıurfalı'nın olduğu gibi Gazzeli ile Üsküplü'nün yan yana yattığını göreceksiniz. Öyle ki Çanakkale şehitleri listesinde Gazze verdiği 53 şehit ile bugün sınırlarımızın içindeki şehirlerin çoğunun üstünde yer alıyor. Ama bizi kanımız kadar, canımız kadar, sevdamız kadar kendimizden olan tüm bu topraklardan ne yazık ki ayırdılar.

Sadece fiziki olarak ayırmakla kalmadılar. Zihnimizden ve kalbimizden sökmek için de her türlü fırıldağa çevirdiler. Milyonlarca insanımızın hayatını kaybettiği, milyonlarcasının evlerini bırakıp Anadolu'ya sığınmak zorunda kaldığı kara günlerden o aldığımız dersleri asla unutmamalıyız. Gazze'deki Filistinli kardeşlerimiz için bir araya geldiğimiz şu muhteşem toplantıda bir daha asla yeni Gazzeler ortaya çıkmasına izin vermeme azmiyle ayrılmalıyız.

Hiç şüphe yok ki Türkiye tarihiyle, kültürüyle, coğrafyasıyla, medeniyetiyle büyük bir devlettir. Aynı zamanda Türkiye sahip olduğu tüm vasıflarından yana asla bitmeyecek büyük tehditlerin, büyük projelerin hedefinde bir ülkedir. Ülkemizin güneyinde, kuzeyinde, doğusunda, batısında ve hatta bunların ötesinde yaşanan hiç bir hadisenin çıkan hiç bir krizin, kurulan hiç bir ittifakın Türkiye üzerine oynanan oyunlardan bağımsız olmadığını bilin.

Hamas terör örgütü değildir dedim ya, bundan İsrail çok rahatsız oldu. Zaten başka bir şey beklemiyorduk. Bunu söyleyeceğinizi biliyorduk. Bunu bildiğimiz için de açık ve net olarak ifade ettik. Dolayısıyla biz burada sadece Gazze'de yaşanan katliamı tevil etmekle kalmıyoruz. Onunla birlikte kendi istiklalimizi ve istikbalimizin de müdafaasını yapıyoruz.

"İSRAİL, SEN İŞGALCİSİN, ÖRGÜTSÜN"

İsrailli yöneticilerin en üst seviyede dile getirdiği kavramların altını kazıyın. Hepsinin içinden ülkemiz topraklarını da kapsayan bir ihanet haritası çıkar.

1947'de Gazze, Filistin buralar neydi, bugün ne? İsrail sen buralara nasıl geldin, nasıl girdin? Sen bir işgalcisin, sen bir örgütsün. Dolayısıyla Türk milleti bunu biliyor. Batı sana borçlu ama Türkiye'nin sana borcu yok. Onun için bu kadar rahat konuşuyoruz. Türkiye sana borçlu olmadığı için Erdoğan böyle konuşuyor. Ama ne yazık ki batının her ülkesi sana borçlu. Borçlu olduğu için de konuşamıyorlar. Seni ziyarete geliyorlar.

Karşımızda İstanbul'un işgali sırasında 1453'teki fethin rövanşı edasıyla hareket edenlerin kursaklarında kalan hevesleri var. Hatırlayın, duvarlara 1453'ü yazanları unutmuyoruz değil mi? 

Karşımızda Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Ermenileri, Ege, Marmara ve Karadeniz'de Rumları kışkırtıp milletimizi yok etmeye kalkanların modern versiyonları var. Karşımızda son iki asırdır bizi siyasi, coğrafi, sosyal, ekonomik olarak adeta dilim dilim doğrayanların kapanmamış hesapları var. Bu basit gerçeği gafletten anlamayarak veya tahammülden ihanetle örtmeye kalkarak gavurun kılıcını çalanların hakikatleri ters yüz etmesine izin vermeyeceğiz.

"HİLAL-HAÇLI MÜCADELESİ Mİ İSTİYORSUNUZ?"

Sizler de görüyorsunuz takip ediyorsunuz. Dün Ukrayna-Rusya savaşında katledilen siviller için timsah gözyaşları dökenler bugün binlerce masum çocuğun ölümünü sessizce seyrediyor. Yahu Ukrayna'da ölenler için gözyaşı döktünüz de, Gazze'de ölen bu yavrular için niçin sesiniz çıkmıyor? Ey batı size sesleniyorum, siz yeniden bir hilal-haçlı mücadelesi mi estirmek istiyorsunuz? Eğer böyle bir gayretin içerisindeyseniz biliniz ki bu millet ölmedi. Bu millet dimdik ayakta. Yine aynı şekilde aynı kararlılıkla Libya'da neysek Karabağ'da neysek bilesiniz ki Orta Doğu'da da oyuz.

Şimdi açık konuşuyorum, bilhassa son on yıldır terörle mücadele adına ne yaptıysak, hangi başarıyı kazandıysak bunlara rağmen gerçekleştirdik. İnşallah bundan sonra da bir gece ansızın gelebiliriz şiarıyla kendi çizdiğimiz yolda ilerlemeyi sürdüreceğiz. Milletimize fedai can etmeye hazırız. Milletimizle beraber bu yolda ilerlemeye her an hazırız. Çünkü tarihte nasıl destanlar yazdıysak bu millet yeni destanlar yazmaya da Allah'ın izniyle hazırdır. Gençler bunlar dediğimizin kimler olduğunu biliyorsunuz değil mi? Amerika'sıyla, Avrupa'sıyla iplerini onların tuttuğu tüm piyonlarıyla merhum Mehmet Akif'in tek dişi kalmış canavar diye tarif ettiği batıdan bahsediyorum. 

"GAZZE'DEKİ KATLİAMIN SORUMLUSU BATI"

Gazze'de yaşanan katliam topyekun Batı'nın eseridir. Çocuk katilleri verdikleri tam desteği demokrasi ve adalet gibi kavramlarla gizlemeye çalışmaları da ayrı bir komedidir. İsrail onlara rağmen adım atamaz. Atsa bile 3 gün içinde çöker. 

Biz bunları iyi tanırız. Batı'nın bu sinsi ve kirli taktiği deşifre olmuştur. Bunu en iyi biz biliyoruz. Biz PKK'nın YPG'nin FETÖ'nün gerisinde kimler var biliyoruz. Benim milletim de bunları gayet iyi bilmeli. Biz lafa gelince liberal, özgürlükçü kurum ve kişilerin gerçekte hangi gayelerle ülkemizin çelme taktığını gayet iyi biliyoruz. Aynı hakikatlere Gazze'de şahit oluyoruz.

İsrail 22 gündür açıkça savaş suçu işliyor. İsrail biz de seni savaş suçlusu diye dünyaya ilan edeceğiz. Bunun hazırlığını yapıyoruz. Savaş suçlusu olarak İsrail'i dünyaya tanıtacağız. Batılı liderler İsrail'e ateşkes çağrısı bile yapmıyor. Ey Batı ne kadar çocuk, kadın ölmesi lazım ki siz ateşkesi ilan edin. Elbette her ülkenin kendini savunma hakkı varmış. Tamam da adalet nerede. Gazze'de savunma değil katliam yürütülüyor. 

"SAĞIR VE KÖR OLDUNUZ"

Bu gece Gazze'nin hali neydi gördünüz değil mi? Her taraf karanlık, hiçbir şey yok, yiyecek bir şey yok, anestezi kullanmadan ameliyat yapıyorlar. Ey dünya, bütün bu gerçekleri görüyorsunuz, BM Genel Sekreteri haykırıyor, ama duymuyorsunuz, sağır oldunuz, kör oldunuz. Hani ben Davos'ta demiştim ya; Siz öldürmeyi iyi bilirsiniz, demiştim. Bunlar öldürmeyi iyi biliyor.

Gazze hepimizin meselesidir. Kendi küçük siyasi oyunlarını, hastalıkları taassuplarını Gazze'deki mücadelenin önüne geçirenlere diyoruz ki yapmayın! Gazze'de insanlık ve savaş suçlarına ortak olmayın.

Artık hangi kökene, hangi inanca sahip olursa olsun coğrafyamızdaki tüm toplumlar olarak bir olmalıyız. Bölge ülkelerinin tamamını ayrılığın azabından uzak kalmaya davet ediyoruz. İsrail'in 7 Ekim'den bu yana şehit ettiği çocukların sayısı 3 bin 600'ü buldu. Bir vahşetle karşıyayız. Hiçbir Gazzeli'nin başını sokacağı evi kalmadı. Dışarıdan yardım getirilmesine izin verilmediği için tüm insani ihtiyaçlar karşılanamaz halde. Dün geceden itibaren yapılanlar bir cinnet halidir. 

Gazze halkının şanlı duruşu tarihe yazılacaktır. Bu ruh ve heyecan Filistin halkında hep vardı. Gazzeli dişleriyle yurdunu savunmaya hazır. Ne diyor bu ahlaksızlar, gidin diyorlar. Şu ülkeye geçin diyorlar. Bu söze kulak verip yola düşenlerin de üzerine bomba yağdırıyorlar. Çünkü bunlar sadece öldürmeyi bilir. Zalimlerin Filistin halkının hayatından defolup gittiğini de göreceğiz. İsrail'in 75 yıldır sürdürdüğü zulüm de elbet bir gün bitecektir. Sırtını dayadığı Batı çekip gidecektir.

Türkiye tıpkı 500 yıl önce olduğu gibi başı dara düşen her mazlumla birlikte bu insanların da umudu olacaktır. Boyunuzu da çapınızı da aşan tavırlarla, sözlerle Türk milletinin merhamet duygularını törpülemeyin. Gelin bize kulak verin. Kendinizin ve çocuklarının geleceği için belki de ilk defa hayırlı bir adım atın.

Bir Filistin gerçeği var. Bu zulme karşı direnmek durumunda kalan Filistin halkına Filistin analarının ak sütü gibi helaldir.

"EY İSRAİL YALNIZLIĞA MAHKUMSUN"

Ey İsrail, oylama yapıldı BM'de. 120 ülke size ne dedi? Ateşkes için evet deyin dedi. 40 ülke çekimser kaldı, 13-14 ülke İsrail'in yanında kaldı. İsrail sen yalnızlığa mahkumsun ve mahkum olacaksın. BM bu kararla güzel bir adım attı. Savaşın bir ahlakı ve hukuku var. Hayatını kaybeden her sivil için biz üzüntülüyüz. Ama İsrail'in böyle bir derdi var mı? 'Biz öldürmeyi iyi biliyoruz' diyorlar. Ama bunun bedelini ödeyeceksiniz.

1 buçuk milyona yakın İstanbullu burada topladı. Sağ olun var olun.

GÜNCELLENME

Bunları da beğenebilirsiniz

Son Dakika Haberler