Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

RFID sahaya iniyor futbol yorumcuları yeni iş arasın

İngilizcesi, Radio Frequency Identification. Kısaltması RFID. Türkçe karşılığı, radyo frekansı ile tanımlama.

Yıllardır günlük hayatımızda olan ama farkına varmadığımız teknolojilerden biri. Marketten aldığımız birçok ürünün, satın aldığımız bir CD’nin üzerinde var. Genellikle mağaza farelerine karşı alarm sistemlerinde kullanılıyor.

RFID etiketleri aslında küçük birer radyo vericisi. Böylece üzerine yapıştırılan ürünün, bu radyo sinyallerini okuyabilen cihazlarla izlenebilmesini ve tanınmasını sağlıyor.

Aktif ve pasif olmak üzere iki çeşidi var. Aktif ile kastedilen üzerinde radyo sinyalini göndermesi için enerji veren bir çeşit pil sisteminin de bulunması. Pasif olan ise sinyali, okuyucunun kendisine gönderdiği enerji ile üretiyor.

Aktif etiketlerin, ürünün satın alındığı mağazadan çıkarken ’öldürülmesi’ yani enerjisi kesilerek sinyal veremez hale getirilmesi gerekiyor.

Kasada ödemenizi yaptığınızda bu işlem de yapılıyor. Eğer kasiyer öldürme işlemini atlarsa, girdiğiniz bir başka mağazada ’tırtıkçı’ muamelesi görebilirsiniz.

FUTBOL GEYİĞİ BİTİYOR

RFID teknolojisi futbol severler ile futbolu yorumlayıp para kazanmayı sevenleri yakından ilgilendiren bir değişime neden olacak.

Bu RFID etiketleri, futbolcuların forma, şort, kramponlarına yapıştırılıyor. Aynı etiketten topa da bir tane yerleştiriyorsunuz. Futbol sahasının belli noktalarına da, futbolcuların ve topun üzerindeki RFID etiketlerinden gelen radyo sinyallerini okuyacak alıcılar bulunuyor.

İşte bu manzara, bizim futbol geyiklerimizi, futbol yorumcularının da işlerini tehdit ediyor. Çünkü bu birkaç etiket, "ofsayt, top çizgiyi geçti mi geçmedi mi, yok abi nerden baksan 30 metreden vurdu" gibi tartışmalara son noktayı koyacak.

Artık bu RFID etiketleri sayesinde topun ve futbolcuların ne yaptığı en ufak hata payı olmadan bilgisayarlar tarafından izlenebilecek.

Nike ve Adidas, RFID teknolojisine sahip spor malzemeleri konusundaki hazırlıklarını tamamladı bile. FIFA da bu teknolojinin futbol sahalarında nasıl kullanılabileceği konusunda bir çalışma başlattı.

Yakın zamanda bu çalışmanın sonuçlanması ve RFID teknolojisinin futbol karşılaşmalarında kademeli olarak kullanılmaya başlanması bekleniyor. Büyük bir ihtimalle de ilk olarak karşılaşmalarda kullanılan toplarda bu teknoloji denenecek.

HAKEMLERE DE YAPIŞTIRILACAK

RFID etiketleri hakemlerin kullandığı giysilerde de bulunacak. Böylece, hakem performanslarının değerlendirilmesinde daha sağlıklı istatistikler kullanılacak. Hakemin maç boyunca topa ve pozisyonlara olan uzaklığı gibi. Bazı futbol kulüpleri de taraftarlarına RFID etiketli kartlar vermeyi planlıyor. Bu kartlar stadyumlara girişlerde kullanılabilecek.

Aslında RFID teknolojisi ile yapılmak istenen bu elektronik izleme ve tanımlamanın özel kameralarla da yapılması mümkün.

Ancak, dünyanın hiçbir yerinde maçın yayın hakkını satın alan şirketler, stadyumlarda kendi kameraları dışında kameraların çekim yapmasına izin vermiyor.

Ben futbolda hangi teknoloji kullanılırsa kullanılsın, tartışma kültürümüzden bir şey kaybetmeyeceğimizi düşünüyorum.

Nereye etiket yapıştırırsanız yapıştırın, hiçbir teknoloji, beni pazartesi sabahı Galatasaraylı arkadaşlarıma "haybeye aldınız yine maçı" diye takılma zevkinden mahrum edemez.

Öldürmeden de savaşılabilir

İsrail, tıp, genetik ve askeri teknolojiler konusunda dünyanın en ileri ülkeleri arasında. Filistin’e açtığı savaşta öldürebilmek için hangi teknolojileri kullandığını yeterince bilmiyoruz. Bilinen bir şey var ki, İsrail öldürmeden de savaşabileceği teknolojiye sahip.

’Elektronik bomba’ adı verilen ve kısaca ’e-bomb’ diye adlandırılan bir teknoloji bu. Yıllardır ABD’nin ve İsrail’in de aralarında bulunduğu bazı ülkelerde bu savaş teknolojisi var.

E-bomb, yaydığı yüksek elektromanyetik dalgalar ile canlılara, yapılara ve eşyalara zarar vermiyor. Ancak, pilli kol saatlerine kadar içinden elektrik akımı geçen herşey kullanılamaz hale geliyor. Kimileri e-bomb’un etkisini, en az 200 yıl önceye, elektriğin henüz keşfedilmediği yarı karanlık dönemlere geri dönüş olarak tanımlıyor.

Radyolar, telsizler, telefonlar, otomobiller, tanklar, uçaklar, savunma sistemleri herşey devre dışı kalıyor.

Yüksek elektromanyetik dalga ile telefon ve elektrik kabloları ısınıyor ve hayat duruyor. Savaş, karşı tarafı etkisiz hale getirmek ise kimsenin tırnağına bile zarar vermeden bunu yapmak mümkün. Eğer istenen buysa.

TEKNOLOJİ EFSANELERİ

EFSANE: Mikrodalga fırınlarda pişirilen yiyeceklerin yapısı bozulduğu için zararlıdır.

GERÇEK: Bu fırınlar, moleküllerin titreşerek ısı üretmesini sağlar. Yiyeceklerin yapılarını bozmaz.
X