Reha Muhtar ne desin...

ÜNLÜ olmak zor.

İnsanın ağzından çıkan sonradan başına dert oluyor.

Gerçi dert hepimizin başında, "Bülbülün çektiği dili belasıdır" demişler hatta. Fakat ünlülerin söylediği, başkalarından farklı olarak kayda geçiyor.

E, onlar da insan netice olarak, herkes gibi bir dedikleri bir dediklerini tutmayabilir, onlar da fikirlerinden cayabilirler, tükürdüklerini yalayabilirler falan. Oluyor nitekim.

Gerçi pek öyle hafızası kuvvetli toplum değiliz. E, basınımızın da kimse için arşivi karıştırıp "Bakın eskiden ne demişti" diye çıkartıp önümüze koyma ádeti yok pek.

Belki buna güvenerek aklına geleni söylemekte bir beis görmüyor ünlü insanlar.

Ama... Bir dedikleriyle öteki dediklerinin arası az olunca fena yakalanıyorlar.

Bunun en çarpıcı örneğine "ünlüler" takımının "sanatçılar" sınıfına dahil olanlarının, aşk meşk konusunda yaptıkları açıklamalarda rastlıyoruz.

Çağla Şikel mesela...

Biten ilişkisiyle ilgili "Öteki ayrılıklar virgüldü, bu sefer noktayı koydum" deyip de on beş gün sonra bilmem kaçıncı defa barışınca sevgilisiyle, bütün gazeteler bunu yüzüne vurdu kızcağızın.

Halbuki "Dar muhitte bir Çağla" olsaydı kendisi, bir tek en yakın arkadaşı bilecekti noktayı virgülü.

***

"Hayatımın erkeği."

"Çok özel bir ilişki yaşıyoruz."

"Yani böyle bir aşk görülmemiştir, olursa bu kadar olur."

"Aşkımız ömrümüzün değil dünyanın sonuna kadar sürecek."

Genellikle aşkın ilk günlerinde insanın çenesi düşer hakikaten.

Kimse sormasa da habire anlatmak, büyüklüğü konusunda illaki ölçü vermek istersiniz.

Kimsenin kimseye "Tahmini ne kadar sürer senin bu aşkın?" diye bir soru tevcih ettiği duyulmamıştır fakat buna karşılık durduğu yerde aşkının ömür boyu süreceğini beyan etmeyen bir áşığa da rastlanmamıştır.

Sıradan insanlar için sorun yok.

Coşsunlar coşabildikleri kadar. Bol keseden dağıtsınlar.

En fazla ne olur, veda günü geldiğinde eskimiş sevgili sitem dolu bir konuşma yapar, mevzu kapanır, biter gider. Söyledikleriniz sevgilinizin hafızasındadır bir tek.

Ama ünlüyseniz...

Daha altı ay önce "aşkımdan ölüyorum" dediyseniz...

Şimdi yine aşkınızdan ölüyorsanız... Ama başkası için.

"Sen daha önce ölmemiş miydin?!" diye soracak "70 milyon kişi" vardır.

İnandırıcılığınızı kaybedersiniz.

Bırakın 70 milyonu, yeni sevgilinizin elinde eskilere ait belgeler vardır. Ona yepyeni şeyler söylemeniz lazımdır, çok yaratıcı olmanız...

Zordur yani...

Bu konunun nereden aklıma geldiğini merak eden varsa... Pazar Sabah’ta Şebnem İyinam’ın Reha Muhtar’la yaptığı söyleşiyi okudum. Reha Muhtar’ın son "aşkı" ile ilgili aslında nasıl da bir şeycikler söyleyemediğini... Haklı tabii. Ne desin adamcağız...

MIŞ-MUŞ

Tuğba Özay, "Dünyada elde edemeyeceğim erkek yok" demiş.

Geçenlerde "Hakiki top model"i tarif ediyordu; bu da var demek!

*

Bir araştırma şirketinin yaptığı ankette AKP’nin oylarında geçen yıla oranla düşüş olduğu ortaya çıkmış.

Bakmışsınız Başbakan şirketi mahkemeye vermiş!

*

MHP’li eski milletvekili "Ölürüm Türkiyem" şarkısını söylerken ölmüş.

Adamcağız yalancı çıkmadı hiç olmazsa.
Yazarın Tüm Yazıları