Onlar da yumurta yesin

Kendi çocuklarımız için neler neler yapıyoruz... Maddi manevi imkanlarımız dahilinde, hiçbir şeyi eksik bırakmamaya çalışıyoruz.

Bir yandan da televizyonda, gazetelerde kötü durumdaki çocukları görmeye dahi dayanamıyoruz.

Peki başka çocuklar için neler yapıyoruz? Ya da ne yapabiliriz?

Çok ama çok eski bir arkadaşımın ablası aradı beni geçen gün. Benimle aynı sene anne oldu. Kızına oldukça düşkün, çalışan bir anne. Her gün koştura koştura işe gidiyor. O kadar sıkışıklığı arasında zaman bulmuş ve evinin yakınlarındaki Çocuk Esirgeme Kurumu’nun şubesine gitmiş. Yetkililerle görüşüp eksikleri hakkında bilgi almış.

Kıyafetleri gayet temiz ve düzgünmüş çocukların. Ne var ki kahvaltılık yiyecekleri oldukça yetersizmiş. Onlar da bir grup anne bir araya gelip, para toplayıp; peynir, yumurta, reçel gibi kahvaltılıklar alıp kuruma bırakmışlar. Böylece o sabah çocuklar adamakıllı bir kahvaltı etmişler. Belki ertesi sabah da...

Benim de yardımcı olmamı, bu durumdan diğer anneleri de haberdar etmemi istedi. Herkes arkadaşları ile birleşip, yakınındaki Çocuk Esirgeme Kurumu’na gidebilir ve eksikleri öğrenirse; o çocuklar da en azından haftada bir gün yumurta yiyebilirler.

İki arkadaşım da ‘Kardeşini Seç’ kampanyasından birer kardeş seçti çocuklarına. Tabii bu uygulamaya katılmanız için ille de çocuğunuzun olması gerekmiyor. İnternet sitesinden seçtikleri çocuklara birer mektup yazıp tanıştıktan sonra ihtiyaçları doğrultusunda paketler gönderiliyor. Bir paketin doldurulmasına ben de elimden geldiğince yardımcı oldum, Sinan’ın eşya ve oyuncaklarından parçalar seçtim. Koli dolunca Mardin’e gönderilecek. Kardeşini Seç kampanyasında, çocuğu ziyarete gidenler bile oluyor.

Başka çocuklar için yapılabilecek pek çok şey olduğuna inanıyorum. Para, eşya, kıyafet, yiyecek... ve bunların yanı sıra sevgi, ilgi...

Çocuk Esirgeme Kurumu’nu ziyaret eden arkadaşım oradaki çocukların sevgiye nasıl cevap verdiklerini anlattı gözleri dolu dolu.

Mümkün olduğunca zor durumdaki çocuklara yardım etmemiz gerektiğine inanıyorum. Çünkü anne olduktan sonra bu konuda gerçekten hassaslaşıyoruz. Bu hassaslığı doğru alanda değerlendirmemiz gerekiyor. Hatta bazı yardım girişimlerini çocuklarımızla birlikte yapmaya alışırsak, bu yaştaki her çocuğun çok rahat ve uygun bir ortamda olamadığını gösterir, onlara yardım kavramını öğretmeye başlamış oluruz.

Hadi bakalım, neler yapabiliriz bir düşünelim. Bana önerilerinizi de yazabilirsiniz.

Artık bebeğinizin ilk ayakkabısını alabilirsiniz

Daha önceki aylarda bebeğinizin aylık gelişimini anlatan yazılar hazırlamıştık. Gelen istekler üzerine bu yazılara devam etmeyi uygun bulduk. Bir yaşını geride bırakan bebeğinizin gelişiminde sonra bir yavaşlama görebilirsiniz. Ancak artık karakterin gelişmesi çok önemli. Bu, her şeye merak duyduğu, eline alıp ağzına götürerek tanımaya çalıştığı bir dönem. Bu aylarda neden-sonuç ilişkisini de kurmayı öğrenirler.

MERDİVENE DİKKAT Bir yaşını dolduran bebekte bu aydan itibaren ciddi değişiklikler görebilirsiniz. Tutunmadan yürümesi an meselesidir. Bebekler genellikle 13. ayda yürümeye başlar. Bu dönemde çok dikkatli olmalısınız, ortalıktaki sivri kenarlı eşyaları gerekirse ortadan kaldırmanız gerekir. Merdivenleri tutunarak çıkmaya başlasa da inişleri daha zordur. Bu yüzden merdiven çıkmasına güvenip aynı şekilde inmesini beklemeyin.

OYUNLA YÜRÜYEBİLİR Artık bebeğiniz bir yere tutunarak ayağa kalkabilir ve kendi kendine oturabilir. Bu dönemde itmeli ve çekmeli oyuncaklarla oynamaya başlayabilir. Hem bu oyuncaklar yürümeye teşvik için de uygun olur.

OYUNA TEŞVİK EDİN İç içe konan kutular, büyük parçalı legolar bu yaş için çok uygun. Az parçalı yapbozlara da başlayabilirsiniz. Bu dönemde tek başına oynamasını beklememeli, onunla oynayarak oyuncakların kullanımında yol gösterici olmalısınız.

KENDİ KENDİNE SU İÇEBİLİR Bebeğiniz bu aylarda bardaktan içmeye başlayabilir. Bunun için piyasada satılan kapalı bardaklar başlangıç için uygun olur.

BİRBİRLERİNE BENZEMEZLER Her bebek farklı gelişimler gösterdiğinden birinin gösterdiği ilerlemeyi diğeri göstermeyebilir ya da başka bir alanda gösterebilir. Örneğin bebeğiniz birkaç kelime söyleyebilir. Hatta kalem tutup bir şeyler çizebilenlere de rastlanır. Yüzünü ya da vücut organlarının bazılarını tanıyabilirler.

DOKTORU İHMAL ETMEYİN Bu dönemde bebeğinizi doktora götürmeniz önemlidir. Gelişiminin kontrol edilmesi, tepki vermesi gereken şeylere yeterince tepki verip vermediğini görmek gerekir. Görme ve işitme durumu da bu yaşta ölçülür.

MAMA DIŞI GIDALAR Bu aydan itibaren çocuğunuza inek sütü vermeye başlayabilirsiniz. Aynı şekilde bal da, bir yaşından sonra çocuklara verilebilecek gıdalardan biridir. Doktorunuzun önerisi doğrultusunda yeni yiyecekleri herhangi bir alerji ihtimaline karşı teker teker vermenizi öneririz.

ÖĞÜN SAATLERİNİ ÖĞRENSİN Bu dönemde edindiği yeme alışkanlığı ömür boyu devam edecek. Öğün saatlerini öğrenmesi ve hangi öğünde neyin yendiğini kavraması önemli. Artık sebze vermeye, hatta püre gibi değil, tane olarak vermeye başlayın. Bebeğinizin tepkisine göre biraz erteleyebilirsiniz ama denemenizde fayda var.

Yeni adımlara ilk ayakkabı

Yürümeye başlayan çocuk için alacağınız ilk ayakkabılar önemli. Çıplak ayak, yürümesi çok rahat ve uygundur; ne var ki çıplak ayakla yürümeye alışırsa sonra ayakkabı giydirmekte zorlanabilirsiniz. Bu yüzden ara ara ayakkabı giydirmeniz iyi olur.

Bebeğinizin ayağına uygun bir ayakkabı seçmeniz çok önemli. Ne çok büyük ne de küçük olmalı. Kolay giyilip çıkartılabilmesi sizin için de rahat olur. Hafif ve kaymayan, esnek tabanlı ayakkabılar önerilmekle beraber, topuk kısımları sert olabilir. Hava alan, terletmeyen, iyi bir malzemeden yapılması da önemli.

Mümkünse ayakkabıyı almaya birlikte gidin. Ayağında çok kalın ya da ince olmayan, mevsime uygun bir çorap olsun.

İlk ayakkabıyı tasarruf olsun diyerek fazla büyük almayın. Bu sistemi ileride uygulayabilirsiniz ama ilk ayakkabısında bu telaşa kapılmayın.

ANNEMİN KÖŞESİ

Sinan, Sophia Loren’i anneannesi sanıyor

Annemi Sophia Loren’e gönderdim. Film Festivali’nin açılışına yani.

Ben de evde oturup olanları televizyondan seyrettim. Yanımda da oğlumla tabii!!!

Sophia Loren’i sahneye davet ettiklerinde Sinan’a dönüp, ‘Bak kim çıkacak şimdi televizyonda’ dedim. Kadını görünce ‘Anneanne!!!’ diye bağırdı.

Kahkahalar attım: ‘Hayır, değil’ dedim; ‘Anneannenin arkadaşı!’ dedi...

Çocuk kabarık saçlı, makyajlı ve dekolteli her kadını anneannesi sanmaya başladı. Süslü seviyor sanırım, çünkü bir yere gideceğim zaman makyajlı olmam hoşuna gidiyor. Küpe takmamı istiyor.

Annemin bana yaptıramadığını oğlum yaptıracak sanırım.

Anne adaylarına özel tasarımlar

Bundan birkaç sene öncesine kadar, hamile olmak, aylarca salopet pantolonla, erkek gömlekleriyle dolaşmak demekti. Geçen yıllarla bir çok marka anne adayları için özel tasarımlar yapmaya başladı. İpek Kıramer ise müstakbel annelerin hamilelik süresince geceleri de şık olmaları için kolları sıvadı. Giyim kolaylığı ve pratikliği ön planda tutularak hazırlanan gecelik, sabahlık ve pijamalarda Fransız koton danteller, İtalyan ipek saten kumaşlar kullanılıyor. İpek Kıramer Mağazaları Akmerkez, Nişantaşı ve Bağdat Caddesi’nde.

Görme özürlü çocuklar için dergi

İzmir Görme Özürlüler Kitaplığını Kurma ve Yaşatma Derneği Başkanı Gültekin Yazgan, ‘Görenler kadar, görme özürlü çocukların da, erişkinlerin de yazılı kaynaklardan yararlanma ihtiyacı vardır’ dedi ve İzmir Görme Özürlüler Kitaplığı’nı kurdu. Kitaplığı takip eden proje ise, tüm Türkiye’de yayımlanan ve ilköğretim çağındaki görme özürlü çocukların kendi başlarına okuyabilecekleri kabartma yazılı dergi Balarısı.

Diğer çocuk dergilerinden hiçbir farkı olmayan derginin içeriğinde masallar, bilmeceler, tarihte iz bırakanlar, orkestradaki enstrümanların tanıtıldığı müzik sayfası ve hayvanlar köşesi var. Dergiye öykü ve şiir yollamak isteyen çocukların çalışmaları da ayrı bir sayfada yayınlanıyor.

Piyasada satılmayan ve sadece bağışlarla hazırlanan dergi, halihazırda 1500 görme özürlü çocuğa ücretsiz olarak gönderiliyor. Bilgi almak, katkıda bulunmak ve abone olmak için 0232 483 30 23 numaralı telefonu arayabilirsiniz.
Yazarın Tüm Yazıları