"O' Yazar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "O' Yazar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
O Yazar

Muhalefetten neden tiksinirim? Hangi liderlerden gıcık kaparım?

20 Ağustos 2014

Memleketi on iki yıldır ışıldak gibi aydınlatan Ampul Partimiz’in içinde niza çıkması, Türkiye Cumhuriyeti içinde faaliyet gösteren köşe yazarlarının duayeni olarak en son isteyeceğim şeydir.

Parti içi huzursuzluk çıkacaksa muhalefet partilerinde çıksın. Gözlüklü adamın partisinde çıksın. Kafaları Tokuşturak Partisi’nin adamları arasında çıksın.

Gözlüklü adamın partisinde çıktı zaten. Ne ara imza topladılar, ne ara karar aldılar fark etmedim bile. 6 – 7 Eylül’de Kurultay toplayacaklarmış.

Toplansınlar bakalım. Nevri dönen bir il başkanı elinde pompalı tüfekle Kurultay salonuna dalar, Merkez Yönetim’i mermi manyağı yaparsa o zaman görürüm onlardaki bu kurultay sevdasını.

Hem zırt pırt Kurultay toplamak ne yahu? Bu partinin başka işi mi yok? Bunlar Kurultay Toplama işini Dereçine Kiraz Festivali’ne, Taşköprü Sarımsak Festivali’ne benzettiler.

Birinin kafası bozuldu mu hemen imza toplamaya başlıyor. Hasan Cemal de köşesinden bunlara gaz veriyor.

***

Bu Hasan Cemal’e kaç kere söyledim. “Biraz ağır ol” dedim. “Her mevzuya zıplama” diye dil döktüm. Koca kafalının bir kulağından girdi bir kulağından çıktı. Bu oğlandaki kuru inat, ihracata gelecek miktardadır.

Kafaya bir şey taktı mı günlerce yazar durur. Yazının altına da “Lütfen biraz demokrasi” lafını ekleştirir. Kendini görevini yapmış sayar. “Lütfen biraz demokrasi” diye diye demokrasinin başını, biri 12 Mart’ta diğeri 12 Eylül’de iki kere yedi.

Onlarca generalimiz, paşamız, amiralimiz, mareşalimiz, uzatmalı çavuşumuz, yüzbaşımız, zabıta amirimiz hapislerde süründü. Sebep hep Hasan Cemal’in kuru demokrasi inadı.

Bir aralar güzel gidiyor, her yazısında “Uzun boylu sevgi insanını..” övüyordu. Ama ne övmek? Yazılarını okuyan demokrasiyi “Uzun boylu sevgi insanı” icat etmiş zannederdi..

Meğer plânı başkaymış.

Böyle yaza çize “Uzun boylu sevgi insanını” demokrasi bağımlısı yapmak istiyormuş.

Onu bilirim onu söylerim.

Türkiye’de bir lider demokrasi bağımlısı oldu mu ondan hayır bekleme. İcraat yapmaz, proje üretmez. Sabahtan akşama “demokrasiye katkıda bulunacağım” fikrinden giderek ona buna laf yetiştirir.

Bereket “Uzun boylu sevgi insanı” paralel yapının tezgâhladığı demokrasi tuzağına düşmedi. “Sağlam irade” kendini bir kez daha gösterdi, çoğulcu değil tek kişilik demokraside ısrarcı oldu.

Türkiyemiz de bu sayede İkinci Boğaz Kanalı, Hızlı Tren, Alttan Yanmalı Sosyal Yardım Kömürü ve İftara Kadar Tok Tutan Sahur Çadırı gibi dev projeler üretebildi.

İşte Hasan Cemal’in maskesi o zaman düştü. “Uzun boylu sevgi insanına” hoyratça saldırmaya başladı. Can Dündar, Mehmet Altan, Paul Auster gibi şürekâsı da peşine takıldı. Onun için çok affedersiniz “Aslen Eskimodur” iması bile yaptılar.

İşte bu yüzden muhalefetten tiksinirim. Muhalefet kurultay topladı mı sinirden midem eşkir. Hoşgörü insanı olduğumdan belli etmem ama sinirden kuruyup ölür, sabunuma çatlarım.

Lanet olsun içimdeki hoşgörüye.

X