"Ömür Kurt" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ömür Kurt" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ömür Kurt

Mehmet Ali Çelebi: Ben ıslah olmadım

Tarihe geçen büyük savunmalar vardır. Adalet arayan insanların yaptığı büyük savunmalar… Çağlar aşarlar!

Roma İmparatoru Sezar'ı öldüren sağ kolu Brütüs'ün o meşhur savunması, Sokrates'in 2400 yıllık savunması, Fransa'da bir asker olan Dreyfus'un sırf Yahudi olduğu için suçlandığı dava için Emile Zola'nın yaptığı savunma… Bu cesur isimlerle birlikte anılacak bir isim daha var artık! Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gencecik teğmeni Mehmet Ali Çelebi.

“Burada Mustafa Kemal yargılanıyor”

Mehmet Ali Çelebi, tarihe kara bir leke olarak geçmiş olan Ergenekon davasındaki destansı savunmaları ile çağlar aşmış biri artık… “Türk milletinin sesini kendi sesimde toplayarak haykırıyorum: Ben ıslah olmadım!” diyebilen gencecik bir Türk subayı! “Beni Mustafa Kemal neferi olma suçundan ıslah edemeyeceksiniz” diye haykırabilmiş biri… ‘Sehven Olayı’ ile tarihe geçen Mehmet Ali Çelebi tutuklandığı ilk günden beri, Ergenekon, Balyoz gibi davalardaki çarpıklıkları ve kurmaca belgeleri tüm dünyaya haykırıyor.

“Komutanlarımız bilsin bu TSK’ya yönelmiş bir savaştır”

Mehmet Ali Çelebi’yi cep telefonuna polis tarafından yüklenen telefon numaraları ile tanıdık. Teğmen Çelebi “Ergenekon Terör Örgütü” adındaki bir örgütün yöneticisi olmak suçundan apar topar tutuklanmıştı. Telefonuna el konulan Çelebi’nin cep telefonuna bir polis tarafından 139 telefon numarası yüklenmişti. Bu hile TİP raporu ile de açığa çıkmıştı. Ancak davanın bu açığı ortaya çıkınca, üzerini örtmek isteyenler ‘sehven yüklendi’ deyip, işin içinden sıyrılmak istedi, fakat olmadı. Çünkü gerçek bir kere açığa çıkmıştı. İşte asıl savaş da bu olaydan sonra başladı. Savaşına şu sözcüklerle başladı Teğmen Çelebi: “Ergenekon Terör Örgütü ile bağlantılı olduğunuz iddia ediliyor? Ne diyorsunuz?” diye soran gazeteciye, “Hayır, Mustafa Kemal ile irtibatım var!” demişti.

(7 Mayıs 2010 tarihinde Teğmen Çelebi'nin eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'tan diploma alırken çekilen bu fotoğrafı 'terör klasörü'nde yer aldı.)

Ergenekon davası süresince yaşadığı olayları ve içine düşülen durumu özetlediği “Teğmen” adlı kitabını yayımlayan Mehmet Ali Çelebi, kitabında dava ile ilgili belgelere de yer vermiş. Teğmen Çelebi kitabındaki satırlarda belki de en çok içlendiği kısmı şöyle anlatıyor: “Aynı günün akşamında, sonradan öğrendiğim haliyle Genelkurmay’ın sitesinden kısa bir duyuru notu yayınlanmıştı: ‘Beş Teğmen ve bir Askeri Öğrenci İstanbul’daki soruşturma kapsamında ilgililere teslim edilmiştir.’ O dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un talimatıyla yayınlandığı anlaşılan bu duyurudan tam dört yıl sonra aynı soruşturma kapsamında ne yazık ki, komutanımız Başbuğ’un kendisi de tutuklandı.”

“Hukuksuzluk sürecine hukuk adına saygı gösterilemez”

Kitapta sadece Ergenekon davası ile ilgili çelişkilere değil, Balyoz davası ile ilgili hukuksuzluklara ve nasıl sahte belgeler hazırlandığına da yer verilmiş. 7 Temmuz 2010 tarihinde Genelkurmay Başkanı’ndan diploma alırken çekilen fotoğrafları da ‘terör klasörlerine’ konmuş Çelebi’nin, arkadaşının kardeşine Nutuk okumasını tavsiye etmesi de… Ergenekon, Balyoz gibi davaları apaçık bir savaş olarak niteleyen Çelebi Teğmen “Siz, Mustafa Kemal’in askerlerinin cepheden kaçtığını gördünüz mü?” diyerek nasıl bir savaş halinde olduğunu da açıklamış.

İkinci Kurtuluş Savaşı

Teğmen Çelebi savunmasında “Unutmayın ki burada İkinci Kurtuluş Savaşı yapılıyor. Şu an Türk subayının yeni görev tanımı ‘İddianameyle Mücadele’ kapsamında karşınızdayım.” diyerek Ergenekon, Balyoz, Kafes, Islak İmza gibi davaları özetliyor kitabında. “Ben, Teğmen Çelebi; 15 Mayıs 1919’da İzmir’i hiç direnmeden Yunanlılara teslim eden, bir Yunan teğmeninden tokat yiyen, eline ucuna beyaz mendil bağlanmış bir sopa ile kışladan çıkıp esir kafilesinin başında yürümekten utanmayan Ali Nadir Paşa’ların ve türevlerinin değil, direnen, savaşan Mustafa Kemal’lerin emrindeyim. Bana omzumdaki metalleri idare edecek şahıslar değil, ruhuma dokunacak komutanlar gerekir.” diye de ekliyor.

Yılları çalınmış bir genç

Kitabında hapishane sürecini de ayrıntıları ile anlatan Teğmen Çelebi, duvara Atatürk posterinin asılmasının yasaklanmasını, Atatürk’ün Nutuk’unun nasıl ‘suç delili’ yapıldığını, görüş günlerinde kendilerine iyi davranan, ama aileleri gidince eziyete başlayan cezaevi görevlilerinin yaptıklarını da tek tek anlatmış. Ama o, her şeye rağmen yılmayıp, tek başına savaşı göze almış. Diyor ki kitabında ve savunmasında Çelebi Teğmen; “Orduyu imha etmek için mutlaka subayları mahvetmek ve aşağılamak lazımdır.” O halde o aşağılanmaya ve mahvedilmeye karşı direnecektir. Üstelik kitabında “Mütareke basını” olarak adlandırdığı ve “İddianame açıklanmadan medya cellatları bizleri, hiçbir şekilde aslı astarı olmayan, tamamen hayal ürünü suçlamalarla giyotinden geçirmişti bile!” diye açıkladığı medyaya karşı da bir savaş halinde olduklarını belirtmiş.

“En büyük silah bilgi”

Ergenekon davalarında yaşadıklarını ve davalardaki büyük çarpıklıkları “Teğmen, Sehven Olayı ve Bir Direnişin Öyküsü” adlı kitabında toplayan Mehmet Ali Çelebi, hapse konulduğu ilk günden itibaren “En büyük silah bilgidir” demiş ve tutsaklığı süresince hep okumuş. Yaptığı destansı savunmalarla tarihe geçen genç teğmeni mahkemeler yargıladı belki, ama toplumun vicdanı bu davaları mahkemeler gibi yargılamadı.

“Bu kara lekede emeği geçen bütün kirli vicdanları lanetliyorum”

“Terörist” olmakla suçlanan Teğmen Çelebi savunmalarından birinde öyle bir cümle kurmuş ki isyanı bütün çıplaklığıyla anlatıyor: “Bu kara lekede emeği geçen bütün kirli vicdanları lanetliyorum.” Ergenekon, Balyoz ve diğerleri… Öylesine büyük iftiralar ki, belki yarın öbür gün Teğmen Çelebi’nin kitabı hakkında bir yazı kaleme aldığım için ben bile bir anda ‘terörist’ ilan edilebilirim. Kitap, Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkmış. Belki yayınevi bile böyle bir kitap yayımladığı için aynı ithamla karşılaşabilir. Ancak toplumun vicdanı hak edene hak ettiğini verir. Tarih, bunun örnekleri ile doludur.

X