Şiirler taze!

Güncelleme Tarihi:

Şiirler taze
Oluşturulma Tarihi: Nisan 14, 2023 10:36

Tozan Alkan’ın şiirinde değişmeyen şey, şiirin onun doğal hali oluşudur. Büyük çatışmalar, kopuşlar, kırılmalar aramaz yazmak için, kayıplar, ayrılıklar da büyük olmak zorunda değildir. Gündelik bir ilgiyle şiir yazmanın olanaklı olduğunu gösterir bize bu şiir.

Haberin Devamı

Kötü zamanlarda şiirin iyiliği. Şeref Bilsel, Cem Yavuz, Asuman Susam, Çiğdem Sezer, Enis Akın kitapları çıktı, hepsi sevdiğim şairler. Çok sevdiğim bir şairin, Tozan Alkan’ın da yeni şiir kitabı ‘İzler Taze’ (Pikaresk) çıkıp gelince inandım ‘yine baharlar gelecek!’ İzler Taze’yse işaretler de taze sayılmaz mı?
Taze demek sade demek anlamına da gelir sanki, bahar sadedir, sabah sadedir, su sadedir, sadede gelelim, taze de sadedir, hem de bazı değil çoğu hallerde. Şiir haliyse hepten sadedir o taze! Tozan Alkan yazıyorsa bir de o şiiri hep yeni bir şair okur gibi olursunuz bir yandan...
Okuduğum hemen her kitabında bu duyguyu yaşattı Tozan. Belki de tüm yaşamı şiir ve müzikle dopdolu olduğundan, istese de istemese de hep şiiri düşündüğü, yazdığı, dört belki de beş dilden, İngilizce, Fransızca, Yunanca, İspanyolca, sanki Portekizceye de başlamıştı, şiir çevirdiği ve bazı şiirlerini de müziğe dönüştürdüğü için, şiire hep günaydın diyen biri o. Ne yazsa, ne çevirse, ne söylese, ‘taze’ oluyor böylece!
Öte yandan sadelik konusunda da şunu düşünüyorum: Hazırladığı şiir antolojilerinin yanı sıra Baudelaire, Victor Hugo, Oscar Wilde, Blake, Emily Dickinson, W. B.
Yeats, Lorca, Machado gibi şiirin büyük adlarının kitaplarını çevirdi. Dünya şiiriyle bu denli hemhal olmak, lirik ustaları Türkçeye kazandırmanın güzel yorgunluğu ve coşkusunun kazandırdığı bir deneyim olarak da bakıyorum Tozan’daki sadeliğe. Cahit Zarifoğlu son yıllarında ulaşmak istediği sadelik için “Yunus Emre gibi yazmak isterdim” der Tozan, babası şair, araştırmacı ve çevirmen Erdoğan Alkan’ın halk müziği ilgisiyle de Veysel başta, ozanların çoğuyla ve halk şiirinin yalınlığıyla erken yaşta tanışmıştır. Sadeliğinde hem çevirdiği hem de kulak ve gönül verdiği şair ve ozanların da payı olmuştur bence.
Şair şairin feneridir, şiir şiire yol açar, iyi şairlerin sızdığı şiirlerdir ki onları unutulmaz kılan anımsattıkları şeyler ve şiirlerdir biraz da. Şiir her zaman kazanır bundan.
Tozan Alkan’ın şiirlerini ne zaman okusam aklıma bunların gelmesi de onun şiircil huyundan, bunun içinde iyicillik de var, mavi, aydınlık, su, güneş gibi temiz şeyler de. Fakat bu onun nerdeyse bir Ece Ayhan tutumu alarak “kanamalı okur için acil ped” şiiri yazmasına da engel olmaz: “Ey okur, vedalaş artık bayat kelimelerle, karanlığa/ boşalt beyninin pis kanını, git yat/ göz kapakların düşüyor bak mürekkebin üstüne/her şey üst üste geldi: eylül, ekim, kasım/boşuna ana fikir arayıp durma/bir ağaca gölge olmak belki ana fikri hayatın”.
Daha önceki şiir kitaplarında da inceden gezinen humor bu kitapta daha baskın olmuş, inceliğinden bir şey yitirmeden elbette, daha çok da şiirsel zekânın bir uygulaması olarak. Zaman zaman da şiirimizin uğrak yerlerinden olan aforizmaya gidiyor ki, ince alaysamanın yoğun olduğu şiirde bu çok doğal: “Yalnızlık iktidarsa tek başına kalmak muhalefet” .
Bu ironik tutumu biraz da yeni gerçekçilik biçimi olarak görüyorum. Dünyanın bunca değiştiği, dijital, sanal olanın gerçeklik biçimi halini aldığı bir çağda, her şey gibi şiirin gerçekliğinde de değişimler olacaktır. Belki de anlamaya, kimi zaman katlanmaya çalışmak da ironiyle mümkün oluyordur, olacaktır.
Bütün bunlara karşın Tozan Alkan’ın şiirinde değişmeyen şey, şiirin onun doğal hali oluşudur. Büyük çatışmalar, kopuşlar, kırılmalar aramaz yazmak için, kayıplar, ayrılıklar da büyük olmak zorunda değildir. Gündelik bir ilgiyle şiir yazmanın olanaklı olduğunu gösterir bize bu şiir.
Renkli bir şiir. Bir karnaval gibi renkler yarışmaz onun şiirinde ama sözcükler, kişiler, tarihler, mekânlar, olaylar, göndermeler, anıştırmalarla, Cemal Süreya’da rastladığımız bir yaşama sevinci ve çeşitliliğinin renklerini buluruz onda. ‘Aşkın Renkli Halleri’ şiiri hem bu sevince hem de kitapta her haliyle yer alan aşk şiirlerinin farklılığına da bir örnektir: “Böyle hep füme füme bir ayın/Şavkınsa saklanmıştık seninle/Sen yengeç ben midye, yan yana/Yatakta omega bakımından zengin/Hayatta züğürt bir iklim kadar kurak ve uzak/Siyah bir yas tutsak şarkılardan/En lezzetli kabuklu aşk canlılarından bir film”.
Tozan Alkan şiiri hep taze.

Şiirler taze




Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!