Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kazları kandırma CEPHESİ

Her türlü küresel sorunun içindeyiz ama, bu tartışma bizi zerrece ilgilendirmiyor. Çünkü kaz ciğeri ezmesiyle pek bir hukukumuz bulunmuyor.

Ancak yine de kazların, foie gras, yani yağlı ciğerleri uğruna mezalime uğrayıp zorla beslenmesi, artık küresel bir sorun oluşturuyor. Hayvan hakları savunucuları bastırıyor, foie gras Avrupa'nın çeşitli ülkeleri ve ABD'de bazı kentlerde yasaklanıyor. Kaliforniya'da "hayvanların gırtlağından zorla tek lokma geçirilmemesini" öngören yasa, 2012'de yürürlüğe giriyor. Bir tek Fransa, milli hazinesi olduğu için foie gras yasağını asla tartışmıyor. Endüstriyi kurtarmak için yeni zorla besleme cihazları icat ediliyor, yeni öğün taktikleri geliştiriliyor. Bazı üreticiler, "biz hayvanları zorla beslemeden yağlı ciğer elde ediyoruz" diyor. Ancak ne rakipleri, ne de gastronomi şefleri, bu iddiayı yutuyor. Şimdi bütün kaz çiftlikleri, hayvan severlerin şerrine uğramadan nasıl etik foie gras üretilir formülünün peşinde koşuyor.

New York'ta bir lokantada yemek yiyorsunuz ve aniden camın önünde, küreselleşme karşıtı gösterilerde görülen tarzda gençler beliriyor. Ellerinde bir takım resimler var. Boyunları zorba bir el tarafından kavranmış, boğazlarından aşağı çelik tüpler daldırılmış kazların resimleri.

Resimleri içeride yemek yiyenlere gösterenler, In Defence of Animals (IDA) adlı grubun üyeleri. Kaz ciğeri ezmesi yiyen gafilleri bilinçlendirmeye çalışıyorlar.

ABD, dünyanın en büyük foie gras üreticisi değil. Yılda yaklaşık 19 bin tonluk üretimle Fransa birinci, 1920 tonla Macaristan ikinci, 1500 tonla Bulgaristan üçüncü. Sonra ABD geliyor ki, yıllık üretim topu topu 340 ton. Ancak bu kadarı bile hayvan hakları savunucuları için çok fazla. Çünkü o ezmeler, karaciğerlerini yağlandırmak için hayvanları zorla beslemek suretiyle elde ediliyor.

Baskılar sonucu Şikago, geçen yıl kaz ciğeri ezmesi satışını yasaklıyor. Kaliforniya ise çok daha önce harekete geçiyor ve 2004 yılında hayvanların zorla beslenmesi yasaklanıyor. Daha doğrusu 2012 yılında yürürlüğe girmek üzere bir yasa kabul ediliyor. Üreticiler o tarihe kadar hayvanı zorlamadan ciğerini yağlandırmanın yolunu bulursa ne álá. Aksi takdirde çiftlikler başka kaz projeleri icat etmek zorunda.

MACAR MODELİ

İşte bu meydan okuma nedeniyle ABD ve Avrupa'daki üreticiler yeniliklerin peşine düşüyor. Kimisi Macar bir çiftçinin geliştirdiği, hayvanın canını daha az yakan plastik besleme tüpünden edinip, Macaristanlı kümes hayvanları uzmanı Dr. Ferenc Bogenfürst'ün besleme programını uyguluyor, kimisi de İspanyollar'ın zorlamasız besleme modelinin esrarını çözmeye çalışıyor.

Bogenfürst'ün programında, kazların zorla beslendiği süre 15 güne, günlük eziyet de bir öğüne iniyor. Fransız yönteminde ise kazlar belirli dönemlerde aç bırakılıp midelerinde yer açılıyor.

Aslında foie gras üreticilerinin, sığır, koyun ya da domuz yetiştiricileri gibi hem etik yollar bulması, hem de şefleri memnun etmesi o kadar kolay değil. Çünkü karaciğeri yağlandırma işi, eski Mısırlılar'dan beri aynı şekilde, hayvanları hayatlarının son 21 gününde zorla besleyerek yapılıyor.

Muhaliflere göre bu yöntem hayvanlara büyük eziyet çektiriyor, foie gras savunucuları ise "Göç öncesi bol miktarda yolluk aldıkları için bu kuşların yemek borusu esnektir, canları yanmaz" diyor.

Bazı üreticiler, kazların göç öncesindeki oburca tıkınma döneminden yararlanıyor. Kaz ciğeri pate üreten Pateria de Sousa adlı İspanyol firması, hayvanları zorla semirtmeden imalat yaptığını iddia ediyor. Hatta bu icatla Paris'te yemek fuarında ödül bile kazanıyor.

İSPANYOL PALAVRASI MI

İspanya'nın Extremadura bölgesindeki yetiştirme alanında serbest bırakılan kazlar göç öncesinde bol bol ot, meşe palamudu ve incirle besleniyor, sonra akabinde kesiliyor. Böylece her hayvandan 450-500 gramlık karaciğer elde ediliyor. Fransa'da geçerli yasaya göre, bir karaciğerin foie gras sayılması için ördeklerde 300 gram, kazlarda ise 400 gram olması gerekiyor.

Pateria de Sousa'nın uyguladığı bu serbest tıkınma yöntemi sektörde hayli kuşkuyla karşılanıyor. Fransız Ulusal Tarım Araştırma Enstitüsü 2002 yılından beri bu yönteme dayalı deneyler yaptığı halde yasaya uygun ağırlıkta karaciğer çıkaramıyor. Kaz ve ördeklerin beslenmesi bir süre engellendikten sonra göç zamanı hayvanlar, kendi kendilerine semirsinler diye içgüdülerinin akışına bırakılıyor. Bu yolla karaciğerlerin aldığı boyut, normalin ancak iki ya da üç katını buluyor, foie gras olarak pazarlanabilecek ürün çıkmıyor. Böylece Fransızlar, İspanyollar'ın palavra sıktığını düşünüyor.

Buna karşılık İspanyollar, "Bizim Extremadura'nın çayırları farklıdır, tamamen doğal bir ortamdır. Ayrıca biz hayvanlarımızı tamamen özgür bıraktık" diyor.

Avrupa Birliği raporlarına göre foie gras elde etmek üzere yetiştirilen ördeklerin yüzde 4.2'si, kazların ise yüzde 5.3'ü, kesimden önce ölüyor. Amerikan Tarım Bakanlığı'nın tespitlerine göre ise Macar usulüyle kesime giden hayvanlarda fire olmuyor.

Yani bu yol en azından daha sağlıklı görünüyor. Ancak Amerikan İnsaniyet Vakfı'na göre hayvanın kesimden önce ölmemesi, kaz ya da ördeğin iradesi dışında aşırı beslendiği gerçeğini değiştirmiyor. Kazlar acı çekmese de, zorla beslemeye karşı çıkacakları belli.

Sorunu çözmek için geriye bir tek yol kalıyor: Kaz ciğeri ezmesi sevenlerin bu keyiften vazgeçmesi.

Belki şu bulgu vazgeçmelerine yardımcı olabilir: Tennesse Üniversitesi araştırmalarına göre foie gras, yani yağlı karaciğerlerin içerdiği anormal proteinler alzheimer hastalığına yol açabilir.

Deney farelerinde öyle olmuş.
X