Türkiye'de yaşayan Rus ve Ukraynalılar anlatıyor: 'Annem bana değil TV'lere inanıyor'

Güncelleme Tarihi:

Türkiyede yaşayan Rus ve Ukraynalılar anlatıyor: Annem bana değil TVlere inanıyor
Oluşturulma Tarihi: Mart 02, 2022 13:33

Tatyana ve Jane Türkiye'de yaşayan Ukraynalı iki genç... Ülkelerinden uzakta yaşıyorlar ama arkadaşları, akrabaları, aileleri çatışmanın tam ortasında ve can güvenlikleri yok. Her gün hop oturup hop kalkıyor, "Biz savaş istemiyoruz, Putin dışında kimse savaş istemiyor" diyorlar. Hem Türkiye'de yaşayan hem de başka ülkelere göç etmiş Ukraynalı ve Ruslara, ülkelerinin içinde bulunduğu savaş hakkında neler düşündüklerini sorduk...

Haberin Devamı

Ülkemizde yaşayan yüzlerce Ukraynalı var. Onlar da ülkelerinde yaşanan savaşı bizler gibi televizyondan izliyor ve ellerinden hiçbir şey gelmiyor. Aralarında arkadaşları, akrabaları, aileleri memlekette olanlar var. Hepsi çaresizce savaşın bir an önce bitmesini bekliyor. 

Türkiye'de yaşayan Ukraynalılardan biri de Tatyana Nogay… 2004 yılında Türkiye’ye çalışmak için gelen Nogay, Rus işgalinden etkilenen ilk şehir olan Harkiv’de doğup büyüdü. Ülkesinde bir süre Almanca ve İngilizce öğretmenliği yapan Nogay, Türkiye’deki bir otelden teklif gelince Ukrayna'dan ayrılıp buraya yerleşti. Bir süre otellerde çalışan Nogay şu an evli ve çocuğu var.

'HABERLERİ İZLERKEN OKULUMUN YIKILDIĞINI GÖRDÜM'

"Dün haberleri izlerken öğretmenlik yaptığım okulu yok ettiklerini gördüm. Günlerdir zaten çok üzgünüz ama görev yaptığım okulun yerle bir olduğunu görmek beni çok etkiledi, çok ağladım. Şu an ‘devletim’ diye bir şey var mı yok mu belli değil" diyen Nogay, sözlerine şöyle devam etti:

Haberin Devamı

'BABAM ÇATIŞMA BÖLGESİNDE, ONUN İÇİN ÇOK ENDİŞELİYİM'

"Ailem normalde Ukrayna’da yaşıyor ancak yeni doğan bir bebeğim olduğu için annem Ocak ayında Türkiye’ye geldi. Babam şu an sıcak çatışma bölgesinde bulunan evimizde. Her gün onunla iletişim kurmaya çalışıyoruz çünkü onun için çok endişeleniyoruz. Dün bizim evimizin 200 metre ilerisinde çatışma oldu. Ukrayna’daki herkes gibi babam da çok korkuyor. Babam birlikte çalıştığı yerde bulunan sığınakta saklanıyor.

"Rusya’nın saldıracağına yönelik konuşmaların başlamasıyla birlikte babam yiyecek ve içecek stoku yapmıştı. Ülkede şu an hiçbir şey bulamıyorlar. Gıda satan yerler düne kadar kapalıydı, bugün açan yerlerde de ürün fiyatları çok yükseldi. Özellikle de ekmek bulmakta güçlük çekiliyor. Babamın bulunduğu bölgeye ekmeği bir araba getiriyor ve 2 dakika bitiyormuş.

"Babam bazen korkunca 'Keşke imkân olsa da ben de Türkiye’ye gelsem' diyor. Ben de ikna etmeye çalışıyorum ama babamın Türkiye’ye gelmeyeceğine eminim. Özellikle de annemin bu dönemde yanımda olmasından hayli mutluyum."

Haberin Devamı

'BİZ KARDEŞ MİLLETİZ, PUTİN DIŞINDA KİMSE SAVAŞ İSTEMİYOR'

Rusya Devlet Başkanı Putin dışında kimsenin ‘savaş’ istemediğini düşünen Nogay, "Rusların şu an Ukrayna’da ne olduğunu tam olarak bilmediğini bile düşünüyorum. Bir tane Rus kanalında bile çatışmaların gösterildiğini görmedim. Sanki her şey operasyonmuş gibi gösteriliyor. Biz Harkiv’de Rusça konuşurduk. Kimse de kimseden rahatsız olmazdı. Çünkü biz, kardeş milletiz. İnanın ki şu an Ruslar bile savaş istemiyor. Kısacası anlam veremiyoruz. Sizin komşunuz (Ukrayna) bir şey yaptığında siz (Rusya) buna karışamazsınız ki... İster kararı beğenin ister beğenmeyin. Ama işte ‘güç’ diye bir şey var" dedi.

Haberin Devamı

'ANNEM BİLE BENİ DİNLEMİYOR'

Yaklaşık 3 yıl önce Türkiye'ye gelen Jane Shaklanova ise 24 yaşında ve Ukrayna doğumlu. Ancak ailesi gibi o da hayatının önemli bir kısmını Rusya'da yaşadı. Shaklanova şöyle konuştu:

''Olanlar gerçekten çok üzücü. İnsanın karşısına herhâlde savaştan daha kötü bir şey çıkamaz. Rusya'nın Ukrayna'ya saldırmaya başlamasından bu yana her gün haberlere bakıyorum ve devamlı ağlıyorum. Akrabalarım ve onların çocukları şu an Kiev'de. Şimdi hepsi bir sığınakta yaşam mücadelesi veriyor. Şok içindeler. Çocuklar korkuyor ve panikliyor. Ben onlara yardım edemedikçe kendimi işe yaramaz gibi hissediyorum.

"Rus televizyonlarında savaştan bu yana her gün propaganda yapılıyor. Bu, o kadar iyi yapılıyor ki annem bile beni dinlemiyor. O, Putin'in Donbas bölgesini koruduğuna inanıp haklı olduğunu düşünüyor. Ancak annem de tüm dünya da savaşın Ukrayna'nın her yerinde olduğunu ve insanların öldüğünü bilmeli. Rusya ve Ukrayna kardeş ülke olmasının yanı sıra yıllarca beraber yaşadı. Bu iki ülkenin ortak geçmişleri var. Bazen haberlere inanasım gelmiyor çünkü Rusya'nın Ukrayna'ya saldırması çok saçma, bir kâbus gibi. Şu an yapabildiğim tek şey bu durumun yakında biteceğini ummak."

Haberin Devamı

'UKRAYNA'DAKİ ARKADAŞLARIM KAÇARAK HAYATTA KALMAYA ÇALIŞIYOR'

Yaklaşık 6 senedir Antalya'da yaşayan ve adını vermek istemeyen 23 yaşındaki Rus bir kadın, Ukrayna'nın kendi ülkesi Rusya tarafından işgal edilmesine çok üzüldüğünü ve savaşa anlam veremediğini şu sözlerle anlattı.

Üniversite eğitimi için ülkesinden ayrılıp eğitimi bittikten sonra da Türkiye'de çalışmaya başlayan kadın, ''Ne olduğunu bir türlü anlayamıyorum ama çok üzülüyorum. Ben Ukrayna'yı çok severim. Ayrıca Ukraynalı birçok arkadaşım var. Şu zamanda da arkadaşlarımla sık sık iletişim kurmaya çalışıyoruz. 'Çok korkuyoruz' diyorlar. Şu an arkadaşlarım bir yerden başka bir yere kaçarak yaşamaya çalışıyorlar. Onların ses tonunu duyup ve korkularını hissettikçe ben de çok üzülüyorum. Tüm dünya gibi onlar da bizim dostumuz. Ben savaşılsın istemiyorum" diye konuştu.

Haberin Devamı

DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAKİ RUSLAR DA AYNI HİSLERİ PAYLAŞIYOR

Irina Kuznetsova, 2014 yılında Rusya'dan İngiltere'ye göç etti. Birmingham Üniversitesi'nde doçent olan Kuznetsova, Rusya-Ukrayna Savaşı ile ilgili duygularını New York Times için kaleme aldı ve savaş karşıtı pek çok Rus’un duygularına tercüman oldu…

İşte Irina Kuznetsova’nın o satırları…

“Putin'in Ukrayna'da özel bir askeri harekatın başladığını duyurduğunu okuduğumda midem bulandı. Televizyonda izlediğim, kanlar içinde yerde yatan sivillerin, parçalanmış konutların görüntülerine baktıkça kendimi çok güçsüz ve kızgın hissediyorum.

Putin'in benim ana dilimi nasıl kötüye kullandığını gördüğümde bu beni fiziksel olarak çok etkiledi. Sanki tüm Rusça konuşanların haklarını savunuyormuş gibi yapmaya çalışıyor. Rusça benim ana dilim, çocuklarımla da bu dili konuşuyorum. Benim dilimin savaş dili olmasını istemiyorum ama maalesef olan bu…

Ukrayna'da ateş altında olanlar insanlar için bu sözler hiçbir fayda sağlamayacak ama benim gibi Rus vatandaşlarının yapabileceği bir şey var, uzakta bile sessiz kalmamak… Bugün tek pişmanlığım her şey 2014'te başladığında sessiz kalmam.

Rusya'nın Kırım'ı ilhak etmesinin ve Rus destekli ayrılıkçı güçlerin Donbas bölgesinde savaş başlatmasının üzerinden tam 8 yıl geçti. Şimdi oradan Ukrayna'nın daha barışçıl bölgelerine kaçan 1,5 milyon insan yeniden canlarını ve evlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Barış için tüm umutlar bitmiş gibi geliyor.

Savaşmaya ve özgürlüklerini savunmaya hazır birçok Ukraynalı tanıyorum. Tanıdığım Ukraynalılardan biri bana “Şu anda olanlar çok korkutucu ama Ukraynalılar zafer kazanana kadar bağımsızlıkları için savaşacaklar” diye yazdı. 

Rusya'da yaşayan yaşlı ebeveynlerim pirinç ve un gibi temel ihtiyaç maddelerini stokluyor. Bugüne kadar birkaç ekonomik kriz yaşadılar ve önceki yaptırımların sonuçlarını gördüler. İnsanlar, nakit para sıkıntısı yaşamaktan korktukları için birikimlerini çekmek için bankalarda sıraya giriyor. Savaş, kesinlikle ekonomiyi yerle bir edecek. Geçen ocak ayında ortalama emekli maaşı aylık 200 dolardan azdı. Savaş da ülkedeki aşırı eşitsizliği derinleştirerek ekonomiyi yerle bir edecek.

Rus dostlarımdan, “Endişelenmeyin, bu savaş Rusya ile Batı arasındaki siyasettir ve yakında sona erebilir” diyen mesajlar alıyorum. Bazıları da sekiz yıldır Donbas bölgesinde Rusların öldüğü göz önüne alındığında, bu savaşın tek seçenek olduğunu öne sürüyor.

St. Petersburg'daki reklam panolarında Putin'in fotoğrafı ile birlikte “Bize başka seçenek bırakmadılar” sözlerinin yer aldığı afişler asılı. Bütün bunlar Rusların Putin'in büyük destekçileri olduğu anlamına gelmiyor. Aslında halkın çoğunluğu bitkin, korku dolu veya sürekli bir propagandaya maruz kalmış durumda. İşte böylece Rus dilinin nasıl savaş dili olduğunu görebiliyoruz. Bunu Putin yaptı.

Putin, Rusya'nın “geleneksel değerleri” savunduğunu iddia ediyor ama bu doğru değil. On binlerce Ukraynalı çocuk ve aileye travma yaşatırken ne tür değerler savunuluyor? Onları bombalardan kaçmak için metroda saklanmaya zorlamak mı? Birçoğu için savaş bölgesinden kaçmak bir seçenek değil.

 

Türkiyede yaşayan Rus ve Ukraynalılar anlatıyor: Annem bana değil TVlere inanıyor

AİLEM TELEFONDA SİYASET KONUŞMAKTAN KORKUYOR

Rusça aynı zamanda bir korku dili haline geldi. Ailem telefonda siyaset konuşmaktan kaçınıyor ve yalnız değiller. Tanıdığım Rusların çoğu fikirlerini alenen ifade etmekten korkuyor. Politika hakkındaki görüşlerini paylaşmak için Sovyet dönemi mutfak sohbetlerine geri döndüler.

Türkiyede yaşayan Rus ve Ukraynalılar anlatıyor: Annem bana değil TVlere inanıyor

'RUS’UM AMA KALBİM UKRAYNA’DAN YANA'

Moskova’da yaşayan bir Rus vatandaşı ise Guardian için kaleme aldığı verdiği görüşte, "Rusya’da doğdum ama Ukrayna benim ikinci evim" dedi ve ülkesinin girdiği savaşı desteklemediğini aşağıdaki satırlarla anlattı:

Bugün Moskova'da savaştan başka konuşacak bir şey yok. Hissettiğimiz şey şok, korku, umutsuzluk… Çoğu devlet destekli haber ajansları, Putin'in doğru olanı yaptığını, Ukrayna'nın bağımsız bir ülke olarak var olmayı hak etmediğini bize göstermek için her şeyi deniyorlar. Rus hükümeti Ukrayna'yı durdurmak için her şeyi yaptığını söylüyor. Ama asıl soru şu: Neden Ukrayna'yı durdurmak için bunları yapıyor?

Soy ağacım Rusya ve Ukrayna dahil birçok ülkeye kadar gidiyor. Tam olarak ulusal kimliğimin ne olduğunu bilmiyorum. Rusya'da Ukrayna sınırına yakın çok küçük bir kasabada doğdum ve büyüdüm. Annem hâlâ orada yaşıyor.

24 Şubat sabahı ben ve kardeşim bir telefonla uyandık. Telefonu açtım ama anneme düzgün cevap veremedim. Zira 17 yaşımdan beri beni rahatsız etmeyen kekemeliğim, jeopolitik durumun keskin bir şekilde bozulmaya başladığı günlerde geri geldi.

Telefondaki ses annemindi ve savaşın başladığını söylüyordu. Sabah saat 06.00 sıralarında şiddetli bir patlamayla uyanmıştı. Evinin camları yerinden oynadığında sınırdan daha uzaktaki bir şehirde yaşayan anneanneme gitmek için eşyalarını ve belgelerini topladığını söylüyordu. İşte o an bir şeylerin geri dönülmez şekilde kırıldığını hissettim.

'UKRAYNA BİZİM İKİNCİ EVİMİZDİ VE HER ZAMAN ÖYLE KALACAK'

Çocukken ailem ve ben sık sık Ukrayna'ya, Harkiv ve Sumy bölgelerine, büyükannemin akrabalarını ziyarete ve alışverişe giderdik. 2014'te Putin, Donbas'ı yok etmeye başladı ve ziyaretlerimiz artık imkânsız bir hale geldi. Babam, Rus plakaları yüzünden arabamızı yakmalarından korkardı. Büyükannem, Ukrayna'yı tekrar ziyaret ederse ABD'nin evine saldıracağından korkardı. Kardeşlerim ve ben hiçbir şeyden korkmazdık. Ukrayna bizim ikinci evimizdi ve her zaman öyle kalacak.

Şimdi ofiste oturuyorum ama tıpkı dün olduğu gibi, annemden, savunmasız Rus ve Ukraynalılardan, Ukraynalı ve Rus askerlerden başka bir şey düşünemiyorum. Birçoğu eve kapalı tabutlarda getirilecek. Bunu 2014'te teyzemin oğulları Donbas'ta öldüğünde görmüştüm. Teyzem, yaşama sevincini yitirdi. Bunu Ukrayna'daki, Rusya'daki veya dünyanın hiçbir ülkesindeki hiçbir annenin yaşamasını istemiyorum.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!