Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gözden geçirme zamanı

CEZAEVİNDE bulunan ve sayısı altmışın üzerinde olan gazeteciler özgürlük müjdesi bekliyor.

Hepimiz bunu bekliyoruz.
Mahkemelerin bağımsız olduğu, siyasi müdahalenin söz konusu olamayacağı söylense de öyle değil.
Bu ülkede ve her yerde, siyasi mesajlar, mahkemelerin seyrini etkiliyor.
Hukukta orantısallık kavramı üzerinde biraz düşündüyseniz, hakimin yasaları yorumlama sürecinde belli oranda şahsi görüş ve inançlarının da rol oynadığı gerçeği bugün bu bilimin kabul ettiği bir konu.
O yüzden siyasi mesajlar önemli.
Bu da yeterli değil tabii, basın özgürlüğünün önündeki yasal engellerin de kaldırılması lazım.
Düşüncenin suç, kitabın bomba, medyanın şeytan ilan edildiği bir ortamda, gazetecilerin susturulmaları, cezalandırılmaları ve hapislere atılmaları kolaylaşıyor.
Gazetecilerin terör suçlusu oldukları için hapiste olduklarını söylemek ikna edici olmadığı gibi büyük bir haksızlık.
Nedim Şener terörist mi?
Sosyalist ve Kürt oldukları için, toplumda yaratılan terörist algısına kolayca kabul ettirilen birçok gazetecinin dosyasını incelediğinizde görüyorsunuz.
Devletin artık gizliliği de kalmayan görüşmeler sürdürdüğü bir dönemde Abdullah Öcalan’ın resmini basmak, açıklamalarını yayınlamak terör örgütü propagandası kapsamında değerlendiriliyor, gazete propaganda broşürü, gazeteci de terörist olarak kolayca susturuluyor.
Bir örgütün, terörist ilan edilmiş bir grubun neyi savunursa savunsun ne olduğu, faaliyetleri, savundukları hakkında bilgi sahibi olmak mı yoksa cahil kalmak mı halkın savunma gücünü onun karşısında sağlamlaştırır?  
Yeni bir döneme adım atıyoruz.
Toplumda yeni Anayasa beklentisi çok yüksek. Bunun için uzlaşma iklimine ihtiyacımız var. Seçim öncesi gerginliklerle sağlam bir yol haritası çizilemez. 
Sadece iktidar değil, muhalefetten de işbirliği, uzlaşma arayışı bekliyor toplum.
    
UZLAŞMA iklimini oluşturmak için ilk adım cezaevlerindeki gazetecilerin özgürlüklerine kavuşması olmalıdır. Başbakanın davalarından vazgeçmesi yerinde bir karar.
Düşüncelerin serbestçe ortaya konduğu, tartışıldığı, farklı düşünenlerin ne dediklerini dinleyip anlayarak yaratabiliriz uzlaşma ortamını.
Tepedeki uzlaşmalar önemlidir, çünkü verdikleri siyasi mesaj halkı cesaretlendirir ama kitleler bu mesajı sindiremezse geçici olmaya mahkumdur. 
Tahrik, iftira, tehdit, şiddete övgü  tabii ki düşünce, ifade ve basın özgürlüğüne girmez.
Ama bunları çürütmenin en sağlıklı yolu yine basının kendi içindeki mekanizmalar, eleştiri ve yalnızlaştırmaktır.
Özgürlükçü bir anayasa için yola çıkacaksak eğer mutlaka basın özgürlüğünün önündeki tüm yasal engelleri kaldırmak zorunda olduğumuz kabul edilmelidir.
Anayasa çalışmalarına hakim olacak zihniyetin belirlenmesinde çok etkili bir başlangıç olacaktır bu adım.
Önümüzdeki günlerde, siyasiler düşünce, ifade ve basın özgürlüğünden yana mesajlar verirlerse, çok sayıda gazetecinin özgürlüklerine kavuşacağını umuyorum.
Bu konuda da, Meclis’e yeni giren meslektaşlarımızın örnek olmasını diliyorum.
Kendileri gibi düşünmeyenlerin de haklarını savunma konusunda herkesten fazla titizliği ve öncülüğü onlardan bekliyorum.
X