GeriEğitim Yalçın Zaim: Her öğrencinin kariyer planı olmalı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yalçın Zaim: Her öğrencinin kariyer planı olmalı

Yalçın Zaim: Her öğrencinin kariyer planı olmalı

Atılım Üniversitesi Kurucusu ve Mütevelli Heyet Başkanı Yalçın Zaim, eğitim hayatını İstanbul’da tamamlamasına rağmen Ankara’da eğitim yatırımlarını sürdürüyor. Eğitim dışında 1992’de kurduğu inşaat şirketi de olan Zaim, akademisyenliği tercih edeceklere, “Çalışmak, sabırlı olmak ve fırsatları değerlendirmek gerekir” diyor.

Zaim ile yükseköğretimi ve eğitim dünyasını konuştuk: 

- İş hayatınızda önemli projelerde imzanız var.
Ankara’nın su kesintilerine son veren, içme suyu sorununu büyük ölçüde çözen ve Ankara’ya içme suyu getirilmesini sağlayan Kınık Tüneli yapımı benim için önemli bir projedir. 80’li yılların koşullarında yani ithalat kısıtlaması, enerji ve maddi yetersizlikler ile sulu bir ortamda, yumuşak zeminde 15 km uzunluğundaki su tünelini o günün ülke  olanakları ile açabilmek ve Ankara’nın içme suyu sorununa çözüm sağlamak önemli bir başarıdır. Türkiye’nin yükseköğretim kurumlarına büyük ihtiyaç duyduğu 90’lı yılların sonuna doğru bir vakıf üniversitesi kurmak önemli ikinci başarımdır. Atılım Üniversitesi kuruluşundan bu yana geçen 21 yıl içinde eğitim-öğretim faaliyetlerinde kaliteden ödün vermedi. Öğrencilerine mesleki eğitimin yanı sıra ayrıca uygulamalı eğitim olanakları sunarak, en iyi şekilde yetiştirilmeleri için büyük çaba gösterdi. Üniversitemiz, bu yıllar içinde bir taraftan altyapısını güçlendirirken, diğer taraftan da araştırma alanlarında öncü bir rol üstlenmek  üzere büyük bir gelişim kaydetti. Times HigherEducation (THE), URAP gibi yükseköğretim kurumlarını değerlendiren ulusal ve uluslararası sıralamaları ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksinde her yıl üst sıralarda yer alıyor. Son bir yıl içinde açıklanan değişik ulusal ve uluslararası üniversite sıralamalarında, ülkemiz vakıf üniversiteleri arasında ilk 4’te yer alarak dünyanın en iyi 600, gelişmekte olan ülkelerin ise en iyi 150 ve dünya 50 yaş altı genç üniversiteleri arasında ilk 100 içinde yer almayı başardı. Araştırma ve eğitim laboratuvarları başta olmak üzere bilimsel ve teknolojik gelişmeler açısından hem akademisyenleri, hem de öğrencilerini destekliyor. Araştırma merkezleri, Teknoloji Transfer Ofisi, Kuluçka Merkezi gibi yapılarla, öğretim elemanlarının ve öğrencilerinin araştırma faaliyetlerinde etkin bir şekilde yer almaları için büyük çaba gösteriyor. Araştırma kültürünün yaygınlaştırılması ve üretime aktarımı konusunda ülkemizin tek, Avrupa’nın üçüncü ve dünyanın ilk beş araştırma kuruluşu arasında yer alan Metal Şekillendirme Mükemmeliyet Merkezi gibi merkezlerin kurulması ve alanlarında faaliyet göstermelerini sağlıyor.

- Hiç hayal kırıklığı yaşadınız mı?
Her alanda her zaman başarı mümkün değil. Bazen kendiniz veya sizin dışınızdaki sebepler ile başarısız olabilir. Benim de her insan gibi başarısız olduğum durum ve zamanlar oldu.

- Hayaliniz nedir?
Hedefimiz sadece Türkiye değil, Atılım Üniversitesi’nin dünyanın en iyi ve saygın üniversiteleri arasında yer alması. Başarının sürdürülebilir olması.

- Akademisyenliği tercih edecek gençlere öneriniz nedir?
Her şeyden evvel, mesleklerin kendilerine özgü özellikleri olduğunu bilmek ve kabul etmek gerekir. Akademisyen olmak isteyenlerin işlerini sevmeleri gerekir, çünkü tüm yaşamları boyunca çok çalışmaları, öğrenmek ve öğretmeği amaç edinmeleri, bilime ve araştırmaya büyük zaman ayırmaları gerekiyor. Bunlara ilave olarak fırsatları kollamaları ve değerlendirmeleri şart.

BAŞARI İÇİN ÇALIŞMAK VE SABIRLI OLMAK GEREKİR
- Bu alanda çalışanlar için sektör imkânları sizce yeterli mi?
Türkiye’nin ciddi öğretim üyesi ihtiyacı var ve imkânlar yeterli düzeyde. Bunun için bilim, araştırma esas olmalı. Nitekim araştırma yapan birçok öğretim elemanının ulusal veya uluslararası alanda kendilerine yer bulduklarını görüyoruz. Ancak daha önce de söylediğim gibi çok çalışmak, sabırlı olmak,  fırsatları değerlendirmek önemli.

- Gençlere çalışma hayatı için hangi ip uçlarını verirsiniz?
Çalışma hayatı öğrencilik hayatından farklıdır. Öğrencilik hayatında, zaman zaman ihmal, hata ve hatta bazen boş vermek bir süre için idare edilebilir. Ancak iş hayatında mesleki bilgi, çalışmak, ciddiyet, zamanında ve olması gerektiği davranmak, konuşmak, hareket etmek gerekir.

- Üniversitede okurken iş hayatına nasıl hazırlanılır?
Bir öğrenci mutlaka öğretime başlayınca kendine bir kariyer planı yapmalı. Yabancı dil problemini en geç üniversitede çözmüş olmalı, mesleki bilgisi güçlü olmalı ve mesleki gelişmeleri takip etmeli, eğitimini aldığı bölümün özelliklerine göre staj yapmalı veya tatil dönemlerinde yarı zamanlı çalışmalı, imkânı var ise en az bir kez dil eğitimi veya staj için yurt dışına gidebilmeli, kişisel gelişimine katkı sağlayacak etkili konuşma, sunum becerileri gibi alanlarda seminer, konferans vb. etkinliklere katılmalı, teknolojiyi yeterince kullanabilmeyi öğrenmeli diye düşünüyorum.

Yalçın Zaim: Her öğrencinin kariyer planı olmalı

YABANCI DİL EĞİTİMİNDE SIKINTILAR VAR
Yükseköğretimin bizim ülkemiz gibi “gelişmekte olan ülkeler” için görevlerini veya hedeflerini iyi tarif etmek gerekiyor. Kısaca sadece ülkenin değil bölgenin ihtiyaç ve gelişmeleri dikkate alınmalı. Bunun için devletin stratejilerinde üniversitelere görev atfetmesi önemli, gereklidir. Bu şekilde hem ülkenin hem de bölgenin bilim, kültür, sosyo ekonomik gelişimine önemli katkı sağlanır. Ayrıca üniversitelerin özerk yapıya ihtiyaçları var. Özerk yapı ise; şeffaf yönetim, güçlü yasal mevzuat ve siyasi yapıdan, etkiden uzaklık. Yabancı dil bilen yükseköğretim mezun sayısı arttırılmalıdır. Çünkü her bir üniversite mezunu sadece ülke içinde değil, dünyanın her yerinde kendine iş imkânı bulabilmelidir. Maalesef yabancı dil öğretiminde sıkıntılar var, çünkü 17-18 yaşına gelmiş ve o güne kadar bu konuda hiç eğitim almamış veya sınırlı dil eğitimi almış birine yabancı dil öğretmek oldukça güç. Bu nedenle öğrencinin verilen eğitimi dikkatle takip etmesi, çok çalışması ve imkânı olan öğrencilerin en az bir kez yurt dışına çıkmasını tavsiye ediyorum. Her bir üniversite mezunu ülkenin sosyal, kültürel, ekonomik kalkınmasına katkı sağlamalıdır. Uluslararası öğrenci sayısının arttırılması da önemlidir, bu görev sadece üniversitelerin değil, devletin de görevi olmalı, tanıtım ve planlamada bir koordinasyon sağlanmalıdır. Ülkemiz bu konuda her türlü imkana, güce sahiptir. Üniversite sayısının hızla artması da başka bir ciddi sorun. Alanda yoğun bir karmaşa var. Kurumsallaşma, kalite, nitelik önemli ve zaman alan bir süreçtir. Üniversitelerin nitelik kazanması, olgunlaşması için en az 30 ila 50 yıl gibi zamana ihtiyaç var. Vakıf üniversiteleri ise çok genç. Neredeyse her şehre bir devlet üniversitesi kuruluyor, doğru bir yaklaşım değildir ve bu üniversiteler de çok genç. Nitelik, nicelikten üstün tutulmalıdır. Bu sebeple üniversite sayısı arttırılmamalıdır. Ayrıca her üniversitenin aynı olması, aynı misyonu üstlenmesi beklenmemelidir, istenmemelidir. Farklılaşma, çeşitlilik gereklidir. Bu durumda üniversitelerin farklı konumlanması gerekecektir. Yükseköğretimde yapısal bir değişikliğe ihtiyaç var.

KALİTEDEN ASLA ÖDÜN VERMEMELİ
Yükseköğretime talep artıyor, kaliteden asla ödün verilmemeli. Hedef sadece diploma almak olmamalı. Öğrencilerin sadece ülkemiz içinde değil, aynı zamanda dünyanın herhangi bir yerinde kendilerine iş imkânı bulabilmeleri ve dünya insanı olabilmeleri yönünde müfredat, programlar oluşturulmalıdır. YÖK’ün bu yöndeki değerli çalışmalarını üniversite olarak dikkatle takip ediyoruz. Ayrıca ülkemiz kendi coğrafyası içinde lider bir ülke. Yükseköğretim alanında da lider olma imkân ve potansiyeline sahip. Bunun doğru değerlendirilmesi ve desteklenmesi gerekiyor.

KİMDİR?
1964 yılında Saint Joseph Lisesinden, 1969 yılında İstanbul Teknik Üniversitesinden maden yüksek mühendisi olarak Mezun oldu. Türkiye Kömür İşletmeleri’ne ait Karadon Ocağı, Belçika Societe du Goufre ve Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nde staj yaptı, 1970 yılında Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Divriği Rezerv Tespit Kampında iş hayatına atıldı. 1974-1992 yılları arasında Kiska Komandit Şirketi’nde Proje Müdürü olarak görev yaptı, Kiska Komandit Şirketi’nde çalıştığı süre içerisinde 15 km uzunluğunda ve Türkiye’de ilk defa yumuşak zeminde açılan Kınık Tüneli, Konya İçme Suyu Arıtma Tesisi, Dicle Barajı, Erzincan Barajı gibi projeleri tamamladı. Halen Atılım Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmekte olup, Atılım Üniversitesi Kurucusu ve Mütevelli Heyet Başkanıdır. Fransızca ve İngilizce biliyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle