GeriEğitim Eğitimde 2018: Yeşeren umutlar, süregelen endişeler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Eğitimde 2018: Yeşeren umutlar, süregelen endişeler

Öğretmenlerle beraber, öğretmenlerin güçlenmesi için yola çıktığımızda 2016 yılıydı. Düzce’de Topuk Yaylası’nda Öğretmen Ağı’nın tohumlarının atıldığı buluşmada öğretmenlerle iki gün geçirdik. İki günün sonunda hep beraber bir halka oluşturmuş ve hepimiz tek kelimeyle duygularımızı ifade etmiştik. En çok ‘umut’ ifade edilmişti; grubun çoğunluğu oradan umutla ayrılıyordu. İki yıl sonunda ise o umut eyleme dönüştü. Öğretmenlerin potansiyelini fark ettiği ve biraz destekle hayata geçirebildiği bir işbirliği platformu modelini geliştirdik. Bu yazıyı da bana o kolektif çabayı ve umudu hatırlatan Topuk Yaylası’nda yazmak kısmet oldu; uzun yıllar sonra eğitimimize dair umudumuzun yeşerdiği bir yılın sonunda.

Eğitimde 2018: Yeşeren umutlar, süregelen endişeler

2018’de eğitime dair en önemli gelişme Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Milli Eğitim Bakanı olarak 9 Temmuz 2018 Pazartesi akşamı Prof. Dr. Ziya Selçuk’un atanmasıydı. Bu atama, kamuoyunda genelde şaşkınlıkla ve memnuniyetle karşılandı; özellikle yeni bakanını eğitimi bilen bir akademisyen olarak tanıyan eğitim camiası sevinçliydi. Bakan Selçuk göreve başlar başlamaz kamuoyuna ihtiyacı olan mesajları vererek, yeşeren güven ortamının genişlemesini sağladı. Bu mesajlar içinde eğitimde gerçekleştirmemiz gereken değişimin zor olduğu, bunu ancak hep beraber yapabileceğimiz ve öğretmenin bu süreçte baş kahraman olacağı aklıma yer edenler oldu.

2023 EĞİTİM VİZYONU’NUN ODAĞI MUTLU ÇOCUKLAR
Bakan Selçuk’un ilk altı aylık icraatının odağında 23 Ekim 2018’de kamuoyuyla paylaşılan Güçlü Yarınlar için 2023 Eğitim Vizyonu vardı. Hazırlığı yaklaşık dört ay süren belge, 23 Ekim 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı’nda kamuoyuna sunuldu. Vizyon belgesi, Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) kurulduğu ve orada çalışmaya başladığım 2003 yılından bu yana ilk defa tanık olduğum nitelikte hazırlanmıştı ve arkasındaki siyasi iradeyi ortaya koyar bir şekilde paylaşılmıştı. Üç yıllık bir eylem planını da içeren belge tüm paydaşlara eğitime dair yeni bir felsefe ve bunun gerçekleşmesi için yapılacak olanları sunuyor.

2023 Eğitim Vizyonu odağına mutlu çocukları alıyor ve nitelikli ve kapsayıcı eğitimin sunulması için bütüncül bir çerçeve içeriyor. ERG, yayımladığı değerlendirme belgesinde bu özelliklerinin yanı sıra güçlü okullara yapılan vurgunun önemine değindi. Eğitimde değişimin okuldan başlaması gerekiyor ve vizyon belgesi bunu sağlamak için insan kaynakları, mali yönetim, altyapı ve organizasyon açısından yapılacakları zaman planıyla beraber sunuyor. ERG, belgenin göreceli olarak gelişmeye ihtiyacı olan alanları da değerlendirdi. Kapsayıcı eğitim tanımının daha açık yapılmasını, bu bağlamda eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğinin önemine vurgu yaptı. Meslek eğitimi içinse sunulan yeni paradigmanın aslında eskisinden çok da farklı olmadığını ve ortaöğretimin lise çağı öğrencilerinin gereksinimleri doğrultusunda yeniden tasarımının gerektiğini paylaştı.

BU YIL EĞİTİM CAMİASINI İLGİLENDİREN DİĞER ÖNEMLİ KONULAR NELERDİ?
Liselere geçiş sistemi yenilendi. Geçtiğimiz yıllarda atanan öğretmenlerin, sözleşmeli çalışma uygulamasına dair şikayetleri devam etti. Yükseköğretim Kurumu tüm eğitim fakülteleri tarafından uygulanması beklenen zorunlu öğretim programını merkezi ve hiyerarşik bir şekilde güncelledi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği’ni yeniledi ve Suriye’den sığınmacı olarak gelen öğrenciler için Hızlandırılmış Eğitim Programı (HEP) uygulamaya başladı.

2018’in ikinci altı ayında ise Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü öncülüğünde okullar ve özel sektör arasında yapılan işbirliği protokollerini hızlandı. Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü öncülüğünde özel eğitime ihtiyacı olan çocuklara yönelik malzeme ve uygulamaların geliştirilmesi için değerli çalışmalar yapıldı. 2023 Vizyon Belgesi’nin içeriği doğrultusunda MEB’in tüm birimleri nezdinde paydaşlarla eskisine göre daha katılımcı bir yaklaşımla gerçekleşen çalıştaylar önemliydi.

2019’a girerken, Prof. Dr. Ziya Selçuk’un bakan olması ve 2023 Vizyon Belgesi’nin oluşturduğu güven ortamı umutları yeşertiyor. İcraata dair güçlü beklentiler var. Tüm bunlara, belgenin kısmen bile olsa hayata geçip geçemeyeceğine dair endişeler de eşlik ediyor. Öncelikle, belge bir eylem planı sunuyor ve değerlendirmelerin bu temelde yapılması önemli. Birçok öneri önce somut olarak çalışılacak, sonra pilot uygulamalarla değerlendirilecek ve sonrasında geliştirilerek ülke çapında uygulamaya alınacak. Tüm bunların da önümüzdeki üç yıl içerisinde olması bekleniyor. Dolayısıyla, kamuoyunun da sabırlı olması ve aynı zamanda MEB’in icraatlarını yakından izlemeye devam etmesi gerekiyor.

Önümüzdeki kritik eşik MEB’in merkezi ve yerel bürokrasisine hakim anlayışın dönüşmesi olacak. Bu dönüşüm olmaksızın, katı bir merkezi ve hiyerarşik yaklaşımla 2023 Vizyonu’nu hayata geçirmek mümkün olmayacaktır. Uzun yıllardır odağında mutlu çocuklar olan, eğitime bütüncül bir yaklaşım sunan ve orta vadeli eylem planını görebildiğimiz bir dönüşüme gereksinim duyuyorduk. Şimdi, eğitimi hep beraber konuşmaya devam etmeli, zor konularda uzlaşmaya çalışmalıyız. Uygulamada özenli olmalı ve mümkün olduğu kadar yola çıkan treni dar alanlarda kısa vadeli siyasi hesaplar yüzünden raydan çıkarmamaya özen göstermeliyiz.

Benim için kıymetli olan, son yıllarda bana umut veren Öğretmen Ağı’nın ve 2023 Vizyon Belgesi’nin en önemli ortak noktasının baş kahraman rolündeki öğretmen olması. Eğitimimiz bir yıl sonra daha iyi durumda olacaksa, bu öğretmenler sayesinde olacak.

BATUHAN AYDAGÜL KİMDİR?
Marmara Üniversitesinde İşletme alanında lisans derecesini ve Stanford Üniversitesinde Uluslararası Eğitim Politikası ve Yönetimi alanında yüksek lisansını tamamladı. Eğitim alanında 20 yıla yakın çalışmış bir politika analisti ve eğitim uzmanı. 2003’ten beri ERG’de çalışıyor ve halen direktörlük görevini yürütüyor. 2007’de Liberya Eğitim Bakanlığı daveti üzerine ve Açık Toplum Vakfı desteğiyle, Dünya Bankası ve UNICEF gibi kalkınma ortaklarıyla geliştirilen Liberya İlköğretimi Yapılandırma Programının koordinatörlüğünü üstlendi. Bu çalışmaları sonucunda Liberya Eğitim Bakanlığı’ndan Üstün Hizmet Ödülü aldı. Son olarak, 2016’da OECD Yolsuzlukla Mücadele Ağı’nın yaptığıi Azerbaycan Yolsuzlukla Mücadele 4’üncü Gözden Geçirme çalışmasına katıldı. Eğitimde yolsuzluğun önlenmesi ve yargılanması bölümünü hazırladı.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle