Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Eğitim kredilerinde devlet desteği

TÜKETİCİ kredisi, oto kredisi, konut kredisi derken önümüzdeki dönemde en popüler olabilecek kredi türlerinden biri de eğitim kredisidir.

Diğerlerinden farklı olarak, eğitim kredisi bir çeşit yatırım kredisidir. Toplumsal bir fayda yaratma potansiyeline sahiptir.

Bu özellikleriyle eğitim kredisinde devlet desteğinin olması şaşırtıcı değildir. Kaldı ki, eğitim kredileri yoluyla devletin kendi ürettiği ve ücretsiz sattığı eğitim hizmetlerine talebin azaltılabilmesi de söz konusu olabilecektir. Doğru çalıştırıldığında, eğitim kredilerine verilecek devlet desteği göründüğünden çok daha az maliyetli olabilecektir.

VADE YAPISI

Geçenlerde Milli Eğitim Bakanı
’nın eğitim kredilerinde faizin yarısının devlet tarafından karşılanacağı yönündeki açıklaması bu açıdan çok sevindiricidir. Eğitimin devlet tarafından desteklenmesi özel okulların kullandığı su ve elektriği ucuza vermek olarak düşünülmemeli eğitimi alanın desteklenmesi "eğitimi destek" politikasının ana unsuru olmalıdır. Dolayısıyla, konuya hükümetin yaklaşımı doğru yöndedir.

Kredi faizinin bir bölümünün devlet tarafından ödenmesi doğru yönde atılmış bir olsa da, yeterli olmaktan uzaktır. Bu çeşit desteğin belli bir mantık içinde yapılandırılması gerekmektedir. Her şeyden önce, eğitimin uzun dönemli bir yatırım olduğu göz önüne alınarak, bir anlam ifade etmesi için, eğitim kredilerinin uzun vadeli olması kaçınılmazdır.

Kredinin ana parasının bir yıl içinde ödenmesi demek uzun bir eğitim döneminde yıllık eğitim giderlerinin kredilendirilen bölümü kadarının ödenmesini bir yıl ötelenmesi anlamına gelir. Değil yarısını, böyle bir kredinin tüm faizini devlet ödese dahi, bu çeşit bir kredinin devlet tarafından "doğru" desteklendiği düşünülemez. Çünkü, eğitim, özellikle orta ve yüksek okul düzeyindeki eğitim, bir yıllık bir süreç değildir.

Dönemsel faizler zamanında ödense de, eğitim alanın, eğitim sürecinin sonunda çalışmaya başlamasıyla anaparayı ödemesi hedeflenmelidir. Bir öğrenci lise eğitimiyle kredi kullanmaya başlasa, eğitim kredisinin vadesinin 10 yıl kadar olması bu varsayım içinde kaçınılmaz olmaktadır.

Belli bir teminat ve kefillik yapısıyla, 20 yıl vadeli konut kredisi veren bankacılık sisteminin 10-15 yıl vadeli eğitim kredisi vermesi çok şaşırtıcı olmaz. Başlarda miktar kısıtlı olacaktır. Ama, farklı mekanizmalarla eğitim kredilerinin de ikinci piyasası yaratılabildiğinde, devletin çok daha rahat bir biçimde bu piyasaya destek vermesi söz konusu olabilecektir.

ŞARTLAR

Eğitim kredilerinde devlet destek verecekse, desteğin temeli krediyi kullananın geçmiş ve cari başarısı kriterlerden biri olmalıdır
. Çünkü, eğitim süreci içindeki başarı kredinin belli bir vade içinde geri ödenmesi olasılığını artıran bir etkendir.

Krediyi kullananın hamisi durumundakilerin gelir düzeyi de devlet desteğinin parametrelerinden biri olacaktır. Aksi taktirde, devlet, zengin çocuklarının çok fazla başarı talep etmeyen pahalı okullardaki eğitimini destekler duruma düşebilecektir. Bu da kaynakların yanlış kullanımı anlamına gelir.

Bir diğer konu hangi aşamadaki eğitim için kullanılan kredilere devlet desteğinin olacağıdır. Bir başlangıç olarak, zorunlu eğitimden sonraki eğitim için alınan krediler devlet desteği kapsamına alınabilir. Ama, üniversite ve lisans üstü eğitim için alınan krediler, belli şartlar sağlandığı taktirde, mutlaka devlet desteğine söz konusu olmalıdır.

Bakan’ın açıldığı eğitim kredisine devlet desteği sevindirici bir başlangıçtır. Ama, devletin elindeki kıt kaynakların yerinde kullanılması ve kredinin kendinden bekleneni verebilmesi açısından hem ayrıntılı bir biçimde yapılandırılmasına hem de zamana ihtiyaç vardır.
X