Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Aynı hamam aynı tas

Pazartesi günü Avrupa'nın hiçbir ülkesinde maç yok. Nedeni Cuma günü milli maçların olması. Avrupa demişken bizde zaten Avrupa ülkesi değiliz. Bknz. Stoke City hocası Tony Pulis' a; Grubumuzda Avrupa ülkesinden bir takım yok derken ne kadar haklı çıktı. Mesele harita üzerinde Avrupa da olmak değil mesele çağdaş medeniyet seviyesine ulaşabilmektedir. Bu durum ülke yönetiminden, Türkiye futbol federasyonuna, hakemlerden, otobüs şoförüne kadar giden bir yönetimle ilgilidir.

Yukarı da yazdıklarım dün akşam canı yanmış bir takımın sesini dile getirmek içindir. Herkes maç için binlerce sebep bulabilir ama benim için asıl sebep TFF'nin maçı ertelememesi ve oynatmasıdır. Madem oynatacaksın pazar günü oynat. Yayıncı kuruluşun kuklası haline gelme. Yayıncı kuruluş ne ister o olmasın. Madem öyle olacak bırak yönetimi yayıncı kuruluşa çek git. Senin orada masa üstünde ki bir kağıttan, orada ki bir dolaptan farkın ne o zaman ?

 

Gelelim hakemlere. Tebrik etmemek elde değil. Ne güzel de idare ettiler maçı. Akşam televizyonda ki yorumculara baktım hakem Halis beyi kahraman ilan ettiler. Ayıptır beyler. Maçı at gözlüklerinizi çıkartıp lütfen tekrar seyredin. Hakem Necip' i oyundan atarken % 100 haklıydı. İsmail' in pozisyonu öncesinde ofsayt ı görmüyorsun da fuali hemen nasıl gördün. Necip' ten önce sarı kart ile oynayan Orhan Gülle önce Fernandes'i arkadan çekerek düşürdü sonra da Holosko'ya kontrolsüz bir biçimde baldırına girdi. İkisinde de faul çalan Halis muhlis bey neden Orhan' ı 2. sarı karttan oyundan atamadı, ve daha maçın henüz 30. dakikasıydı. Bana kimse hakem savunması yapmasın. Kimse bu ülkede futbol hakemi var demesin. İ.B.Belediye - Fenerbahçe maçında gördük ki, istenildiği takdirde bir maçı hakem istediği bir takıma verebiliyor. Gökhan Gönül' e verilemeyen 2. sarı kart ve Belediye'nin verilmeyen penaltısını bana merkez hakem kurulu açıklayabilir mi ? O  hakem de, Avrupa maçlarında görev alan bir hakem olan Cüneyt Çakır. Eyy Türkiye Futbol Federasyonu, sen Etik Kurulu'nun  kararlarını  uygulandın mı, hiçbir maç sonrası kötü bir maç yöneten hakemden dolayı Merkez Hakem Kurulu’nun kulağını çektin mi? hayır tabi ki. Eee nasıl gidecek bu kervan, ben bilmiyorum bir bilen var mı? Hamamın sahibi değişti ama rahmetli kazancı Bedih’in dediği gibi; “yine dünya eski hamam eski tas a canım.”

 

Gelelim maça. Evet 23 günde çok tempolu 7 maç oynamış bir takımın tempo yapması kolay değildir. Carvalhal yaptığı açıklamada, 2 puan kaybetmedik 1 puan kazandık ve mutluyuz diye bahsetmiş maçın ardından. Doğru da, fakat Carvalhal’ da kadro kurmada oldukça kabiliyetsiz. Necip ve Marco ikilisi kesinlikle Beşiktaş’ ın orta sahasını oluşturmaz. Biri çok ağır, diğeri ise halen bazı şeyleri gelişmemiş genç bir oyuncu. Guti’yi anlarım da ama Ernst gibi bir oyuncunun yedek kalmasını asla anlayamam. Bu maçta giden 2 puanın en büyük mimarı Carvalhal’dır. Simao gibi bir kanser hücresini takıma devamlı yerleştirmesi toprakçılıktan başka bir şey değildir.

 

Carvalhal demiş ki ; ben buraya alt yapıdan sorumlu olmaya ve oyuncu bakmaya, Tayfur hocaya yardımcı olmaya geldim. Bunu dün akşam bir tv programında Sn. Kaya Çilingiroğlu söylemiş. O zaman Carvalhal’e suç bulmamak gerekiyor. Adam benden ne bekliyorsunuz a getiriyor olayı. Yönetim ne bekliyor çıksın söylesin.

 

Birde bu yeni alınan Alves’i biz neden hiç görmüyoruz. Burak Kaplan’ı, Tanju’yu ve de Veli’yi. Niye aldınız madem oynatmayacaktınız?

 

Milli maçtan dolayı Portekiz’e giden Quaresma takımın en önemli oyuncusu. Fenerbahçe’de Alex, Trabzonspor’ da Burak Yılmaz gibi. Onlar sız maç kazanmak çok zor.

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI