Arap Sting’i Emre

Emre Altuğ’a yakın takibim devam ediyor. Cumartesi akşamı Çubuklu Hayal Kahvesi’nde sahne alacağını duydum.

Çisil de Emre Altuğ deyince "hani nerede, hemen gidelimci" olduğu için cumartesi gecesini Emre Altuğ’a vakfetmek zor olmadı.

Emre Altuğ sahne aldığında saat gece yarısına yaklaşıyordu. Emre çılgınları Hayal Kahvesi’ni tıka basa doldurmuştu. Tabii ki, öncelikle genç kızlar, kendini hep genç hisseden kadınlar ve sonra onların yanına takılıp gelen erkekler.

İlk şarkıdan başlayarak Emre’nin hayranlarını ’trans’ haline geçirmesi zor olmadı. Gece boyunca da hedef kitle ’trans’ halinde şarkıları Emre’yle birlikte söyledi.

Bir ara Emre Altuğ, Nazan Öncel’in "Erkekler de Yanar" şarkısını kadınlara ve erkeklere ayrı ayrı söyletti.

İlginçtir (!) kadınlar "Bizi nikáh paklar" üzerine vurgu yaparken, erkekler "Bizi yatak paklar"ı daha bir vurgulu okudu.

Ve o gece de bir kez daha kadınların niye Venüs’ten erkeklerin de niye Mars’tan geldiği ortaya çıktı.

Gecenin ortalarına doğru Emre, "Müziğimin nereden beslendiğini görmeniz için yüzyıldır hayranı olduğum Sting’den birkaç şarkı okuyacağım" dedi. Daha sonra da arkasından espriyi patlattı: "Arkadaşlar bana aralarında Arap Sting’i derler..."

Daha önce de yazdım Emre’nin karizması, yakışıklılığı, sesi, samimiyeti onu daha yukarılara taşıyacak özelliklere sahip. Yeter ki daha fazla ses getiren şarkılar yapsın, kendini doğru konumlandırsın. Tarkan’la boy ölçüşecek tek adayım var o da Emre Altuğ. Farkı da gitarı...

Ne demek istediğimi anlamak isteyen konserine bir gitsin görsün. Emre gitar çalmayı seviyor ve gitarla olan iletişimi onu daha bir müzik adamı yapıyor.

Son olarak Emre’nin vokalisti Gamze’den söz etmeden geçemeyeceğim. Deli dolu bir kız ama inanılmaz bir ses. Gamze’ye dikkaaaaaaatt.

Kendini keriz gibi hissetmek

Çubuklu Hayal Kahvesi bölgesine bu yaz ilk gidişim. Yokuşu inmeye başladık, otoparkçılar durdurdu, yokuşun ortaları, sağa çektik, park ettik.

Geleneksel "Peşin alıyoruz abi" uyarısıyla dakika bir gol bir yolunduk. "Kardeşim 10 YTL verdin, bir araba laf ediyorsun" diyebilirsiniz.

Evet 10 YTL verdim ama keşke sorun para olsa... Sorun kendini keriz gibi hissetmekte. Keriz gibi hissettirilmekte...

Hakları olsa 100 YTL de vereyim. Niye el álemin park yerinin sponsorluğunu ben yapayım. Benim yerim mi Hayal Kahvesi?

Yemeye, içmeye, eğlenmeye gelmişim o yüzden de mekánın otoparkından zorunlu olarak yararlanıyorum. Otopark hizmeti sağlamak da o mekánın birincil görevi.

Garson hizmeti vermeden önce "Abi bahşişi peşin alıyoruz" diyebiliyor mu... Eğer iyi hizmet gördüysen gönlünden ne koparsa bahşiş olarak veriyorsun.

Bu bahşiş gördüğün toplam hizmetin bahşişi, içinde otopark hizmetinde gördüğün iyiliğin bedeli de var. Gerisi bir kuruş bile olsa soygun.

Hatta "Ne bu iş" diye biraz direnirsen tehditle bile otopark parasının alındığı bir soygun!

Türkiye’de otelde, eğlence yerinde, lokantada ’otopark kazığı’ gerçekten sorun olmaya başladı. Lokanta, otel, eğlence mekánı açan üç beş ’delikanlı’ genci toplayıp ’Alın oğlum size iş, ne kazanıyorsanız yüzde 50’si benim" diyor, sorunu çözdüğünü sanıyor. Sorunun nasıl çözüldüğü ise ’Kendimi keriz gibi hissetmemden’ belli değil mi?

Bu böyle gitmeyecek. Bu sorun mutlaka çözülecek. Nasıl mı? Birkaç otopark cinayeti işlendikten sonra.

Tırtıl

Daima iyi bir yatak ve iyi bir çift ayakkabı alın. Birinde değilseniz ötekindesinizdir. (Joan Collins)
Yazarın Tüm Yazıları