Islak saçla dışarı çıkmak hasta eder mi?

Yüzyıllardır soğuk havada ıslak saçla dışarı çıkmanın bizi hasta edeceği inancı hâkim ancak uzmanlar soğuk algınlığına ıslak saçın değil virüslerin neden olduğunu söylüyor. Fakat bu demek değil ki ıslak saçla soğuğa dışarı çıkmak bize bir şey yapmaz. Islak saçla kalmak ya da soğuya çıkmak migren, sinüzit hatta yüz felcine bile zemin hazırlayabilir

Haberin Devamı

Kışın hastalıklara yakalanma riskimiz daha yüksek olduğundan kendimizi daha fazla koruma altına alıyoruz. Büyüklerimiz de ‘Ayağına çorap, içine atlet giy; saçını kurutmadan dışarı çıkma’ gibi öğütleri eksik etmiyor. 

Bizi hasta eden şey virüsler ya da bakterilerse ayakların üşütülmesi, ince giyinmek, ıslak saçla dışarı çıkmak ya da soğuğa aşırı maruziyet hasta olmamız için tek başına bir neden olmamalı. Peki bu uyarıların bir haklılık payı var mı?

Sırf soğuk havaya maruz kaldığımız ya da üşüdüğümüz için hasta olur muyuz?

Soğuk havada ıslak saçla dışarı çıkmak başımıza iş açar mı?

Islak saç tek başına sinüzit nedeni olabilir mi?

Islak saçlarla rüzgâra maruz kalmak migren ve yüz felcine neden olur mu?

Tüm bu soruların yanıtlarını uzmanlardan aldık.

Haberin Devamı

Islak saçla dışarı çıkmak hasta eder mi

SADECE SOĞUKTA DIŞARI ÇIKARAK ÜŞÜTMEZSİNİZ

Nezle, grip ve Covid-19 da dahil olmak üzere, solunum yoluyla bulaşan hastalıklar virüslerden kaynaklanır. Bazı sinüs enfeksiyonlarına ise bakteriler neden olur. Mikroplar hepimizin bildiği gibi etrafımızda hasta olan kişilerin solunumu sırasında yaydığı damlacıkları ve partikülleri soluduğumuzda, bu kişilerin çatalını, kaşığını, bardağını kullandığımızda, kontamine olmuş yüzeylere dokunup peşinden gözümüze, burnumuza ya da ağzımıza dokunduğumuzda bulaşır.

Amerikan Pediatri Akademisi Bulaşıcı Hastalıklar Komitesi Başkanı Sean O'Leary, Washington Post’a "Sadece soğukta dışarı çıkarak üşütmezsiniz. Ben ıslak saçla dışarı çıkma konusunda pek endişelenmiyorum. Sadece soğukta dışarı çıkmakla nezle olmazsınız. Yerinizde olsam ıslak saçla dışarı çıkmak konusunda çok fazla endişelenmezdim. Özellikle koronavirüs, influenza virüsü veya RSV'ye karşı aşılanarak ciddi sonuçlar doğurabilecek durumlardan korunduğuma emin olurdum” dedi.

Ancak burada altı çizilmesi gereken bir nokta var: Soğuk hava mikroplar için hem dışarıda hem de vücudumuzda hastalıklara daha elverişli bir ortam yaratabilir. Bazı araştırmalar da soğuk havanın grip virüsünün hayatta kalmasına yardımcı olabileceğini öne sürüyor.

Haberin Devamı

SOĞUK, BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZDE BASKI YARATABİLİR

Özetle ıslak saçla soğukta dışarı çıkarak hastalanmayız ancak aşırı soğuğa uzun süre maruz kalma nedeniyle vücut ısısında önemli düşüş yaşanması, bağışıklık sistemimizde baskı yaratabilir. Soğuk hava bizi enfeksiyonlara karşı daha yatkın bir hâle getirir. Yani ıslak saçla dışarı çıkmak bizi direkt hasta etmez ama hastalığa zemin hazırlayabilir.

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Kılıç, toplumda ıslak saçla dışarı çıkmanın üst solunum yolu enfeksiyonuna yol açtığına dair yaygın bir inanış olduğunu, bu nedenle solunum yolu enfeksiyonlarına genel olarak “soğuk algınlığı” ve “üşütme” gibi isimler verildiğini ancak aslında kastedilenin ıslak saç değil, soğuğa ve rüzgâra maruz kalmak olduğunu söyledi.

Haberin Devamı

Kılıç, bunların gerçekten de solunum yolu mukozasını ve savunma mekanizmalarını bozarak, mevcut virüslerin ve bakterilerin daha fazla çoğalmasıyla hastalığa katkıda bulunduğu sözlerine ekledi.

Islak saçla dışarı çıkmak hasta eder mi

TEK FAKTÖR OLDUĞUNU GÖSTEREN BİLİMSEL VERİ YOK

Dr. Gülay Kılıç, direkt soğuğun veya ıslak saçla dışarı çıkmanın üst solunum yolu enfeksiyonlarındaki tek faktör olduğunu gösteren hiçbir bilimsel çalışma olmadığının altını çizdi şöyle devam etti:

"Özellikle ekim ayından sonra tüm dünyada solunum yolu enfeksiyon hastalıkları artar çünkü kapalı alanda geçirdiğimiz vakitler artar. Hasta insanların ağzında ve burnunda yaşayan yüzde 90'ı virüs, kısmen bakterilerin de olduğu mikropların korunmasız olduğumuz ve maske takmadığımız dönemlerde mukozalarımıza yapışması ile hastalıklar ortaya çıkar."

Haberin Devamı

İnfluenza, Covid-19, rinovirüs ve özellikle nezle veya soğuk algınlığı olarak isimlendirdiğimiz daha hafif geçen hastalığın bulaşmasındaki birinci ve olmazsa olmazımız hasta olan birisinin boğazından, burnundan virüslerin öksürük ve hapşırıkla, konuşma sırasında yemek yerken veya dolaylı olarak ellerimizle bizim solunum yolumuza bulaşmasıdır. (Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Kılıç)

SOĞUK, KATALİZÖR GÖREVİ GÖREREK ENFEKSİYONU ARTIRIR

Kılıç, soğuğun burada sadece katalizör görevi görerek olan enfeksiyonu artırdığını, virüslerin artması için iyi bir ortam hazırladığını, özellikle virüsler ve bakterilerden bizi korumakla görevli mukozanın yapısının bozulmasıyla bakterilerin daha geniş alana yerleşme olasılığını artmasına ortam oluşturduğunu ifade etti.

Üst solunum yolu enfeksiyonun iyi tedavi olmaması, uzaması nedeniyle veya hastanın altta yatan hastalığına, yaşına ve tabii ki virüsün ya da bakterinin hastalık yapıcı etkisine göre bunun alt solunum yolu enfeksiyonları denilen bronşit, pnömoni gibi daha ileri hastalıklara neden olması nedeniyle, balgam çıkarmak, artan öksürük, yeniden çıkan ateş, sırt ağrısı, nefes almada güçlük gibi hastalıklarda dikkat edilmesi lazım. Üst solunum yolu enfeksiyonlarında yeteri kadar dinlenmeyip, gerekenleri yapmayıp, tam tedavi olmaması ve uzamasından kaynaklanır. Tabii ki soğukta kalmak, rüzgâra maruz kalmak hastalığı artırıcı bir faktör olabilir ama direkt bağlantı kurmak çok zordur. (Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Kılıç)

Islak saçla dışarı çıkmak hasta eder mi

AYAKLARI ÜŞÜTMEK İDRAR YOLU ENFEKSİYONU NEDENİ DEĞİL

Kılıç, ayakları üşütmenin idrar yolu enfeksiyonuna yol açtığı inancının oldukça yaygın olduğunu, ayakları üşütmenin, özellikle bacaklar ve karın bölgesinin soğuğa maruz kalmasının, karın ve kasık ağrısı yapabildiğini, bunun da genellikle ‘vazospazm’ denilen damarların büzüşmesinin neden olduğu bir semptom olduğunu ancak idrar yolu enfeksiyonu yaptığına dair net bilimsel veri olmadığını vurguladı.

Haberin Devamı

Soğuğun bir bakterinin, enfeksiyon etkeninin çoğalması için yardımcı bir faktör olabildiğini, bunun nedeninin de soğuğun bağışıklık sistemini yavaşlatması, mikropların artmasına zemin hazırlaması olduğunu ama bunun yüksek bir ihtimal olmadığını söyleyen Kılıç, genellikle kadınlarda, şeker hastalığı, böbrek hastalığı gibi kronik hastalığı olanlarda, idrar yollarında taş ya da kum gibi hastalıkları bulunanlarda enfeksiyonun daha yaygın olduğunun altını çizdi.

Kılıç idrar yolu enfeksiyonlarının soğukla ya da ayak üşütmeyle gerçekleşmesinin ancak tesadüfi olabileceğini, her karın ağrısı ya da kasık ağrısının da idrar yolu enfeksiyonu olmadığını ifade ederek, enfeksiyonun mutlaka laboratuvarda test edilerek idrar kültürüyle tespit edilmesi ve uygun antibiyotikle tedavi edilmesi gerektiğini belirtti.

Yapılan araştırmalara göre soğuk hava bağışıklık sistemimizi olumsuz etkileyerek mikroplara karşı bizi daha savunmasız hale getiriyor. 2018 yılında yapılan bir araştırma, her burun deliğinin içinde uç tarafta solunan bakterileri tespit edebilen reseptörler olduğunu ortaya koydu. Bağışıklık sistemi bu reseptörlerin belirlediği bakterileri, enfeksiyona neden olmadan önce burundaki mukus içine hücre dışı keseciklerden oluşan bir sürü göndererek öldürüyor. 2022 yılında yapılan bir çalışmada araştırmacılar benzer bir sürecin virüsler için de geçerli olduğunu, burun üşüdüğünde bu işlevi yerine getirme yeteneğinin engellenebileceğini ortaya koydu.

5 DERECELİK SICAKLIK DÜŞÜŞÜNDE ENFEKSİYONA DUYARLILIK 2 KAT ARTIYOR

Massachusetts Eye and Ear'da otolaringoloji araştırmaları direktörü Benjamin Bleier’e göre bulgular, sadece 5 derecelik sıcaklık düşüşünde bile viral enfeksiyona duyarlılığımızın yaklaşık iki katı kadar çıktığını gösterdi.

Bazı insanların kışın hastalanma olasılığı daha yüksek olabilir ama bunun nedeni soğukta dışarı çıkmaları değil. Uzmanlar bazı durumlarda bunun tam tersi olabileceğini söylüyor.

California Üniversitesi'nden bulaşıcı hastalıklar uzmanı Monica Gandhi, kışın insanların havalandırmanın yetersiz olduğu kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirdiğini, soğuk algınlığı ve grip mevsiminde aile bireylerine ve arkadaşlara olan bu yakınlığın virüslere maruz kalma ihtimalini artırdığını söyledi.

Islak saçla dışarı çıkmak hasta eder mi

ISLAK SAÇ TEK BAŞINA SİNÜZİTE NEDEN OLMAZ

Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Belma Doğan Güngen, pek çok insanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen sinüzitin birçok nedeninin olduğunu, bunların başında enfeksiyonlar ve alerjenler geldiğini, ıslak saçın tek başına sinüzit nedeni olmadığını ancak sinüzit oluşumunu tetiklediğini söyledi ve soğuğun etkisini şu sözlerle anlattı:

“Kafa derisinin soğuğun etkisine maruz kalması sırasında beyin sıcaklığının kontrolü için beyin soğutma aktivitesini azaltmak amacıyla paranazal sinüslerde bazı değişiklikler meydana gelir. Burun mukozasındaki damarların soğuk etkisi ile genişlemesi sonucu mukozada kalınlaşma ve sinüslerin içindeki havayı azaltmak için mukus birikmesi görülebilir. Ayrıca ısı kaybını önlemek için bazı vazomotor değişiklikler de olabilir ve daralan sinüs boşalma kanallarında tıkanmaya neden olabilir.”

Migren baş ağrısı alt yapısı olan hastaların vücuttaki ya da çevredeki her türlü değişimden ciddi anlamda olumsuz etkilendiğini, beynin bu değişimleri saldırı olarak algıladığını söyleyen Güngen, bu durumun beyinde CGRP olarak adlandırılan bir nörokimyasal madde salınımını artırarak ağrı mekanizmasını tetiklediğini ifade etti.

Güngen, soğuk hava, rüzgâr ve ıslak saçın sinüzit ağrısı yapabildiği gibi vücudun bu değişimi düşman olarak algılayıp CGRP’yi artırmasıyla migreni de tetikleyebileceğini, ağrıların sinüzit oluşumu sırasındaki vazomotor değişimlerin etkisi ile de tetiklenebildiğini sözlerine ekledi.

YÜZ FELCİNE ZEMİN HAZIRLAYABİLİR

Güngen, ayrıca özellikle soğuk ve rüzgârlı havalar ile birlikte bazı enfeksiyonların yüz felcine zemin hazırlayabildiğini söyledi ve ekledi:

“Yüz felci oluşumunda yüz ve kulak arkasında olan soğuk, kulağın arkasındaki kemiğin içinde ödem yani sıvı birikmesine ve iltihaplanmaya neden olur Buradan geçen yüz siniri (facia) etkilenir ve yüz felci oluşur. Yüzümüzü ve kulağımızı soğuk havadan, rüzgârdan korumalıyız ve ıslak saçtan kaçınmalıyız.”

Özellikle soğuk etkisi ile oluşan periferik denen yüz felçlerinin erken tanı ve tedavi ile çoğu hastada düzeldiğini ancak medikal ve fizik tedaviye rağmen kalıcı olabilen ya da kısmi düzelen vakaların da olduğunu belirten Güngen, hastaların erken dönemde tedaviye cevapları yeterli olmadığında akupunktur tedavisinin de iyi bir seçenek olduğunu sözlerine ekledi.

Dr. Gülay Kılıç başta soğuk ve virüslerin, bakterilerin çok arttığı bu dönemde kapalı ortamlardan mümkün olduğu kadar uzak durmak veya maskeyle korunmanın, hastaysak dinlenmenin, yeterli sıvı almanın, beslenmeye dikkat etmenin ve özellikle 3 günü geçen burun akıntısı ve boğaz ağrısının arkasından ateş, öksürük, halsizlik, eklem ağrısının artması, nefes darlığı gibi şikayetlerde mutlaka doktora başvurup tedavi almanın gerekli olduğunu belirtti.

Yazarın Tüm Yazıları