Federer ve Nadal berabere

Avustralya Açık Tenis Turnuvası tek erkeklerde muazzam bir final izledik. Muazzam.

Haberin Devamı

Rafael Nadal ve Roger Federer nefesimizi kesti.

Böyle bir final maçında olması gereken her şey oldu.

Maç, topla birlikte bi oraya bi buraya gitti gitti geldi.

Biri “Tamam” dedi, diğeri “Daha değil” dedi.

“Bu defa bitti” dedik bitmedi.

***

Spor denen şeyin yarattığı heyecanı iliklerimize kadar hissettik.

Her ikisi de böyle önemli bir finale, kariyerlerine, unvanlarına yakışacak biçimde oynadılar. Savaştılar, direndiler, vazgeçmediler. Sonunda biri kazandı biri kaybetti. Hiç önemi yok. Önemli olanın ne olduğunu maçtan sonra anlattılar. Esas hikâye orda başladı. Ödül töreninde.

Önce maçın kaybedenine verdiler ödülü ve mikrofonu. Nadal çıktı “Öncelikle Federer’i ve takımını kutluyorum. Bu kadar uzun süre uzak kalıp burada şampiyon olması inanılmaz. Emeğinin karşılığını aldığın için de senin için çok mutluyum. Buraya gelebilmek için çok mücadele ettim, çok savaştım. Bence Roger benden biraz daha fazla hak etti.” dedi.

***

Haberin Devamı

Sonra elindeki ödüle, hadi “tabak” diyelim biz ona, tabağa baktı, sonra döndü Federer’e verilecek görkemli kupaya baktı: “Gözüm esasında bundaydı” dedi. Gülerek, güldürerek, yenilgiyi taşırken kazananı onurlandırmayı bilerek. Sahici bi özgüven ve gerçek bi tevazu kardeş birbirine bir kez daha anladım.

Sonra Federer geldi aldı kupasını. Geçti mikrofona. Nadal arkasında kaldı ama Federer döndü konuşmasını Nadal’a yaptı. “Nadal güzel şeyler söyledi. Ben de onu tebrik ederim. O da inanılmaz bir geri dönüş yaptı. İkimiz de final oynayacağımızı düşünmüyorduk. Tenis zor spor. Beraberlik yok. Eğer böyle bir şey olsaydı Nadal ile kupayı paylaşırdım. Bu gece beraberlik olsa ben bunu kabul ederdim. Zor bir rakip vardı: Rafael Nadal. Zor, farklı bir altı ay oldu. Rafa'nın takımına da teşekkür ediyorum.” dedi.

***

Bence maç sayısını burada aldı. Kazanıp beraberliğe razı olmak fikriyle, rakibini de kendini de bir kez daha büyüttü. Büyüklük böyle bir şey işte, bizim buralarda kimilerinin zannettiği gibi durmadan “Ben ben” diyerek olmuyor. “Sen” de var bu işte, “Biz” de var.

Maçtan daha güzeldi yani ödül töreni. Çok daha güzeldi. Sporun ruhunu çağırma seansı gibiydi. Her iki sporcu da ödüllerini aldıktan sonra yaptıkları konuşmalarla sporculuğun yüzünü ağarttılar. Sporu neden böyle sevdiğimizi hatırlattılar.

Haberin Devamı

Hep kazananın, sadece kazananın konuşulduğu, emek verenin, çalışanın, oraya kadar gelenin yok sayıldığı zamanlarda, iki büyük sporcu sporun ruhunu geri çağırdı.

O ruh buralara kadar gelsin, bi yerlere gitmesin. 

Yazarın Tüm Yazıları