GeriSeyahat Yanan kuklaların peşinde İspanyol festivali
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Yanan kuklaların peşinde İspanyol festivali

Yanan kuklaların peşinde İspanyol festivali

İspanya’ya defalarca gitmeme rağmen yolum Valensiya’ya hiç düşmemişti. Daha önce çok duymuştum ama ille de görülecek yerler sıralamasında başlarda değildi. Bir arkadaşım 'Las Fallas Festivali'nden bahsetti. Gittiğimde gördüklerim karşısında çok şaşırdım. On binlerce katılımcı, yakılan kuklalar ve canlı müziğiyle tam bir görsel delilik...

İstanbul'da yaşayan Valensiya doğumlu bir arkadaşım 'Las Fallas'tan bahsetti. Arkadaşımın neden bahsettiği hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Tek anladığım bir çeşit festival olduğuydu. Grup eğlenceliydi. Görmediğim bir şehre gidiyordum. Festival dediğin zaten renkli bir şey olmalıydı. Beklentimin çok ötesinde bir görüntüyle karşılaştığımı itiraf etmem lazım. Bir çeşit görsel delilik... Binlerce çiçek, rengârenk ortaçağ günlerine ait kıyafetler,  devasa kağıt ve tutkaldan yapılmış heykeller. Bunun yanı sıra ışık seli, havai fişek ve çatapat...  

Yanan kuklaların peşinde İspanyol festivali


Valensiya’da dört gün kaldım. Las Fallas'ın başlangıç tarihi 8 Şubat. Şubat ayının ilk pazarında, ışık sesli müzik eşliğinde festival başladı haberi veriliyor. Buna 'La Crida' deniyor. Ama asıl hengame son dört günüymüş. Festival her sene aynı tarihte yapılıyor. Mart 16 ile 19’u arası en hareketli olan zamanı. Bütün festival saat saat planlanmış durumda. Ben çok şanslıydım, arkadaşımın evi Taksim Meydanı'nın ortasında diyebileceğim kadar merkezi bir yerdeydi. Gece yarısı olan aktivitelerde insanlar saatlerce ayakta beklerken ben camdan seyredebildim.

Yanan kuklaların peşinde İspanyol festivali

 
2 MİLYON KİŞİLİK İNSAN SELİ
Fallas kelimesi Latince meşale kelimesinin türemesinden geliyormuş. Zaten ateş, bütün festivalin merkezinde yer alıyor.  Bu Saint Joseph’in anısına Valensiya'da yapılan geleneksel bir anma töreni. Fallas terimi hem anma törenini hem de anıt heykellerin yakılmasını içeriyor. Festival boyunca yaklaşık 700 cadde kapalıyken, 2 milyon kişi de ziyarete geliyor. Festival kendi içinde Valensiya için önemli bir ekonomi oluşturmuş. O derece ki şehrin bir bölümü 'Fallas ve Ciutat Faller' olarak ayrılmış. Festival biter bitmez hemen ertesi gün bir sonraki senenin hazırlıklarına başlanıyor. Festivalde sergilenen ve sonrasında yakılan kuklalar için sene boyunca sanatçılar, zanaatkarlar, heykeltıraşlar ressamlar  ve diğer el sanatlarıyla uğraşanlar gruplar halinde aylarca  çalışarak yapıyorlar heykelleri.

Yanan kuklaların peşinde İspanyol festivali


Bu heykellerin bir kısmı beş katlı bina boyunda. Boyu 30 metreye kadar çıkıyormuş . 2015’te en pahalı kukla ve heykel fiyatı yaklaşık 740 bin TL. Bununla da bitmiyor. Festival’de yürüyüş yaparlarken giydikleri kıyafetlerin bir kısmının maliyeti 4 bin liraya kadar çıkabiliyormuş. Festivalin tam olarak ne olduğunu anlamak için biraz tarihinden bahsetmek lazım. Bir de orada olduğunuz günler boyunca her an karşınız çıkacak olan terimlerin ne olduğunu anlamak.

Yanan kuklaların peşinde İspanyol festivali


ESKİYİ YAK, YENİYE YER AÇ...
Festivalin başlangıç noktası ile ilgili oradayken birbirinden farklı hikâyeler dinledim . Özünde hikayeler aynı yerde birleşiyor.  Ortaçağ’da marangozlar, zanaatkârlar,  temizlik yapmak için mart ayı geldiğinde baharın gelişini kutlamak adına ellerindeki kalan tahtaları, kırık eserleri yakıyorlarmış. Valencia’lı marangozlar kış boyunca karanlıkta çalışabilmek için mumlarını 'Papağan' dedikleri kalaslara yerleştirirlermiş.  Baharın gelmesiyle artık bu kalaslara ihtiyaç kalmadığından bunlar yakılırmış. Bir süre sonra yakma törenleri kilisenin de araya girmesiyle marangozların azizi Saint Joseph’i anma törenleriyle aynı tarihe alınmış. Papağan denen kalasları yakma adeti zamanla gelişmiş. Kalasa kıyafetler giydirilerek insana benzetilmiş. Çocuklar evden eve dolaşarak eski kıyafet ve eşyalar toplamışlar. Bunlar da papağanla beraber şenlik ateşinde yakılır olmuş. Zaman içinde âdetler bugünkü halini almış. 

Yanan kuklaların peşinde İspanyol festivali


Casal Faller: Şehir Fallas’ları yapacak mahallelere bölünmüş durumda. Şehirde yaklaşık toplamda 200 bin üyesi olan 750 Casal Faller varmış. Her Casal Faller kendi kuklalarını yapmak için festivalin bitiminden hemen sonra toplanarak bir sonraki sene için organizasyon yapmaya başlıyorlar. Sene boyunca bağış toplama yemekleri ve partileri düzenliyorlar. Bu arada bütçeler belirleniyor, hangi sanatçılarla çalışılacak, bu senenin teması ne olacak bunların seçimleri yapılıyor.  Her Casal Faller birbiriyle bu konudaki en iyi sanatçıları kapmak, bütçeleri dahilinde ve en gösterişli en şaşırtıcı, şoke edici en kinayeli eser yapmak derdinler. Sonuçta tüm yapılan eserlerin içinden ilk üç belirleniyor.

Ninots: 
Valensiya dilinde bebekler ya da kuklalar demek. Bunlar kağıt balmumu tutkal tahta ve polyesterine köpük plakalardan oluşuyor. İçleri kağıt fişeklerle dolu. Genelde yapılan heykeller düşsel, hiciv içeren, politikacılarla ya da o dönemdeki gündemi oluşturan olaylar ve kişilerle bir manada eğlenen dalga geçen figürler. Her bir figür kendi içinde bir hikâye anlatıyor. En pahalı ve en etkileyici olan 14 tanesi seccion especial olarak biliniyor. 15 Martta hepsi yerleştirildikten sonra seçici kur Valensiya’yı dolaşarak değerlendirme yapıyor. 

Yanan kuklaların peşinde İspanyol festivali


La Despertà: 
Uyandırma çağrısı. Her gün saat 8'de başlıyor. Bandolar her sokaktan çıkarak canlı müzikle sokakları yürüyorlar. Arkalarından fişek atarak yürüyen semt sakinleri geliyor. 

Calle Luminado: Tüm caddeler ışıl ışıl süsleniyor. En ışıltılı olanı ise Calle Ruzafa civarında... Burada da kim daha gösterişli ışıklandırmayı yapacak diye yarışma var. 

Mascletà: Her mahallede festivalin her günü saat 2’de havai fişek ve kağıt fişekler patlatılıyor. Bunun en büyüğü ve en gösterişlisi ayın 19’unda Ayuntamiento Meydanı'nda yapılıyor. Saatler öncesinden binlerce insan bunu seyredebilmek için meydanda toplanıyor. 

Yanan kuklaların peşinde İspanyol festivali


La Cremà :ÂFallas’ın son gecesinde tüm heykeller teker teker büyük ÅŸenlik ateÅŸleriyle yakılıyorlar. Ayuntamiento Meydanı'nda belediye tarafından yaptırılmış olan heykel en son yakılıyor. Ä°nsanlar bunun yakılışını görmek için saatler önceden orada toplanmaya baÅŸlıyorlar. Hayal etmesi bile zor.  Bir gece içinde kimisi yüzbinlerce Euro deÄŸerinde olan heykel teker teker yakılıyor. ÇoÄŸunu görmeye yetiÅŸememiÅŸ oluyorsunuz. Bir kısmı kocaman apartman boyunda. Åžehrin içinde diÄŸer binaların dibinde.Tüm bunun için itfaiye 24 saat çalışıyor. Her bir ÅŸenlik ateÅŸi ancak gerekli güvenlik önlemleri alındıktan sonra baÅŸlatılıyor. Kimi zaman etraftaki binalar ıslatılıyor ki kıvılcımlar sıçramasın. Normal bir yakılışta deÄŸil, her tarafa kıvılcımlar sıçrıyor. Ä°nsanlar tam dibine kadar girmiÅŸ seyrediyor. Valensiya’nın itfaiye servisi yeterli gelmediÄŸinden bu delilikle baÅŸ etmek için Ä°spanya’nın her tarafındaki itfaiyelerden ekipler yardım için geliyorlar.

Yanan kuklaların peşinde İspanyol festivali


Sonra artık La Crema Fallas’ın müthiş kapanışına sıra geliyor. Tam bir renk karmaşası...  Alevler, kostümler içindeki insanlar, çatapat, havai fişek, sokak gösterileri, ışık gösterileri ve canlı müzikten oluşan bol gürültülü, çok renkli ve eğlenceli bir aktivite... Bu eğlence sabaha kadar sürüyor. Bu arada gitmişken ‘Museum of the Union of Fallas Artists’i ziyaret etmeden dönmeyin. Bu müzede yangından kurtarılmış kuklaların yanı sıra, üretim aşamasını da görmek mümkün. 



False