"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

'Erişim engelleme' ile gazetecilik yapılamıyor

YAPTIĞI yasadışı ‘ekonomik’ çıkışlarla ünü bir anda Amerika’ya uzanan Sezgin Baran Korkmaz’ı kim kolluyor?

Her defasında farklı bir mahkemeye başvurarak, yargının iş yükü ağırlığından da faydalanarak, tek taraflı beyanlarla ve maalesef yasadaki boşluklar nedeniyle de başta Hürriyet’te çıkan haberler olmak üzere bizim ve Ahmet Hakan’ın beyan ve savunmalarımız alınmadan ‘erişim engelleme kararları’ aldırabiliyor.

Ahmet Hakan, ikinci yazısına da erişim engelleme kararı alınması üzerine durumun araştırılması gerektiğini söylüyor. “Hatta buna da erişim yasağı getir Sezgin Baran!” diyor.

Korkmaz’la ilgili sorunları ilk gündeme getiren ATV Ana Haber’in üç haberi de engellendi.

Hürriyet’in dış kaynaklardan edindiği haberleri saymıyoruz.

Bizi soracak olursanız, altı yazının internette engellenmesiyle rekor sahibiyiz.

Gazetecilik yaşamımızda hiçbir zaman böyle bir durumla karşılaşmadık.

5651 sayılı yasa kısaca ‘İnternet Yasası’ diye biliniyor. ‘İnternet Erişiminin Kontrol Altına Alınması’na dönük olan bu yasa ile ilgili verilen dilekçeler doğru dürüst inceleniyor mu?

Sezgin Baran Korkmaz’ın elindeki ‘avukat ordusu’ tekrar tekrar talepte bulunarak mahkemeleri ‘bunaltıyor’ ve onları karar vermeye zorluyor.
Dolayısıyla ortada yazılarımızla ilgili herhangi bir yargılama söz konusu olmayıp, tamamen kısa zaman içerisinde yukarıda ifade ettiğimiz şekilde alelacele verilmiş olan erişim engelleme kararları var.

Bu kararlar, kaleme aldığımız yazıların gerçekdışı olduğunu ispatlamadığı gibi sadece muhatap tarafın yasadaki açığı kullanarak basın özgürlüğünü engellemesinden ibarettir.

Gazetelerin önünde böyle bir baskı olmamalı...


'YERELİ YÖNETMEK'
YEREL seçimler yaklaşırken, bütün tartışmalar adayların kim olacağı üzerinden yürüyor. Kimse ne yapılmış, projeler nasıl, vaatlerin ne kadarı gerçekleştirilmiş sorgulamıyor. Oysa yerel yönetimde neler yapıldığını tartışmadan başarılı olmak mümkün değil. Kadıköy Belediyesi tam da seçimlerin arifesinde ‘Yereli Yönetmek: Kadıköylüler Anlatıyor’ başlığı ile bir kitap çıkardı. Bu kitapta belediyenin yerel yönetim politikası ve üretilen projeleri belediye değil, vatandaşlar anlatıyor. Bir nevi deneyim paylaşımı. Özellikle vatandaş belediye ile nasıl temas etmiş, projelerin üretim süreçlerine nasıl dahil olmuş, belediye hayatlarına ne kadar dokunabilmiş...

Aslında bir belediye nasıl bir ailenin tamamlayıcısı haline gelebilir, örnekleriyle anlatılmış. Kitapta dikkat çeken ve diğer belediyelerin model alabileceği birçok proje var. Bu projelerin çıkış noktası ise tüm belediyelerin iş başına geldiklerinde hazırladıkları ‘stratejik plan’. Kadıköy Belediyesi aslında belediyelerde kâğıt üzerinde kalan stratejik plan sürecini nasıl katılımcı bir çalıştaya dönüştürdüğünü ve bu çalıştaydan çıkan 52 projenin nasıl hayata geçtiğini anlatıyor. Yaşlı nüfusun en fazla olduğu Kadıköy’e

‘Alzheimer Merkezi’ açılması da, ofislere tıkılıp kalmak istemeyen gençlerin üretip çalıştıkları IDEA da, kadınların birlikte ürettikleri ve ürettiklerini bir pazara dönüştürdükleri POTLAÇ da bu çalıştaydan çıkanlardan. Belediye bir anlamda birlikte yaşam ve birlikte yönetimin tılsımını veriyor. Bakalım, hangi belediye başkanı veya yerel yönetime aday olacaklardan kimler Ezgi Çapa’nın yürüttüğü bu çalışmayı kitaplaştıran Aykurt Nuhoğlu’dan okumak için isteyecek?


İSTANBUL'A SÜRPRİZ İSİM
İSTANBUL Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yeni bir isim ortaya çıktı. Kulislerde eski CHP Genel Başkan Yardımcılığı ve Genel Saymanlık görevlerinde bulunan Prof. Dr. Hurşit Güneş’in adı telaffuz edilmeye başlayınca kendisini arayarak dedik ki: “İstanbul aday adaylığı için ne diyorsunuz?”

Şu karşılığı verdi: “Ben bir CHP’liyim. Bu yerel seçimlerin Türk siyasetinde demokratikleşme için çok büyük önem taşıdığını unutmamak gerekiyor. İstanbul eğer sosyal demokratlar tarafından kazanılırsa Türkiye’de demokrasinin önünün açılacağı ortadadır. Eğer partim bana böyle bir görev verirse, ben bunu elbette değerlendiririm. CHP, İstanbul’u kazanabilir, çünkü bunun koşulları hazırdır. Hangi CHPli arkadaşımız aday olursa olsun partimin kazanması için elimden geleni yaparım.”


BİLİYOR MUSUNUZ?
SOSYAL Demokrasi Vakfı’nın (SODEV) 13-14 Ekim tarihlerinde, İstanbul’da ‘Yerel Yönetimler ve Demokrasi Sempozyumu’ adı altında düzenleyecekleri etkinlikte yerel yönetimler ve demokrasi konularının mali, idari ve siyasi yönleri ve sosyal adalet, kamuculuk, kentsel planlama perspektiflerinin tartışılacağını...

DP Genel Başkanı, Afyonkarahisar Milletvekili Gültekin Uysal’ın İstanbul il kongresinde “Bu zamanda zordur Demokrat Partili olmak, kalmak. Cesaret ister, iman ister, mangal gibi yürek ister” diye konuştuğunu...


GÜNÜN SÖZÜ: “Demokrasilerde bir seçmenin cehaleti bütün halkın güvenliği için tehlikedir.” / James M. Buchanan

X