"Hakan Durgun" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Hakan Durgun" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Hakan Durgun

BEYAZ DİŞLER İÇİN ÖNERİLER

31 Mayıs 2013

Sert diş fırçası daha iyi temizler
İyi bir diş bakımı için belirleyici olan, fırçanın sertliği değil, fırçalama tekniğidir. Genellikle orta sertlikte diş fırçası önerilir. Çok sert fırçalar, diş ve diş etlerini aşındırabilir. Çok yumuşak fırçalar ise dişleri yeterince temizlemeyebilir.
Sert fırçalamak dişleri daha çok beyazlatır
Dişleri ayakkabı fırçalar gibi sert fırçalamak; dişleri temizlemek yerine, ‘fırça çürüğü’ dediğimiz istenmeyen lezyonlara yol açar. Dişlerin mine tabakası aşınır, alttaki dentin katmanı açığa çıkar ve dişler daha sarı gözükür. Ayrıca sert fırçalamak, dişlerde hassasiyete ve diş eti çekilmesine neden olabilir.
Diş macunu miktarı önemlidir
Fırçanın üzerine konulan macunun miktarı ‘mercimek tanesi’ büyüklüğünde olması yeterlidir.
Karbonat ve tuzla fırçalamak dişleri beyazlatır

Yazının devamı...

AKDENİZ ANEMESİ HASTALARINDA DİŞ SAĞLIĞI

14 Mayıs 2013

Hastalığın ağır tipi Talasemi Majör olarak adlandırılır. Hastalık bazı bireylerde hiçbir belirti vermez. Bu kişiler sadece hastalığı taşırlar.
Talasemi Minör (Taşıyıcı Tip): Bu bireyler sağlıklıdırlar. Eğer her iki ebeveyn Talasemi taşıyıcı ise çocuk, yüzde 25 olasılıkla Talasemi majör hastası olarak doğabilir. Bu nedenle anne ve babaların çocuk sahibi olmadan önce, Talasemi taşıyıcısı olup olmadıklarını bilmeleri gerekmektedir.

AKRABA EVLİLİKLERİNE DİKKAT

Akraba evlilikleri Talasemi gibi genetik geçişli hastalıkların toplumdaki sıklığını arttırır. Türkiye’de her 5 evlilikten biri akraba evliliğidir. Akraba evliliklerinin ülkemizde oldukça yüksek olması ayrıca sosyal bir sorundur.
Talasemi Major (Hasta Tip): Tipik Akdeniz anemisidir. Doğumdan sonra 4 aylıkken başlayan, çok ciddi bir kan hastalığıdır. Bu çocuklarda gerekli bazı kan hücreleri (hemoglobin) yeterli miktarda üretilmez. Karaciğer ve dalak büyümesi sonucu karın şişliği, sık ateşlenme, yüz kemiklerinden başlayarak iskelet sisteminde değişiklikler ortaya çıkar. Bu hastalara hayatları boyunca düzenli olarak kan nakli yapılmak zorundadırlar.
Talasemi majörlü bireylerde göze çarpan ilk bulgu, kemik değişiklikleriyle şekillenen tipik yüz görünümünün yanı sıra çene kapanış bozukluklarının olmasıdır. Özellikle üst çene ön dişlerin ilerde konumlanması nedeniyle dudakların kapanmaması ve ağızdan solunum hastalığın önemli bir bulgusudur.

HASTALIK VE ÇÜRÜK ORANI FAZLA

Demir birikimi tükürük bezlerini etkileyerek salya miktarının azalmasına yol açar. Bu hastalarda diş eti rahatsızlığı ve çürük oranı sağlıklı bireylere göre daha fazladır. Diş tedavi girişimleri esnasında kana iltihap karışma olasılığı ve kanama riski dikkat edilmesi gereken durumlardır.

Yazının devamı...

DİŞ FIRÇASINDAKİ HEPATİT TEHLİKESİ

27 Nisan 2013

Dünyada 300 milyon hepatit B, 170 milyon civarında da hepatit C hastası bulunmaktadır. Ancak güvenli bir aşısı bulunması nedeniyle hepatit B azalırken, hepatit C hızla artmaktadır. Bunun en önemli nedeni henüz C tipine yönelik aşının geliştirilmemiş olmasıdır.

TEDAVİ SÜRESİ BİR YIL

Hastalık kan ve cinsel yolla bulaşır. Tedavisi zor ve uzun zaman (yaklaşık bir yıl) alır. Hepatit C çok sinsi ilerleyen bir hastalıktır. Hastalıkla ilgili şikâyetler, genellikle rahatsızlığın ileri evresinde ortaya çıkar. Bu rahatsızlığa yakalanan hastaların dörtte biri ilerleyen tarihlerde siroz veya karaciğer kanseriyle boğuşmak zorunda kalır. İlaveten deri, böbrek, troid ve göz gibi organlarda harabiyet yapabilir. Şeker rahatsızlığına neden olabilir.

1 MİLYON HEPATİT C VAR

Türkiye’de 1 milyona yakın hepatit C hastası bulunmaktadır. Hastalık kan ve cinsel yol dışında; ortak olarak kullanılan iğne, diş fırçası, tırnak makası ve manikür aletleri vasıtasıyla da bulaşabilir. Ayrıca doğum sırasında anneden çocuğa geçebilir. Steril olmayan aletlerle yapılan tüm cerrahi ve diş tedavi girişimleri sonucunda hepatit hastalığı bulaşabilir.

UYUŞTURUCU BAĞIMLILARIN YARISI

Bulaşma yolu genellikle kandan kana olur. Fırçalama sırasında dişeti kanamasının olması durumunda ortak kullanılan diş fırçaları tehlikeli bir hepatit virüsü taşıyıcısı haline gelebilir. Ayrıca birden fazla kişi aynı iğneyi kullanır ise gene bulaşma gerçekleşebilir. Bunun en yaygın örneği, uyuşturucu bağımlılarıdır. Uyuşturucu kullananların yaklaşık yarısı hepatit hastasıdır.

TIRAŞ BIÇAĞI VE FIRÇAYA DİKKAT

Yazının devamı...

İMPLANT TEDAVİSİNDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

10 Nisan 2013

Bu uygulama artık dünya çapında olgunluk dönemini yaşamaktadır. Fakat bazı hastalıklarda implant uygulaması yapılamamakta veya önlemler alınarak uygulama gerçekleştirilmektedir. Bu rahatsızlıkları şöyle sıralayabiliriz:
“Kontrol altına alınamayan diabet (şeker rahatsızlığı)
Çok fazla alkol ve sigara kullanımı
Hamilelik
Doğuştan bazı rahatsızlıklar (kan rahatsızlıkları hemofili vb.)”
Ağız bakımı kötü olan hastalarda implant tedavisi sakıncalıdır.
Radyoterapi yani şua tedavisi (5 bin grad üstü) almış kişilerde iki yıl beklenilmelidir.

Çene kemiğim zayıfsa implant yapılabilir mi?

Yazının devamı...

ŞEFFAF PLAKLARLA DİŞLERİ DÜZELTMENİN AVANTAJLARI

16 Mart 2013

Diş çapraşıklığı pek çok insan için önemli bir sorundur. Şeffaf plaklarla dişlerin düzeltmesi yöntemi, İsviçreli ve Koreli bilimadamları tarafından geliştirilen dijital bir tedavi metodudur. Bu yöntemde gözle görünmeyen şeffaf plaklar yardımı ile dişlere basınç uygulanır. Dişlerin estetik olarak ideal pozisyonda dizilimi sağlanır. Bu tedavi metodu hakkında gelen soruları yanıtlayacağım.

* Dişler arasındaki büyük boşluklar kapatılabilir mi?

Dişler arası boşluklar şeffaf plaklarla en doğru ve hızlı bir şekilde kapatılabilir.

Dışarıdan bakıldığında metalik bir görüntü olacak mı?

Şeffaf yapısı sayesinde hemen hemen hiç görünmeyen ama etkin bir tedavi sağlar. Estetik açıdan ideal bir yapıya sahiptir. Son derece incedir.

* Alerjik reaksiyon gelişir mi?

Ağızda alerjik bir reaksiyon gözlenmemiştir.

* Tedavi bitiminde ortaya çıkacak diş yapısı başlangıç aşamasında görüntülenebilcek mi?

Yazının devamı...

ŞEFFAF PLAKLARLA ESTETİK GÜLÜŞLER

2 Mart 2013

 Bu yüzden çarpık, eğri, yamuk ve düzensiz dişler birçok insan için önemli bir sorundur. Dişlerinin görüntüsü bozuk olması nedeni ile güven eksikliği hisseden ve sosyal sorunlarla karşılaşan kişi sayısı oldukça fazladır.
Genellikle diş çapraşıklığı dişler üzerine yapıştırılan braket adı verilen metal düğmeciklere takılan tel, lastik ve yaylar vasıtası ile çocukluk çağında yapılır. İleriki yaşlarda ise dişlerdeki bu farklı metalik görüntü estetik olarak kişiye rahatsızlık verebilir. İsviçreli ve Koreli bilim adamları tarafından uygun vakalarda uygulanmak üzere, hafif ve orta düzeyde diş bozukluklarında gözle görünmeyen şeffaf apareyler yardımı ile dijital bir tedavi metodu geliştirilmiştir.
Bu yöntemde, neredeyse göze hiç çarpmayan şeffaf apareyler vasıtası ile hafif basınç uygulanarak dişlerin etkin, doğru ve de hızlı bir şekilde istenen ideal pozisyona doğru hareket ettirilmesi mümkündür. Bu apareyler sayesinde dişlerinizin tedavi aşamaları dijital platformda planlanarak ideal duruş pozisyonlarına doğru hareket ettirilmesi sağlanmaktadır.

TEDAVİ PLANLAMASI

Doktor hastanın ağız kalıplarını alır. Bu model dijital bilgisayar ortamına aktarılmasının ardından, tedavi tekniği ve süreci belirlenip bilgi işlemcide hesaplanır ve ardından doktor hastasına 3 boyutlu diş yapısının tedavinin başındaki halinden, arada geçen evrelerde ve son aşamada elde edilecek olan sonuç görüntüsüne kadar olan süreci bir film şeridi gibi izletebilir. Hastanın bu simülasyonda göreceği sonuç, tedavi sonucu elde edilecek görünüm ile yaklaşık aynı olacaktır.

SİSTEMİN AVANTAJLARI

Tedavinin sonucunda ortaya çıkacak diş ve ağız yapısının, hastaya 3 boyutlu görsel simülasyon olarak izlettirilebilmesi en büyük avantajıdır. Şeffaf görünümü ile estetik açıdan en idealdir. İnce olmasından dolayı hafiftir. Son derece ince ve yumuşak elastik malzeme sayesinde maksimum kullanım kolaylığı sağlar. Tedavi sürecinde anestezi yapılmasına gerek yoktur. Aparey konuşma bozukluğuna neden olmaz. Özellikle ses ve konuşmanın ağırlık kazandığı iş kollarında çalışılırken, sorunsuz olarak kullanılabilir. Alerjik tepki oluşturmaz. Takıp çıkarılabilir ve böylece yemek alışkanlıklarında değişime yol açmaz. Uygun diş çapraşıklığı vakalarında alternatif tedavi olarak değerlendirilmelidir.

Yazının devamı...

DİŞ ÇEKERKEN ÇENE KEMİĞİ KORUNMALI

5 Şubat 2013

Çürükler, dişeti hastalıkları ve travmalar (çarpma, darbe vs.) başlıca diş çekim nedenleridir. Çekim sonrası ağızda oluşan boşluklar nedeniyle, bir süre sonra çiğneme zorlukları ve yandaki dişlerin devrilmesi gibi istenilmeyen durumlar ortaya çıkar. Bu çekim boşlukları implant (diş ekimi) veya protezlerle tamamlanmalıdır. İmplant ve protezlerin sağlıklı olarak yapılabilmesi için öncelikli koşul ise yeterli kemik hacminin varlığıdır.

ÇEKİMDEN SONRA YARISI ERİR

Diş çekiminden sonra yara yeri önce kanla dolar. İki saat içinde pıhtı oluştur. Çekim boşluğunu bir süre sonra diş eti doldurmaya başlar. 4-6 ay sonra çekim boşluğunda yeni kemik oluşur. Çekim bölgesinde oluşan yeni kemiğin miktarı, çekim öncesine kıyasala daha azdır. Kemik miktarındaki bu azalma bazen %60’ı bulabilir. Kemik hacmindeki bu erime ilk 6 ayda daha hızlı olmak üzere, yaşam boyu devam eder. Kemik miktarındaki azalma bazen öyle boyutlara ulaşabilir ki; protez ve implant (diş ekimi) yapımını olanaksız kılabilir. Diş çekiminden sonra bölgede oluşacak kemik erimesini engellemek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir

ÇEKİM BOŞLUĞUNA YERLEŞTİRİLİR 
Frankfurt üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Otto Zuhr İstanbul’da yapılan implant kongresinde çekim sonrası kemik erimesini engellemek amaçlı uyguladığı yöntemleri hekimlerle paylaştı ve yeni bir bakış açısı getirdi. Çekim boşluğunda ki kemiğin korunması için en sık kullanılan yöntem sentetik kemik zerrecikleri ile boşluğun doldurulmasıdır. Steril şişelerdeki sentetik kemik zerrecikleri serum ile ıslatılır ve çekim boşluğuna yerleştirilir. Üzeri bir kılıf ile kapatılır. Bu arada hastanın damarından alınan kan, döndürme işlemine tabi tutularak ayrıştırılıp çekim bölgesine uygulanırsa daha iyi sonuç alınabileceği öngörülmektedir. Bu işlemler yapıldığı vakalarda çekim bölgesinde, kemik erimesinin minimum olacağı kesindir. Bu tedavi uygulandıktan 4-5 ay sonra implant uygulaması rahatlıkla yapılabilir. Koşullar uygun ise, çekim yapıldığı seansta kemik zerrecikleri ile bölgeyi destekleyip hemen implant yapmak mümkündür. Amaç hastada daha fazla çene kemiği elde etmek, sorunsuz ve uzun süre kullanılacak protez ve implant yerleşimini sağlamaktır. Sağlıklı günler..

Yazının devamı...

DİŞ AĞRISININ NEDENİ VE ÇÖZÜM YOLLARI

18 Ocak 2013

1. YEMEK YERKEN VE SONRASINDA ORTAYA ÇIKAN AĞRI Yemek sonrası oluşan ağrının nedeni, çürük boşluğuna yiyecek artıklarının girmesidir. Bu gıda birikintilerden çıkan asidin, diş sinirini etkilemesi ile ağrı daha şiddetlenir. Hissedilen ağrı keskindir. Dişlerin fırçalanması, diş ipi yardımı ile yemek artıklarının çürük bölgesinden uzaklaştırılması veya bol su ile ağzın çalkalanması, dişin ağrısını bir süreliğine geçirir. Tedavi olarak ağrıyan dişe dolgu veya kanal tedavisi uygulanır.

2. GECE ARTAN SÜREKLİ DİŞ AĞRISIGenel olarak gece meydana gelen diş ağrısının şiddeti, yüksek ve süresi uzundur. İleri derecede bir diş çürüğü veya dişin iltihaplanmış olması nedeniyle ortaya çıkar. Dişin etrafında veya yüzde şişlik meydana gelebilir. Böyle bir durumda da diş ağrısını dindirmek oldukça zordur. Diş ağrısını dindirmek için önce diş yüzeyindeki yemek artıkları fırça ile temizlenmelidir. Soğuk su ile ağzı çalkalamak ağrıyı hafifletebilir. Dinmeyen bir diş ağrısı ile karşılaşıldığında öncelikle hekiminin tavsiye ettiği bir ağrı kesici ilaç alınabilir. Ancak mutlaka diş hekimine, ağrıyan dişe müdahale etmesi için başvurulmalıdır. Tedavi olarak endodontik girişim, dişin çekimi veya çeşitli cerrahi müdahaleler yapılabilir. Ağrıyan diş bölgesine tütün, aspirin, alkol vb. solüsyonlar bastırılmamalıdır. Bu uygulama ağrıyı hafifletmez aksine daha çok tetikler.

3. YARALANMALARYüz bölgesinde, çene kemiğinde ve dişlerde meydana gelen yaralanmalar, değişik kazalar nedeniyle olur. Çocuklarda ve sporcularda diş yaralanmaları daha sık görülür. Sporcular ağız yaralanmalarından korunmak için birtakım protezler kullanır. Çene kemiğinde ve dişlerde, çarpma veya darbe sonucunda kırık ve çatlaklar oluşabilir. Bazı durumlarda diş yerinden de çıkabilir. Diş yuvasından çıkmışsa dişin, hekimine ulaştırılma şekli ve süresi oldukça önemlidir. Dişi çevreleyen dokuların zarar görmemesi gerekir. Dişin yuvasına rahatça tekrardan yerleşebilmesi için diş kök kısmından tutulmamalıdır. Diş ovalanmadan su ile yıkanabilir. Temizliği yapılan diş, serum fizyolojik, süt veya hastanın yanağı içerisinde muhafaza edilerek, bir saat içinde diş hekimine ulaştırılmalıdır. Bu hususlara dikkat edildiği takdirde yerinden çıkmış olan dişin tekrar yuvasına yerleştirilmesi mümkün olabilir. Ağrısız ve kazasız günler.

Yazının devamı...