"Ercan Saatçi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ercan Saatçi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Ercan Saatçi

Cepten yedi

2 Şubat 2014

Ama pek de öyle olmadı doğrusu... Eskişehir iyi başladı ama net gol pozisyonlarını yakalayan Fenerbahçe’ydi. O pozisyonlar golle sonuçlanabilse, Fenerbahçe maçı daha ilk yarıda koparmış olacaktı.
Fenerbahçe açısından günün sürprizi Holmen’di. Aylar sonra ilk kez sahaya çıkan Holmen de maç eksiğine rağmen elinden geleni yaptı ve mücadele etti. Fenerbahçe kazanabilirdi ancak, yakaladığı pozisyonları iyi değerlendiren Eskişehir buna müsaade etmedi. Bundan sonrası için;
1- Fenerbahçe’nin böyle puan kayıplarını tolere edebilecek kadar kredisi var.
2- Fakat bu sonucu bir kaç kez daha tekrarlayacak kadar kredisi yok.

KULÜBE SENDROMU

ERSUN Hoca kulübe kurgu-sunu yaparken mutlaka sakatlıkları hesap ediyordur ama yine de merak ediyorum, o kulübede neden genç takımdan da olsa bir santrafor olmaz... Memleketin en zengin kadrosuna sahip dediğimiz Fenerbahçe iki hafta üst üste böyle bir duruma düşmemeli.

SON 48 SAAT!

EMENIKE’nin ardından Webo’nun da sakatlanması, F.Bahçe’yi mecburi bir transfere zorlayacak gibi gözüküyor. Ama bunun için sadece 48 saat süre var. Ve bu sürede F.Bahçe’ye katkı sağlayabilecek bir santrafor bulmak ne kadar mümkün olabilir, tartışılır...

Yazının devamı...

Manidar galibiyet...

28 Ocak 2014

Fenerbahçe üzerinde mahkeme, adliye, cezaevi, Yargıtay gibi rüzgarların estiği bir iklimde, duygusal olarak;
1- Her maçını YargıtaySpor’la oynar.2- Ve her maçını da eze eze kazanır.Bunu bir yana koyalım ama zihinlerinde taktikten çok bu rüzgarların uçuştuğu bir duyguyla sahaya çıkan Fenerbahçeli oyuncuları anlamaya çalışalım...

TARAFTAR ATEŞLEDİHer şeyden önce Fenerbahçeli oyuncular maça biraz tutuk başladılar. Daha maçın başında defans ile orta saha bloğu arasındaki uyumsuzluk, şok bir gole neden oldu. Taraftarın soğuk havaya ve hafta içi maçı olmasına rağmen desteği, her zamanki gibi Fenerbahçe’yi ateşlemeye yetti. Başta Meireles olmak üzere orta saha defansif anlamda ilk yarıda bekleneni veremedi. Alves’in de maça kötü başladığını söyleyebiliriz ama ne var ki aynı oyuncu güzel bir kafa golüyle takımının ilk golünü attı. Mesut Bakkal’a da, takımına iyi futbol oynattığı ve kapanan bir takımla değil cesur bir futbolla sahaya çıktığı için bir tebrik yollamak gerekir...

MEIRELES NASIL ÇIKMADI?Ersun hocanın ikinci yarıda da Meireles’e tahammül edip, Baroni’yi oyundan alması ise anlaşılır gibi değildi. İkinci yarı kolay geçecek diye düşünürken, Konyasporlu oyuncuların tehlikeli atakları yürekleri ağızlara getirdi.
Siyasilerin, köşe yazarlarının ağızlarına pelesenk olmuş o lafla özetliyeyim. Fenerbahçe’nin aldığı bu galibiyet çok manidardı....

TOP51-

Yazının devamı...

Vicdan...

21 Ocak 2014

Beğenirsin ya da beğenmezsin...
Kızarsın ya da kızmazsın...
Ya da benim gibi seversin ama sert bir şekilde de eleştirirsin...Ama...
Şu anki durum ne şike, ne de başka bir meseledir; Tam anlamıyla bir vicdan meselesidir. Bu nedenle vicdan sahibi olmayanların, bu yazıyı beğenmeyeceklerine adım kadar eminim.
Futbol yüzünden aylarca hapis yatmış torun sahibi bir insanı, azılı suçlularla bir tutup, tekrar aylarca hapse gönderme kararını, hiçbir vicdana ve hukuka sığdıramıyorum...Üstelik bu sportif suç (!) Cumhuriyet tarihinde ilk kez ve bir tek Fenerbahçe üzerinden uygulanınca... Bütün yöneticiler, bütün kulüpler tarihleri boyunca en ufak bir futbol suçuna karışmamış gibi, bir tek Aziz Yıldırım’a, dolayısıyla Fenerbahçe’ye ders verircesine kesilen bu ceza, Allah korkusu olan vicdanlı hiç kimsenin kabullenemeyeceği bir cezadır.
Hukuka güven sarsılmışken...
Aziz Yıldırım’ın şike ya da şikeye teşebbüsü tartışılabilir, son maçlarda kaçan şampiyonluklar yüzünden telaşa kapılmış olma ihtimali düşünülebilir. Ancak böyle bir konjöktürde, yani her şeyin birbirine girdiği dönemde bunları düşünmek çok saflık olur...

Yazının devamı...

Son vuruş ustaları

30 Aralık 2013

Oyuncuların ekstra istekli oluşu, taraftarın bitmek tükenmeyen desteği ve enerjisi, Kadıköy’de Kayserisporluların üzerine kabus gibi çöktü. Öyle bir tempo vardı ki ikinci yarıda, bu karşılaşmadan bir saat önce başlayan Chelsea-Liverpool maçında bile böyle bir tempo yoktu.
Özellikle o goller anlatmakla bitmez... ‘Son Vuruşların Efendileri’ diyesim geliyor bu oyunculara. Hepsi hafızalarda kalacak gollerdi... Sezonun ilk yarısının son maçları genelde rehavet içinde geçer ama, Fenerbahçeli oyuncular, şampiyonluk maçı oynar gibi mücadele ettiler, harika goller attılar ve hem bizlere hem de kendilerine harika bir yeni yıl hediyesi verdiler. Yılmaz Özdil abimizin söylediği gibi lafı eğip bükmeyelim; Bizimkiler ligin zirvesine el koydular...!

TOP 5

1- Hepsi birbirinden güzel, muhteşem goller.
2- Bir an olsun desteği kesmeyen, Büyük Fenerbahçe sevdalıları.
3- Bir hafta boyunca Trabzonspor kalecisi sevgili Onur’la kıyaslanan, kıyaslanırken de neredeyse al aşağı edilmek istenen, Volkan ve performansı.
4- Maskeli Süvari, Cristian Baroni.5- beş hakem, sıfıra yakın hata...

MAÇIN ÜÇ ADAMI

Yazının devamı...

Volkan Demirel ve diğerleri

24 Aralık 2013

Hakem; her zamanki rutin Fenerbahçe karşılaşmalarından birini yönetti (!) ince ince küçük küçük Fenerbahçe aleyhine titiz bir yönetim gösterdi. Volkan Demirel: Müthiş bir maç çıkardı. İnanılmaz poziyonları önledi. Net 2-3 gol çıkardı. Farkı önledi. Hocalar: Tolunay Hoca korkusuzca, kazanmak üzerine kurulu bir sistemle sahaya çıkarken, Ersun Hoca değişiklik yapmayarak biraz daha beraberliğe razı bir oyuna mahkum etti Fenerbahçe’yi... İşte bu faktörler sonucu belirlerken, F.Bahçe özellikle ikinci yarının ortalarından itibaren belki de sezonun en kötü futbolunu oynadı.

HEM MİLYONLARI GÖTÜR HEM KÜFRET

HEM üzerinden milyon Euro’lar kazanıp, hem de ıslıklamıyorlar mı tilt oluyorum. Bu neyin öfkesidir, kimin geleneğidir ki, bunu statlarımızda sık sık görürüz. Emenike ve Karabük seyircisinden bahsediyorum. Karabük taraftarının, Emenike’ye sövmeleri, ıslıklamaları oyuncuyu motive (!) etmiş olacak ki, golü de Emenike’den yediler neticesinde...

TOP 5

1-Sezonun en mahkum ve kötü futbolunu oynayan Fenerbahçe.
2-Fenerbahçe’yi bozabilecek bütün kararları veren, Bülent Yıldırım.
3-Çıkardığı net gol pozisyonlarıyla, maçın en iyisi Volkan Demirel.

Yazının devamı...

Çocuklar, anneleri ve büyükanneleri

14 Aralık 2013

Özellikle ilk yarı öyle de oldu. Fenerbahçe bir türlü istediği baskıyı kuramadı. Ta ki Akhisar 10 kişi kalana kadar... Penaltıyı kaçıran ve bir çok pozisyonu ezen Kuyt öyle bir kafa pası attı ki alkışlıktı. O ana kadar bir çok gol pozisyonunu bertaraf eden Akhisar kalecisi, Emenike’nin gol vuruşunda çaresiz kaldı. İlk yarı için kırılma noktası diyebileceğimiz, Gökhan Gönül’ün çizgiden çıkarttığı gol ve yine aynı şekilde Akhisar defansının çizgiden çıkardığı top maçın gidişine etki etti.

AÇIK ARA FARK
İKİNCİ yarıda beklendiği gibi, 10 kişi kalan Akhisar, F.Bahçe’ye dayanamadı. Takım oyunu ortaya koyan ve oyun disiplinini bozmayan F.Bahçe, karşılığı farklı galibiyet ve güzel futbolla aldı. Özellikle F.Bahçeli yabancılar çok iyi bir maç çıkarttı. Bir de kadın ve çocuk taraftara parantez açmak istiyorum; Bazıları ‘Seyircisiz oynansa daha iyi’ diyor, bazıları da bu uygulamayı beğeniyor. Bu uygulamanın avantaj yarattığı tek takımın F.Bahçe olduğunu düşünüyorum. Böyle bir havada bile 28 günlük bebeğini alıp gelen annelerden tutun da büyükannelerimize kadar Kadıköy’deydi... Seyirci sayısına bakarsak, F.Bahçe’nin kadınları tüm takımlara açık ara fark atarlar. Böylesine özveri ve aşk için F.Bahçe’nin kadın ve çocuk seyircilerini en gönülden duygularımla alkışlıyorum...

MAÇIN İYİSİ

F.Bahçe’li yabancı futbolcular... Hem gol attılar hem attırdılar.

MAÇIN KÖTÜSÜ

Takımını 10 kişi bıraktığı için Akhisarlı Sonko.

Yazının devamı...

Seriye bağladılar

8 Aralık 2013

Pozisyon yaratma konusunda da kısırlık... Cristian’ın golünü saymazsak, ele avuca gelir bir pozisyon yok F.Bahçe adına. Ancak F.Bahçe’nin bitmek bilmeyen enerjisi yine golü getirdi. Keşke kupada da bu ciddiyet sahada olsaydı da F.Bahçe haftada bir maç oynamakla yetinmek zorunda kalmasaydı. Önemli olan kazanmak ve bunu alışkanlık haline getirebilmekse F.Bahçe bunu başarıp seriye bağladı.

BENZERSİZ AİLE
AVRUPA kupalarından men edildik. Kupada Fethiye’ye elendik. Ligde şampiyon olsak bile Avrupa yok. Büyük bir sevdayla bağlı olduğumuz kulüplerimize her durumda sahip çıkmak başka. Gerçeği görüp aşkla bağlı olduğumuz kulübü korumak bambaşka. Daha geçen ay olağanüstü kongrede her branşta, her kupada başarı sözü verenler, 20 gün sonra F.Bahçe’nin kupadan elenmesini nasıl açıklar?
Milyon Euro’luk kadro ne için? Lig maçı oynasın diye mi? Yazık değil mi harcanan, daha doğrusu çarçur edilen miyonlarca Euro’ya... Bu duruma üzülmeyen Fenerbahçeli var mıdır? Bu yanlışlıkları dile getirmemek Fenerbahçelilik olur mu? Olamaz kardeşim. İşler kötü giderken bağlılıktan söz edip, F.Bahçeli’ye en hassas yerinden çağrı yapanlar, eleştirenleri ise F.Bahçe düşmanı hatta vatan haini ilan ediyorlarsa sözün bittiği yerdeyiz. Bir yanda F.Bahçe’nin kötü yönetildiğini düşünenler ve bir yanda kayıtsız şartsız başkana bağlılıklarını sunanlar... Sayın Başkan Aziz Yıldırım’ın söylediği gibi, gerçekten de “Biz dünyada eşi benzeri olmayan bir aileyiz.”

MAÇIN İYİSİ

Net goller kaçıran Emmanuel Emenike.

MAÇIN KÖTÜSÜ

Yazının devamı...

Sadece Kadlec mi maçları tv'den izlemeli?..

5 Aralık 2013

Süper Lig ekiplerinin alt liglerden takımlara elendiklerini çok gördük. Bu yıl ki kupa da aynen öyle sonuçlarla karşımıza çıkıyor. Galatasaray’ın ancak penaltılarla G.Antep BŞB’yi elemesi, Trabzonspor ve Gaziantepspor’un elenmesi, eminim ki “Pendik faciası” yaşayan Fenerbahçe’ye bir uyarı olmuştur maç öncesinde. Fenerbahçe yine de ilk 11’de şans bulamayan oyuncularla maça başladı. Fakat bilinmeli ki Fenerbahçe’nin yedek oyuncularının bir çoğu daha bu sezon başında oldukça ciddi paralarla (!) transfer edilmiş önemli oyuncular... Ancak maç eksiklerinin oluşu, bir arada oynama şansını pek yakalayamamış olmaları, açıkça gözlendi.

ARADAKi FARK SAHADA YOKTU

FENERBAHÇE’nin efsane isimlerinden Engin İpekoğlu’nun çalıştırdığı Fethiyespor ile Fenerbahçe arasında dağlar kadar hem güç hem de kalite farkı varken, maçın büyük bölümünün başabaş geçmesi düşündürücüdür. Hatta Fenerbahçe’nin tek golünün Fethiyespor’un kendi kalesine attığı gol olması ve Fenerbahçe’nin böylesine zayıf bir rakipten 2 gol yemesi de ayrı bir soru işaretidir...
Kadlec’i ilk 11’de görünce, aklıma “Hayatımda ilk defa takımımın maçlarını TV den izliyorum, biri bileğini kırsa bile hiç şansım olmayacak” dediği geldi... Kimse sakatlanmasın ama bence Kadlec yine de maçları TV’den izlesin... Başka bir soru da şu, Acaba sadece Kadlec mi maçları TV’den izlemeli...

TOP5

1-Fethiyespor’un İstiklal Marşı öncesindeki “YÜCE ATATÜRK” şovu.
2-Pendik’ten sonra Fethiyespor sendromu.

Yazının devamı...