"Ateş Bakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ateş Bakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ateş Bakan

Ateş Bakan

Avrupa’nın en büyük spor kulübü

26 Mart 2018

Hatırlarsanız sonuç şaşırtıcıydı… Futbolda sıfır çekmemize rağmen basketbol ve voleyboldaki başarılarımızla, 13 takımımızı finallere göndererek birinci sırayı almıştık.Bu yazıda meseleye, kulüpler açısından bakacağım…

Futbolda 16 takım, basketbolda kadın erkek toplam 26 takım, voleybolda ise 22 takım finallere kaldı…

Kiminde gerçekten final dönemi, kiminde ise henüz çeyrek final zamanı…

64 takım 5 ayrı dalda yarışacak.

Finallere en fazla katılma hakkı kazanan spor kulübü araştırdım…

Sonuç şaşırtıcı…

Tahmin edemezsiniz ama komşudan Olimpiakos, birinci sırada…

Olimpiakos’un 3 takımı, Galatasaray’ın 2 takımı, CSKA Moskova’nın 2 takımı, Real Madrid’in 2 takımı finallere gidiyor…

Yazının devamı...

İnanmayacaksınız ama birinciyiz

25 Mart 2018

 A ve Ümit milli takımlarımızın maçı ile ilgili yorumlarımı, yazının tamamını okumanız için yazının sonuna koydum…Ülkemizde ilgi uyandıran futbol, basketbol ve voleybol dallarında kulüpler bazında son düzlüğe çıkıldı… Hangi ülkenin kaç takımı finallere kalmış? İnceledim… Beklediğinizi hiç ummadığım sonuçlara vardım…

İnanmıyorsanız buyurun sizde bakın!

Her dalda farklı isimler verildiği, kafamızın karışmaması için ben kupa1, kupa2, kupa3 şeklinde adlandıracağım…

FUTBOL:

Şampiyonlar Ligi olarak bildiğimiz futbolun birinci kupasında 8 takım çeyrek finale kaldı…

Barcelona            İspanya

Sevilla                 İspanya

Juventus             İtalya

Yazının devamı...

Oyunu kim çirkinleştirdi?

18 Mart 2018


Hani “yolculuk da güzel olmalı”… “Futbol keyif vermeli”, diye anlatıyoruz ya… Ben de soruyorum; oyunu kim çirkinleştirdi?
Kim, sürekli yattı? Kim yatanlara “iyi uykular”, dedi…

 

Galatasaray ülkenin anlatılan en hücumcu takımı…
Fatih Terim’de; “Galatasaray, önde basar, hücum oynar”, diyen teknik adamı…
Aykut Kocaman ise savunma yapan, tedbir alan sıkıntılı top oynatan adamı…

Yazının devamı...

Yine mi yenildik?

17 Mart 2018

17 Mart 2008 tarihinde yayın hayatına başladı…
Sporun sadece futbol olmadığını anlattı…
Basketbolu, voleybolu, kürek müsabakalarını izledik…
Olimpiyatları takip ettik…
Ekranda bilgili, saygılı ve sempatik yeni yüzler gördük…
Verdiği haberlere “acaba” demeden inandığım bir kanal izledim…
Şifre olmadan spora doydum…

Yazının devamı...

Ceza liginin şampiyonu yine Fenerbahçe

8 Mart 2018

Kulüplere, başkana, yöneticilerine, futbolculara ve teknik direktörlere, özetle o kulübe verilen tüm cezaları topladım.

Toplu bir istatistik bulamadığım için teker teker topladım… Uzun süremi aldı… Hata yapmış olabilirim ama işin özünü değiştirmez…

2017-18 (24.Hafta)

CEZA (TL)

%

Fenerbahçe

1.910.500

29,87

Yazının devamı...

Utanmıyor musun be adam?

5 Mart 2018

 

İşin de var, gücün de…
Güzel bir karın, üç tane de pırıl, pırıl evladın…
Yetecek kadar da paran…
Takımın yenildiğinde hayata kahretmeye;
Utanmıyor musun be adam?

***

Yazının devamı...

Real’i, Madrid’de yenmek

3 Mart 2018

Real Madrid sakatları Randolph ve Ayon’u iyileştirmiş, tam istim üzerindeydi…

Fenerbahçe ise geçen yılın son bölümünden kötü, bu yılın başından iyi seviyedeydi…

Maçın başında farklı öne geçtik… Ancak koruyamadık…

İlk yarı öylesine düdükler öttü ki;  Dünya’nın en sert ligine hiç yakışmadı…

Hele bu ligin en deneyimli hakemi Luigi Lamonica’ya, hiç yakışmadı…

Önce bizim lehimize, bu ligde çalınmaması gereken iki düdük geldi…

Sevindim ama koktum…

Sonra korktuğum başıma geldi, bir yarıda 20 faul aldık…

Yazının devamı...

Kartal’ın gecesi

26 Şubat 2018

Bütün hafta boyunca Talisca ve Pepe’nin eksikliği konuşuldu. Bayern Münih maçının yorgunluğu ve moral bozukluğu konuşuldu… Fenerbahçe’nin tam bir sistem takımı olduğu konuşuldu… Bana da sorsanız aynı şeyleri söylerdim… Ancak beklenen olmadı ve Beşiktaş hem maçı, hem de oyunu kazandı… Fenerbahçe’yi çaresiz bıraktı… İki top yaptırmadı… Fenerbahçe’yi kendi silahı ile vurdu… Nasıl oldu? Ben gördüğümü anlatayım…

Fenerbahçe attığı golden sonra skoru koruma psikolojisine girdi… Bu daha önce de yazdığım, uzun yıllardan beri süren bir hastalık… Skoru bulduktan sonra oynamak için değil oynamamak için paslaşıyorlar… Amaç rakip kaleye gitmek değil topu tutmak oluyor. Elbette bu amaç, rakip tarafından kısa sürede anlaşılıyor… Pres yapmak özünde bir riski barındırır. Senin topu rakip kaleye götürmek ve gol atmak gibi bir amacın olmadığın anlaşıldığında, baskının kralını yersin, iki top dahi yapamasın…

Bu akşam yine bu oldu…

Aslında bu yıl Fenerbahçe’nin hücum sistemi iki ana temele dayanıyor… Birincisi:
Önde basarak top kazanmak… Rakibe oynayacak alan bırakmamak… Yani aslında hücumu yaptığı savunmadan kaynaklanıyor… Golden sonra ilk topa basmamak şeklinde oyun sistemi dışına çıktılar. İsmail Köybaşı’nın çıkması, Hasan Ali’nin olmaması büyük bir dezavantaj getirdi… İki kanat beki de sarı kartlı oldukları için geri geri kaçarak oynadılar ve Beşiktaş oyunu istediği gibi şekillendirdi…

İkincisi:

Rakibinin baskısına karşı topu Fernadao’ya kaldırmak ve indirdiği alanda topu alacak Fenerbahçeli oyuncuları yerleştirmek… Oyunun başında tuttu. Ancak skoru koruma kaygısı zaman içinde bunu da yapmalarını engelledi ve Fernandao indirdiği top ile baş başa kaldı…

Yazının devamı...