"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer: Yeter Söz Milletin

Yalçın BAYER

Çetinsaya'dan masallar...

Eminönü Belediye Başkanı Ahmet Çetinsaya, iki konudaki yazımız karşısında yine 'masallar' anlatıyor. İnanılmaz kişiliği ile gerçekleri saptırarak olayların üstünü örtmek istiyor.

İstediği Bakırköy ve Kadıköy adaylıklarının kabul edilmemesi üzerine Eminönü Belediye Başkanlığı'na adaylıktan da vazgeçen Çetinsaya'dan ilk açıklama adının karıştığı 'çete' davasına ilişkin... Sadece konuya ilişkin yanıtları ve gerçekleri sergilemeden önce ‘‘Çetinsaya kimlerle yargılanıyor’’ (11.3.1999) yazısını anımsayalım. Kayseri, Hisarcık beldesinde bir hazine arazisi, Çetinsaya'nın 'korumalığını' yapan Kayserili hemşerisi İbrahim Sungur tarafından kapatılmak isteniyor. Bu yağmayı engellemek isteyen Doğal Hayatı Koruma Vakfı Başkanı Nuh Mehmet Yakuter, Sungur'un tetikçileri tarafından vuruluyor. Yakuter, ‘‘Beni vurduran İbrahim Sungur'dur. Bu saldırının ucu Eminönü Belediye Başkanı Ahmet Çetinsaya ve Cemal Aslandağ'a uzanmaktadır’’ diyor.

Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Ünal Haney'in iddianamesinden bu olayı aktarınca panikleyen Çetinsaya'nın gönderdiği açıklaması ile DGM dosyasında yer alan ilgili cümleleri karşılaştıralım:

ZABITLAR, ÇETİNSAYA'YI YALANLIYOR

ÇETİNSAYA: ‘‘...Adımı ille de bu işe karıştırmakla neyin peşindesiniz? Olayın bir alışveriş sonucu olduğunu benim gibi siz de duymuş olmalısınız. Vurulan adam, vuran adama 'Sana silah ruhsatı alacağım' diye söz vermiş, para almış. Sözünü tutmadığı için de karşı taraf silahına sarılmış, vurmuş. Ortada iki taraflı suç iddiası var. Bunu fırsat bilip haysiyet cellatlığı yapmaya ne hakkınız var? Adam herhalde bu tür işlere karıştığını örtbas etmek için bazı isimleri kullanmayı uygun görmüş. Belki de benden kuyruk acısı olanlar böyle bir tertip yaptılar.’’

İDDİANAME: ‘‘SANIKLAR: (Cezmi Karataşlı, Mustafa Karatoprak, Dede Göç, İbrahim Sungur, Zeki Sungur, Cemal Aslandağ ile birlikte) Ahmet Çetinsaya, Ömer ve Methiye'den olma, Kayseri 1956 doğumlu, Eminönü Belediye Başkanı.

(Tüm sanıklar için) Suç: Taammüden adam öldürmeye tam teşebbüs, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve teşekkülün lideri olmak, 6136 s. kanunna muhalefet...(...) (Zeki Sungur, Cemal Aslandağ ve Ahmet Çetinsaya için) Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçundan TCK'nın 313/1. maddesinden ayrı ayrı... cezalandırılmaları.’’

ÇETİNSAYA: ‘‘Altını çizerek yineliyorum, bana hiçbir tebligat yapılmadı. Tebligat olmadan nereye ifade edeceğim? Kimse talep etmiyorsa ne diye ifade edeceğim?’’

DURUŞMA TUTANAĞI (10.8.3.1999): Sanık Ahmet Çetinsaya'nın savunmasının alınması için İstanbul'a yazılan talimata cevap yok. (...) İfadesinin alınabilmesi için yazılan talimat cevabının beklenmesine...''

Çetinsaya, DGM zabıtlarını bile içine sindiremiyor, 'laf salatası'yla bize tehditler ve karalamalar yapıyor. Eskiden bizimle öbür dünyada hesaplaşacağını söylüyordu. Şimdi ise ‘‘Bu konudaki hakkımı her iki dünyada isteyeceğim. İki elim yakanızdan inmeyecek’’ diyor. Öteki dünyayı bilmem ama bu dünyada hesaplaşmaya hazırız Çetinsaya...

İHALE VURGUNU

Çetinsaya'dan bir başka açıklama da, Eminönü Belediyesi'nin Kumkapı'da yaptırmak istediği katlı otopark ihalesinin usulsüz olduğunun, gayrimenkul sahiplerinin avukatı Özer Tunçbilek tarafından ortaya çıkartıldığının anlatıldığı ‘‘Bu Nasıl İhale’’ 18.3.1999 başlıklı yazıya...

Ahmet Çetinsaya, ‘‘İhaleye katılmak üzere dosya alanlar, sizin yazınızı görünce 'bu işte pürüz var' deyip katılmaktan vazgeçiyor’’ diyerek hukuk dışı gerekçelerin arkasına sığınıyor. Kamulaştırmanın ‘‘istimlak, koruma kurulu, Meclis, mahkeme ve Yargıtay kararlarına ve Büyükşehir'in oluruna bağlandığını’’ iddia ediyor. ‘‘Ve de tapumuz var... (Mülk sahipleri) Yasal haklarını almışlar. Bu işlem Yargıtay'ca onaylanmış’’ diyor. Hizmet Vakfı'nı övüyor, Eminönü'nün nasıl 'çağdaş' hale getirildiğini anlatıyor.

20 MİSLİ FARK

Çetinsaya, 'haktan ve doğrudan yana' tavır sergilemiyor. Önce eylem, sonra hukuk diyor. İddia ettiğinin aksine kesinleşmiş dava yok, hepsi karar aşamasında... İstimlak (4), Koruma Kurulu (2; bunlardan biri Mimarlar Odası'nın) ve ihalenin iptali (1), Büyükşehir'in devir yetkisi (1) ile ilgili karşı iptal davaları Bölge İdare Mahkeme'sinde, tapu tescil (3) ile ilgili dava da 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde sürüyor; kesinleştiği iddia edilen bir Yargıtay kararı ise tashih-i karar aşamasında.

Çetinsaya, tarihi Ermeni yapılarını yıkarak katlı otopark yapmak istediği 1369 M2'lik alandan sadece 241 M2'sini belediye mülkiyetine geçirmişken; açıklamasında, sanki bütün alan istimlak edilmiş ve davaları yargıda sonuçlanmış gibi bir kurnazlığa başvuruyor.

Giderayak insanların evlerini toplam 20 milyara kamulaştırmak, sonra da 400 milyara birilerine 49 yıllığına ihale etmek... Oh ne âlâ...



X