GeriEfe Sıvış Fransız gayreti Fenerbahçe’ye yetmedi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Fransız gayreti Fenerbahçe’ye yetmedi

Fenerbahçe’nin 10. Haftada Kayserispor’la oynadığı maçın ilk 40 dakikası modern futbol açısından tabiri caizse yüz karasıydı.

Fenerbahçe’nin 10. Haftada Kayserispor’la oynadığı maçın ilk 40 dakikası modern futbol açısından tabiri caizse yüz karasıydı. Maçın ilk golü, 41’de Neustadter’in korkunç hatasını fırsata çeviren Umut Bulut’tan geldi. Bu golün analizini aşağıda daha detaylı yaptım. Fenerbahçe ikinci yarının başında istediklerini sahaya daha çok yansıtmaya imkanı buldu. Kayserispor’a Kadıköy’de olduklarını hissettirmeye başladı. Fakat maçın sonlarına doğru yapılan bireysel hatalar Fenerbahçe’ye puan kaybettirdi. Valbuena’nın oyundan çıkana kadar sürdürdüğü üstün performansı Fenerbahçe için yeterli olamadı.

Fenerbahçe ve Kayserispor’un Maç Öncesi – Maç Sonrası Analizi

Fenerbahçe, Kadıköy’e geçen hafta Galatasaray’dan aldığı 1 puanın moraliyle çıktı. Galatasaray’ın Trabzon’a yenildiği haftada, Fenerbahçe’nin alacağı 3 puan onu ligde 3.lüğe yükseltecekti. Galatasaray’la olan puan farkını 5’e indirecekti. Bu olamadı. 62’de 3-1 önde olduğu Kayserispor’la 3-3 berabere kalınca haftayı 8. sırada kapadı.

Kayserispor ise lige istediği gibi başlayamasa da bu maçın öncesinde ligde 4. sıradaydı. Romen teknik adam Shumudica 17 oyuncunun bu sezon Kayseri’de ilk kez oynamasına rağmen onlardan bir takım yaratmayı başarmış görünüyor. Nitekim Kayseri, Fenerbahçe’nin karşısında tipik Anadolu takım refleksi göstermedi. Tamamen kendi yarı sahasına kapanmadı ve son ana kadar hücum fırsatlarını kolladı.

Aykut Hoca’nın Tercihleri

Fenerbahçe’de Valbuena, oyundan çıktığı dakikaya kadar oyunu büyük ölçüde domine etmeyi başardı. Sahanın her yerindeydi. Duran toplardaki ustalığı teknik açıdan kalibresini üst düzey olduğunu yine gösterdi. 45’de Ozan’a çıkardığı pasla “al da at” dedi.

Neustadter ise 50. dakikada kafa golüyle 41’deki hatasını bir anlamda telafi etti. Fakat bir stoperin asli görevi gol telafi etmek değil, kalesinde golü önlemektir. Diğer yandan Fenerbahçe’nin 62’deki golü Joseph de Souza’ya değil de Valbuena’ya yazılsa yeridir. Valbuena’nın duran topa vurduğu şutun direkten geri dönmesiyle Souza golü yaptı.

Valbuena’nın 82’de oyundan alınması ve yerine Alper’in girmesi teknik açıdan bir tercih görünse de Fenerbahçe için pek hayırlı olmadı. Kayserispor oyunun sonlarına doğru Fenerbahçe üzerinde baskısını artırdı.

Kocaman’ın Soldado yerine Jansen’i tercih etme nedeni, Jansen’in Galatasaray maçındaki performansını taltif etmek istemesiydi. Tabii Jansen daha hazır görünüyordu. Fakat Jansen, dar alanda topa Soldado ölçüsünde hakim olabilen bir oyuncu değil. Kayserispor’un kaleci dahil 7 kişilik savunması da Jansen’e istediği alanı açmayınca Fenerbahçe’nin santraforu maç boyunca yalnızca 1 isabetli şut atabildi.

Neustadter’in 45’teki hatasından sonra bir ölümcül hata da diğer stoper Neto’dan geldi. Demarke durumda olmasına rağmen göğsünden seken ters top kendi kalesine gol oldu. Hasan Ali’nin 90+5’de yaptığı faul, Fenerbahçe’nin 2 puanını Kayseri’ye teslim etti. Serbest vuruşun ardından yaşanan karambolden sonra Asamoah maçı 3-3’e getirdi.

Fazla Prensip Napolyon’u Bile Bozar

Fenerbahçe’nin set oyununun başlangıcı kaleci Kameni’nin uzun toplarıyla değil, Neustadter’in Neto’yla paslaşarak çıkmasını öngörüyor. Bu yaklaşım, çağımızın futbol anlayışıyla örtüşüyor. Fakat Neustadter, bu prensibi olmadık yerde de kullanınca başına iş açılıyor. Prensipler güzeldir fakat yeri geldiğinde de esnetmeyi bileceksin.

Neustadter’in 40. Dakikada, uzun topla uzaklaştırmak yerine Neto’ya oynaması ve hatalı pası Kayserispor’dan Umut Bulut’u sahneye çıkardı ve golü yaptı.

Kurallı ve disiplinli olmak iyidir. Fakat gerektiğinde bu kuralları esnetmek gerekir. Eğer esnetmez ve kuralın esiri olursan o zaman hezimet gelir.

Napolyon Bonapart’ın tarih sahnesinden silen hadise de bunun bir benzeridir. Mareşal Grouchy, Napolyon’un komutasında sadık, güvenilir fakat fazla prensipli, dar görüşlü bir generaldir. Grouchy, Waterloo Savaşı’ndan bir gün önce inisiyatif almayı beceremedi. Mevcut koşulları değerlendiremedi.

Napolyon’un Prusya ordusunu takip etmesi yönündeki talimatına uymaya son vermesi gerekirken bunu yapamadı. Prensiplerini esnetemedi, inisiyatif alamadı ve Napolyon’un İngilizler karşısında sonunu getirdi.

Cumhurbaşkanının Ardından Ozan’ın Giden Kiloları

Fenerbahçe’nin geçen Ağustos ayında Strum Graz’la oynadığı maçın sonunda, Aziz Yıldırım, beraberce soyunma odasına indiği Cumhurbaşkanı’na Ozan’ın kilolu olduğunu söylemişti.

Ozan, bu olaydan sonra hızla kilo verdiği ve fit bir hale geldi. Azmetti, çalıştı, kendisine ölçüsüzce yüklenen medyaya rağmen küsmedi, yoluna devam etti. Bugün de maçta kayda değer bir gayret sarf etti. Defansif yönü güçlü olan ve hücuma dönük de oynayabilme kapasitesi olan, skora katkı yapabilen özel bir oyuncu Ozan.

Onu Bursaspor’dan Fenerbahçe’ye taşıyan da işte bu özelliği. 45’te Valbuena’nın dip çizgiden çıkardığı pası gole çevirmesi de bundan sonraki özgüvenine yansıyacaktır. 75’te oyundan çıkarken taraftardan alkış alması hem kendisi hem takım için sevindirici…

Saraçoğlu’da Değişim: Gol Müziğinde 13 Senelik Atılım

Şükrü Saraçoğlu stadında uzun bir süredir Fenerbahçe’nin attığı gollerin ardından 1984 yapımı Opus - Live is Life çalıyordu. Bu maçla gol müziğinde değişime gidildi. 90’lı yıllarda ilk gençlik veya gençlik yıllarını yaşayanların kişisel tarihine damga vurulmuş bir parça seçildi. 1997 tarihinde piyasaya çıkan Gala – Freed from Desire, bugün tribünleri coşturdu. Taraftar bu değişimden memnun kaldı, parçanın nakaratı hep bir ağızdan söylendi. Böylece 1984 model parçadan sonra Fenerbahçe’nin yeni gol müziği 1997 model oldu. Fakat ne yapsan olmuyor, hiç biri bir zamanlar Fenerbahçe zaferlerinin ardından çalan Çelik – Güle Güle’nin yerini tutmuyor.

Baş sağlığı

Fenerbahçe’nin Yönetim Kurulu Danışmanı ve eski Genel Sekreteri Vedat Olcay 77 yaşında vefat etti. Fenerbahçe camiasının başı sağolsun. Allah cennetiyle şereflendirsin.

Teşekkür

Sezon boyunca Fenerbahçe SK futbol takımının maçlarını yorumlama imkanı sunan Hürriyet gazetesi yöneticilerine ve desteğini esirgemeyen büyük Fenerbahçeli, hocam Prof. Dr. Çağrı Erhan’a teşekkür ederim.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle