GeriHande ÇİLEK Dünyanın en göz kamaştırıcı kanyonu: Grand Kanyon Ulusal Parkı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dünyanın en göz kamaştırıcı kanyonu: Grand Kanyon Ulusal Parkı

Dünyanın en göz kamaştırıcı kanyonu: Grand Kanyon Ulusal Parkı

Sayısız Amerikan filminin çekildiği, kovboyların atlarıyla gezindiği, Kızılderililerin bir zamanlar yaşadığı o ikonik yer neresi diye sorsalar akıllara hemen Grand Kanyon Ulusal Parkı gelirdi. Bu park öylesine büyük ki, başındaki İngilizce ‘grand’ yani büyük anlamına gelen sıfat bile kanyonun devliğini vurgulamak için yeterli gelmiyor. Kanyonun uzunluğu 446 km iken eni 29 km’lik bir alana yayılıyor.

5-6 milyon yıl önce rotasını belirleyip akmaya başlayan Colorado Nehri, günümüze dek usta bir sanatçı gibi taşları nazikçe aşındırıp dünyanın en nadide eserlerinden birini meydana getirmiş. Grand Kanyon’a gitmeden önce ne kadar fotoğraf görülürse görülsün, ne kadar kaynak okunursa okunsun, gözlerin o uçsuz bucaksız manzarayla ilk buluştuğundaki hissi aktarmakta asla başarılı olamıyor. Toprak tonlarının hâkim olduğu kanyon ile masmavi gökyüzünün birleştiği görüntü öylesine nefes kesici, manzara öylesine derin ki, aşağı doğru bakmak bile yürekleri hoplatıyor. Siz kanyonun derin sessizliğini tadarken, tam önünüzden hızla uçarak geçen bir kartal kendinizi bir film sahnesinde hissettirebilir. Gezi programı ne kadar yoğun olursa olsun buraya gelen herkes günbatımını aceleye getirmeden sindirerek izlemeli.

Dünyanın en göz kamaştırıcı kanyonu: Grand Kanyon Ulusal Parkı

Binlerce yıl boyunca Kızılderili kabilelerine ev sahipliği yapan kanyona ilk kez bir Avrupalı 1540 senesinde ayak basmış. Bu tarihten önce ise sadece Kızılderililer ve vahşi yaşam varmış. Günümüzde Grand Kanyon’ın bir kısmı Hualapai, Navajo ve Havasupai olarak üç ayrı Kızılderili kabileye paylaştırılmıştır ve federal izinle kendi topraklarını yönetmelerine izin verilmiştir. Amerikan Başkanı Theodore Roosevelt’in girişimleri ile park 1919 senesinde Ulusal Park ilan edilerek koruma altına alınmıştır ve 1979 senesinde UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ne girmiştir.

Dünyanın en göz kamaştırıcı kanyonu: Grand Kanyon Ulusal Parkı

Böylesine büyük bir alana ziyaret planı yapıyorsanız önceliklerinizi belirlemekte fayda var. Kısa sürede tamamını görmek oldukça zor olduğundan zaman çerçevesinde program yapılmalı. Buraya ulaşmanın en konforlu ve rahat yolu araba veya karavan kiralayarak gelmek. Yollar size öyle manzaralar sunuyor ki, burada araba kullanan herkes kendini şanslı sayıyor. Keyifle araba kullanırken taze kahvenizi yanı başınızdan eksik etmeyin derim.

Dünyanın en göz kamaştırıcı kanyonu: Grand Kanyon Ulusal Parkı

Grand Kanyon’ı görebileceğiniz üç tane nokta bulunuyor; Kuzey Yakası (North Rim), Güney Yakası (South Rim) ve Batı Yakası (West Rim).

West Rim: En kolay ve tercih edilen rota, Las Vegas’dan arabayla yaklaşık iki saat süren araba yolculuğuyla West Rim’e gelmek. Hualapai Kızılderili Rezervi’ne ait olan West Rim’de aynı zamanda benim favorimlerimden olan Skywalk bulunuyor. Kanyonun oldukça yüksek bir noktasına inşaa edilmiş camdan dev bir U harfini andıran bir köprü düşünün. İşte bu şeffaf köprünün üzerinde (nefesinizi tutarak) yürüyebiliyorsunuz.  (Skywalk’ta fotoğraf çekmenize izin verilmediği için fotoğraf paketi almadan fotoğraf çektiremiyorsunuz.) Yükseklik korkusu olanlara oldukça heyecanlı dakikalar yaşatacak bu köprüyü atlamamanızı öneririm. West Rim’in girişinde ucuz sayılmayacak bir paket alarak içeri girebiliyorsunuz. İçinde sizi istediğiniz yere götüren shuttle servisi bulunuyor. İlk durakta Skywalk varken son durakta nefes kesici manzaralar sizi bekliyor olacak. Parkın içinde restoran ve cafe hizmeti bulunduğunu belirtmekte fayda var.

North Rim: Kanyonun kuzeyinde bulunan bu giriş güney ve batı yakasındaki girişlere oranla daha az ziyaret edilen girişi. Yüksekliğinden dolayı kar aldığından, Ekim-Mayıs ayı arasında kapanıyor.

South Rim: En popüler olan giriş Güney Yakasındaki giriş dersek doğru olur. Tüm sene açık olan girişte, hem manzarayı içinize çekebileceğiniz sayısız nokta bulunuyor, hem de otellerin ve restoranların bulunduğu küçük bir kasaba olan Grand Canyon Village bulunuyor. Buraya kadar gelmişken kendinize göre bir parkur seçip yürüyüşe çıkmadan olmaz. Diğerlerine oranla daha kısa olan Kaibab Parkuru’nu, Grandview Noktası’nı veya Skeleton Noktası’nı tercih edebilirsiniz. Moran Noktası, Desert View Gözetleme Kulesi, Hermits Rest ve Shoshone Noktası’nı bir kenara not etmeyi unutmayın.

Dünyanın en göz kamaştırıcı kanyonu: Grand Kanyon Ulusal Parkı

Zamanınız kısıtlı, park büyük ve görülecek çok yer var belki ama parkların içinde keyifli zaman geçirirken, görme şansınız olursa rotanıza özellikle eklemenizi istediğim bir kaç yer daha var. Benim için çok özel bir yeri olan Antelope Kanyon görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Yerin altında bir yarık olan kanyonun içinde yürümek ve o ışık oyunlarına tanıklık etmek çok özel. Navajo bölgesinde bulunan kanyona tur eşliğinde girebiliyorsunuz. Listedeki diğer bir isim olan Horseshoe Bend, gözlerinizi ovuşturarak bakacağınız manzara sizi derinden etkileyecek. Kalabalığa yakalanmamak için gün doğumuna denk gitmeyi deneyebilirsiniz. Arizona ve Utah sınırında bulunan Monument Valley (vadi) listeye ilk sıralardan giriyor. Navajo yerlilerinin topraklarında bulunan Monument Vadisi’nde sayısız eski Amerikan filmi çekilmiş. Havasu Şelaleleri ise size vereceğim listedeki son isim. Kızıl renkli bir tepeden, buz renginde havuza akan şelalelere ulaşmak için ya yürümek gerekiyor ya da helikopterle geçmek gerekiyor. Eğer buraya gelecek kadar gözünüzü karartırsanız yanınıza mayonuzu almayı unutmayın.

Dünyanın en göz kamaştırıcı kanyonu: Grand Kanyon Ulusal Parkı

Grand Kanyon’a gelmenin en uygun zamanı sonbahar (Eylül,Ekim,Kasım) ve ilkbahar (Mart,Nisan,Mayıs) aylarıdır. Sıcaklık hem rahatsızlık vermez, hem de can sıkıcı kalabalıklarla bu büyüleyici yeri deneyimlemek zorunda kalmazsınız.

Dünyanın en göz kamaştırıcı kanyonu: Grand Kanyon Ulusal Parkı


Yorumları Göster
Yorumları Gizle