Sonbahar bereketinin peşinde, yollarda...

Bu yıl öyle şaşaalı ve kalabalık festival ya da hasat etkinlikleri yok ama bu hasat olmayacağı anlamına da gelmiyor. Eğer önemli olan sonbaharın güzelliğini yaşamak, doğanın bereketine şahitlik edip minik bir güz tatili kaçamağı için fırsat yaratmaksa size Türkiye’nin farklı coğrafyalarına dağılmış birbirinden güzel nedenler sunabilirim.

Haberin Devamı

SAFRAN
Sadece yemekleri değil doğayı da güzelleştiriyor

Dünyanın en pahalı baharatı olarak kabul edilen safranın yetiştiği ender ülkelerden biriyiz. Ama kaçımız bu nadide baharatın elde edildiği o güzel mor çiçekleri yakından gördü? Bu aralar safran hasadının tam zamanı. Bazı tur şirketleri bir gece Safranbolu konaklamalı, safran hasadı temalı turlar düzenliyorlar. Safranbolu çevresindeki yakın köylerde yetiştirilen safran hasadı için bölgenin en özel otellerinden olan Gülevi’nin konuklarının isteğine bağlı olarak organize ettiği mini tur da bir alternatif olabilir. Kilosu 30 bin liraları bulan safran, ağırlığının 100 bin katı sıvıyı boyayabiliyor. Mutfaklardaysa renk ve tat verici olarak kullanılıyor. Hasat yapılırken çiçekler özenle toplanıyor, sonra başka bir yerde, içindeki esas renk veren madde olan ‘erkek organ’ dikkatlice koparılıyor. Böylesine hassas bir bitki hasat edilirken elbette herkesi tarlaya sokmuyorlar. Ama uzaktan bu güzelliği izleyip, üreticiyle sohbet edip hasadı izlemek bile fiyatına hak vermenizi sağlıyor. Hasat zamanı bazı otel ve restoranlar ‘safranlı yemekler’ menüsü çıkarıyor, aklınızda bulunsun...

Sonbahar bereketinin peşinde, yollarda...


NAR
Şu gelen yar olaydı...

Nar hasadı için rotayı Antakya’ya çevirmek gerek. Şehirdeki otellerden birinde kalıp hem en güzel mevsimini yaşayan şehirde kendinize ziyafet çekebilir hem çevre köylerde epeyce şenlikli geçen nar ekşisi yapımını izleyebilirsiniz. Hatay’ın Kırıkhan ilçesine bağlı Delibekirli, Karataş, Ceylanlı ve Hassa’nın Yassıyurt köylerinde nar ve nar ekşisi önemli gelir kaynaklarından. Yağmur değdikten sonra çatlayıp yeterince büyümemiş, ekşimsi narlar toplanarak dövülüp taneleri dökülüyor. Temiz bezlere sarılıp mengenelerde sıkılan narın suyu önce süzgeçten, sonra tülbentten geçirilerek odun ateşinde yanan kazanlarda kaynatılıyor. Belli bir kıvama geldikten sonra da soğumaya bırakılıyor. Ortalama olarak 100 kilo nardan 5-10 kilo kaliteli nar ekşisi elde ediliyor. Genelde birkaç hane birleşerek ya da tüm köy şenlikli bir şekilde bir arada hazırlıyor nar ekşisini. Dalyan’daki Dalyan Resort da bu yıla özel mini bir hasat şenliği planlıyor. İnternet sitelerinden bilgi alabilirsiniz.

MANTAR
Peşine takılanlara en güzel ormanları gezdiren lezzet

Ekim sonu başlayan yağmurlarla birlikte topraktan fışkıran leziz mantarları hem toplamak hem de hakkında bilgi almak isterseniz mutlaka işin uzmanları tarafından yapılan tur veya etkinliklere katılmalısınız. Malum mantar şakaya gelmeyen, bilinçli bir şekilde toplanıp yenmesi gereken bir ürün. En lezzetli ve çok bilinen mantarlarımızdan biri olan kanlıca veya halk arasında çintar mantarı ülkemizin çoğu bölgesinde köylüler tarafından toplanıp yenir. Yaygın olarak Kastamonu bölgesinde çam ormanlarında bulunur. Bu yıl İksir Resort Town tarafından 30 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında 13’üncü Doğa ve Mantar Şenliği düzenlenecek. Şenlik kapsamında; Ballıdağ’ın zengin mantar türleri, orman meyveleri ve ot türleri uzmanlarla birlikte keşfedilip toplanacak. Toplanan mantarların bazılarını eğitmen gözetiminde hemen oracıkta yakılan mangalda közleyip yemek serbest. Toplanan mantarlardan turşular yapılacak, konuk şefler yemekler hazırlayacak. Şefler tarafından en çok tercih edilen ayı mantarı ya da daha bilinen havalı adıyla porçini mantarını da unutmamak gerek. Batı ve Orta Karadeniz’de görülmekle birlikte Tekirdağ’ın özellikle Saray ilçesinde çok fazla bulunduğunu biliyoruz. Tekirdağ Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği tarafından Saray ilçesinde manda yetiştiriciliğinin yanı sıra doğa mantarının da tanıtımı yapılıyor ve düzenlenen tanıtım etkinliklerine Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi de destek veriyor. Bölgede yetişen mantarlar ağırlıklı olarak İtalya, Fransa ve İspanya gibi Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor. İğneada’daki Longosphere Glamping de mantar sezonunda özel turlar düzenleyecek, internet sitelerinden takip edebilirsiniz.

Sonbahar bereketinin peşinde, yollarda...


BALKABAĞI
Tatlı yiyip tatlı konuşmanın tam zamanı

Islama köfte ve kabak tatlısı, Adapazarı-Sakarya dendiğinde akla ilk gelen şeylerden. Bölgede yaklaşık 3 bin dönümlük bir alanda balkabağının ekimi yapılıyor. Düzenlenen bir hasat festivali yok. Ama yolunuz bölgeden geçerse mutlaka arabanızın arkasına bir tane atmayı veya yol üstü duraklarından birinde kabak tatlısı yemeyi ihmal etmeyin. Bölgede nereye oturursanız oturun hemen her yerde kabak tatlısını inanılmaz lezzetli yapıyorlar. Kısık ateşte ağır ağır pişirip birazcık fırınladıkları kabak tatlılarıyla Sapanca’daki Eker Esnaf Lokantası benim favorilerimden. Balkabağının ekimi çekirdekten yapılıyor. Yetiştikten sonra tarlada gün ışığında her tarafının eşit şekilde olgunlaşması için ara ara çevriliyor. Tam olgunluğa eriştikten sonra da sonbahar aylarında hasadı gerçekleşiyor.

Sonbahar bereketinin peşinde, yollarda...


ÜZÜM
Bir yolculuğa tanıklık edin

Bağbozumu çoğu yerde bitti, bazı yerlerde hasadın son günlerinin telaşı sürüyor. Ama unutmayın, üzümün yolculuğundaki esas coşku şimdi başlıyor. Ziyarete açık üretimhaneleri gezerek siz de bu yolculuğun başlangıcına tanıklık edebilirsiniz. Urla Bağ Yolu internet sitesinden Urla’daki şaraphaneler ve bağların bulunduğu bölge için oluşturulan haritayı veya yollardaki tabelaları takip ederek kendi güzergâhınızı oluşturabilir, tadımlara katılabilirsiniz. Urla Şarapçılık ve Urla Bağevi gibi adresler konaklama imkânı da sunuyor. Bölgenin, aynı zamanda Türkiye’nin şu andaki en gözde gastronomi destinasyonlarından biri olduğunu da hatırlatmakta fayda var. Rotayı Trakya’ya çevirmek isteyenler ise konaklama imkânı sunan Barbare ve Caeli’yi tercih edebilir. O tarafa gitmişken Suvla’yı da es geçmemek, özellikle dükkânında kendi ürettikleri sirke, tahin, salça gibi ürünleri de almak gerek.

YEMEKLİK OTLAR
Mevsime lezzet katanlar

Ekim ayında başlayan yağmurların en güzel taraflarından biri de kasım ayında tezgâhlarda bereketiyle arzı endam eyleyen otlar. Kazayağı, turpotu, ısırgan, ebegümeci, tilkicik ve daha adını bile duymadığımız niceleri... Ama otları kendim toplayayım, uzmandan dinleyeyim ya da bir ustanın elinden yiyeyim derseniz o zaman tavsiyem Kaz Dağları ve Urla bölgesi olacak. Kaz Dağları’nda İdamera Çiftliği’nden aldığı destekle misafirlerine hizmet sunan Simurg Inn ve İda Blu’yu takip edin. Urla tarafındaysa kendi zeytinliklerinde hem ot hem de zeytin toplama etkinliği düzenleyip açtıkları yeni yemek atölyesinde mutfak eğitimleri veren Hiç Urla bu konuda iyi işler yapıyor.

Sonbahar bereketinin peşinde, yollarda...

Haberin Devamı


ZEYTİN
En coşkulu şenlikler, en güzel Ege kasabaları

Hasadı tam anlamıyla şenliğe ve coşkuya çeviren Ayvalık Ticaret Odası’nın programı henüz netleşmemiş. Ama siz bu dönemi fırsat bilip bir Ayvalık turu yapabilirsiniz. Yağhanelerin çoğu önceden telefon ettiğiniz takdirde mini bir tur ve tadım yaptırıyorlar. Rengin Suar’ın düzenleyeceği butik tadımlar ilginizi çekebilir. Hem tatilimi yapayım hem zeytinimi kendim toplayıp sıkayım derseniz de Turunç’taki Dionysos tam bir cennet. 25 Ekim’den itibaren sadece size özel evlerde konaklarken oteli çevreleyen zeytin tarlasında hasadı izleyebilir, dilerseniz onlara katılıp, minik sıkımhanelerinde nasıl özenle sıktıklarını görüp ardından da uzman eşliğinde tadım yapabilirsiniz. Kaz Dağları Ahmetçe Köyü’ndeki Simurg Inn’de de kendi zeytininizi toplayıp işlemeyi öğrenebilirsiniz.

Yazarın Tüm Yazıları