GeriBahar GÜNDOĞDU Türkiye'nin yeşil cenneti: Rize
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türkiye'nin yeşil cenneti: Rize

Türkiye'nin yeşil cenneti: Rize

Yaylaları, dereleri, damak çatlatan lezzetleriyle Türkiye'nin en yeşil yerlerinden Rize... Bir arkadaşım Rize için bir günde gezilir demişti. Buna çok gülmüştüm. Rize şehir merkezi küçük olabilir ama Rize dikine büyük bir şehir. Kaçkar Dağları'nı tırmana tırmana bulutların üstüne çıkıyorsunuz. Orada yaşayan insanların evlerini, akan derelerini, açan çiçeklerini görüyorsunuz. Yöresel yemeklerinden yiyorsunuz. Sıcakkanlı insanlarıyla sohbet ediyorsunuz. Bunları tekrar yapmak için üç gün Rize’ye gidiyor olmak harika bir şeydi. İşte size Rize gezi rehberi...

Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Kültür Bakanlığı’nın Rize’yi tanıtmak için yaptıkları çalışmada ilk işbirlikçi seyahat yazarı bendim. İlk durağımız İyidere ilçesindeki Pileki Mağarası oluyor. Trabzon-Rize sahil yolunda Pileki Mağarası’nın tabelası var. Tabelaların yönlendirmesiyle Mağaranın önüne kadar gidebiliyorsunuz. Pileki Mağarası doğal bir mağara değil. MÖ 2 bin 300 yıllarından 1970 yılına kadar pileki ekmeğini pişirmek de kullanılan tablalar çıkarılmış ve zamanla kocaman bir mağaraya dönüşmüş. İyidere Kaymakam’ı Orhan Altun mağarayı ve çevresini turizme kazandırmak için çok çalışmış. 2 km’lik yürüyüş yolları yapılmış.

Türkiyenin yeşil cenneti: Rize


Bu yolun üstündeki tarihi değirmenler hâlâ çalışıyor. Küçük tarihi taş köprüler bulunuyor. İkinci günümüzde ilk durak Haremtepe Çeçeva Köyü’nde ki Instagram’ın ünlü ‘Gizli Bahçe’ evinin çay bahçeleri. Çayeli’nden sapınca daracık köy yollarından kıvrıla kıvrıla 8 km tırmanıyoruz. Dağ taş her yer çay bahçesi. Doyulmaz bir manzara. Ev yola bir dakika mesafede. Çay bahçesi öyle güzel ki…


Türkiyenin yeşil cenneti: Rize


Neden bu kadar ünlendiğini oraya gittiğimde daha iyi anlayabiliyorum. Giderken navigasyon bizi çok rahat götürmüştü ama dönüşte internet çok sıkıntılı olduğu için yolu doğru bulamıyor. Ona dikkat etmelisiniz. Oradan Tar Deresi Bulut Şelalesi’ne gitmek üzere yola çıkıyoruz. Çamlıhemşin’den çıktıktan sonra yol ikiye ayrılıyor. Ayder Yaylası yoluna sapmalısınız. Çamlıhemşin’e 11 km, Ayder Yaylası’na 7 km mesafede bulunuyor. Normalde 2 km’lik bir yürüyüş yolu var ancak kapıda kimse yoktu. Diğer araçlar gibi bizde girdik içeri. Normalde giriş 3, öğrenci 1,5 TL. Yürüme yolu olarak düşünülen yol hakikaten çok güzel. Tar Deresi Bulut Şelalesi Tabiat Anıtı olarak geçiyor adı. Şelaleyi görünce adını neden böyle koyduklarını anlıyorsunuz. Bildiğiniz bulutların içinden akıyor şelale. Tar Deresi üzerinde bulunuyor. Türkiye’nin en yüksek rakımdan dökülen şelalesi olma özelliği taşıyor.


250 metreden üç kademe şeklinde dökülüyor. Öyle güzel bir yer ki insanın hiç gidesi gelmiyor. Daha önce iki kez en ince ayrıntısına kadar gezdiğim Zilkale var sırada. 14. yy’da Trabzon imparatorluğu tarafından inşa edilmiş. Osmanlı zamanında ise askeri amaçlı kullanılmış. Yerel turların tur güzergâhında mutlaka Zilkale ve Palovit şelalesi bulunuyor. Amacımız Gito Yaylası’na çıkmak ama yolların kapalı olduğunu söylüyorlar. Yine de şansımızı denemek istiyoruz. Karadeniz’e karlı halinde hiç gelmemiştim. Hakikaten yollar kapalı. Geri dönüyoruz mecbur. Fırtına Deresi’nde rafting yapma isteğim de suların yüksek olmasından dolayı gerçekleşemiyor ama zipline yapabiliyorum. ‘Osmanlı Zipline’ buralardaki en uzun parkurmuş ve tarihi taş kemer köprülerden birinin altından geçiyormuş. Bunu duyunca soluğu burada alıyoruz. Zipline 15 TL. Gerçekten manzara muhteşem…

Türkiyenin yeşil cenneti: Rize


Gidişim 22 dönüşüm 18 saniye sürüyor. Bu kadar da çabuk ama unutulmaz. Akşam olurken artık İkizdere Termal Otel’in yolunu tutuyoruz. Bu yorgunluk ancak böyle gider. Otele vardığımızda kendimizi direkt termal havuza atıyoruz. Gece 11’e kadar açık. Kadın erkek karışık havuzu olduğu gibi sadece kadınlara özel bölümü de var. Otel Cennet Vadisi denilen bölgedeki tek otel. Karadeniz bölgesinin en büyük termal oteliymiş. Altından kaynar, üstünden buz gibi sular akan yemyeşil bir cennet burası hakikaten. Karadeniz’de termal su olduğunu hiç bilmiyordum. Sabah kahvaltı sonrası kahvemizi otelin sempatik müdürü Cemal beyle yapıyoruz. Bölge hakkında bilgiler veriyor. Hiç yolu olmayan şelalelerden bahsediyor.



Aynı zamanda daha önce hiç duymadığım heliski denilen bir spordan bahsediyor. Bol kar olan tepelere helikopter tarafından bırakılan kayakçılar, güvenlikleri için onları izleyen helikopterlerle yapılan bir kayak türü. Daha önce duyan var mı? Otelde iki tane de helikopter pisti bulunuyormuş. Cimil Şelalesi ve Cimil Yaylası’na gitmek için yola çıkıyoruz. Yolumuzun üstünde hiç adı sanı olmayan şelalelerden geçiyoruz. Rize’de 45 tane kayıtlı şelale varmış. Hepsini kaydetmeye kalksalar sayısı kaç olur acaba? Cimil Şelalesi yoldan oldukça uzakta. Ona giden yürüme yolu kar altında. Uzaktan görüp yola devam ediyoruz ama Cimil Yaylası yolu da kar altında. Tüm yollardan geri dönüp inatla Petran Yaylası’nı deniyoruz. En sonunda bir yaylaya çıkabiliyoruz ama o da kar ve sis altında. Tüm yolları geri dönerken İkizdere’ye giden yolun ne kadar güzel olduğunu görüyorum. Bir derenin kenarında, yemyeşil ağaçların arasında tüm yol kırmızı bayrağımızla süslenmiş. Tüm gün çok yorulduk ve acıktık.

Türkiyenin yeşil cenneti: Rize


Son durağımız Rize merkezinde kapalı yolda ki Liman Lokantası. Lokantanın 3. kuşak sahibi İsmail Reyhanoğlu bana tüm lezzetlerden bir tabak hazırlıyor. Sanırım hayatımda yediğim en güzel sarmayı yedim. Rize kavurması denilen bir şey varmış. Rize’ye gidenler mutlaka uğramalı. Diğer seçeneğiniz dağ yolunda ki restoranlar. Tırmana tırmana çıktığınızda Rize’yi tepeden gören birçok restoran bulunuyor. İlk geldiğim gün bir tanesinde yemek yedik ama yöresel yemek bulmak mümkün olmadı. Rize’de şehir merkezinde kalacaksanız Rize Ramada konumuyla ve manzarasıyla aradığınız konforu size verecektir.

Çamlıhemşin taraflarında Fırtına Deresi kenarında pek çok bungalov ev de bulunuyor. Üç kişiye kadar kahvaltı dahil 500 TL fiyatları varmış. Yaylalarda da konaklayacağınız bungalov evler bulabilirsiniz. Aynı zamanda kamp yapmak içinde oldukça uygun yerler bulunuyor. Çat Vadisi kamp için çok uygun. Yaylalarda da kamp yapablirsiniz. Rize’ye geldiğinizde Gito Yaylası’nda salıncakta sallanmadan, Huser Yaylası’nda gün batımı yapmadan, Sal Yaylası’nda Pilunç Çay evine uğramadan, Sal Yaylası’yla Pokut Yaylası’nın arasını yürümeden, Çat Vadisi’ne uğramadan dönmeyin. Hava muhalefetinden bu sefer yapamadım ama bir gün mutlaka…

Daha detaylı bilgilere 'nerdesinbahar.com' tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle