GeriArzu BALOĞLU Şanghay’da birkaç gün
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Şanghay’da birkaç gün

Şanghay’da birkaç gün

Şanghay’a gelmeden evvel ülke hakkında biraz fikrim vardı. Malum bugünlerde hangi ürünü açsanız 'Made in China'. İnanamıyorsunuz, bu insanlar bu kadar çeşidi hatta pazarda ne kadar ürün ya da marka varsa her şeyi bu kadar ucuza nasıl üretiyorlar? Gerçekten gözünüzle görmedikçe bazı şeyleri algılamak zor. Ben bu ülkeye geldiğim ilk saatlerde ilk önce trafiği gördüğümde biraz endişelendim hatta çok korktum. Trafikte kurallar var elbette ama tanıyan da var tanımayan da…

Yolları, araba ve insanlar kullanabileceği gibi bisikletli ve motosikletliler de kullanıyor ve nerede nasıl karşınıza çıkacağı belli değil. Sanki ne çeşit araç varsa bakmadan kullanıyorlar. Sadece önü görmek yetiyor gibi olduğunu düşündüm.Evet, trafiği bu şekilde gözlemledim ama yollarda çok da fazla kaza yok. Artık araba kullanmaktaki ustalık mı yoksa fazla kurallar mı kaza getiriyor karar vermedim. Sonradan tekrar düşündüğümde her yerde sonuç odaklı çalıştıkları kanaatine vardım.  Diğer bir dikkatimi çeken husus ise Çinlilerin ne kadar sakin olduğu. Bazen yakından yüksek sesle telefon konuşan bir Çinli geçebilir ya da iki Çinlinin konuşması gürültü gibi gelebilir. Fakat kimse onları ciddi olarak sinirlendiremez. Bağırıp çağıran, kavga eden, saldıran bir Çinli görmedim etrafımda.

Şanghay’da birkaç gün

 Yine “Made in China” konusuna dönersem adamlar şimdiki gelişmişliği gerçekten hak etmişler. Karınca yuvası görüntüsünde bir çalışma izlenmekte. Gece gündüz, “sınırsız”, “hayır’sız” bir çalışkanlık gördüm Şanghay’da. İşe bağlılar ve sorumluluklarının çok ama çok farkındalar. Bir Çinli işine çok düşkün gerçekten. Uzun çalıştıkları için sosyal hayatları ve hobilerine vakit kalııyor mu sanmıyorum. Çalışmaya ve üretmeye programlanmış bir Çin fotoğrafı gördüm.Oem gibi orijinal ürünlerin yanında şimdilik kopya ürünler yoğun ve kalitesizlikten şikâyetçi müşteri profili az değil dünyada. Ama bundan sonrasında Çin’in inovasyon ve Ar-Ge’ ye yatırım yapacağını gözlemliyorum. Kalitesiz, kopya veya ucuz ürün imajını yıkıp kendi markalarını yaratma ve küresel pazarda yerlerini almayı çok istiyorlar. Böyle tanınmaktan da rahatsız olduklarını hissettim. Fakat bununla beraber özgün ürünler de olduğu bir gerçek ki haksızlık olmasın.

Şanghay’da birkaç gün

Çin bundan sonra neler yapabilir? Elbette ürün geliştirme ve tasarım. Ve bol bol yenilikçi çalışmalar. Oysaki bunları gerçekleştirmeleri de zor değil. Gerekli iş gücü, kaynak, iş ahlakı, sorumluluk ve işe bağlılık mevcut. Neden olmasın? Kişi başı çok yüksek maaş aldıklarını sanmıyorum ama az maaş alsalar da arttırıp tasarruf yapabilme yaklaşımı ülkede yaşayanların genelinde var. Ya da tasarruf yapma eskiden gelen bir alışkanlık. Fakirlikten bugünlere gelindiği için paranın kıymetini çok iyi biliyorlar. Harcarken de satarken de kazanmak zorunda olduğunun bilincinde. …Üretim miktarını arttırma, ticaret miktarının yükselmesi en büyük motivasyonu Çinli imalatçının. Tıpkı trafikte olduğu gibi ticarette de kuraldan ziyade sonuç odaklı çalışılıyor. Yeter ki müşterin olsun, malı sat ve mümkün olduğu kadar çok ve pahalı olsun. Çünkü hala ihtiyaç var paraya. Çünkü nüfus, hala çok fazla…

Şanghay’da birkaç gün

 

Çin’de bir taraftan inşaatlar büyüyor ki dünyanın neredeyse en uzun plazaları burada ve her birinin ayrı kişiliği var.  Özgün yapıda, yapısı, duruşu, işleyişinin farklılığını keşfetmek zor değil. Rengârenk ışıklarıyla bir başka aydınlatıyorlar şehri gecenin sisli karanlığında. Rüya gibi. Seyre doyulmuyor.Keşke inşaattaki yaratıcılık diğer sanayiye de sıçrasa tez elden. Ama bu bence çok yakında. Çin’e seyahatlerden belli biraz. Gelen kalıyor neredeyse diyemiyorum çünkü nedeni belli iş açıyor. Bu seyahatler artacak yakın gelecekte. Ya üretici görüşmesi ya da üretim yeri araştırması.Çok haklılar.

Şanghay’da birkaç gün

Dış dünya ile yapılan ticaretten epey para kazanılmış. Artık inovasyonun tam zamanıdır.  Yeni bir vizyon ile bu şekilde devam ettiği takdirde Çin’in birkaç zaman sonrası halini merakla bekliyoruz. Ancak öte yandan ülkemiz adına sadece takipçi ve endişe verici düşünmekle kalmayıp, iyileştirme, tasarım ve inovasyon yatırımları üzerinde hızımızı yükselme zamanımızın da çoktan gelmiş olduğuna yürekten inanıyorum.

Şanghay’da birkaç gün

Yoksa bugünkü “Made in Turkey”  ürünleri dahi “Made in China” ya kaptırmak an meselesi…

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle