GeriSeyahat Gümüş sırtlı gorillerle buluşma: Ruanda
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Gümüş sırtlı gorillerle buluşma: Ruanda

Gümüş sırtlı gorillerle buluşma: Ruanda

Yıllarca Kenya, Tanzanya, Zimbabwe, Malavi ve Botsvana safari için Afrika ülkeleri arasında en çok tercih edilen yerler oldu. Son yıllarda ise, gelişmekte olan Afrika ülkelerinden biri olan Ruanda popüler olmaya başladı. Bunun sebebi ise gümüş sırtlı gorillerle buluşma imkanı… Peki dağ gorilleri nasıl oluyor da gümüş sırtlı oluyor? Bizzat bu ilginçliğin peşine düştüm ve inanılmaz anlar yaşadım.

Son yıllarda farklı deneyimler yaşamak ve nadir keşfedilen yerlere seyahat etmeyi tercih edenler, Patagonya’dan Laponya’ya, Papua Yeni Gine’deki kabile ziyaretlerinden Aborjinler’le bir araya gelmek gibi değişik deneyimlerin peşinde… Afrika coğrafyası da gerek muhteşem doğası, gerekse etnik gruplarının çokluğu ve ilginç yaşam biçimleri, değişik mutfak lezzetleri ile seyahat severlere sıra dışı keyif veren fırsatlar sunuyor. Yıllardan beri Kenya, Tanzanya, Zimbabwe, Malavi ve Botsvana safari için Afrika ülkeleri arasında en çok tercih edilen yerler oldu. Son yıllarda ise, gelişmekte olan Afrika ülkelerinden biri olan Ruanda popüler olmaya başladı. Bunun sebebi ise Gümüş Sırtlı ile buluşma imkanı…

Gümüş sırtlı gorillerle buluşma: Ruanda


Nerelerde yaşarlar?

Dünyada nesilleri tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan, 480 nüfuslu dağ gorilleri, Virunga Dağları’nın eteklerinde yaşamlarını sürdürüyorlar. Virunga ismi yerel dilde Volkanik anlamına gelen bir kelime. Bu dağlık bölge 2,200 metre ile 4,500 metreye kadar uza-nan, volkanik bir habitat. Demokratik Kongo, Uganda ve Ruanda’nın ortak sınırlarının kesiştiği bu dağlık ve ormanlık alanda yaşayan 480 Gümüş Sırtlı Goril ailesinden bahse-diyoruz. Gorillerin büyük bit kısmı Uganda sınırları içinde yaşarken, ardından Ruanda ve az bir miktar goril de Kongo sınırları içerisindeki ormanlık alanda yaşamlarını sürdürüyor.

Gümüş sırtlı gorillerle buluşma: Ruanda


Dağ gorilleri nasıl oluyor da gümüş sırtlı oluyor?

Dağ gorillerinin hepsine gümüş sırtlı goril denmiyor. Silverback yani Gümüş sırtlı olanlar 11-13 yaşları arasında ergenliğe tam olarak erişmiş erkek dağ gorillerine verilen isim. Ergenliğe ulaşmış erkek gorilin, sırt kısmındaki tüyleri yoğun olarak gümüş rengine dönü-yor. Gelişim anlamında 8 ila 12 yaş arasındaki dağ gorillerine ise Blackback yani siyah sırtlı deniyor, bu da gorilin ergenlikten önceki gençlik evresi.  Bir dağ gorili istisnalara ba-kılmaz ise 40-45 sene kadar yaşıyor, ailenin en yaşlı üyesi gümüş sırtlı erkeği grubun li-deri oluyor.  Her bir dağ gorili grubu da 15 ila 25 aile bireyinden oluşuyor. Bu gruba lider-lik yapan Gümüş Sırtlı Goril, grubun herhangi bir sebeple tehdit altında olması, bir yırtıcı hayvan ile dövüşülmesi gerektiğinde ilk başta öne atılan ve ölümü pahasına grubu koru-yan goril oluyor. Ormanda Goril safarisini yapan Ranger’lar (Silahlı korucular) ve grubun rehberi bu gümüş sırtlıya “Patron” veya “Şef” geliyor diye ifade ediyorlar.

Gümüş sırtlı gorillerle buluşma: Ruanda


Dağ gorillerinin dişileri ise 6 yaşından itibaren yumurta üreterek ergenliğe adım atıyorlar ancak 2 sene kadar kısır bir yumurta üretimi söz konusu. Yani ortalama 8 yaşından itibaren hamile kalabiliyorlar, 8,5 ay yavrularını rahimlerinde taşıyorlar. Doğum gerçekleştikten sonra ise, anne goril hemen her yere yavrusunu sırtında veya boynuna asılı şekilde taşı-yor. Bunun başlıca sebebi birlikte beslenerek, yavru gorile beslenme alışkanlığını kazandırmak. Dağlık ve ormanlık alanda, temel besin maddelerini ısırgan otları, sulak mevsimde bambular, meyveler, çeşitli ağaç kabukları-yaprakları, termit ve karıncalar oluşturuyor.

Dağ gorili ailesi hayatı boyunca 7 ila 15 kilometrekarelik bir alanı kendi habitatı olarak ka-bul edip yaşıyor. Her sabah uyandıklarında, önce ailecek yavrularla oyunlar oynuyorlar ve ardından beslenmeye çıkıyorlar. Her gün beslenmek için akşam olana kadar ortalama 50 ila 100 metre kadar yer değiştirmede bulunuyorlar. Bu bilgiler safari yapan seyahat severlerin işini kolaylaştırıyor. Zira ormanda her bir goril ailesini takip eden birkaç tane Ranger bulunuyor, bunların bazıları ormanda yatıyor, bazıları ise uyumalarını bekleyip ormandan uzaklaşıyor. Bunun amacı ertesi gün, gelecek turist kafilelerinin başında yer alan rehbere gorillerin yaşam alanı koordinatlarını vermeleri… Böyle suni safari mi olur dediğinizi duyar gibi oldum, hiç de öyle değil… Hatta belki de yapacağınız en gerçekçi, en doğal safari olduğunu yaşayınca daha iyi anlayacaksınız.

Gümüş sırtlı gorillerle buluşma: Ruanda


Nasıl bir şey bu safari deneyimi?

Ruanda’nın Volkanlar Ulusal Parkı’na (Volcanoes National Pak) gelmeden önce, Jeep’lerin bulunduğu ve bütün grupların toplu hareket edecekleri bir dinlenme alanına geliyorsunuz. Her biri maksimum 8 kişiden oluşan turist gruplarına ayrılıp, rehberiniz belirleniyor. Belli yaşların üzerindeki veya yürüme güçlüğü yaşayabilecek bir gruba en kolay ulaşılabilecek konumdaki dağ gorili ailesi seçiliyor, daha fazla gençlerden oluşan bir gruba ise daha maceralı yolu olan bir goril ailesini ziyaret planlanıyor. 8 kişiden oluşan grup olarak, rehberinizle o alanda tanıştırılıyorsunuz, çay-kahve ikramlarınızı alıp, Ruanda geleneksel kabile danslarını izliyorsunuz, son derece keyifli bir etkinlik. Sonrasında rehberiniz, grubunuza goril safarisinde yapılması gerekenler, asla yapılmaması gerekenleri anlatan bir briefing veriyor. Eğer grip veya kırgınlığınız varsa ve bunu belirtirseniz safariye katılmanıza müsaade edilmiyor, zira goriller son derece hassas yapıda canlılar, in-sanlardan virüsleri hemen kapıyorlar ve hastalanıyorlar.

Gümüş sırtlı gorillerle buluşma: Ruanda


Goril safarisine öyle kafasına esen gidemiyor. Haftalar öncesinden yerinizi ayırtmanız gerekiyor. Seyahat acenteleri yer ayırabiliyor, her gün toplam 80 şanslı kişi bu safariye 8’er kiden oluşan gruplar eşliğinde, 10 grup olarak çıkabiliyor. Milli parkın girişi 750 Amerikan Doları. Neden bu kadar yüksek derseniz, evet bir hayli yüksek, zira bu vereceğiniz para karşılığında Dağ gorillerinin neslinin tükenmemesi adına bir nevi yardımda bulun-muş oluyorsunuz. Gorillerden birinin burnu bile aksa, hemen helikopterle devletin özel veterinerlerine taşınıyor, tedavisi yapılıp, yeniden helikopterle getirilip, ailelerine teslim ediliyor. Silahlı orman bekçileri olan Ranger’lar, ormanlık arasında yaşayan köylülerden seçiliyor ve bu toplanılan paraların bir kısmı onların çalıştırılması, daha fazla ihtiyaç sahibi insanın istihdam edilmesi ve topluma kazandırılması için kullanılıyor. İçlerinden biraz eğitimli olanlarına  dağ gorilleri hakkında eğitimler verilip, rehber olmaları sağlanıyor. Ödediğiniz 750 Amerikan Doları böylesi hayırlı işlerde kullanılıyor. Milli parkın otoparkına Jeep sizi getirip bırakıyor, tavsiyem otoparkın yanında bulunan tuvaletlere uğrayın, safari esnasında başka kapalı alanda tuvalet yapabilme imkanınız olmayacak. Ayrıca donanımlı bir sırt çantası alıp, içine kişi başı en az 2 küçük şişe su almalısınız.

Gümüş sırtlı gorillerle buluşma: Ruanda


Çantanızın içinde fotoğ-raf makinesi, kıyafet su vs. olup, çok ağır olduysa dert etmeyin, safariye başlamadan yanınıza bir porter almayı rehberinize söyleyin. Orada bekleyen porter’lardan biri yanınızda safari boyunca sizinle olacak, çantanızı taşıyacak, engebeli tepelerden inerken-çıkarken sizi zaman zaman sırtlayacak, zaman zaman elinizi tutup çekecek, düşmeden konforla seyahat etmeniz, yorulmadan gorillere ulaşabilmeniz için çaba gösterecektir. Safari bitti-ğinde ise bu porter arkadaşa, emekleri için minimum 10 ila 20 Amerikan Doları arasında bir bahşiş vermeniz yeterli olacaktır. Arabadan indiniz, porter alıp, ihtiyaçlarınızı giderdiniz şimdi safariye başlama zamanı… Milli, parkın girişine kadar yaklaşık 15 dakika tarlalardan yürüyorsunuz, bazen farklı bir başlangıç noktasından da safariye başlatabiliyorlar, nadiren milli parkın direkt içine de girebiliyorsunuz.  Volcanoes National Park Afrika’Nın pek çok yerinde daha önce ziyaret ettiğiniz milli parklardan çok farklı! Mesela bir Milli Park ta-belası ve devasa parka giriş kapısı yok. Bir duvarın üzerinden ranger ve porter yardımı ile tırmanıp, aşağıya indiğinizde kendinizi adeta bakir bir ormanın içinde buluyorsunuz. Sa-fariyi yaptığınız dönem Şubat-Mayıs arasında ise yağmurlu dönem oluyor ve ormanda sıklıkla yağmur yağıyor.


Kollarınızı da örtecek iyi bir yağmurluk ve bileği de koruyan bir trekking botu ile safariye başlamanızda fayda var. Zira orman çamur içinde oluyor ve sa-fari boyunca en az 2, en çok 4 saat yürüyerek gorillere ulaşıyorsunuz, dönüş yolu da gidişle yürüdüğünüz kadar sürüyor. Tüm ormanı kaplayan bambu ağaçları önünüzde bir engel olarak dururken, ranger’lar bambuları palaları ile keserek yolunuzu açıyorlar. Ranger’lar omuzlarına astıkları tüfekler ve kocaman palalar ile safaride size işlik ediyorlar. Pa-lalar, ormanda sıkça karşılaşacağınız bambu ve ısırgan otlarını kesmek için…

Gümüş sırtlı gorillerle buluşma: Ruanda


Tüfekler ise Gorillere önlem olsun diye değil, ormanda nadir de olsa görülen bufaloların, insanlara karşı zaman zaman saldırgan davranmaları durumunda havaya ateş açmak ve onları ürkütmek için kullanılıyormuş. İki defa bu safariyi yapmama rağmen, bufaloya ve ormanda zaman zaman görüldüğü söylenen fillere de rastlamadım, sadece bıraktıkları izlere, devir-dikleri ağaçlara tanıklık ettim. Eğer Haziran-Ocak arası safariyle çıkarsanız, kuru sezonda bir safari yapacaksınız, tavsiyem kesinlikle ağız ve burnunuzu aynı anda kapatan maskelerden kullanın. Diğer safarilerde olandan çok daha fazla toz oluyor, sağlık açısından kullanmakta fayda var.

Ruanda bin tepeli ülke olarak adlandırılıyor, bu söylem Virunga dağlık alanında size ken-dini gösteriyor. Gorillere ulaşmak için orman içinde yürüdüğünüzden bahsetmiştim ya, sadece yürümüyor aynı zamanda en az 2-3 tepe tırmanıp aşağıya inmeniz gerekiyor. Dağ gorillerine ulaşıp, Gümüş Sırtlı ile buluşma anında herşeye değdiğini hissediyorsunuz ve ne yürüdüğünüz yol, ne yolda bacaklarınıza batan ısırganlar, ne de birkaç defa kayıp düşmeniz aklınıza gelmiyor. O an müthiş bir aşk başlıyor. Düşünün normalde vahşi ya-şam ortamlarında asla bir aslanın, leoparın gözünün içine bakma diye uyarılırken, bu sa-faride Ranger’lar gorillerin gözünün içine bakabilirsiniz diyor. Gorillerin doğal yaşamına müdahale etmemek ve onları rahatsız etmemek adına sadece 1 saat onlarla zaman ge-çirmenize müsade ediliyor. Gorillerin bulunduğu alana vardığınızda, Ranger’lar yine biz geldik sizi sevmeye ve görmeye anlamına gelen birkaç ses çıkarıyor.

Gümüş sırtlı gorillerle buluşma: Ruanda



Bu sesin ardından, Ranger’ın Patron geliyor sakin olun cümlesini duyuyorsunuz.  Önce Gümüş Sırtlı aile reisi, ziyaretçilerin yakınında dolaşıyor, zaman zaman göz teması kurup, zaman zaman göğsüne vurup burası bana ait diye haykırıyor… “Patron” ayağa kalktığında en az 1,80-2 metreye varan boyu ve 250 kiloya kadar olabilen dev cüssesi ile ilk andan itibaren, ziya-retçilere ben buradayım ve bu habitatın tek hakimiyim izlenimini veriyor. Zaman zaman rahatsızlık duyarsa, gruptakilere bir iki el hareketi ile birkaç metre uzaklaşmalarını sağlı-yor. Zaman zaman gorilleri yakından görmeye çabalayan seyahat severlere yaklaşık, ufak ama çok da ürkütücü olmayan hırıltılar çıkarıp, burası benim bölgem diye kuralını belirli-yor. Ranger’lar artık yıllardan beri onlarla iç içe olmanın tecrübesi ile, ne zaman oyun oynayacaklarını, ne yapmak istediklerini, ne zaman esneyip, yatacağına kadar tahmin edip, sizlerle paylaşıyorlar.

İlk defa geçtiğimiz sene Ruanda’da Gümüş Sırtla buluşmamda 13 üyesi bulunan Sabyinyo ailesini ziyaret etmiştim, ismini Sabyinyo dağından alan bu sevimli aile goriller için-de en az yürüyecek ulaşılabilen aile. Bu yıl ise Amahoro yani lokal söylemiyle Prens aile-si ile buluştum, 18 üyeden oluşan Amahoro ailesinde ilginç bir olay yaşadık. Biz yaklaştıkça tepelikten aşağı doğru inmeye çabalayan Amahoro’nun patronu, en sonunda düzlük bir alana geldi ve yattı. Hepimiz fotoğraf makinelerimize sarılıp, patronu ve sırtında bebeği ile dolaşan anneyi çekerken,  aramızdan 3 kişinin bizden yaklaşık 10 metre ileride olduğunu fark ettik. Birden hareketlenen ailenin Blackback (Daha önceden belirttiğim üzere 8 ila 12 yaş arası dağ gorili) hızla 3 kişiye yaklaştı, tam yanlarında duruverdi. Eliyle 3’ünün de diz kapağının arka kısmına doğru hafifçe elini salladı ve anne-kız ile Ran-ger’dan oluşan 3’lüyü devirdi. Grupta bir panik havası oluşurken, grubumuzun rehberi, skin olun ve hiç korkmayın, sizden hoşlandı ve oynamak istiyor diye haykırdı. Korkulacak hiçbirşey olmadığını aksine bundan sonra, kalan zaman dilimimizde daha fazla yakınla-şabileceğimizi belirtti. Biz de ondan aldığımız cesaretle, gorillere 3 metreye kadar yaklaş-tık, yavrular bizimle oynamaya çalıştı, bir anne goril ve yavrusu sadece 2-3 metre önü-müzde yerlerde yuvarlanıp bize adeta gösteri yaptı.

Gümüş sırtlı gorillerle buluşma: Ruanda



Dünyanın belki de pek çok ülkesine seyahat etmiş değişik deneyimler yaşamış olabilirsiniz, ancak böylesi bir deneyim benim gibi 90 ülkenin üzerinde değişik deneyimler yaşamış bir seyahat severe muhteşem hisler yaşattı. Bu gorillerin bugün hayatta olmalarının belki de en önemli sebeplerinden biri, 18 yıl boyunca Ruanda’da yaşamış, Amerikalı Hayvan Bilimci Dian Fossey’dir. Goril avcılarına karşı yıllar süren kanun mücadeleleri sayesinde, pek çok goril hayatta kalmayı başarmış, ne varki bir goril avcısı tarafından katledilmiştir. Vasiyeti üzerinde Virunda dağlık bölgesinde, en sevdiği hayatını adadığı ve birlikte yıllarca kader birliği yaptığı dağ gorili öldüğünde, onu gömdüğü yerin yanına defne-dilmiştir. Arzu ederseniz Dian Fossey’in mezarını ziyaret edebileceğiniz turlar da düzenlenmekte, hatta daha fazla kendisi hakkında bilgi almak isterseniz Musanze’de yer alan Dian Fossey Gorilla Fund International’ı da ziyaret etmenizi veya www.gorillafund.org adresinden bilgi almanızı öneririm.       

Yeni doğanlar festivali: Kwita Izina

Her sene Eylül ayının ilk haftası, yeni doğanlar anlamına gelen “Kwita Izina” festivali, Musanze Kinigi bölgesinde yapılıyor. Açılışını devlet başkanı Paul kagame’nin yaptığı görkemli törende, pek çok etkinlik düzenliyor ve halktan onbinler festivale katılıyor. Bu yıl 12'ncisi yapılan festivalde, dans gösterileri ve yeni doğan 22 yavru goril için isim önerile-rinde bulunan, defalarca goril safarisi yapmış seyahatseverlerden oluşan kurulun öneri-leri dinlendi. Ve Ruanda Development Board, yani ülkenin gelişimine katkıda bulunmak için kurulmuş olan muhteşem çalışan bu devlet kurumunun organizasyonu olan festival-de, isim tavsiyeleri sonrası dağ gorillerinin yeni üyelerine isimleri verildi. Geçtiğimiz sene ziyaret ettiğim goril ailesinin yeni doğan üyelerine isim verilmesi seromonisi, beni de fazlasıyla duygulandırdı. 

 Brezilya semalarında Türk Bayrağı açan çılgın Türk!

 

False