GeriSeyahat Daha yavaş, daha yerel, daha yaşanılabilir...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Daha yavaş, daha yerel, daha yaşanılabilir...

Daha yavaş, daha yerel, daha yaşanılabilir...

Muğla’nın, geçen ay ‘Sakin Şehir’ (Cittaslow) listesine giren ilçesi Köyceğiz, doğal güzellikleri, mimarisi, tarihi ve yaşam standartlarıyla yeni unvanının hakkını veriyor. Dünyanın 252’nci Sakin Şehri’ni yakından tanımaya ne dersiniz? Bu yazıyı okuyunca, neden insanda buraya yerleşme isteği uyandırdığını daha iyi anlayacaksınız.

Sığla ormanından gelen bol oksijen, evinizin musluğundan içebildiğiniz temiz su, güneşlenebildiğiniz ya da yürüyüşe çıkabildiğiniz bir göl kenarı, bisiklete binebildiğiniz orman yolu, sokakta dalından portakal koparabildiğiniz ağaçlar, üreticiden alışveriş yapabildiğiniz pazarlar, yanınızdan geçenlerin gülümseyerek selam verdiği sokaklar... Hayal gibi değil mi? Ama değil! Bunlar Köyceğiz’de her gün yaşanan sıradan şeyler. İlçeye her gittiğimde bunları bizzat yaşıyorum. Benim Köyceğiz hikâyem, eşimin ailesinin Döğüşbelen Köyü’ne yerleşmesiyle başladı. Önceleri sadece aile ziyareti ve deniz tatili için gittiğim bu güzel ilçe, zamanla yaşamımı sürdürmek istediğim yere dönüştü. Aynı köyden aldığımız narenciye bahçesiyle bu hayalin ilk aşamasını gerçekleştirerek bir ayağımızı İstanbul’dan Köyceğiz’e atmış olduk. İyi ki de atmışız. Yılın dokuz ayı güneşli olan bu güzel ilçede her sabah horoz sesiyle, bol oksijenli temiz bir güne uyanmaya paha biçilemez.

Daha yavaş, daha yerel, daha yaşanılabilir...



Hem Köyceğiz merkezde hem de köylerde sadece iki katlı ve bahçeli evler bulunuyor. Bahçenizde kendi ürünlerinizi yetiştirmeniz mümkün. Sabah kahvaltınız için salatalık ve domatesi neden bahçenizden koparmayasınız ki...

Daha yavaş, daha yerel, daha yaşanılabilir...

Daha yavaş, daha yerel, daha yaşanılabilir...

Yürüyüşe çıkmak istediğinizde Köyceğiz Gölü kıyısındaki yürüyüş yolunu kullanabilirsiniz. Buradaki kafelerde sabah kahvenizi içerken manzarayı seyredebilirsiniz. Tam anlamıyla bir doğa yürüyüşü istiyorsanız merkezden Ekincik Koyu’na kadar uzanan yürüyüş parkurunu tercih edebilirsiniz. Aynı yolu bisikletçiler de kullanıyor. Yerli-yabancı pek çok turistle burada karşılaşmak mümkün. Özenle yerleştirilmiş tabelalar sayesinde yolunuzu rahatlıkla bulabilirsiniz.

Daha yavaş, daha yerel, daha yaşanılabilir...



Tekneyle gidilen termal kaplıca

Sağlık için bir diğer deneyimse Sultaniye Kaplıcaları... Merkezden Ekincik Koyu’na doğru giderken göl kıyısında yer alan kaplıcalar iki yıl önce yenilendi. Tekerlekli sandalye veya sedyeyle getirilen hastaların 21 günlük tedaviden sonra yürüyerek çıktıklarına dair pek çok hikâye duyabilirsiniz. İnanıp inanmamak size kalmış. Kesin olan bir şey var ki, burası Türkiye’nin radyoaktivitesi en yüksek kaplıcası. 39 derecelik suyu kalsiyum klorür, kalsiyum sülfat, kalsiyum sülfür ve radon içeriyor. Köyceğiz’den kalkan tekneleri kullanarak şahane bir doğa manzarası eşliğinde buraya ulaşabilirsiniz.

Daha yavaş, daha yerel, daha yaşanılabilir...



Yılın altı ayı Köyceğiz’de denize ya da göle girmek mümkün. Tabii dayanıklılığınıza göre bu süreyi uzatabilirsiniz. Köyceğiz Gölü kıyısında, belediyenin işlettiği Kulak Mesire Kamp Alanı’nda yüzebilir, piknik yapabilir, kamp kurabilirsiniz. Denizde yüzmek içinse sakin mi sakin Ekincik Plajı var. Yazın en sıcak gününde bile esen rüzgârda ağaçların altında dinlenebilir, yüzebilirsiniz. Sıcağın dayanılmaz olduğu, denizin bile serinletmediği günlerde Toparlar Şelalesi ve Yuvarlakçay’a gidilir. Toparlar Şelalesi altında küçük bir göl var. Serin suyunda rahatlıkla yüzülebilir. Yuvarlakçay ise su üzerine kurulmuş tesislerde vakit geçirme imkânı sunuyor.
Eğer spora merakınız varsa, gölde kürek ve kano dallarında yapılan milli takım seçmelerini ve antrenmanları izleyebilirsiniz. Öğleden sonraları denizden esen rüzgârdan yararlanarak yelken yapabilirsiniz.

Yerel pazarda üreticiden alışveriş

Yöresel ve doğal ürün alışverişi konusunda Köyceğiz oldukça pratik. Yurtdışına bile nam salmış balını her yerde bulabiliyorsunuz. Köyceğiz’in bir de narenciyesi, özellikle de portakalı meşhur. Her pazartesi kurulan semt pazarında uygun fiyata üreticiden temin edebilirsiniz. Eğer organik bir şeyler arıyorsanız adresiniz Çandır Köyü olmalı. Burası beş yıl önce müracaatını yaparak organik konusunda tescilini aldı. Zeytin, nar, bal ve sebze yetiştiriliyor.  Sıcak dönemlerde her ayın 15 ve 30’unda Köyceğiz Kültür Evi’nin bahçesinde Ekolojik Pazar kuruluyor. 100’ü aşkın stantta üreticiden alışveriş imkânı sunuluyor. Eğer yöresel lezzetlere merakınız varsa yine aynı yerde her gün kurulan Hanımeli Pazarı’na uğrayabilirsiniz. Ev yemekleri, el sanatları ve doğal ürünler bulmak mümkün.

Daha yavaş, daha yerel, daha yaşanılabilir...



Yoğun sosyal yaşam


Köyceğiz’de yıl boyu pek çok festival ve etkinlik düzenleniyor. Kaunos Altın Aslan Türk Filmleri Festivali, Durgun Su Kano Yarışları, Cennet Köyceğiz Briç Festivali, Köyceğiz Motosiklet Festivali, Köyceğiz Yoga Günleri, Güz Günleri Köyceğiz Bisiklet Festivali, Köyceğiz Kitap Günleri bunlardan sadece birkaçı. Köyceğiz Halk Eğitim Merkezi, hem ilçe merkezinde hem de bizim Döğüşbelen Köyümüzdeki gibi şubelerinde envai çeşit kurs düzenliyor. Eğer benim gibi bahçe işleriyle ilgileniyorsanız Köyceğiz İlçe Tarım Müdürlüğü’nün eğitimlerini de takip edebilirsiniz.

Daha yavaş, daha yerel, daha yaşanılabilir...



NASIL SAKİN ŞEHİR OLDU?

Köyceğiz Cittaslow Genel Koortinatörü, Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Halil Karanfiloğlu, “Aynı zamanda Özel Çevre Koruma Bölgesi olan ilçemizin doğal mimari özelliğini koruyarak, turizm açısından da geliştirmeyi hedefledik. Ama bunu yaparken var olanı korumayı, korurken de daha çok markalaşmayı planladık. Seçilmek için, 72 kriterden en az yüzde 50’sini tamamlamak gerekiyordu. Biz de bunu yaptık” diyor. Söz konusu kriterler oldukça fazla ama burada yaşayanlara en çok değenleri şöyle sıralayabiliriz:

Şehrin su ve hava kalitesinin uluslararası düzeyde temiz olması.

Yerel ürünlerin doğru pazarlanması, markalaştırılması ve üretimin yerel halk tarafından yapılması.

Sürdürülebilir mimari, yeşil alanlardaki beton kullanım oranının doğru planlanması.

Agroekolojinin geliştirilmesi, tarımda GDO’nun kullanılmaması.

Yöresel lezzet ve tat eğitimlerinin verilmesi, misafirperverlik ve sunum eğitimlerinin oluşturulması, esnafın bilgilendirilmesi, tur güzergâhlarının düzenlenmesi.

NELER YAPILDI?

Yerel işletmelere misafirperverlik ve mönü eğitimi verildi.

Köyceğiz Yöresel adıyla kadınların üretimi satılmaya başladı.

Kültür Merkezi’nin de içinde bulunduğu sokak, kültür sokağına dönüştürülmeye başladı.

Park ve sokak lambalarında güneş enerjisi kullanılıyor.

Engellilere yönelik kaldırım çalışmaları yapıldı, akülü araçların şarjı için sahile istasyonlar yerleştirildi.

Doğal ve geleneksel lezzetlerin dünya genelindeki tanıtımı için Slowfood Konviviyumu kuruldu.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle