GeriSeyahat ‘Bisiklet sayesinde onlarca güzel insanla tanışıp evlerine konuk olduk’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
‘Bisiklet sayesinde onlarca güzel insanla tanışıp evlerine konuk olduk’

‘Bisiklet sayesinde onlarca güzel insanla tanışıp evlerine konuk olduk’

7 aydır yoldalar ve kat ettikleri mesafe 6 bin kilometreyi geçti. Bisikletle çıktıkları Asya turunda şu anda Tayland’dalar ve 7 ülke gezdiler. Yolculukları sırasında Türk bayrağını Kore Savaşı’nda hayatlarını kaybeden Türk askerlerinin anısına, Kore Birleşmiş Milletler Anıtmezarlığı’na teslim ettiler. Gezgin çift Yasemin Kuruca ve Murat Üstüner’le serüvenlerini konuştuk.

Yasemin Kuruca (35) seyahate çıkmadan önce bir üniversitede akademisyen olarak çalışıyordu. Eşi Murat Üstüner (34) ise reklamcıydı. Bir kaçış olarak seyahate çıkan gezgin çift “Biz bisikletin seyahat etmek için en iyi araç olduğunu düşünüyoruz. Ne hızlısınız ne de yavaş… Kat ettiğiniz her kilometreyi tamamen yaşıyorsunuz. Yerel halkla iletişim kurmayı, onların hayatına tanık olmayı ve mümkünse kısa süreli de olsa hayatlarına ortak olmayı seviyoruz. Bisiklet bunu sağlayan en önemli ulaşım aracı” diyor. Beyaz yakalarını bir süreliğine kenara bırakan ve ‘seyyah’ olmayı seçen çiftle maceralarını konuşmaya en başından başlıyoruz…

Gezgin olma fikri nasıl ortaya çıktı?

Yasemin Kuruca: Aslında ‘gezgin’ olma fikriyle çıkmadık yola. Bu seyahat bizim için bir kaçıştı. İstanbul’dan, yoğun iş hayatından, stresten ve artık kendimiz için üretememekten bir kaçıştı. 13 yıldır beraberiz, son 6 yılında evliyiz. İlişkimiz de bir seyahatle anlam kazanmıştı. 2011’de üniversite öğrencisiyken sırt çantamızla Viyana’dan İstanbul’a otostop, tren ve otobüsle geze geze gelmiştik.

Murat Üstüner: O yolculukta kendi kendime ilk kez “Sanırım evleneceğim kadınlayım” demiştim. Ondan sonra da Türkiye’de birçok yere seyahat ettik. Seyahatlerimizde her zaman konfor beklentimiz düşüktü. Otostop, tren, çadır, kamp... Bu şekilde gittiğimiz yerdeki insanlarla daha iyi iletişim kurabiliyorduk. Yıllar boyunca tüm bu süreçler bizi hazırladı.

‘Bisiklet sayesinde onlarca güzel insanla tanışıp evlerine konuk olduk’
Japonya’nın Kyushu Adası çok sessizdi.

‘Dağ aşarken zorlandık’

7 aydır yollardasınız, zorluk oldu mu?

Murat Üstüner: Geçtiğimiz ülkelerde İran ve Kırgızistan coğrafi olarak biraz zorladı. İran’da sıcak ve Tahtı Süleyman’a giderken izlediğimiz dağ yolu zorluydu. Kırgızistan’ın mükemmel coğrafyasında dağları aşarken zorlandık. Ancak bunlar yolun bir parçası ve bu zorluklarla yüzleşmekten keyif alıyoruz. Pandemi şartları devam ettiği için bazı ülkelerde zorluk yaşadık. Örneğin Azerbaycan kara sınırı hâlâ kapalı, mecburen İran’dan Türkiye’ye dönüp Gürcistan’a sürdük. Özellikle Güney Kore ve Japonya vizesiz olmasına rağmen Türkiye Cumhuriyeti pasaportu sahipleri için girişler çok zor. Saatlerce sorguda kalıyorsunuz. Bu psikolojik olarak bizi çok zorladı. Göçmenlik polisini, göçmen olmadığınıza dair ikna ediyorsunuz.

‘Çayınızı içebilmek için’

Neden bisikletle geziyorsunuz?

Yasemin Kuruca: Azerbaycan sınırı kapalı olduğu için Türkiye üzerinden Gürcistan’a doğru sürerken Kars çıkışında bizi karayolları işçilerimiz durdurdu. YouTube videomuzda var. İlk sordukları soru “Neden bisiklet, mesela motor değil” oldu. O esnada da tur motorcuları yanımızda hızla geçti. “İşte tam olarak nedeni bu. Eğer motor ya da araçla seyahat etseydik, yanınızdan sadece böyle geçerdik. Bisiklet sayesinde sizlerle tanışıp, çayınızı içip sohbet edebiliyoruz” dedik. Bizce bu en güzel örnek.

Murat Üstüner: Burada Gürkan Genç’i de anmadan geçmek istemiyoruz. Gürkan Abi, Türkiye’de tur bisikletçiliğinin zirvesidir bizim için. O da son 10 yıldır dünya turunda… Bize bisikletle bu yola çıkma cesareti ve ilhamını o verdi. Bir diğer sebebiyse tabii ki bisikleti ve pedal çevirmeyi seviyoruz. Kendi gücümüz ve emeğimizle bir yere ulaşmak, zorlukları aşmak bizi her zaman mutlu ediyor. 

Yolculuklarınızı nasıl planlıyorsunuz, rotalarınızı neye göre belirliyorsunuz?

Murat Üstüner: Bu yola çıkarken kafamızda geçeceğimiz ülkelerle ilgili taslak bir rota vardı. Ancak yola çıkınca her şey değişti. Kapalı sınırlar, coğrafi şartlar ve savaşlar rotamızı yeniden ele almamızı gerektirdi. Kazakistan Almatı’ya kadar aklımızda belirli bir rota vardı. Sadece Tacikistan’ı elemek zorunda kaldık. Güney Kore ve Japonya ise tamamen spontane şekillendi. Güneydoğu Asya’da gideceğimiz ülkeler hemen hemen belli. Seçimde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki yerler, festivaller belirleyici oluyor. 

Sıradaki rotanız neresi?

Yasemin Kuruca: Şu anda Tayland’dayız, buradan Laos, Kamboçya, Malezya ve Singapur’da tur yapmayı hedefliyoruz. Vize sorununu aşabilirsek belki Vietnam’ı da ekleyebiliriz. Sonra Türkiye’ye mi döneriz, yoksa devam mı ederiz, onu zaman gösterecek. ‘

'Kore’nin yeri farklı’ 

Türk bayrağını Kore Savaşı’nda hayatlarını kaybeden Türk askerleri anısına, anıtmezara bırakmışsınız. Ne hissettiniz o anda?

Murat Üstüner: Güney Kore planlarımıza dahil olur olmaz aklımızda şehitlerimizi ziyaret etmek vardı. Ailemizden Kore Savaşı’na katılan yoktu. Ancak binlerce kilometre ötede hayatını kaybeden Mehmetçik’in anılarını çok okumuştuk. Güney Kore’de Türkiye’ye ve Türklere karşı öylesine büyük bir sevgi ve saygı var ki… Bayrağı bisikletlerimizde gören Korelilerin gelip onu okşamasına defalarca şahit olduk. Korelilerin bizi görünce dedikleri ilk şey ‘brother country’, yani kardeş ülke oldu. Busan’da BM Anıtmezarlığı’na gittiğimizde zaten fazlasıyla duygu doluyduk. Neden geldiğimizi açıklayınca hemen görevliler geldi. Bizim için açıklaması çok zor duygular... Askerlerimizin karşısında uzun süre saygıyla bekledik. Bisikletimizde taşıdığımız bayrağımızı da görevlilere teslim ettik. Onlar da çok duygulandılar. Kore ve Kore halkının gönlümüzdeki yeri her zaman farklı olacak. 

Çevrenizden ve sosyal medyadan nasıl tepkiler aldınız?

Yasemin Kuruca: Yakın çevremiz başta inanamadı. Ardından itirazlarını ve endişelerini dile getirdiler. Fakat biz çok kararlıydık. Sonra kabullendiler. Şu anda yakın çevremiz en büyük manevi destekçimiz. Sosyal medyada da ‘Dünyaperestiz’ adıyla bir hesap oluşturduk. Kısa sürede özellikle bisiklet turculuğuna ve seyahate ilgisi olan bir kitle oluşmaya başladı. Çok olumlu tepkiler alıyoruz. Takip edenlerin mesajları bizi çok motive ediyor.

‘Bisiklet sayesinde onlarca güzel insanla tanışıp evlerine konuk olduk’
Özbekistan çöl geçişi de kolay olmadı ancak geceleri etkileyiciydi.

Yolculuklarınız esnasında yaşadığınız, aklınızda kalan, en ilginç anı neydi?

Murat Üstüner: İlginç diyemeyiz ama anılarımızda özel yeri olan bir meslek grubu var. Türk TIR şoförleri… Özellikle Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan’da taşıdığımız bayrağı görüp yolda duran, çaylarını ve yemeklerini bizimle paylaşan, bize abilik yapan, her gün arayıp ihtiyacımız var mı diye soran Türkiyeli TIR şoförlerini unutmak mümkün değil.

Yasemin Kuruca: Bisikletle gezdiğimiz için bizimle çok ilgileniyorlar. Geçtiğimiz her ülkede ilgi gördük. Yiyecek ve içecek ikram eden, yemek ısmarlayan, evine kalmaya davet eden… Sayısız güzel şey yaşadık. Önceden bunu beklemiyorduk, dünyanın her yerinde iyi insanların olduğuna şahit olduk.

‘Bisiklet sayesinde onlarca güzel insanla tanışıp evlerine konuk olduk’
Kırgızistan kamplarımızdan biri

‘Gittiğimiz evde menemen yapıyoruz’

Şimdiye kadar kaç kilometre yaptınız? Kaç ülke gezdiniz?

Murat Üstüner: İran, Gürcistan, Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan, Güney Kore ve Japonya. Maalesef, kara sınırları kapalı olduğu için Azerbaycan’a ve Çin’e gidemedik. Tacikistan’da Pamir Yolu hayalimizdi ancak Tacikistan-Kırgızistan arasındaki sınır çatışmalarından dolayı Tacikistan’a da gidemedik. Tacikistan’da Pamir Yolu’nu bisikletle geçmek ileriki hedeflerimiz arasında. 

Nerelerde konaklıyorsunuz?

Murat Üstüner: Çoğunlukla çadırda ancak büyük şehirlere gittiğimizde önceliğimiz yerel halkın evine misafir olmak. Bu sayede o ülkenin kültürünü, insanını, yemeklerini çok daha iyi tanıyabiliyoruz. Bizim de bir geleneğimiz var. Misafir olduğumuz evlerde mutlaka menemen yapıyoruz. Bayılıyorlar… WarmShowers ya da CouchSurfing (çevrimiçi, ücretsiz konaklama servisleri) kullanarak kalıyoruz. Bazen de insanlar kendileri bizi evlerine davet ediyor. Ayrıca hostel ve otellerde de kalıyoruz.

False