« Hürriyet.com.tr

Bir Orta Çağ masalı: Toledo

Otobüsümüz Toledo'ya doğru yaklaşırken, antik ve koruma altında olan bir yere adım attığınızı şehre girer girmez anlıyorsunuz. Toledo, eski taşlarla yapılandırılmış bir şehir. Antik taşlı yollar, şatolar, şehrin ortasından geçen büyüleyici bir nehir ve nehrin üstünden geçen masalımsı bir köprü... Burada insan kendini Orta Çağ'da hissediyor.

Filiz GÜLTEN
Filiz Gülten
Filiz GültenSeyahat Yazarı

    Her an karşınıza bir şövalye çıkacakmış hissi uyanıveriyor şehrin sokaklarında gezinirken. Zira Toledo, dünyanın en güzel 10 ortaçağ şehrinden biri... Her turistik şehirde olduğu gibi hop-on, hop-off  otobüsler burada da mevcut. İspanya'nın en güzel panoramik manzarası burada diyebilirim. Tüm şehrin UNESCO koruması altında olması dünyada bir ilk. Burada eviniz varsa boya yaptırmak, hatta bir çivi çaktırmak bile imkansız. Şehrin önemi bununla kalmıyor. İspanya'nın dini bu güzel şehirden yönetiliyor. Buranın bir diğer ayrıcalığı ise El Greco'nun da şehri olması... Ünlü sanatçı El Greco, hayata gözlerini burada yummuş. Peki kimdir El Greco?

    Bir Orta Çağ masalı: Toledo
    Şatoları, şehrin ortasından geçen büyüleyici nehiri ve köprüsüyle Toledo, ortaçağın izlerini taşıyor.

    O zamanlarda Venedik idaresinde olan Girit'te doğmuş ve maniyerist bir ressam. 26 yaşında Venedik'e oradan Roma'ya ve sonra da İspanyaya gelmiş. İspanya'da  büyük bir hayal kırıklığı yaşamış. Dönemin kralı, El Greco'nun kalemini beğenmemiş. Ve kalemini bir değiştirmiş, bütün İspanya'ya mal olan değerli bir eser çıkarmış ortaya... Hem Toledo Katedrali hem de Santo Tome Kilisesi'nin içinde El Greco eserleri bulunuyor. Ama asıl Santo Tome Kilisesi'nin içindeki devasa ve büyüleyici 'Kont Orgas'ın gömülüşü' adlı resim, rönesansın başlamasına sebep oluyor.

    Bir Orta Çağ masalı: Toledo
    Maniyerist akımın temsilcilerinden ressam El Greco

    Bir düşünün; ortaçağ döneminde İspanya bağnaz... Haliyle İspanya'ya rönesans geç gelmiş ve bu sebepledir ki sanatçı yetişmiyor. Ülkeye sanatçı ithal ediyorlar. Tam da bu noktada El Greco devreye giriyor. Sanatçının eserleri hem rönesansın getirmiş olduğu yetkinliğe karşı çıkmış hem de sanat eserlerinin görüntü yerine, artık sanatsal niteliğinin araştırıldığı bir adıma öncülük etmiş... Resme bakınca büyülendim! İnanılmaz birkaç noktayı sizinle paylaşmak istiyorum.

    Bir Orta Çağ masalı: Toledo
    Toledo Katedrali

    İSPANYA'DA RÖNESANSI BAŞLATAN TABLO
    Resim temelde üst ve alt bölüm olmak üzere ikiye ayrılıyor. Resmin üst bölümünde ölümsüzler, aşağıda ise ölümlüler var. Ölümsüzler arasında İsa peygamber, Meryem Ana, sağında ise Yahya ve  elinde anahtarları olan ise Aziz Petro Paulus. O anahtarlar cennetin anahtarları...

    Bir Orta Çağ masalı: Toledo
    Santo Tome Kilisesi

    Yahya'nın arkasında 12 havari. Biraz daha aşağıda melekler. Melek Kont Orgas'ın ruhunu yukarı taşıyor. Ve bebek olarak ruhu yukarı çıkıyor. Kont Orgas günahsız olduğu için, bebek sembolünü vermişler. Resmin üst bölümünde solda ölümlü olan tek kişi Kral İkinci Philip...

    El Greco, kendisini sevmediği için öbür dünyaya göndermiş. Çünkü zamanında kalemini beğenmemişti... Aşağıdaki  bölümde Toledo Aristokrasisini yansıtılmış. Solda Fransız rahibi, rahiplerin en arkasında El Greco yer almakta. Sol tarafta rahibin iki solundaki yerde eller var ancak kime ait olduğunu bilinmiyor. Solda altın renkli cüppeli Aziz Sebatius, sağ taraftaki altın cüppe ve altın şapkayı giyen Aziz Agustinus.

    Bir Orta Çağ masalı: Toledo
    'Kont Orgas'ın gömülüşü' adlı tablo

    Onlar da öbür dünyadan Aziz Kont Orgas'ın cenazesi için gelmişler. Bu üç kişinin yüz renkleri diğerlerine göre daha soluk daha beyaz. Bu da onların öbür dünyadan olduğunun bir göstergesi. Sol altta ise El Greco, kendi çocuğunu sanat eserine koymuş. Burada aynı zamanda bir tarih işaret ediyor. El Greco'nun çocuğunun doğum tarihini: 1578... En sağda İncil okuyan kişi kilisenin rahibi. O dönemden 200 yıl geçtikten sonra kiliseye artık bağış gelmemeye başlıyor. Rahip bu resmin yapılmasının emrini El Greco'ya veriyor. Herkes resmi görmeye geliyor ve kiliseye bağışlar başlıyor.

    Sokakları meydanlara açılan şehir: MadridSokakları meydanlara açılan şehir: Madrid


    Bu güzel şehre ne zaman gelsem hayranlık ve büyülenme hislerini bir arada yaşarım. Mutlaka bu ortaçağ dokusunu yaşamalısınız. Tabii ki önce müzeler şehri Madrid'i gezdikten sonra...

    Kaynak: Filiz GÜLTEN