Dünya Haberleri

    Schulz en ağır darbeyi memleketinden yedi

    Celal ÖZCAN / BERLİN
    16.05.2017 - 09:42 | Son Güncelleme:

    Almanya’nın nüfus olarak en büyük eyaleti Kuzey Ren Vestfalya’da pazar günü yapılan seçim sonuçlarıyla, rüzgar yine Başbakan Merkel’den yana döndü. Eylül’de yapılacak genel seçimlerde “Merkel’i bu sefer yeneriz” umudu taşıyan Sosyal Demokratlar hezimete uğradı.

    ALMANYA’da 24 Eylül’de genel seçimler var. Genel seçimleri 4’üncü kez yine Başbakan Angela Merkel mi, yoksa Sosyal Demokratların büyük umutlarla getirdiği Avrupa Parlamentosu eski başkanı Martin Schulz mu kazanacak?
    Almanya’nın 18 milyon nüfuslu en büyük eyaleti Kuzey Ren Vestfalya’da pazar günkü seçimler, eylül genel seçimleri için bir ibre niteliğindeydi. 2015 sonbaharında Avrupa kapılarına dayanan Suriyeli mültecilere kapıları açan ve yaklaşık bir milyon mültecinin Almanya’ya gelmesini sağlayan Başbakan Merkel, mülteci politikasıyla topun ağzındaydı. Almanya’da Merkel’in kaybedeceği ve hükümetin değişeceği havası esiyordu. Sosyal Demokratlar (SPD) seçmenin değişim isteğine karşılık lider değişikliğine gitti ve Avrupa Parlamentosu eski başkanı Martin Schulz’u başbakan adayı seçti. Schulz bir anda anketlerde yükseldi. SPD ilk kez Merkel’e karşı seçime kazanacağı umuduna kapıldı. “Başbakan olmak istiyorum ve daha fazla adalet” diye yola çıkan Schulz, Merkel’i anketlerde solladı. Ancak bu yükseliş fazla sürmedi.

    MEMLEKETİNDE DE KAYBETTİ

    Siyaseti kişiler yapar ama bir program da gerekir. Paltosunu çıplak bir dilenciyle paylaşan Aziz Martin’e benzetilen SPD lideri Schulz, daha fazla sosyal adalet politikasının içeriğini dolduramadı. Schulz etkisi hızla erimeye başladı. SPD hükümet ortağı olduğu halde, Schulz’un hükümette hiçbir görevinin olmaması etkisinin sönmesinde diğer bir etken oldu. NATO karşıtı Sol Parti’yle koalisyona oynayan Schulz, bunun ilk denemesini Saarland Eyaleti’ndeki seçim kampanyasında yaptı ve SPD seçimi sürpriz bir biçimde kaybetti. Partisi SPD’nin önceki hafta pazar günü Schleswig Holstein eyalet meclisi seçimlerini de kaybetmesi üzerine Schulz son umudunu aynı zamanda kendi memleketi olan Kuzey Ren Vestfalya’ya bağladı. Saarland seçiminde sütten ağzı yanan SPD, bu sefer Kuzey Ren Vestfalya’da Sol Parti’yle bir koalisyona kesinlikle hayır kampanyası yürüttü. Ama bu da yetmedi. SPD pazar günü Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde 1947 yılından bu yana en ağır yenilgisini aldı. Merkel’in partisi Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) sandıktan birinci parti çıktı. CDU’nun bu eyaletteki lideri, eski uyum bakanlığı döneminde çifte vatandaşlığa sıcak bakışı sonucu Türk Armin olarak tanınan ve partide Merkel’e en yakın kişi olan Armin Laschet seçimin galibi oldu.

    YUNANİSTAN VE FRANSA

    SPD’nin arka arkaya üç eyalette seçim hezimeti kamuoyunda “Schulz etkisi söndü ve Merkel etkisine dönüştü” diye yorumlanıyor. Schulz’un sönmesinde Sosyal Demokratların Yunanistan’dan sonra Fransa’ya da mali yardımı savunmasının önemli payı var. SPD, Fransa’da Avrupa karşıtı Marine Le Pen’e karşı cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Emmanuel Macron’un başarılı olması için Fransa’ya mali yardımı destekliyor. Aksi takdirde gelecek seçimlerde Le Pen iktidarının engellenemeyeceğini savunan Sosyal Demokratlar, Le Pen’le AB’nin dağılacağı ve bundan en büyük zararı Almanya’nın göreceği görüşünde.

    ‘İÇ GÜVENLİK’ DE ETKİLEDİ

    Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde Yeşiller’le iktidar olan SPD’nin seçimi kaybetmesinde içgüvenlik sorunu da büyük rol oynadı. 2015’i 2016’ya bağlayan yılbaşı gecesi kutlamalarında mültecilerin karıştığı toplu taciz olayları, Berlin’de geçen yıl Noel pazarına TIR’la terör saldırısı yapan Tunuslu mülteci Anis Amri’nin bu eyalette kayıtlı olması, eyalette çok büyük bir güvenlik açığını gündeme getirdi. SPD’li eyalet başbakanı Hannelore Kraft, seçimlerde program yerine kendi kişiliğini öne çıkardı. Seçim kampanyasında 100 günlük hükümet programıyla çıkan Türk Armin lakaplı Armin Laschet, seçimi kazandı. Seçimlerde SPD ve Yeşiller’den dört Türkiye kökenli aday da eyalet Meclisi’ne girdi.
    “Sakin el politikası” ile tanınan Başbakan Merkel, şansı yeniden kendinden yana çevirmeyi başardı. Türkiye’nin büyük bir ihtimalle bir dört yıl daha Almanya’yı Başbakan Merkel’in yöneteceğine hazırlanması gerekiyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı