GeriSeyahat Romantik kaçamak
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Romantik kaçamak

Romantik kaçamak

Yoğun dizi, reklam çekimi ve defile aralarında yakaladıkları ilk fırsatta beraber oluyorlar.

Fotoğraflar için tıklayın

Yoğun dizi, reklam çekimi ve defile aralarında yakaladıkları ilk fırsatta beraber olmaya özen gösteren Azra Akın'la Kıvanç Tatlıtuğ'un son tatilinden çok özel fotoğraflar InStyle dergisined yayımlandı.

İkili, en son yaptıkları üç günlük, hızlı ama bir o kadar da romantik tatil için Patmos, Santorini ve Mikanos'u tercih etti. 
En son "Halil ile Menekşe"de Halil karakterinde izleyicilerin -özellikle kadınların- gözünü ve gönlünü açmıştı Kıvanç Tatlıtuğ. 2002'nin dünya üzerindeki en iyi mankeni seçilmişti ne de olsa. Ayrıca bir o kadar da samimi ve gerçek bulmuşlardı dizide canlandırdığı karakteri. Tatlıtuğ'un yeni sezonda dizisinin devam etmeyeceğini duyan hayranları çok üzülüyordu bu duruma. Müjde! Çok yakında onu başka bir dizide izleyebileceksiniz. "Şimdilik bunları konuşmak için biraz erken" diyor temkinli bir ses tonuyla Tatlıtuğ ve gönlünde yatan esas aslanı belli ediyor: "Üzerinde durduğum bir sinema filmi projesi aslında" diyor.

Romantik kaçamak
Azra Akın ile henüz döndükleri Yunan adaları seyahati de çifte özellikle iş tekliflerinin yağdığı böyle bir dönemde, karar verme aşamasında belli ki ilaç gibi gelmiş. İkisinin de gözlerinin içi parlıyor, yüzleri gülüyor. Üç güne, üç ada! Patmos, Santorini ve Mikanos...
Tam "Peki bu romantik ada üçlemesi ile ilgili izlenimleri ne oldu acaba" diye düşünürken "Biz çift olarak biraz macera ve plansız yaşamayı seviyoruz tatil konularında" diye aklımızı okumuşcasına söze başlıyor Azra Akın hemen.
"Bazılarına romantik gelen bir seyahat rotası başkalarına çok eğlenceli veya parti havasında geçen bir seyahat ifade edebilir. Galiba ruhumuza şu dönem uyan en doğru üç adada karar kılmışız farkında olmadan" diye anlatmaya başlıyor Kıvanç Tatlıtuğ. Sakinlik, romantizm ve eğlence... İşte bu duygusu da yaşatmayı başarmış onlara bu üç ada.
Tatlıtuğ, "Patmos, sakin ve güzel sohbet edip rakımızı içeceğimiz bir ada oldu. Hatta dinginliğini çok sevdik. Azra orada resmini çizeceği detaylara daha güzel konsantre olabildi çünkü" diyor Akın'ın çizimleri bunu gayet de güzel kanıtlıyor. Ortaya çıkan eserler sadece Patmos'tan çünkü.
"Santorini ve Mikanos'ta koşturmacamız daha fazlaydı" diyor Azar Akın. "Patmos'ta sevdiğim kapı, sokak ve şemsiye gibi detayları Kıvanç çekti. Daha sonra ben karakalem çizip suluboya yaptım üzerine" diyerek çizimlerini gösteriyor.
Patmos'ta meydanın hemen arkasında Pantelis Restoran'da kararsız kaldığında Kıvanç'ın garson rolü yaparak onu nasıl da güldürdüğünü -ve bir yandan kur yaptığını- ve siparişi bu yolla daha hızlı vermeyi başardığını anlatıyor Akın. "Onun kararını bekleseydim aç kalacaktık yoksa" diyor Tatlıtuğ gülerek.
Bu çift kesinlikle çok eğlenceli. Akın, ilk deniz kestanesi yeme deneyimini de burada yaşadığını anlatıyor. En güzel sürprizlerden biri de bu adaya adım atmalarıyla bir Yunan düğününün içinde bulmak olmuş kendilerini. "İkimiz de ilk defa bir Yunan adasındaydık ve sanki davetli gibi onların coşkusuna ettik birden bire" diyor Akın. Patmos'un, ikisinin de aklında güzel karelerden biri olarak yer ettiği belli. Peki onlar bu coşkuyu yaşatmaya niyetli değil mi? Daha yapacakları şeyler olduğunu söylüyorlar ama neyse ki bu konuya öyle soğuk bakmadıklarının sinyallerini veriyorlar bir yandan.
"Azra çok hiperaktif, yerinde duramaz. Bense daha sakin tarafım" diyor Tatlıtuğ gülerek. Acaba onun Akrep, Akın'ın Yay olması ne kadar etkilidir? Çift olarak harika tatil yaptıklarını ve kadar hiçbir konuda fikir ayrılığına düşmediklerini ve sıkılmadıklarını söylüyorlar. Bu birbirlerini iyi tanımanın yanı sıra, kendilerine ait hobilerine tatilde de vakit ayırıyor olmalarından kaynaklanıyor olabilir mi acaba?
/images/100/0x0/55ea12aef018fbb8f869a617
Tatlıtuğ, son 1,5 yıldır fotoğraf çekmeye, ileride fotoğrafçı olmak isteyecek kadar çok merak sardığını anlatıyor. Yunan adalarında da yanından fotoğraf makinesini hiç ayırmamış zaten. "Benim fotoğraflarğmğ çekti durdu" diyor Azra muzipçe. E haksız da sayılmaz! Malzeme güzel, ne yapsın? Karşısında 2002 Miss World birincisi poz veriyor ne de olsa. Belli ki 2002 onların unutulmaz yılıydı.
"İkinci durak Santorini nasıldı" sorusuna, "Çok Santorini bir yerdi" diye esprili bir cevap veriyor Tatlıtuğ. "O ne demek" diye sorunca da "Şu demek: Günler ve geceler orada kesin hiç bitmez" diye cevap veriyor ve güneşi batırmaktan ve gökyüzüne yakın olmaktan o adada çok keyif aldığını söylüyor. Akın da adaya yaklaşırken tepede gözüken beyazlıkları önce kara benzettiğini itiraf ediyor. "O dağların üzerine sıralanmış evler sadece bana mı öyle gelmiştir dersiniz" diye de gülüyor bir yandan. Teleferik yerine yayan katır yolundan inecek olanlara da bir uyarıda bulunuyor Akın. "Yollar dar ve katırlar çok hızlı sürü halinde iniyorlar. Şansıma üzerine tırmandığım bir taş tabuldum. Yoksa halim haraptı" diyor.
Peki son durak Mikanos izlenimleri? "Bakın ikimizin en sevdiği ada oldu. Güneşi batırdık, flört ettik... Galiba bu adanın yüksek enerjisi bize de geçti" diyor Tatlıtuğ. Güneşin batışı her yerde güzeldir. Ama burada ikisine de daha bir özel göründüğü kesin.
Aklından ne geçiyor Azra
"Volkanik ada Santorini'ye vardığımızda teleferik sırasını görünce iskelede beklemeye karar vermiştik. Biraz sonra tepede karşılaşacağımız o muhteşem manzaranın o an için deniz seviyesinde tadını çıkarırken hayaller kurduk" diyor Azra Akın.
Hayatımı yaşıyorum
Azra Akın, "Çocukken Kıvanç sessiz köşelere gittiğinde büyükler gelip 'Ne yapıyorsun burada' diye sorunca 'Hayatımı yaşıyorum' dediğini anlatmıştı. İşte Mikanos’ta bir an kalabalıktan koptu ve değirmenlere yöneldi. Herhalde 'Yine hayatını yaşıyor' anlarından birinde diye düşündüm içimden" diyor.

False