Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ramazan sömürüsü

<B>BİR </B>ramazan ayını daha geride bıraktık ve bugün Şeker Bayramı. Bayramınız kutlu olsun. Hepinize iyi tatiller. Yorgunlar iyice dinlensin. Dinlenemeyen olursa, önümüzde dört günlük bir yılbaşı tatili daha var!

Ramazan ayı Türkiye'de fakir fukaranın, dinimizin ve insancıl duygularımızın nasıl sömürüldüğünü bize bir kez daha gösterdi.

Oruçsuzlar iftar sofralarına çöküp atraksiyon yaptı.

Pek çok siyasetçi, oruçluymuş gibi görünüp iftar masalarında poz verdi. Oysa bunlar arada yemek yiyor, su içiyor, sigara tüttürüyordu.

İftar sofralarında ihaleler bağlandı, pazarlıklar yapıldı, iş bitirildi. Allah'ın emirleri kişisel ve siyasal çıkarlara alet edildi.

Sözünü ettiğim sofralar görkemli otellerde, görkemli restoranlarda kuruldu.

Bütün bu sofralara kameralar, fotolar çağrıldı. Medya kuruluşlarına önceden haber verilip muhabir istendi.

***

Türkiye'de ramazan, çok ilginç bir ay oluyor. Bizim insanımızda tuhaf ve çok yanlış bir inanç var:

‘‘11 ay boyunca günah işlerim, ramazan boyunca oruç tutup günahlarımı affettiririm.’’

Yok öyle şey.

Adam 11 ay içki içer, ramazanda içmez. İçki günahsa niye içersin, günah değilse niye kesersin?

Bu çelişkileri anlamak mümkün olmaz.

Bir de zayıflamak için oruç tutanlar vardır ki, işin bu yönü daha büyük komedi, daha büyük ayıptır.

***

Ramazanda bazı belediyeler iftar çadırı açar. Buralarda bir ay boyunca bedava yemek verilir. Karnı acıkan, iftar saatini beklemek koşuluyla içeri dalıp yağsız tuzsuz kuru fasulye bulgur pilavına kaşık sallar. Başkan bey o sırada beş yıldızlı otelde hava atmaktadır.

Bu çadırların açılışı ve çalışmaları da kameralar çağrılarak yapılır. Bizim medyamız da, bu oyunlara bilerek veya bilmeyerek alet olur. Kamera ve fotolara ramazan boyunca çok iş düşer!

Herifçioğlu ramazanda babasının mezarını ziyaret edecektir, medyaya haber verip kamera ister! Kameralar önünde poz verir, dua ediyormuş gibi yapar. Aynı herifçioğlu, Türkiye'nin gelmiş geçmiş en büyük namussuzlarından, sahtekárlarından biridir.

Özellikle büyük kentlerimizde, çoğu belediye başkanlarının emrinde belli televizyon kanalları ve gazete sayfaları vardır. Bunlar satın alınmış, ya da özellikle oluşturulmuştur. Başkan bey için yayın yaparlar, bir sürü düzmece haberi kullanıp ona propaganda olanağı verirler. Bunların görevi para ve ilan karşılığında yalakalık yapmaktır.

Dünkü şeriatçı gazetelerde iki belediye başkanının bayram kutlama ilanı vardı. İlki Karamürsel, ikincisi ise dörtte bir sayfalık ve kendi fotoğrafıyla birlikte Ankara Altındağ Belediye Başkanı. Şeriatçı gazetelere bu ilan paralarını cepten mi, yoksa belediye parasıyla mı ödediler?

***

Allah rızası için yapılması gereken yardımlar, ramazan boyunca çeşitli kişi ve kuruluşlar tarafından hep ‘‘davetliler’’ önünde yapılır. O davetliler ise yine kameralardır.

Fukaralar ip gibi sıraya sokulur, paketler dağıtılır. Sonra insanlar birbirini ezmeye başlar, kavgalar çıkar. Dağıtan kuruluşun başında ya utanmaz siyasetçi vardır veya yakında siyasete girecektir. Hadiseyi sırıtarak izler.

Yardım parası kendi cebinden değil, başında olduğu kuruluşun, belediyenin vesairenin cebinden çıkar. Yardımı medyaya haber vermeden evlere insan gibi bırakmak, bunların kitabında yazmaz. Allah'la kul arasında kalması gereken insanlık ve yardım, bu sahtekárlar tarafından siyaset malzemesi yapılır. ‘‘Açları doyuruyoruz’’ edebiyatı sergilenir.

***

Ama nedense, bu gösterileri sadece ramazan ayında yaparlar. Bulgur pilavı sadece ramazan ayında çıkarılır... Çünkü ramazan, din duygularının yüceldiği bir aydır. Din sömürüsü ve din ticareti için en uygun zamandır.

Geri kalan 11 ay boyunca ne yardım yaparlar, ne de açları doyurmak için bir girişimde bulunurlar...

Çünkü fakir fukara, 11 ay boyunca aç değildir!..

Çünkü onlar sadece ramazanda acıkır, ramazanda yardıma gereksinme duyar!

***

‘‘Kameralı’’
bir ramazan ayını daha geride bıraktık. Allah rızası için yapılması gereken işleri yine atraksiyona döndürdüler, şov yaptılar.

Hem de kendi ceplerinden değil, kamu kesesinden.

Paraları başında oldukları kuruluşlara, belediyelere vesairelere ödettiler ve bu işten rant elde ettiler.

Bunlar, akıllarınca Allah'ı kandırdılar!

11 ay günah işlediler, ihale yolsuzluğu yaptılar, yandaşlarını zengin ettiler, her haltı yediler, sonra oruç ve iftar gösterileri yaptılar.

Yineliyorum: Bu sözlerim yüreğinde Allah korkusu, Allah sevgisi taşıyan gerçek Müslümanlar için değil, dinimizi siyasete, kişisel kazanca ve Allah'ı kandırmaya alet eden utanmazlaradır.

İyi bayramlar. Bayramınız kutlu olsun. Güzelce dinlenin.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI