« Hürriyet.com.tr

Maryland Eyaleti’nin açık hava müzesi BALTIMORE

Liman kenti Baltimore, Maryland Eyaleti’nin kültür merkezi. 18 ve 19’uncu yüzyıllardan kalma tarihi yapılarıyla bir Avrupa kentini çağrıştırıyor. İrlandalı, Polonyalı ve İtalyan göçmenlerin Katolik yerleşimi olarak kurdukları şehir Afrika kökenlilerin gelmesiyle yepyeni bir dokuya kavuştu, hareketlendi. Yazın şehrin iklimi sıcak ve nemli. Kış sonundan sonbahara sokakları, meydanları, parkları festivallerle, sanat etkinlikleriyle şenleniyor.

Sungur ULUS
X

Baltimore, farklı çağların mimari üsluplarının el ele verip güzelleştirdiği bir şehir. 17’inci yüzyıldan kalma kiliseler, yapılar, bahçeli modern malikaneler, tarihi apartmanlar, düşük gelirliler için inşa edilen tuğla cepheli bloklar uyum içinde. Ama bunların arasında bir yapı türü var ki başka yerde kolay kolay bulamazsınız: İkinci katı yarım altıgen ve öne çıkık, dar cepheli, verandalı, tuğla ya da ahşap kaplamalı, rengarenk boyalı müstakil evler... Charles Village’da bolca görebileceğiniz yapılar Baltimore’a özel bir mimarinin ürünü. Yolunuz bu semte düşerse Baltimore Museum of Art’a uğramanızı öneririm. Tüm kıtalardan antik ve modern sanat örneklerinin yer aldığı müzede, bizim Antakya mozaiklerini de göreceksiniz.

CHARLES CADDESİ’NDE DÜN VE BUGÜN EL ELE

 Baltimore’un caddeleri, birbirini dik kesen, kafes ya da tel örgü üslubundaki grid planla düzenlenmiş. Şehrin merkez noktası doğudan batıya uzanan Charles Street ile kuzeyden güneye uzanan Baltimore Street’in kesiştiği kavşak. Charles Street’ten kuzeye doğru ilerlediğinizde sağlı sollu tarihi binalar ve aralarına karışmış modern yapılar göze çarpıyor. Restoran, kafe, sanat galerisi, müze, sinema, tiyatroların sıralandığı caddede görülmesi gereken birçok yapı bulunuyor. Örneğin batı yakasındaki neo klasik Baltimore Basilica, ülkenin en eski Roman Katolik katedrali. 1821’de yapılmış; Amerikan mimarisinin babası Benjamin Henry Latrobe’un başyapıtı kabul ediliyor. Doğu yakasındaki Battle Monument, 1812 Savaşı’nda ölenlerin anısına dikilmiş. Kırmızı tuğladan yapılan 71 metre yüksekliğindeki Old Baltimore Shot Tower, 19’uncu yüzyılın ikinci yarısına kadar ülkenin en yüksek yapısıymış.

MOUNT VERNON’UN MÜZELERİ

Şehir merkezinin kuzeyindeki Mount Vernon, 19’ncu yüzyıl mimarisinin ABD’deki en güzel örneklerini görebileceğiniz semt. Adını George Washington’un Virginia’daki doğum yerinden alıyor. Geçmişte, zengin ve soylular yaşarmış burada. Şimdilerde eşcinseller tercih ediyor. Ulusal Tarih ve Kültür Merkezi olarak düzenlenen bu yoğun nüfuslu bölge, aktif gece yaşamı, barlar, kulüpler, restoranlar, sanat atölyeleri, tarihi şehir evleri, geleneksel apartmanları, küçük parkları ve kiliseleriyle dikkat çekiyor. 1829’da, George Washington onuruna planlanan ilk mimari anıt, 150 yıllık ünlü konservatuvar Peabody Institute, antik çağ ve Rönesans’tan geniş bir koleksiyonuna sahip olan Walters Art Museum, ünlü Baltimore Senfoni Orkestrası’nın konser verdiği Joseph Meyerhoff Symphony Hall, opera severlerin mekanı Lyric Opera House da bu semtte.
Tarihi limanı, yürüyüş yollarıyla Baltimore’un görsel simgesine dönüşen Inner Harbor, kent merkezinin güneyinde. 1950’lere kadar yük ve yolcu gemilerinin yanaştığı liman şimdilerde yılda sadece birkaç kez uğrayan eski tip yelkenlileri ağırlıyor. Yazın konserler, gösterilerle açık hava sahnesine dönen liman aynı zamanda deniz taksilerinin durağı. Buradan Fells Point, Locust Point ve Fort McHenry’ye ulaşılabiliyor. Turizm danışma merkezi “Baltimore Visitors Center” da burada yer alıyor. Limandaki Harbor Place, ünlü markaların, hediyelik eşya mağazalarının bulunduğu bir alışveriş merkezi. 16 bin deniz canlısının bulunduğu Baltimore Akvaryumu’nu her yıl yaklaşık 1.6 milyon kişi ziyaret ediyor. Çatısındaki yağmur ormanı, yunus gösterileri, boyları beş metreyi bulan köpekbalıkları görülmeye değer. Geçen yüzyılın başında inşa edilen termik santral, şimdi kentin en büyük kitapçısına ve kafelerine ev sahipliği yapıyor. 1855’te denize indirilen, yüz yıl görev yapan yelkenli savaş gemisi USS Constellation ve Nazi donanmasına karşı görev yapan USS Torsk denizaltısı da limanda sergileniyor. Kentin eski balık pazarı bugün çocuklara yönelik bir müze: Port Discovery Chidren’s Museum. İçinde bir düzine dinazor iskeletinin yanı sıra, önemli keşifler ve icatlarla ilgili objeler sergileniyor. Popüler kültür tarihiyle ilgilenenlerin uğrağı Geppi’s Entertainment Museum’da son 250 yılın çizgi roman, gazete, dergi, film, kuklaları sergileniyor.
Fells Point, çeşitli dükkan, restoran, barların ve 120’den fazla pub’ın bulunduğu bir sahil semti. 1726’da William Fell adlı gemi yapımcısının kurduğu tersane, semtin kaderini belirledi. Şimdi müzeye dönüştürülen “USS Constellation” dahil, 1812 Savaşı’nda İngilizlere karşı savaşan pekçok gemi burada inşa edildi. 18 ve 19’uncu yüzyılların ticari bölgesi ve önemli bir göçmen giriş noktasıydı. 1790’lardan kalmış “rowhouse” denilen evlerin hâlâ görülebildiği semt, geçmişte yoksul Polonya, İrlanda ve Puerto Rico göçmenlerini barındırırken, son yıllarda orta ve yüksek gelir gruplarının yerleştiği bir semte dönüştü.

TOPLU ULAŞIM HİZMETİNİZDE

Baltimore’u toplu ulaşım araçlarıyla ucuza, hızlı gezebilirsiniz. Metro, tramvay ve otobüste tüm gün sınırsız geçerli biletin fiyatı 3,5 dolar. Tek gidiş 1,60 dolar. Tramvay, BWI Havalimani’ndan kuzeydeki Hunt Valley arasında sefer yapıyor. Diğer şehirlere geçecekseniz Amtrak (Amerikan Ulusal Demiryolları), MARC (Baltimore, Washington D.C arası çalışan tren servisi, tek gidiş 7 dolar) ve Çin sahipli otobüsleri (New York’a tek gidiş 20 dolar, gidiş-geliş 35 dolar) kullanabilirsiniz.

FEDERAL HILL

Limanın güneyindeki semt, 19’uncu yüzyılda inşa edilen evleri ve tarihi alışveriş yeri Cross Street Market’iyle ünlü. 20’nci yüzyılda düşük gelirlilerin yaşadığı, suç oranı yüksek bir semtken, 1975’lerden itibaren kırsal kesimde doğup, şehir merkezinde çalışan beyaz genç profesyonellerin taşınmaya başlamasıyla dönüşüme uğradı. Çok sayıda ucuz mağaza, plakçı, kaliteli restoran, bar ve pub açıldı. Yılda birkaç kez düzenlenen sokak festivalleriyle müzikseverlerin uğrak yerine dönüştü. Çağdaş sanata kapılarını açan American Visionary Art Museum, bu semtte.

 

NEW YORK’TAN SONRA İKİNCİ BÜYÜK GÖÇMEN LİMANIYDI

Baltimore, ABD’nin doğu sahilindeki en büyük haliç “C Bay”in batısında yer alıyor. 1706’daa tütün ticareti amacıyla yapılan bir limandı. 30 Temmuz 1729’da şehir kuruldu. İlk valisi Lord Baltimore’un (Cecilius Calvert) adı verildi. İlk göçmenleri çoğunlukla Katolik İrlandalı, Polonyalı, İtalyanlardı. Bu nedenle bir süre “Katolik Cenneti” olarak adlandırıldı. ABD’de New York’dan sonra nüfusu yüzbini geçen ikinci şehir oldu. Uzun yıllar yine New York’dan sonra ikinci büyük göçmen limanıydı.

GÖRMEK İÇİNDÜRBÜN GEREKMEZ

Ülke tarihinde anahtar rollerden birini oynadı: Amerikan Ulusal Marşı, “Star-Spangled Banner” burada bestelendi. Marşın sözlerini 1814’te İngilizlerin Fort McHenry’yi bombalaması üzerine 35 yaşındaki avukat Francis Scott Key yazmıştı. “Defence of Fort McHenry” adlı şiir sonraları “The Star-Spangled” olarak ünlendi. 1780’de İngiliz John Stafford Smith şiiri besteledi. Londra’da amatör erkek müzikçilere özel bir kulüpte içki eşliğinde söylenen “The Anecreontic Song”un ezgisini, marşa uyarlamıştı. Kısa zamanda çok iyi bilinen yurtsever bir şarkı haline geldi. 3 Mart 1931’de ABD Kongresi’nce ulusal marş ilan edildi.
Francis Scott Key’e, ulusal marş için ilham veren bayrak 1812 Savaşı’nda McHenry Kalesi’ndeki garnizonda asılıydı. Üzerinde o zamanki ABD’yi oluşturan eyaletleri simgeleyen 15 yıldız ve 15 şerit yer alıyordu. 1813’te Kale Komutanı George Armistead’in talebi üzerine düşman İngiliz gemileri tarafından çok uzaktan bile rahat görülebilmesi amacıyla oldukça büyük tasarlanmıştı. Mary Young Pickersgill adlı bayrak terzisi, kızı, iki yeğeni ve bir başka terziyle dikmişti dev bayrağı. Boyutları 9 metreye, 12 metre ölçülerindeydi. 405 dolara mal oldu. Pamuk ve yün kumaş karışımı olan bayrak, İngiliz bayraklarından sökülen parçalardan yapıldı. 1814 yazında “Öyle büyük bir bayrak ki, İngilizler onu görmek için hiç zorluk çekmeyecek” sözüyle tarihe geçti. 1925’de “Ulusal Park”, 1939’da ise “Ulusal Anıt” olarak düzenlendi.

YOĞUN GÖÇ VERDİ

Baltimore, Maryland Eyaleti’nde bulunmasına rağmen, ABD’nin iki bağımsız şehrinden biri. 1851’den beri eyaletin kültür merkezi sıfatını taşıyor. 1970’lere kadar ABD’nin en kalabalık ilk 10 şehri arasındaydı. 1990-2000 arasında 84 binden fazla dış göç verince, Detroit ve Washington D.C. ile birlikte en fazla nüfus kaybeden şehirler arasına girdi. Nüfusunun yaklaşık yüzde 60’ı Afrika kökenli zenci. ABD’nin zenci ağırlıklı altıncı şehri olan Baltimore, suç oranı açısından da ülke ortalamasının üzerinde.


ŞEHRİN SPESİYALİTELERİ

? Mavi yengeç: Chesapeake Bay’de yakalanıyor. Harborplace ve Fels Point’deki restoranlarda yenilebilir.
? The Block: Hareketli, taşlamalı ve şarkılı güldürülerin seyredildiği, gece kulüplerinin, striptiz kulüplerinin, porno dükkanlarının yer aldığı eğlence bölgesi. Güvenlik için sokağa karakol kurulmuş.
? Hon: İngilizce’de “canım, şekerim” gibi anlamlara gelen “honey” sözcüğünün kısaltılmış halinden türetilen ve daha çok kadınlarda dikkat çeken arı kovanı biçimindeki saçlar, kalın kaş, büyük renkli gözlükler, tayt pantolon, leopar baskılı elbiselerle özdeşleşen, adına festival düzenlenen Baltimore kültürünün en büyüleyici parçalarından biri.
? Kızarmış piliç kutusu:  4-6 kanattan oluşuyor ve patates kızartması ile servis ediliyor. “Fried chicken” satan dükkanlardan alınabilir.
? Berger Cookies: Alman kökenli bir tür kurabiye. Lexington Market’te  bulunabilir.
? Virane evler: Yan yana dizilmiş, sanki bir felaketten çıkmış gibi duran ve artık içinde oturulmayan yüzlerce köhnemiş ev.


GÖRMEDEN DÖNMEYİN

? Lexington Market: Gerçek Baltimore’u yansıtan kişiliği ile turistlerin en çok ilgisini çeken yerlerden biri. 1782’den bu yana dünyanın en büyük tarihi pazarı. Başlangıçta çiftçiler ürünlerini satmak için gelirdi. Şimdilerde misafirlerine taze sebze ve meyvenin yanı sıra fast food tipi yiyeceklerle birlikte balık, pişmiş sebze, sosisli sandviç, pizza, döner, yengeç krepi, kurabiye ve şeker türü yiyecekler de sunuyor. Pazarın doğu binası, öğle yemeği saatlerinde caz ile rock çalan müzik gruplarına ev sahipliği yapıyor (400 W. Lexington Street).
? Edgar Allan Poe House and Museum: Ünlü Annabel Lee şiirin ve gizemli öykülerin yazarı Edgar Allan Poe’nun, 1830’larda yaşadığı ev, şimdi müze. Poe, halasına ait bu eve taşıdığında 23 yaşındaydı. Kuzeni Virginia Eliza Clemm’le yakınlaştı. Üç yıl sonra evlendiklerinde karısı 13 yaşındaydı. Karısı 24 yaşında veremden ölünce sarsılan yazar yine bu şehirde hayatını noktaladı. (203 Amity Street)
? Book Thing of Baltimore: Çöpe atılacak kitap ve dergileri kitapseverlere ücretsiz ulaştıran mağaza gönüllülerce kuruldu. Hafta sonunda sınırsız sayıda alınabilen kitapların üstünde “Satılık değildir” yazıyor. (3001 Vineyard Lane)


KÜÇÜK İTALYA


Inner Harbor’ın doğusundaki Little Italy, şehrin en yoğun restoran bölgelerinden biri. 20’inci yüzyıl boyunca buraya taşınan İtalyan göçmenlerin çokluğu nedeniyle “Little Italy” olarak adlandırılan bu sevimli yerleşim yeri, yaz aylarında düzenen açık hava film gösterileriyle popülerleşiyor. 1927’de açılan Flag House and Star Spangled Banner, kentin en eski müzelerinden biri. ABD Marşı’nda bahsedilen Star Spangled Banner Flag’ın dikildiği ve Mary Pickersgill ile ailesinin oturduğu evde dönemin eşyaları sergileniyor. Evin hemen yanında müze olarak kullanılan bina ise bir tiyatro odasına, çay odasına, hediye satılan bir dükkana, sanat galerilerine ve toplantı odalarına ev sahipliği yapıyor.

 

 

 

Kaynak: Sungur ULUS

Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Ege'nin huzurlu noktası: Seferihisar
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
48 saatte Akyaka'yı keşfedin!
YollardaYollarda
Yolunuzu İzlanda’ya düşürmek için 10 sebep!
YollardaYollarda
Rotanızda İtalya varsa, gitmeden önce biraz İtalya şakasına ne dersiniz?
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
48 saatte Bangkok'u keşfedin!
YollardaYollarda
Uçak kalkarken ve inerken telefonumuzu neden kapatmalıyız?