Yeni araştırmalar menopozun Alzheimer ve demans riskini arttırdığını söylüyor... Menopoz beyni nasıl değiştiriyor?

Menopozun, ileri yaşlarda demans gelişimi için önemli bir risk faktörü olabileceğine ilişkin veriler günden güne artıyor. Hem araştırmalar hem de uzmanlar menopozun beyinde bir takım değişikliklere sebep olduğu konusunda hemfikir. Peki menopoz beyni nasıl değiştiriyor? Menopoz gerçekten Alzheimer ve demans riskini artırıyor olabilir mi?

Haberin Devamı

Menopozun yaşamın ilerleyen dönemlerinde demans gelişimi için önemli bir risk faktörü olabileceğine dair fikir birliği giderek artıyor.

Weill Cornell Medicine'de Kadın Beyni Girişimi Direktörü olarak görev yapan nörobilimci Dr. Lisa Mosconi, geçtiğimiz günlerde The New York Times'a yaptığı açıklamada, klinik olarak doğurganlığın sona ermesi olarak tanımlanan menopozu yaşayan kadınların sadece yumurtalıklarında değil beyinlerinde de birçok değişiklik meydana geldiğini söyledi ve ekledi:

“Kadınların büyük çoğunluğu bu değişiklikleri uzun vadeli sağlık sonuçları olmadan atlatırken, yaklaşık yüzde 20'sinin takip eden on yıllarda bunama geliştireceği öngörülüyor. Kadın beyni östrojen reseptörleri açısından zengindir, özellikle hafıza, ruh hali, uyku ve vücut ısısını kontrol eden bölgeler, östrojen yüksek ve tutarlı olduğunda güzel çalışır. Östrojen aynı zamanda beynin yaşlanmaya ve hasara karşı kendini savunma yeteneği için de hayati önem taşır.”

Haberin Devamı

Kadınlarda menopoz; adet kanamalarının kalıcı olarak kesilmesi olarak tanımlanır. Menopoz döneminin yaklaşması ile kadınlarda öncelikle kanama düzensizlikleri başlar. Başlangıçta adet kanamalarının aralıkları kısalırken, sonrasında aralıklar gittikçe uzar. Bununla birlikte kadınlarda ateş basmaları, soğuk soğuk terleme, ruhsal değişiklikler, uyku problemleri sıklıkla izlenmektedir. Özellikle göbek çevresinde belirgin kilo alma, eklem ve kas ağrıları daha yoğun olarak yaşanabilir. Kadın cinsiyet hormonlarından birisi olan östrojen güçlü bir nöroprotektif yani sinir koruyucu hormondur. Beyindeki östrojen reseptörleri; sinir farklılaşması, çoğalması, nöroenflamasyon, kolesterol metabolizması, sinirlerin kendini koruması ve davranışın düzenlenmesi gibi görevlere katılır. Dolaşımdaki östrojen yaşlanmayla birlikte azalmaya başlar ve bu durum menopoz ile hızlanır. (Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Songül Alemdaroğlu)

BEYNİN SADECE İŞLEYİŞİNİ DEĞİL YAPISINI DA DEĞİŞTİRİYOR

Dr. Lisa Mosconi, menopoz sırasında östrojendeki karakteristik düşüşün beynin bazı bölgelerindeki işleyişi değiştirmekle kalmayıp yapısını da değiştirdiğinin düşünüldüğünü söyledi.

Nitekim taramalar da aynı yaştaki erkek beyinlerine ve menopoz öncesi kadınların beyinlerine kıyasla menopozal beyinlerde hacmin azaldığını gösteriyor.

Bu nörolojik değişiklikler, sıcak basması, ruh halinin bozulması, hafıza ve bilişte hafif, genellikle geçici bir düşüş dahil olmak üzere bazı menopoz semptomlarından sorumlu olabilir. Dr. Mosconi, bu değişikliklerin beyinde bunamadan önce görülen değişikliklere de benzediğini belirterek, "Menopozdan etkilenen bazı beyin bölgeleri aynı zamanda Alzheimer hastalığından etkilenen bazı bölgelerdir" dedi.

MENOPOZ SEMPTOMLARI MI BUNAMA BELİRTİLERİ Mİ?

Öte yandan uyku eksikliği ve sıcak basması gibi menopoz semptomları bunama ile de ilişkilendiriliyor. Chicago'daki Illinois Üniversitesi'nde psikiyatri profesörü olan Dr. Pauline Maki, geçen yıl yayınlanan bir çalışmada, sıcak basmalarının azalan beyin sağlığının bir işareti olan küçük lezyonların miktarındaki artışla ilişkili olduğunun tespit edildiğini söyledi.

Haberin Devamı

Dr. Maki, bu araştırma kulağa endişe verici gelse de çoğu kadının beyninin ve bilişsel işlevlerinin menopoza geçişten sonra stabilize olduğunu söyledi ve ekledi: "Kaç kadının menopoza girdiğini düşünün; her kadın, değil mi? Ve bunların yüzde 80'i bunamaya yakalanmayacaktır. Bu evrensel geçişi bir felakete dönüştüremeyiz.”

MENOPOZLA BİRLİKTE UNUTKANLIK VE BEYİN SİSİ ARTIYOR

Tüm bu araştırma sonuçları sonrası, “Menopoz kadın beyninde gerçekten nasıl bir değişime sebep oluyor? Demans ve Alzheimer riskini artırıyor mu?” diye sorduğumuz Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Öztürk, “Ortalama olarak kadınlar, ergenlik sonrası dönemden itibaren sözel hafıza ölçümlerinde erkeklerden daha iyi performans gösteriyor. Ancak menopozla birlikte kadınların sözel hafıza performansındaki avantajı azalıyor. Birçok kadın menopozal geçiş sırasında unutkanlığın ve ‘beyin bulanıklığının’ veya daha yaygın adı ile ‘beyin sisi’nin arttığını bildiriyor.”

Haberin Devamı

“Tüm kadınlar eninde sonunda menopoza girer, ancak menopozun başladığı zaman için geniş bir yaş aralığı söz konusu (40'lı yaşların sonlarından 60'lı yaşların başına kadar) ve kadınların menopozun etkisine ilişkin deneyimlerinde de önemli farklılıklar vardır. Son yıllarda menopozun beyni nasıl etkilediğini ve hafızanın sağlam kalmasına neyin yardımcı olduğunu ortaya koyan çalışmaların sayısı giderek artıyor” diyen Öztürk ekledi:

“Örneğin menopoz, beyin hücrelerinin yapılanmasını, birbirleriyle olan bağlantılarını etkileyip hasarlanmalarına neden olabiliyor ve bu süreçler, hafıza için kritik olan beyin bölgelerini de dolaylı olarak etkiliyor. Menopoz aynı zamanda beyin hücreleri tarafından kullanılan ana enerji kaynağı olan beyindeki glikoz seviyesini de düşürüyor. Beyin daha sonra çalışması için gerekli yakıtı sağlamak üzere diğer metabolik kaynaklara yöneliyor; yani beyin, işleyişini sürdürmek için yeni bir hormonal ortama uyum sağlamak zorunda kalıyor. Eğer diyabet ve hipertansiyon gibi diğer rahatsızlıklar da varsa bilişsel gerileme riski daha da yüksek oluyor.

Haberin Devamı

MENOPOZ BEYNİ NASIL DEĞİŞTİRİYOR?

Prof. Dr. Ayhan Öztürk, menopozun beyni nasıl değiştirdiğini detaylarıyla anlattı:

-- Menopoz aşamasına bağlı olarak (menopoz öncesi ve menopoz sonrası), beyin yapısı ve sinirsel bağlantının yanı sıra enerji metabolizması da belirgin değişikliklere uğrar. Yüksek bilişsel işlevlerle ilgili beyin alanları her yaşta en çok etkilenen alanlardır. Bu etki, ApoE-4 seviyeleri (Alzheimer için genetik risk göstergesi), histerektomi (rahim alınması operasyonu) veya hormon yerine koyma tedavisi gibi diğer kardiyovasküler veya demans risk faktörlerinden bağımsız olarak ortaya çıkmaktadır.

-- Menopoz sonrası kadınlarda beyindeki en erken değişiklik, beyin tarafından kullanılan glikoz miktarında bir düşüş olması gibi görünüyor, bu da beyin aktivitesinin azaldığını bize gösteriyor. Bunun nedeni östrojen seviyelerinin düşmesidir; bu hormon beyin glikoz metabolizması için hayati öneme sahiptir.

Haberin Devamı

BEYİN VÜCUT ISISINI DOĞRU ŞEKİLDE DÜZENLEYEMİYOR, GRİ MADDE HACMİ AZALIYOR

-- Östrojen hipotalamusu doğru şekilde harekete geçirmediğinde, beyin vücut ısısını doğru şekilde düzenleyemez. Kadınların yaşadığı sıcak basmasının da nedeni budur.

-- Bir de uyku ve uyanıklıktan sorumlu beyin sapı var. Östrojen, beyin sapını doğru şekilde harekete geçirmediğinde uyku sorunu oluşur.

-- Beynin hafıza merkezi olan hipokampusa yakın olan duygusal merkez amigdalada da östrojen seviyeleri düştüğünde, ruh halinde değişimler yaşanmaya başlıyor ve hafıza kusurları meydana geliyor olabilir.

-- Ayrıca beynin kabuğunu oluşturan gri madde hacmi de azalır. Ancak bu parametreler eksik olan hormon (östrojen) yerine koyma tedavisine yanıt verir; bu da merkezi sinir sistemi ile endokrin ekseni arasındaki bağlantının menopoza geçiş başladıktan sonra uzun süre aktif kaldığını gösterir.

‘MENOPOZ, ALZHEIMER İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLERİ HIZLANDIRABİLİR’

Menopoz döneminin kadınlarda beyni değiştirdiği kesin. Peki menopoz, Alzheimer ve demans riskini artırıyor olabilir mi?

Prof. Dr. Ayhan Öztürk, bu soruya, “Alzheimer hastalığını sıklıkla yaşlanmayla ilişkilendirsek de beyin görüntüleme araştırmalarındaki son gelişmeler, Alzheimer'a yol açan beyin değişikliklerinin, menopoz bulgularının başlamasından 20-30 yıl önce tespit edilebileceğini göstermiştir. Menopozun başlangıcı Alzheimer hastalığı ile ilişkili erken değişiklikleri hızlandırabileceğinden, orta yaştaki kadınların beyin sağlığını optimize edecek stratejilere müdahale etmesi özellikle önemlidir. Yani menopoz öncesi erken önlem alınmaz ise böyle bir riskin olabileceğini veya var olan riskin artabileceğini söyleyebiliriz” yanıtını verdi.

FİZİKSEL AKTİVİTE, İYİ BESLENME, SAĞLIKLI UYKU

Menopoz sürecinde hafızanın olumsuz etkilenmemesi için atılabilecek oldukça basit ama etkili adımlar var. Prof. Dr. Ayhan Öztürk’e göre, sağlam hafızayı korumanın üç ana yolu var: Fiziksel aktivite, bilişsel aktivite ve sosyal temas.

Araştırmalar, bunlardan ilk ikisinin beyin üzerinde hücresel işlev düzeyinde bile doğrudan faydalı etkileri olduğunu gösteriyor. Sosyal temas ise beynimizi dış uyaranlar, yeni deneyimler ve kendi dışımızdaki perspektiflerle aktif tutmanın bir başka şekli. Uzmanlara göre, beslenme alışkanlıklarının da (Akdeniz diyeti ile beslenme, balık yağında bol bulunan omega-3 yağ asitleri alımı gibi) hafıza fonksiyonu üzerinde faydalı etkileri oluyor.

Son yıllarda araştırmacılar, sebze, meyve, tam tahıllar, yağsız proteinler ve sağlıklı yağlara öncelik veren Akdeniz diyeti ve oldukça benzer olan MIND diyeti gibi beslenme şekillerinin hem erkeklerde hem de kadınlarda bunama riskinin azalmasıyla ilişkili olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle Akdeniz diyetinin, Alzheimer hastalığına genetik yatkınlığı olan kadınlar için bile koruyucu bir araç olabileceğini söylüyor. Bitkiler açısından zengin bu diyetlerin kadınlar için özel bir faydası da olabilir: Ön araştırmalar, bitki açısından zengin bir diyetle beslenen bazı bağırsak bakterilerinin vücuttaki östrojen seviyelerini dengelemeye yardımcı olabileceğine işaret ediyor.

UYKU DÜZENİ KRİTİK ÖNEME SAHİP

Tüm bunların değiştirilebilir yaşam tarzı alışkanlıkları olduğunu ve bilişsel gerileme açısından daha yüksek risk altında olan hipertansiyonu ve/veya diyabeti olan kadınlar için çok daha fazla önem arz ettiğini vurgulayan Öztürk, son olarak iyi bir uyku düzeninin de beyin sağlığı için kritik öneme sahip olduğunu söyledi:

“Araştırmalar, uykunun belirli dönemlerinde öğrenmenin pekiştiğini göstermiştir. Yani uyku, gün içinde öğrendiklerimizin depolanmasında ve korunmasında kilit bir rol oynamakta ve hatta potansiyel Alzheimer demans patolojisinin belirteçlerinden biri olan amiloid maddesinin beyinden temizlenmesine yardımcı olmaktadır. Bu değiştirilebilir yaşam tarzı faktörlerinin faydalı etkilerini tam olarak anlamak için daha fazla araştırma yapılması gerekiyor. Ancak elimizdeki verilerle bunları hemen ve bir an önce hayatımıza dahil etmemizde fayda var” dedi.

Las Vegas'taki Cleveland Kliniği Kadın Alzheimer Hareketi Önleme Merkezi Direktörü Dr. Jessica Caldwell: “Birçok araştırma demans vakalarının yüzde 40'ına kadarının önlenebileceğini ortaya koydu. Orta yaşlarda sigarayı bırakmak, alkol alımını azaltmak, daha iyi uyumak, zihinsel ve sosyal olarak aktif kalmak gibi birkaç yaşam tarzı değişikliği, demansı önlemeye yardımcı olur.”

MİGREN ATAKLARI SIKLAŞABİLİR

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Seyhan Özleme, menopoz döneminde görülen tek nörolojik değişikliğin demans ve bilişsel bozulmalar olmadığının altını çizdi,.

Özleme, “Kadınlar arasında yaygın görülen ve östrojenle bağlantısı iyi bilinen migren atakları da genellikle döngüdeki östrojen düşüşü sırasında ortaya çıktığı için menopozal dönemde, azalan östrojen seviyesi ile alevlenmeler ve düzelmeler yaşanabilir. Özellikle perimenopozal dönem olan 40-50’li yaşlardaki kadınlarda migren sıklığı zirve yapabilir. Menopoza yaklaşırken görülen düzensiz adet kanamalarında migren atakları sıklaşmaktadır” dedi.

İNME RİSKİ VE EPİLEPSİ RİSKİ DE YÜKSEK

Op. Dr. Seyhan Özleme, “Menopozal dönemde kadınlar için bir diğer nörolojik risk faktörü ise inmedir. Östrojen hormonu damarlarda gevşetici etki ile inmeye karşı koruyucu etkinlik gösterir. Ancak menopoz ile azalan östrojen seviyeleri sonucunda hem kardiyovasküler risk faktörleri artar hem de beyin damarlarında daralmalar oluşabilir, bunların sonucunda risk artar. Menopoz sonrası inme riski kadınlarda, erkeklerden fazladır” dedi ve bir diğer risk faktörünü de şöyle anlattı:

“Menopoz döneminde bir diğer konu da epilepsi. Yapılan çalışmalara göre epilepsili kadınlarda genel topluma göre erken menopoz oranı yüksektir. Ancak erken menopoza girilmesinde santral sinir sistemi mi etkili, yoksa yumurtalıklar ve östrojen mi hâlâ netlik kazanmamıştır. Menopozal dönemde epilepsi nöbetlerinin sıklığı değişkenlik gösterebilir. Genellikle perimenopoz dediğimiz düzensiz adetlerin olduğu dönemde nöbetlerin sıklığı artarken, menopozal dönemde nöbetler azalma eğilimi göstermektedir. Bu dönemde özellikle dikkat edilmesi gereken husus ise epilepsi için ilaç kullanan menopoz dönemindeki kadınların daha fazla D vitamini gereksinimi olduğudur.”

Yazarın Tüm Yazıları