‘Düşüşten Sonra’ Selim İleri

Güncelleme Tarihi:

‘Düşüşten Sonra’ Selim İleri
Oluşturulma Tarihi: Kasım 12, 2021 09:35

Beynine pıhtı atınca uzun bir süreyi hastanede geçiren Selim İleri ile ilk andan beri yanında olan yazar Burcu Aktaş, o günlerin bir anlamda ‘zihin dökümü’ diyebileceğimiz bir anlatıyla karşımızda: ‘Düşüşten Sonra’. Usta yazar, hastane ve hastane sonrası günlerini en iyi bildiği şeyle, edebiyatla sorguluyor kitapta.

Haberin Devamı

“Tek bir anla değişti gece. Adına ne diyeceğiz, o geceden nasıl bahsedeceğiz bilemiyorum. Beyne pıhtı atana kadar her zamanki ev buluşmalarımızdan biriydi.”
Bu cümleler Burcu Aktaş’ın. Nerede yazdığına değineceğim.
Çok da uzak sayılmayacak bir süre önce edebiyatımızın ustalarından Selim İleri’nin hastaneye kaldırıldığı haberiyle üzülmüştük. İlkin ne olduğuna, nasıl olduğuna dair gelen haberler epey muğlaktı. Salgının tam da ortasında neydi şimdi bu? Saatler ilerledikçe olay biraz daha açığa çıkmıştı. Beyne giden bir pıhtı, İleri’yi hastaneye çağırmıştı. Üzüntü, telaş, ardından akla düşen sorular: Eskiye ne kadar çabuk dönebilir? Toparlanır tabii ki ama izi kalır mı? Peki, hafıza?.. Selim İleri’nin geçmişten bir an dahi eksiltmeyen hafızasına bir zarar gelir mi?
Soruların yanıtlarını almak için çok beklemek gerekmedi neyse ki. Kısa bir süre sonra Selim İleri tedaviye yanıt vermeye başladı. Haberler ise güzeldi. Biraz çabayla eski yaşantısına dönebilirdi. Hafıza olduğu gibi yerindeydi. Ne ki, hastanede bir süre daha geçirmesi gerekiyordu. Geçirsindi de. Sağlığına kavuşarak çıksındı da bir süre daha hastanede geçirsindi.
İşte bu sürecin en başından beri içinde bulundu Burcu Aktaş. O geceyi anlatırken de, “Tek bir anla değişti...” diyor yaşananlar için.
Selim İleri’yi bir cümle ya da nitelemeyle anlatmak çok zor. Fakat onun için en kapsayıcı ifadenin; “hayatı, tümüyle edebiyatla okuması” olabileceğini söyleyebilirim rahatlıkla. Tümüyle derken, kelimenin tam anlamını karşılıyor usta yazar. Gülmek ve ölmek de edebiyatla... Bu anlamda İleri’nin hastane günlerinin nasıl bir ruh dünyasında geçtiği de aslında büyük bir edebiyat malzemesi onun için.
İşte, hastane günlerinin hemen ardından iki yazar; Selim İleri ve Burcu Aktaş o günlerin bir anlamda manevi dökümü denebilecek bir anlatıyla okurlarının karşısına çıktı: ‘Düşüşten Sonra’. Kitabın altbaşlığı ise içeriğine dair pek çok nüveyi okurlara veriyor; ‘Birkaç Kişi Gülümseyişleri, Ağlayışları, Sessizlikleri’. Burcu Aktaş da, yazının hemen başına aldığım o vurucu cümlelerini ‘Düşüşten Sonra’da kaleme döküyor.

Haberin Devamı

İleri’nin bir anlamda zihin dökümü diyebiliriz ‘Düşüşten Sonra’ için. Usta yazar, hastane ve hastane sonrası günlerini en iyi bildiği şeyle, edebiyatla sorguluyor kitapta. Hatıralarda yaşayan tüm hüzün, pişmanlık ve özlemlerin bir hastane odasında tüm hararetiyle canlanışının anlatısı bu. Burcu Aktaş ise bu duyguların aktarıcısı değil, tam yanında bir eşlikçisi. İnişli çıkışlı duyguların arasında savrulurken iki yazar el ele verip bir zihin labirentinin içerisinde dolaşıyor adeta. Çok sevilmiş bir yazarın alabildiğine yorgun iç dünyasını açıklıkla sunduğu nevi şahsına münhasır bir metin ‘Düşüşten Sonra’. Bu kendine özgülük biçimde de, biçemde de kendini olabildiğine belli ediyor. Biçimde de, biçemde de çok açılı bir dünya okurlara kollarını açıyor.
Şöyle; bir söyleşi de diyebiliriz ‘Düşüşten Sonra’ için, bir anılar toplamı da. Ya da roman parçacıklarından oluşmuş bir bütün de diyebiliriz rahatlıkla. Öyküler demeti; elbette. Şiirin de içinden geçtiği biyografi; neden olmasın!..
İşte bu çok yönlülükten dolayı metnin adını koymaktansa Selim İleri ve Burcu Aktaş’ın kendine özgü bir yapıyla okurlarına sundukları zengin dünyaları demek daha doğru olur diye düşünüyorum ‘Düşüşten Sonra’ için. Sayfalar arasında ise koca bir edebiyat dünyasının kapıları açılıyor. Bu edebiyat dünyası; Selim İleri’nin zihninden başkası değil...
Edebiyat tarihine kaynaklık edebilecek zenginlikte yaşanmışlıklar tüm zenginliğiyle karşımızda ‘Düşüşten Sonra’da. Fakat hepsinin üzerine bir hüzün perdesi serili. ‘Birkaç Kişi Gülümseyişleri, Ağlayışları, Sessizlikleri’nin gölgesinde yol alıyoruz bu dünyada. Oğuz Atay da, Yusuf Atılgan da, Sait Faik de ve adı bu kısacık yere sığmayacak diğer edebiyat dünyası kahramanları da yolumuza çıkıyor bu zihin labirentinde. Pek çok yeni karşılaşma da aynı şekilde bu sayfaların arasında sadece bizi değil edebiyat tarihini bekliyor.
Şunu da bilmekte yarar var: ‘Düşüşten Sonra’da her ne oluyorsa gizlisiz, saklısız oluyor...

Haberin Devamı

‘Düşüşten Sonra’ Selim İleri
Düşüşten Sonra
Selim İleri, Burcu Aktaş
Everest Yayınları, 2021
244 sayfa, 29 TL.

BAKMADAN GEÇME!