GeriKitap Sanat Demirden dağı deler gibi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Demirden dağı deler gibi

Demirden dağı deler gibi

26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, yeni kitabı ‘Ergenekon’dan Çıkış’ta tüm yönleriyle ‘kumpas’ı anlatıyor, bilinmeyenlere ışık tutuyor. Türkiye’nin hiç de iyi hatırlamayacağı bu dönemi anlamak için ‘Ergenekon’dan Çıkış’ı okuyun…

Türkler için ‘Ergenekon’, artık bir destanın, bir efsanenin adı değil sadece. ‘Ergenekon’ Türkiye’nin tarihine bir leke olarak geçecek yargılamaların, kumpas davalarının adı… Bu sürecin en yakın tanıklarından, en önemli mağdurlarından olan 26. Genelkurmay Başkanı emekli orgeneral İlker Başbuğ, kitabına ‘Ergenekon’dan Çıkış’ı ismini verirken, tarihte Türkler’in demirden dağı delerek kurtuluşundan ilham aldı. Çünkü o da bu kitabında, 2007’de başlayan, bilimadamları, gazeteciler, askerler, yani aydınların hapsedildiği ve yedi yıl süren büyük mücadeleden çıkışı anlatıyordu. Başbuğ bugün görevde olmasa da kendisini bugün hâlâ sorumlu hissediyor. Birinci sorumluluğunu ise şöyle ifade ediyor: Abdülkerim Kırca, Ali Tatar, Berk Erden, Cem Aziz Çakmak, İlhan Selçuk, Kuddusi Okkır, Kaşif Kozanoğlu, Kemal Yavuz, Muzaffer Tekin, Murat Özenalp ve Türkan Saylan bu süreçte hayatlarını kaybettiler. Onları bugün geri getirebilecek bir güç yok. Ruhlarını rahatlatabilecek tek şey; hayatlarına mal olan komploların ortaya çıkarılması ve komploları gerçekleştirenlerin layık oldukları cezalara çarptırıldıklarını uzaktan seyretmeleri, işitebilmeleridir… 

Orgeneral Başbuğ, bu hedef ulaşmanın vazgeçilmez yolunun, hukukun üstünlüğü olduğunun altını çiziyor. Peki Başbuğ, ‘Ergenekon’dan Çıkış’ta ne anlatıyor?

Öncelikle Türk Silahlı Kuvvetleri cephesine bakıyor. FETÖ, TSK’yı neden hedef aldı? Ortadoğu’da bir harita çiziliyordu ve Türkiye’de bunu engelleyecek güçlerin başında TSK geliyordu. O halde TSK güçsüz hale getirilmeliydi.

Peki bu kolay mıydı?

FETÖ, orduya sızmak için hangi yöntemleri denedi?

İstihbarat akışı ne zaman kesildi?

FETÖ üyeleri TSK içinde nasıl iz bırakmadan ilerleyebilmişti?

Orgeneral Başbuğ, yeni kitabında ‘içeriden’ ve ‘dışarıdan’ sağlanan destekleri tüm ayrıntılarıyla anlatıyor. Türkiye, bu davalarla daha önce hiç karşılaşmadığı olaylara da tanık oldu.

Bunlardan biri komutanların da cezaevine atılmasıydı. Peki İlker Başbuğ, neden hedef olmuştu?

Sıranın kendisine geldiğini nasıl anlamıştı ve bir Genelkurmay Başkanı’nın tutuklanması ne anlama geliyordu, tüm bunlara yine ‘Ergenekon’dan Çıkış’ kitabında yanıt veriyor.

İlk çıktığı günden beri manşetlerden inmeyen, tartışmaların konusu olan bu çalışmada özellikle dikkat çeken bölümlerden biri, 2010 Yüksek Askeri Şura Toplantısı’nın başlığa taşındığı bölüm.

O toplantının şifreleri nelerdi ?

Başbuğ’a ‘YAŞ toplantısında yaşanılan sorunlar karşısında Başbakan’ın daha uzlaşıcı, Cumhurbaşkanı’nın ise daha ‘ısrarlı’ davranışlar içinde olduğu gözlenmiştir’ dedirten süreçte yaşananlar, altı çizilerek okunmalı…

Kozmik Oda olayının iç yüzü, bir Genelkurmay Başkanı’nın Silivri’deki ilk günü, mahkemelerde yaptığı konuşmalarıyla ‘Ergenekon’dan Çıkış’ daha çok konuşulacağa benziyor.

Demirden dağı deler gibi

ERGENEKON'DAN ÇIKIŞ
İlker Başbuğ
Kırmızı Kedi Yayınları, 2019
264 sayfa, 30 TL

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle