GeriSağlık AIDS nasıl bulaşır, HIV nasıl anlaşılır
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

AIDS nasıl bulaşır, HIV nasıl anlaşılır

AIDS nasıl bulaşır, HIV nasıl anlaşılır

HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü), AIDS (Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu) olarak bilinen ve tedavi edilebilen bir hastalığın nedenidir. Peki bu hastalık nasıl bulaşır? Virüsü kaptığınızı nasıl anlayabilirsiniz? Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Önlen'e sorduk. İşte AIDS ve HIV'ın bulaşma yolları ve belirtileriyle ilgili uzman görüşü:

HIV, ‘İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü’ olarak adlandırılan ve HIV enfeksiyonuna yol açan virüstür. Vücuda girdiği andan itibaren bağışıklık sistemi hücresi olan CD4’e tutunur, hücrenin DNA’sını kullanarak kendisini kopyalar ve hücreyi parçalayarak çok daha fazla sayılarla kana karışır. Zaman içerisinde bağışıklık sistemini oluşturan hücreler yok olur ve vücudun hastalıklara karşı direnci ortadan kalkar.

HIV VE AIDS AYNI ŞEY MİDİR?

Yaygın kullanımda HIV ile ilgili tüm hastalıklar genel olarak AIDS ile anılmaktaysa da aslında HIV virüsü bulaştıktan sonra geçirilen tüm dönemler HIV enfeksiyonu, bunun son basamağı ise AIDS evresidir. AIDS hastalığı, ‘AIDS hastası’ ya da ‘AIDS’li birey’ ifadeleri çok sık kullanılan temel yanlış ifadelerdir. AIDS ‘Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu’ olarak adlandırılır ve HIV enfeksiyonunun son aşamadaki en ileri evresidir. HIV bulaştıktan sonra yıllar içerisinde bağışıklık sisteminin görevini yerine getirememesi ve hastalıkların ortaya çıkmasıyla tanı alan bireyler AIDS evresinde HIV enfeksiyonu tanısı alan bireylerdir. HIV ile enfekte olan herkes AIDS evresinde değildir, tedavi altına alınan bireylerse yaşamları boyunca AIDS evresine gelmezler.

ÖLÜMCÜL BİR HASTALIK MIDIR?

HIV enfeksiyonu, tedavisi olan kronik bir hastalıktır. 1990’lı yıllarda uygulanmaya başlanan tedavilerle birlikte Dünya Sağlık Örgütü tarafından ölümcül hastalıklar listesinden çıkartılmış, tansiyon ve şeker hastalığı gibi yaşam boyu kontrol altında tutulabilen hastalıklar arasına girmiştir. Bugün HIV ile yaşayan bireyler tedavi alarak enfeksiyonu kontrol altına almaları halinde normal yaşam sürelerini HIV kaynaklı bir sağlık sorunu olmaksızın yaşayabilmektedirler.

AIDS nasıl bulaşır, HIV nasıl anlaşılır

HIV BELİRTİLERİ NELERDİR?

HIV, vücuda alındıktan 1-6 hafta içerisinde ilk çoğalma döneminde akut enfeksiyona neden olur. Bu dönemde görülen belirtiler ve klinik bulgular, HIV enfeksiyonuna özgü değildir ve değişkendir. HIV virüsü tarafından bağışıklık sistemi zayıflatılan hastada, normalde zararsız olan birçok hastalık, hafif geçen ya da ender rastlanan bazı hastalıklar belirir. Ayrıca lenf bezlerinde büyümeler, ağız ve deride tekrarlayan uçuk, vücutta yara ve kırmızı lekeler, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, gece terlemeleri, kilo kaybı, ishal, öksürük görülür. Ağızda pamukçuk, diğer bakteri, mantar ve protozoon hastalıkları gibi fırsatçı enfeksiyonlar ortaya çıkar. Ortaya çıkan bazı hastalıklar 2-4 hafta arasında kendiliğinden geçer. Şüpheli bir temas sonrasında erken teşhis koyabilmek için HIV testi yaptırılması önem arz etmektedir.

HIV NASIL BULAŞIR?

HIV’in bulaşması cinsel yolla, kan yoluyla ve anneden bebeğe olarak üç temel yolla gerçekleşmektedir.

1) Bulaşma oranında birincil olarak HIV virüsü taşıyan kişiyle korunmasız cinsel ilişki gelir. Korunmasız cinsel temas sayısı arttıkça, bulaşma olasılığı da artar.

2) İkincil olarak içinde virüs bulunan kan ve kan ürünlerinin nakli ya da doku ve organ nakliyle bulaşma olabilmektedir. Ancak 1985 yılında kan ve kan ürünlerinin hastaya verilmeden önce HIV yönünden test edilmesi yasal zorunluluk oldu. Bu nedenle sonraki yıllarda kan nakliyle bulaşma oranı son derece azaldı. Damar içi uyuşturucu madde kullanıcılarının ortak iğne/enjektör kullanımı da kan alışverişine neden olduğundan bu yolla da virüs bulaşabilmektedir.

3) Üçüncü olarak HIV, gebelik süresince, doğum sırasında ve emzirmeyle bebeğe geçebilmektedir. Bu olasılık gerekli önlemler alınmadığı takdirde % 20 - 30’dur. Ancak HIV ile yaşayan bir anne gebeliği süresince tedavi almaya devam ederse, bu oran % 0,5’in altına düşmektedir. Bebeğin doğumdan sonra belli bir süre koruyucu tedavi alması ve hekim kontrolü altında olması gerekmektedir. HIV emzirmeyle bebeğe bulaşabileceğinden anne bebeğini emzirmemelidir.

HIV SOSYAL ALANLARDA BULAŞIR MI?

HIV dış ortamda hava ve güneşle temas ettiğinde çok kısa sürede bulaştırıcılığını yitirmektedir. HIV içeren kan ya da vücut sıvısının sağlam deriye temas etmesi bulaşmaya neden olmaz. HIV; ter, tükürük, idrar, göz yaşı gibi vücut sıvılarıyla, hapşırık ya da öksürük sırasında vücuttan çıkan partiküllerle, aynı tabak, çatal, bıçak, havlu kullanımıyla, aynı tuvalet ve duşun kullanımıyla, sivrisinek ve böcek ısırıklarıyla, tokalaşmak, sarılmak, öpüşmek, aynı ortamda bulunmak gibi sosyal davranışlarla bulaşmaz.

AIDS nasıl bulaşır, HIV nasıl anlaşılır

TEDAVİSİ VAR MI?

HIV kontrol altına alınabilen, ancak virüsün vücuttan tamamen uzaklaştırılamadığı kronik bir enfeksiyondur. Farmakolojik alanda yaşanan gelişmeler sayesinde günde 20-25 tablet ilaç kullanımından bugün günde tek tablet rejimlerine geçilmiştir. Doğru kombinasyonların kullanıldığı HIV tedavisi tamamen başarılıdır. Tedavide kullanılan antiretroviral (retrovirüslere karşı etkili olan) inhibitör (durdurucu, yavaşlatıcı, önleyici) ilaçlar HIV’in insan vücudunda kendini kopyalamasını durdurarak bağışıklık sisteminin zarar görmesini engeller ve bireylerin sağlıklı yaşamlarına devam etmelerini sağlar.

İLAÇ KULLANIMI SÜREKLİ Mİ OLMALI?

İlaç tedavisine başladıktan 6 ay sonra HIV virüsü saptanamaz seviyelere kadar düşer. Ancak virüsün tamamen vücuttan uzaklaştırılması mümkün olmadığından düzenli ve sürekli ilaç kullanımına devam edilmelidir. Tedavi disiplininin bozularak viral enfeksiyonların yeniden saptanabilir seviyelere ulaşması halinde virüs bir mutasyon geçirir ve kullanılan ilaçlara karşı direnç geliştirebilir, yani ilaçlar kullanılsa dahi başarı sağlanmaz. Böyle bir aşamada daha karmaşık tedavi kombinasyonları ile daha fazla sayıda tablet kullanılması gerekebilir ve kullanılan ilaçların olası yan etkileriyle baş etmek gündeme gelir.

İLAÇ TEDAVİSİ ZORLU BİR SÜREÇ Mİ?

İlaçların ve tedavinin başarısını doğrudan etkileyen anahtar nokta HIV ile yaşayan bireylerin tedavilerine bağlılıklarıdır. İlaç kullanım saati HIV ile yaşayan bireyler tarafından kendi yaşam koşullarına göre belirlenmekle birlikte, ilaçların her gün aynı saat diliminde alınması hayati önem taşır. Tek tablet rejimlerini örnek göstermek gerekirse bu ilaçların içindeki etken maddeler kanda 24 saat optimal düzeyde kalır. Her 24 saatte bir ilaç yeniden alınarak baskılamayı sağlayan etken maddeler kandaki oranları düşmeden sabit tutulmaya çalışılır.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle