Güzellik karanlığı yenecek!

Güncelleme Tarihi:

Güzellik karanlığı yenecek
Oluşturulma Tarihi: Kasım 22, 2016 14:25

IŞİD'in yok ettiği eserleri genç sanatçı yeniden yaratıyor!

Güzelliğin ve sanatın, karanlığı ve yıkımı yeneceğine en güzel örnek 17 yaşında Iraklıbir gençten geldi. Yüreğinden ve elinden geleni yaparak, geçmişi onurlandırdı ve bizlere umut saçtı.

Bu, dünyanın karanlığının ve Nenous Thabit'in taşıdığı ışığın hikayesi.

IŞİD karanlığı peydah olduğundan beri, bu gözü dönmüş barbarlar sadece insanların canına değil, insanın elinden çıkma her güzel şeye saldırıyorlar.

 
IŞİD karanlığı peydah olduğundan beri, bu gözü dönmüş barbarlar sadece insanların canına değil, insanın elinden çıkma her güzel şeye saldırıyorlar.

Müslüman olmayan ya da "yeterince" müslüman olmayan insanları acımasızca kesen, kadınları köleleştiren, çocuk yaşlı ayırt etmeden sivil halka vahşice saldıran bu cani yaratıkların elbette en kutsal şey olan hayata dahi saygıları yokken, sanat eserlerine ve tarihe insanca bakabilmelerini beklemek saçma olurdu.

Zeka küpleri, tarihi eserleri "put" olarak nitelendirdiler ve paramparça ettiler.

Ortadoğu ve özellikle Irak gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve tarihi açıdan oldukça önemli yapılar barındıran bölgede 2014'ten bu yana birçok arkeolojik bölge ortadan kaldırıldı.

 
Ortadoğu ve özellikle Irak gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve tarihi açıdan oldukça önemli yapılar barındıran bölgede 2014'ten bu yana birçok arkeolojik bölge ortadan kaldırıldı.

Örneğin Hatra, 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alınmış bir kentti. 2014 Şubat ayınca IŞİD mikropları tarafından buldozerler ve balyozlarla yerle bir edildi. Hatra’da, Yunan ve Roma’dan etkilenilmiş ve Doğu ile harmanlanmış mimari yapılar, heykeller bulunuyordu.  M.Ö.300 yılında kurulmuş ve 2014'de kadar korunmuştu.

Hatra'nın yanında, Ninova, Musul Müzesi de yok edildi. Ayrıca Musul Üniversitesi kütüphanesi 2014 Aralık ayında yakıldı.

 
Hatra'nın yanında, Ninova, Musul Müzesi de yok edildi. Ayrıca Musul Üniversitesi kütüphanesi 2014 Aralık ayında yakıldı.

Pek çok el yazması tarihi eser IŞİD yaratıkları tarafından resmen yok edildi.

Yıkımın görüntülerini yayınladıkları gibi bir taraftan da finans sağlamak amaçlı tarihi eser kaçakçığına giriştiler. UNESCO bu yapılanları savaş suçu olarak adlandırdı.

 
Yıkımın görüntülerini yayınladıkları gibi bir taraftan da finans sağlamak amaçlı tarihi eser kaçakçığına giriştiler. UNESCO bu yapılanları savaş suçu olarak adlandırdı.

Tarihin en korkunç savaşlarında bile yapılmamış barbarlığı yapan bu örgüt, henüz tamamen geri çekilemediği için arkeologlar tarafından hasar tespiti yapılamıyor ve Irakve Suriye'deki eşsiz eserlerin ne kadarının kaybedildiği bilinmiyor.

Halkın üzerindeki psikolojik etkisi ise daha ağır!

 
Halkın üzerindeki psikolojik etkisi ise daha ağır!

Bu barbarlık tüm dünyayı üzse de, Iraklılar için tarihi benliklerinin, kültürlerinin sökülüp altılması, köksüz kalmak anlamına geliyor.

"Çiçekleri koparabilirsiniz fakat baharın gelişini engelleyemezsiniz" demiş bazı bilge adamlar. Irak'ın yok edilen eserlerine şifa, yine aynı topraklardan çıktı.

 

Dünyada sadece onların yarattığı yıkım gücü değil, insanın ruhundaki güzellik ve üretim gücü de var. Onların yarattığı korkunun karşısında, insan ruhunun güzellik, sanat ve özgürlük anlayışı var.

"Onlar sanat ve kültüre savaş açtılar, ben de onlarla sanat yoluyla savaşmaya karar verdim."

 

17 yaşındaki Iraklı Thabit, Musul'un ele geçirilmesinden sonra yok edilen, 3200 yılında kurulmuş ve Asur medeniyetine başkentlik yapmış Nimrud'u yeniden yaratmaya karar verdi. IŞİD'in tahrip ettiği eserlerin replikalarını yapmaya başladı.

Thabit, Erbil'de doğmuş ve ardından Musul'a mülteci olarak sığınmış bir ailenin oğlu...

 
Thabit, Erbil'de doğmuş ve ardından Musul'a mülteci olarak sığınmış bir ailenin oğlu...

Babası da bir heykeltıraş ve 7 yaşından beri onunla atölyeye gidip kilden heykeller yapıyor. Mitolojiye de büyük bir ilgisi bulunan Thabit, Nimrud'u atalarının en güzel ve onur verici işlerinden biri olarak görüyor.

Savaştan önce sadece bir hobi olarak heykel yaptığını söyleyen genç sanatçı, sanatının artık bir mücadele aracı olduğunu fark ettiğinden beri işine dört elle sarılmış.

 
Savaştan önce sadece bir hobi olarak heykel yaptığını söyleyen genç sanatçı, sanatının artık bir mücadele aracı olduğunu fark ettiğinden beri işine dört elle sarılmış.

El büyük eserlerinden biri olan Lamassu replikasını sadece 14 günde bitirmiş! Önümüzdeki sene bir sanat okuluna girmeyi planlıyor. Oldukça parlak bir sanatçı olacağı açık!

"Hayalim, ülkemi gururlandırmak ve dünyaya Irak’taki hayatımızı ve kültürel mirasımızı sevdiğimizi göstermek için tanınmış bir sanatçı olmak."

 

Fotoğrafta bir Asur Tanrısı olan Lamassu ile gördüğümüz genç adam, şimdiye kadar 18 Assur heykeli ve bir duvar steli yaptı. Durmaya da niyeti yok!

"Irak’ta heykeltıraş ya da sanatçı olduğu için IŞİD tarafından öldürülenler var."

 

"IŞİD bu kişileri dinden dönmüş olarak görüyor. Dolayısıyla heykel yapmaya devam etmek, o şeytanlar tarafından korkutulmayacağımız anlamına gelen bir mesaj.”

Tarihin en eski ve en iyi korunmuş yazılı kayıtları olan Hammurabi Kanunlarının da replikalarını yaptı. Bu hareket oldukça sembolik.

 
Tarihin en eski ve en iyi korunmuş yazılı kayıtları olan Hammurabi Kanunlarının da replikalarını yaptı. Bu hareket oldukça sembolik.

"Bir adam başka bir kişinin özgürlüğünü kısıtlayacak hareket ederse aynı ceza ona verilir."

Yok edilen heykeller üzücü olsa da, Thabit'in replikalarına baktıkça daha da güçlü bir mesajı hatırlayacağız ve gelecek nesillere aktaracağız: Her zaman bir umut vardır!

 
Yok edilen heykeller üzücü olsa da, Thabit'in replikalarına baktıkça daha da güçlü bir mesajı hatırlayacağız ve gelecek nesillere aktaracağız: Her zaman bir umut vardır!

 

KAYNAK: Onedio

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!