Dünya Haberleri

DÜNYA

    Her alanda ayrımcılık

    Hürriyet Haber
    26.06.2017 - 10:00 | Son Güncelleme: 26.06.2017 - 10:45

    Alman Anayasası’nın 3’üncü maddesi ‘yasa önünde eşitlik’ başlığı taşır. Bu maddede aynen şöyle denilmektedir:

    Her alanda ayrımcılık1. Bütün insanlar yasa önünde eşittirler.
    2. Erkek ve kadınlar eşit haklara sahiptirler. Devlet, kadın ve erkeklerin eşitliğinin gerçekten sağlanmasını özendirir ve var olan dezavantajların giderilmesi için çaba gösterir.
    3. Cinsiyeti, soyu, ırkı, dili, yurdu ve kökeni, inancı, dini veya siyasi görüşleri dolayısıyla hiç kimse mağdur edilemez ve hiç kimseye imtiyaz tanınamaz. Hiç kimse özür ve sakalığından dolayı mağdur edilemez.
    Evet, Alman Anayasası’nın bu maddesi çok açıktır.

    ***
    Ayrıca Almanya’da bir de 2006 yılından beri geçerli olan Genel Eşit Davranma Yasası vardır.
    Buna aynı zamanda Anti Dışlama Yasası (Dışlamayı Engelleme Yasası) da denilmektedir.
    Irkı, etnik kökeni, cinsiyeti, dini ve dünya görüşü, yaşı, cinsel eğilimi ve engeli nedeniyle hiç kimsenin dışlanamayacağını, kimseye ayrımcılık yapılamayacağını içermektedir bu yasa.
    Ama pratikte bunun hiç de öyle olmadığı görülmektedir.
    Özellikle göçmen kökenlilerin, yani çoktan buralı oldukları halde hala yabancı gözüyle bakılan insanların, Almanya gibi gelişmiş bir sanayi ülkesinde, demokratik bir hukuk devletinde hala dışlandıkları, dışlamaya uğradıkları görülmektedir.

    ***
    Almanya’da yayınlanan haftalık Der Spiegel dergisi ile Bavyera Radyosu tarafından ortaklaşa yapılan ve geçen hafta sonuçları açıklanan bir araştırmada, sadece isimleri yüzünden göçmen kökenlilerin konut piyasasında ciddi bir dışlanma ile karşı karşıya oldukları ortaya çıktı.
    İsmail, Yahya, Ayşe gibi takma isimlerle yapılan başvurulara Helga, Thorsten, Franz gibi Alman isimleriyle yapılan hayali başvurulara nazaran çok daha az olumlu yanıt geldiği saptandı.
    Aralarında Berlin, Münih, Frankfurt ve Köln’ün de bulunduğu 10 büyük kentte yapılan bu araştırmada gelir durumlarına, kalifikasyonlarına bakılmaksızın sadece isimleri yüzünden yabancıların dışlandığı ve ayrımcılığa uğradığı bir kez daha gözler önüne serdi.
    Özellikle de Arap ve Türk kökenlilerin.

    ***
    “Bir kez daha” diyorum, çünkü bu Almanya’da hiç de yeni bir olgu değildir.
    Bu ne yazık ki, yıllardır yaşanmaktadır.
    Evet, artık gazetelerdeki kiralık konut ilanlarının altında Yabancı istenmiyor diye yazmamaktadır.
    Ama kulağa yabancı gelen bir isimle telefon edildiğinde “Kiraya verildi” denilmektedir.
    Yani “Yabancıya verilecek kiralık konutumuz yok” denilmemekte ama böylece baştan savulmaktadır.
    Ancak aynı ilana hayali bir Alman ismiyle telefon eden aynı yabancıya bu kez “Gelin görüşelim” denilmektedir.
    Sosyal Demokrat Partili (SPD) Federal Adalet Bakanı Heiko Maas, “Konut arayan hiç kimse ismi yüzünden dışlanamaz” demektedir.
    “Kiralanacak konutlara ilgi duyan şahıslar, kökenleri nedeniyle baştan devre dışı bırakılmak istenirse bu geçerli Genel Eşit Davranma Yasası’na aykırıdır” demektedir.

    ***
    Evet, Bakan Maas doğru söylemektedir.
    Böyle bir davranış yasalara aykırıdır.
    Ama pratikte yaşayan gerçek de ne yazık ki budur.
    Yalnız konut alanında değil, bu durum meslek eğitimi yapmak isteyenler için de geçerlidir.
    Ciddi Alman kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan araştırmalar, diploma notlarına bakılmaksızın, yabancı isimli gençlerin meslek eğitimi yeri bulmakta ayrımcılığa uğradıklarını defalarca ortaya koymuştur.
    Evet, Almanya çoktan bir göç ülkesi haline gelmiştir.
    Ama kafalarda hala bizden olmayanlar düşüncesi vardır.
    Yasalar tabii ki önemlidir.
    Ama daha da önemlisi Almanya’da bu kafaların değişmesidir.

    Tüm okurlarımızın ramazan bayramını yürekten kutlar, güzelliklerle dolu nice bayramlar dilerim

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı