GeriGündem Doktorun çığlığı... Beyaz kod
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    5
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Doktorun çığlığı... Beyaz kod

Doktorun çığlığı... Beyaz kod

- “Hekimlik mesleği üyeleri arasına katıldığım şu anda, hayatımı insanlık yoluna adayacağımı açıkça bildiriyor ve söz veriyorum.” Mesleğe bu yeminle başlayan hekimler, dozu giderek artan sözlü ve fiziksel şiddet karşısında neredeyse mesleklerini bırakma noktasına gelmiş durumda.

- Basına yansıyanlar vahim bir tablonun sadece görünen yüzü. Beyaz Kod, sağlık çalışanlarının şiddete uğradıklarında kullandıkları bir hat. Son altı yılda bu kodla 80 binin üzerinde saldırı bildirildi. Resmi verilere göre günde 30 sağlık çalışanı sözlü veya fiziksel şiddete uğruyor. Hekimler, acil yasal düzenleme istiyor.

MESLEĞİ BIRAKIRDIM

DOKTOR Bahaddin Ahmet Yalçın’ın (30) geçen temmuzda Şanlıurfa Harran Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi Çocuk Kliniği’nde hasta yakını Abdulkadir Keskinli’nin ‘kaldırım taşlı’ saldırısına uğramasıyla sağlıkta şiddet gündeme gelmişti. Saldırıdan sonra 36 saat yoğun bakımda kalan Dr. Yalçın, “Yaşadıklarım şevkimi kırdı” diyor ve şöyle konuşuyor:

Doktorun çığlığı... Beyaz kod

“Tehdit ve hakaretle çok sık karşılaşıyoruz. Acillerin, polikliniklerin ‘olmazsa olmazı’ oldu bunlar. Şiddete maruz kaldığı yerde daha fazla çalışmak istemiyor insan. Bitmesine 1.5 yıl olan eğitimime başka bir hastanede devam etmek için başvurumu yaptım.
Olaydan sonra sosyal medyada paylaşılan, ‘hak etmiştir’, ‘çok para kazanıyorlar’, ‘buralara babalarının hayrına gelmiyorlar’ gibi mesajlarla üzüntüm daha da arttı. Mağdur olan bendim ve bu yazılanlar beni çok üzdü. Mümkün olsa mesleği bırakırdım. Biz 33-34 saat çalışıp, sadece 8-9 saat dinlenip, tekrar 34 saat çalışabiliyoruz. Bu kadar ağır çalışırken haksız değerlendirmelere maruz kalmak, mesleğimi Türkiye’de yapmanın yanlış olduğunu düşündürüyor.”

ÇOK ACIKLI DURUMDAYIZ

Doktorun çığlığı... Beyaz kod

Doktor İnci Köseoğlu ise İzmir Aliağa’da özel bir tıp merkezinde çalışan 31 yıllık doktor. Kolunda kesikle gelen 15 yaşındaki hastasını, Aliağa Devlet Hastanesi’ne yönlendirdiğini ancak çocuğun yakınlarının “Burada dikmek zorundasın” diyerek üstüne yürüdüğünü anlatan Dr. Köseoğlu, şöyle konuşuyor:  “Hastane ile klinik arasındaki mesafe bir kilometre bile yoktu. Yarası ölümcül değildi. Ama hastaneye gitmemek için direndiler. Hastalar basit durumlarda bile sağlık personeline, doktora çıkışıyor. Her gün kaygı yaşıyoruz. Çok acıklı durumdayız. Savunmamız ve güvencemiz yok.”

 

PARMAĞIMI KIRDILAR

28 yıllık hekim Dr. Gürkan Turan yaşadığı bir şiddet olayını şöyle anlatıyor: “İnsülinin birçok çeşidi bulunduğunu, hangisini kullandığını, hastanın durumunu bilmediğimi söyleyerek yakınlarını kendi doktorlarına yönlendirdim. Yakını bağırdı, yumruklar savurdu. Serçe parmağım kırıldı. Hatırladıkça sinirlerim bozuluyor. Her duyduğum şiddet olayından çok etkileniyorum.”

 

HEKİMLER TÜRKİYE’DEN GİDİYOR

Doktorun çığlığı... Beyaz kod

- Türk Nöroloji Derneği Nöroloji Koordinasyon Grubu üyesi Dr. Aslı Şentürk: Hekimlerin moralsiz ve motivasyonsuz çalışmasında sağlıktaki şiddetin rolü büyük. Ağır koşullarda çalışmanın yanısıra, ‘kapıda bekleyen’ şiddet hizmeti olumsuz etkiliyor. Günde 80 hasta bakıyor ve sürekli şiddet gerilimi yaşıyoruz. Kapımıza gelip ‘Sizi boşuna öldürmüyorlar’ diyenler oluyor. Belinde silahla gelen hastalar var. Sözel şiddet zaten rutine bağlanmış. Mesleği güvenli yapamamak kadar kötü bir şey yok. Can güvenliği sorununa, çok hasta bakmak, döner sermaye alamamak, düşük maaşlar da eklenince doktorlar başka ülkelerde çalışma arayışına girdi. Dil bilmeyenler kurslara gidip geliştirmeye çalışıyor. Özellikle doktor açığının olduğu Almanya, İngiltere, Hollanda’ya çok giden var.

- Tıp Hukuku Derneği Başkanı avukat Sunay Akyıldız: Sağlık Bakanlığı bu konuda çalışmalar yapıyor. Personeline karşı işlenen suçlar nedeniyle hukuki yardım hakkında yönetmelik düzenledi. TCK’da da kamu görevlisi kavramı ile sağlık çalışanlarına karşı işlenen öldürme, yaralama ve hakaret suçlarında cezada ağırlaştırılma getirildi. Önerimiz bu düzenleme örneği gibi, sağlık çalışanlarına karşı suç işlemek suretiyle sağlık hizmetini engelleyenler için de cezada ağırlaştırıcı sebebin kanuna eklenmesi.

ALO 113

Sağlık Bakanlığı’nın ‘Beyaz Kod’ olarak bilinen Alo 113 hattına son 6 yılda bildirilen şiddet olayı sayısının 80 bini aştığı tahmin ediliyor. Bu olaylarla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı avukatlarının 34 bin 510 dosyayı incelediği ve açılan dava sayısının 4 bin 800’ü bulduğu belirtildi. Hekimler Şiddete Karşı Birleşiyor Platformu’nun araştırmasına göre, fiziksel şiddete uğrayan doktorların yüzde 37’si hiçbir olayda ‘Beyaz Kod’ kullanmamış. Yüzde 51’i Beyaz Kod’un sonuç vereceğine inanmadığı için bu yola başvurmadığını söylüyor. Araştırmaya göre Beyaz Kod verenlerin yüzde 50’si de hiçbir sonuç almamış.

DURUM VAHİM

Doktorun çığlığı... Beyaz kod

Şiddetin her türüyle mücadele eden sağlık örgütleri, durumun vahametini ortaya koymak için araştırmalar yapıyor. Hekimlerle görüşerek yapılan bu araştırmalardan çıkan sonuçlar özetle şöyle:

- Türkiye Acil Tıp Derneği Yönetim Kurulu üyesi Doç. Dr. Başak Bayram’ın 713 acil servis doktoruyla yaptığı araştırma: Hekimlerin yüzde 78’i son bir yıl içinde şiddete maruz kaldı. Yüzde 66’sı son bir yıl içinde birden fazla şiddet olayı yaşadı. Yüzde 97.3’ü şiddete karşı yasaların yetersiz olduğunu düşünüyor.

- Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Bilimsel Araştırma Komisyonu’nun 734 aile hekimiyle yaptığı araştırmadan da çarpıcı sonuçlar çıktı:

Araştırmaya katılan hekimlerin yüzde 78’i ‘Sizce aile hekimi silah taşıma ruhsatı almalı mı?’ sorusuna, ‘Evet’ dedi. Katılımcıların yüzde 98’i şiddetin artmaya devam edeceğini düşünüyor. Yüzde 83.7’si çalıştıkları kurumlarda kendilerini hiçbir şekilde güvende hissetmiyor.

- Hekimler Şiddete Karşı Birleşiyor Platformu’nun 880 hekim ile yaptığı araştırmadan çıkan bazı sonuçlar şöyle:

Yüzde 71.4’ü fiziksel şiddete uğruyor. Yüzde 13.4’ü hem sözlü hem de fiziki şiddetle karşılaşıyor. Fiziksel şiddetin yüzde 5’i hayatı tehdit edecek kadar ciddi.

Yüzde 5.09’u her gün, yüzde 18.8’i haftada birkaç gün, yüzde 37.6’sı ayda birkaç gün sözlü şiddete uğruyor. Şiddete en sık uğradıkları yer yüzde 72.6 ile poliklinik. Bunu yüzde 22.21 ile acil servisler izliyor.

 

ANTİDEPRESAN KULLANIMI ARTIYOR

ÂHekimler Şiddete Karşı Birleşiyor Platformu’ndan Prof. Dr. Bahar Erbaş: Hem kamu hem de özel sektörde çalışan doktorların sorunları çok büyük. Bunlar içinde şiddet en moral bozucu olanı. Bazılarımız o kadar umudunu kesti ki şiddete uğrasa da şikâyet etmiyor. Kayıtdışı olarak antidepresan kullanımı çok yaygın. Yabancı dil bilenler yurtdışına gitme çabasında. Yurtdışında da kabulleri, iş bulma oranları çok düşük. Son zamanlarda Almanya, Amerika’ya gidenler oldu çok. Akademisyenler de bilimsel çalışma yapamadıkları için başka ülkelere gitmeye çalışıyor.

 

DEFANSİF TIBBA YÖNELİYORLAR

- Türk Jinekoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ateş Karateke: Türkiye’de 142 bin doktor görev yapıyor. Bir doktora 572 hasta düşüyor. Şiddet iş motivasyonumuzu olumsuz etkiliyor. Tıbbi bakımın kalitesini düşürüyor ve sağlık hizmetlerinin sunumunu zorlaştırıyor. Hekimler defansif tıbba yöneliyor. Yani daha fazla tetkik istiyor, riskli işlemlerden kaçınıyor. Sağlıkta şiddetin diğer bir yansıması doktorların uzmanlık için kadın hastalıkları ve doğum, kalp ve damar hastalıkları, beyin cerrahisi gibi branşlar yerine, daha az hastayla temas edecekleri branşları tercih etmeleri.

 

SAĞLIKTA ŞİDDET YASASI BİR AN ÖNCE ÇIKMALI

Doktorun çığlığı... Beyaz kod

- TÜRK Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu üyesi Dr. Ali Özyurt: Yeterli personel bulunmaması, uzun bekleme süreleri, aşırı kalabalık, yoğun ve uzun süreli çalışma şiddeti tetikler. Müşteri kavramı sonucu yüksek beklentilerin oluşması, sağlık çalışanlarına yönelik mesleki değersizleştirme ve  itibarsızlaştırma da şiddeti meşrulaştırıyor. Bunun üzerine idari işlemlerin yapılmaması, güvenlik yetersizliği ve şiddeti uygulayanların cezasız bırakılarak toplum gözünde kahramanlaştırılması şiddeti bir çözüm aracı haline sokuyor. Sağlıkta şiddetin önlenmesi için Sağlık Bakanı, sağlık ortamının tüm bileşenleriyle işbirliği yapmalı ve sağlıkta şiddet yasası ivedilikle çıkarılmalı.

 

ÖLDÜRÜLMEKTEN KORKUYORUZ

- Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Başkanı Şenol Atakan: Silahlanmaya sıcak bakmıyoruz. Ancak öldürülmekten korkuyoruz. Acilen TCK’da caydırıcı düzenlemeler yapılmalı. Kabahatler Kanunu çerçevesinde sağlıkta şiddete başvuranların maddi olarak cezalandırılması gerekiyor. Sağlıkta Şiddet Yasası’nın bir an önce çıkartılması, uzun vadede hizmetin tanımlanması gerekiyor.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle